Soner Yalçın : Şeytan, uyuyana ninni söylemez

Twitter: hsoneryalcin
E-mail: [email protected]

31 Temmuz 2015


Kurnazlık, beceriksizliğin ürünüdür.

Türkiye dedi ki:

/*"Irak ve Suriye’deki iç savaş benim güvenliğimi ve ülkemin bekasını
tehdit ediyor."*/

Ardından ABD izniyle hava harekatına başladı.

1) Kuzey Suriye’de, IŞİD’i vurdu.

2) Kuzey Irak’ta, PKK’yı vurdu.

Kuzey Suriye’de PKK/PYD’yi vurdu mu? Hayır!

Peki bu durum; Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden PKK’nın Kuzey
Suriye’de olmadığı anlamına mı geliyor?

Peki bu durum; Türkiye’nin Kuzey Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan
PKK/PYD’ye destek verdiği anlamına mı geliyor?

Peki bu durum; Türkiye’nin, Kuzey Suriye’deki Ayn El Arap (Kobani) gibi
PKK/PYD kazanımlarını fiilen kabul ettiği anlamına mı geliyor?

Aslında… Demek ki neymiş; Türkiye’nin, Kuzey Suriye’de PKK/PYD
kamplarını vurmasına izin çıkmadı! IŞİD’i vurmasına ise izin verildi!
Tesadüf mü; PKK/PYD Tel Abyad’ı Washington’ın havadan verdiği destekle
IŞİD’in elinden almıştı!..

Devam edelim…

Bir atasözümüzü anımsatmak isterim:

/*"Osmanlı, tavşanı araba ile avlar!"*/

Günümüze çevirirsek; Türkiye teröristini uçakla avlar!

Artık… 30 yıldır hepimiz biliyoruz; terörle mücadelede hava harekatı
sınırlı ölçüde etkilidir. Kara harekatıyla desteklenmez ise başarı şansı
yoktur.

Aslında… Demek ki neymiş; Türkiye’nin kara harekatı yapmasına izin çıkmadı!

Yani…

Yapılan hava harekatı halkın öfkesini yatıştırmaya yönelik bir /*"gaz
alma operasyonu"*/ idi.

Batı bizi parmağında oynatmayı sürdürüyordu.

Gayeleri belliydi; Barzani’yi denize kavuşturmak!..

Amaç belli

Adı, Alfred Thayer Mahan.

/*"Ortadoğu"*/ kavramını 1902’de ilk kullanan kişidir.

/*"On dokuzuncu yüzyılın en önemli Amerikan stratejisti"*/ olarak bilinir.

Bizim kimi subayların terfi alabilmek için gitmeye can attığı ABD Askeri
Akademisi /*"West Point’in Çocuğu"*/ olarak bilinir; çünkü babası bu
akademide profesör iken 1840 yılında burada doğdu! Ailesinin karşı
çıkmasına rağmen denizci oldu; Deniz Harp Okulu’nu ikincilikle bitirdi.
Deniz Harp Akademisi’nde başladığı denizcilik tarihi üzerine çalışmasını
öldüğü 1914 yılına kadar sürdürdü.

Columbia, Yale, Oxford, Harvard gibi üniversitelerden fahri unvanlar aldı.

Yazdığı kitaplar sadece ABD’yi değil, Hollanda, İngiltere, İspanya ve
Fransa gibi ülkeleri derinden etkiledi. Savaş kazanmalarına neden oldu.

Bugün… Deniz gücüyle ilgili herkesin ilk başvuru kaynağı Amiral Mahan’ın
yazdığı kitaplardır. Çünkü…

Mahan, /*"kara hakimiyet teorisi"*/ni yıktı; dünya hakimiyetinