*Ali Nejat Ölçen : SAFSATA’NIN İKTİDARINDA MUSTAFA KEMAL VE DEVRİMLERİ
KARŞITLARINA UYARI - **I*
*Bilimselliğin ölçütleri nelerdir?*
1. *Gözlenebilirlik: *
Bilimsel bilgi görgül (emprical) olandır.
Görgül, gözleme dayalı olandır.
Bilimsel bilginin görgül olması, gözlemler yoluyla bilginin
doğruluğunun ya da yanlışlığının kanıtlanabilir olması demektir.
2. *Ölçülebilirlik:*
Ölçme; herhangi bir değişkenin niteliğini,niceliğini ya da
derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işidir.
Ölçme, gözlemleri, bu gözlemlerdeki farklılıkları yansıtacak şekilde
sayılarla temsil etme, sayılara dönüştürme işlemidir.
3. *İletilebilirlik:*
Aktarılmak istenenin tam olarak anlaşılmasını, ifade edilmek
istenenden başkasının anlaşılmamasını içerir.
İfadelerin iletilebilir olmasını sağlamanın yolu ise, işevuruk
tanımlar kullanmaktır.
İşevuruk tanım, soyut ve öznel olan kavramların anlaşılabilmesi için
somut ifadeler kullanılmasıdır.
4. *Tekrarlanabilirlik:*
Hipotezlerin ya da olaylar arasında var olduğu düşünülen ilişkilerin
doğruluğu araştırılabilmeli, sınanabilir nitelikte olmalıdır.
Diğer bir deyişle sonuçların, öne sürülen hipotezi ve iddia edilen
ilişkileri destekleyip desteklemediği gösterilebilmelidir.
Bunun için de uygun analiz teknikleri kullanılmalıdır.
5. *Sağdanabilirlik:*
Gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik temel nitelikte ölçütler olarak
gözükmektedir.
Çalışmaların iletilebilmesi, tekrarlanabilmesi ve
sağdanabilmesi/sınanabilmesi için, bunların gözlenebilir ve
ölçülebilir olması gerekmektedir.
Tekrarlanabilirlik ve sağdanabilirlik/sınanabilirlik ise,
iletilebilir olmaya bağlıdır
Oraj POYRAZ([email protected] / [email protected])
L2fSIJNoA0xfSNxA
Auguste Comte (1798-1857) uygarlık aşamalarının üç dönemden geçerek
evrime uğradığını açıklayan, pozitivizm’in ve de *Toplum bilim’*in
(*Sosyoloji’*nin) öncü kuramcısıdır. Ona göre Teolojik dönemi
/*"metafizik"*/ izlemiş ve pozitivizm her ikisini gerilerde bırakarak
bilimsel düşünceyi yapılandırmıştır. Onun nitelediği bu aşamaların
ilkini yani teolojik dönemi Anadolu’muz, 1200’lü yıllarda Osmanlı
devletiyle yaşamaya başlamış ve Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti kuruluncaya
kadar o teolojik dönem devam etmiştir. 12 Eylül 1980 sonrası siyasal
iktidarlarının en son kolu AKP, Türkiyemizi yeniden teolojik döneme
ABD’nin güdümünde Ilımlı İslam Federasyonuna dönüştüreceklerini
sanmakta. Oysa o parti üyelerinin hiç birisinin teolojiye saygı duyduğu
örneğin İslamın hümanist Ayetlerine uygun yaşadıkları görülmemiştir.
Örneğin Hac’a deve ile değil Devletin uçağı ile giderler orada beyaz
örtü içinde Hacı olduklarını sanarlar. Oysa İslamı kan’lı örgütün eline
teslim edenlerden biridir o siyasal parti. İŞID’a destek olmaları
sonucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yargı konusu olacağını
göreceklerdir bir gün.
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’imizle, /*"metafizik dönemi"*/ni
aşarak /*"pozitivizm"*/i yaşam ve yönetim biçimine dönüştüren ve
uygulayan ilk devlet adamıdır. O’dan önce hiç kimse Anadolu’muzda
/*"bilim en hakiki mürşittir"*/ diyememiştir. AKP İktidarının arka
bahçesinde Mustafa Kemal ve devrimlerine karşı çıkanlar göze
gireceklerini sanmaktalar. Bilimsel düşünmeyi özümsemedikleri sürece
kendilerine bulaşan ihanet ve cehalet sözcüklerinden kendilerini
kurtaramazlar. Bu uyarımıza uymaları kendi çıkarlarının gereğidir.
Batı’da ortaçağın sonlarına doğru, 1600’lü yıllarda bilimsel düşünceyi
yapılandıran pozitivizm’e Türkiye’miz ancak 400 yıl sonra Mustafa Kemal
Atatürk’ün devrimleriyle ulaşabildi. Ülkemizde /*"olguculuk"*/ olarak
tanımlanan pozitivizm aslında /*"doğanın kendisine özgü yasalarının
yarattığı "*/bilgiyi tanıma/*" yöntemidir. Nasıl? Doğanın neden olduğu
"*/olguyu/*" gözlem yaparak, deney yoluyla ölçmeye çalışarak... Galile
Galileo o nedenle 450 yıl önce, sayamadığınız, ölçemediğiniz
hesaplayamadığınız olayları tanıyamazsınız ,demişti. Doğayı ve onun
değişimleriyle ortaya çıkan "*/olgu" yu tanımak, nasıl doğduğunu ve
hangi sonuçları doğuracağını bilmeye çalışmaktır pozitivizm. Öylesi
bilinmeyeni bilmek için ne teolojik dönemin inançları ve ne de metafizik
varsayımları geçerli olamaz.
Ülkemizde Cumhuriyet ilan edilinceye kadar,Osmanlı döneminde yer
küresinin büyük bir öküzün boynuzları üzerinde durduğu inancı egemendi;
deprem, öküz kımıldadığında ortaya çıkıyordu. Bu inanç biçimi
metafiziğin (safsata’nın) kendisi idi. Bugün Suudi Arabistan Diyanet
İşleri Başkanı, yer küresinin döndüğüne inanmayı /*"kâfirlik"*/ kabul
etmekte. Ve eğer dünya dönseydi, batıdakı dağları doğuda doğudaki
dağları batıda görürdük diyebilmektedir. O ülkedeki kültür düzeyi henüz
metafizik (safsata) dönemini aşamamış. O nedenledir ki ABD İslam
Dünyasında satın aldığı hainler aracılıyla birbirlerini öldürmelerini
sağlamakta. Bugün birbirine düşman olmayan ve içlerinde iç savaştan
kurtulmuş bir İslam ülkesi gösterilemez.
AKP iktidarı, öğrenim kurumlarını, yasama ve yargı erklerini metafizik
döneme geriye çekmenin çabası içindedir. O yüzden ülkemiz bilimi
yadsıyan, bilim dışı dogmaları temel alan bir siyasal iktidarın neden
olduğu karmaşayı yaşamaya başladı. Alınan kararların hiç birisinde
tutarlılık yoktur. Kararların tümü o yüzden ülkeyi sorunlar çıkmazı
içine sürüklemekte, devletin güvenilirliğini yitirmesine neden
olmaktadır. Uzun süredir cemaatların öğretisi olan metafiziksel
safsataları temel aldığı için dir ki; o tür rahle-i tedris"ten yetişen
gençler, bugünlerin çöküntüsünü ve karmaşasını görmezden gelmenin
yöntemi olarak , Mustafa Kemal ve Devrimlerine saldırmaktadırlar.O
yüzden yalancı, nankör, hain olmak zorundadırlar. Onları
uyarıyorum:AKP’nin arka bahçesinde başka seçenekleriniz yok. Zihninize
başkaları tarafından yerleştirilen bilgi,kanı,inaç türü olguların doğru
mu gerçek mi olduğunu sorgulamadan özümsemeyiniz. Bugün yanlış yoldan
dönebilir ve Türkiye’nin gereksinim duyduğu çağdaş gençler
olabilirsiniz. Yeteneğinizin değerini ancak böyle geliştirebilirsiniz.
Sizleri kıyasıya eleştirmemin amacıdır bu. Kötülemek için değil.
Zihninizi metafizik işgalden kurtarmanızı bilimsel zihne ulaşmanızı
istiyorum.
Bakınız, AKP, neden metafiziksel yani /*"safsata"*/nın iktidarı olmak
zorunda? Bilimsel bilgiler birbiriyle çelişmez birbirlerine eklenirler,
bir başka bilginin doğuşunu sağlarlar. AKP iktidarının kararlarının hiç
birisinde bir bilginin bir başka bilgiyle çelişmediği söylenemez.
Kararları, söylemleri arasında daima çelişki vardır çünkü onların
zihinleri metafiziğin işgali altındadır.
Örneğin /*"Kürt Açılımı"*/ ABD dayatması sonucu ülke gerçeklerine aykırı
metafiziksel karar yani /*"safsata"*/ idi. Çankaya’daki Abdullah Gül’ün
hangi olgunun sonucu olduğunu bilmediği /*"iyi şeyler olacak"*/ deyimi
/*"açılım"*/ı desteklemesi de benzer türde metafiziksel söylem idi. O
nedenledir ki /*"Kürt Açılımı"*/ daha sonraki /*"Demokratik Açılım"*/
ile taban tabana çelişik sonuçlar yaratmaya başladı. Ve bugün
Türkiye’mizde o safsatanın kanlı kargaşasını yaşamaktayız.
AKP iktidarına ilişkin bir başka çarpıcı örnek te Suriye Devlet Başkanı
ile başlayan dostluk ilişkisine zıt düşmanlık tavrı da, metafiziksel
karar olduğu içindir ki aradaki çelişki giderilememiş ve ülkeye zarar
vermeye başlamıştır.
Devlet, safsata ile değil ancak pozitivizmin ilkeleri yani bilimsellikle
yönetilir ve neden-sonuç ilişkisinin geçerliliği ölçüsünde başarı
sağla-nabilir. Mustafa Kemal’in devleti bilimin bulgularıyla yönetilen
/*"Hesap Devleti"*/ idi. AKP iktidarı hesap dışı devlete dönüştürmüştür
Mustafa Kemal Atatürk’ün Devletini. 1100 odalı Kaç-Ak saray bunun en
canlı, en gereksiz, borç içindeki ekonomiye yük olan görgüsüzlük örneği
bir yatırım.
Osmanlı ‘nın egemenliği boyunca /"//*metafizik "*/olgusuna bağımlı
kalarak bilimi dışlamasının en çarpıcı örneği 1620 yılında Yeniçeri
ordusuyla Lehistan’ınkuşattığı zaman açığa çıkmış kimse ayırtına
varmamıştı. İri kıyım atlar üzerinde elde kılıç ile Lehistan
kuşatıldığında, içerde Kepler adındaki biri /*"gezegenlerin güneş
çevresinde eliptik yörünge"*/ ile dolaştıklarının matematiksel
hesaplarını yapmaktaydı. Batı kalem kullanırken Osmanlı at üzerinde
kılıç kullanıyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetinde AKP iktidarı
ülkemize yeniden /*"pala ile kalem"*/ (metafizik ile bilim) arasındaki
çelişkiyi yaşatmaktadır.
AKP ‘yi iktidara getiren üyeler, ülkeyi ve kendi partilerini karanlıktan
arındırmayı düşünüyor ve bunu yurtseverlik görevi kabul ediyorlarsa,
bilim ile tanışmaları gerekir. Çünkü, /*"bilimin evrimi"*/ sürecine
karşı çıkmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Ulusları tarihin
karanlığına gömülmekten kurtaracak tek bir çözüm (çare) vardır, bilimin
içinde yer almak. Bilime kapalı kalan ulusları tarihin çöplüğünden
hiçbir güç kurtaramaz.
Böyle biline çare buluna. 30.7.2015
Dr.Ölçen
www.olcen.net
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150731120623 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/31 20:30 4 58 1 undefined [email protected]
Adaletin asirisi, asiri adaletsizliktir.
Cicero
Said-i Nursi, gundemi takip etmedigi icin yeniliklerden uzaktir.
Ona gore dunyada; vaktini gecirdigi medrese egitimi, buranin gundeminde
olan tartismalar ve bu donemde okudgu tarikat kitaplari vardir.
Ne Kur an i tanir ve bilir, ne de halki...
Halktan uzak bir gundemi vardir.
Kitaplarini halkin anlayabilecegi dilde yazmamistir.
Boylelikle eserlerini daha gizemli hale getirmistir.
Halktan bir cogu da anlamadigi seylere daha cok inanir olmustur.
(Tarihce-i Hayat 624)
Iman dolu bir insan, basitce net ve gercekci dusunme yetenegine
kaybetmis (veya hic sahip olmamis) kisidir.
Sadece aptal degildir;
aslinda hastadir.
Daha da kotusu tedavi edilemez
Henry Mencken
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.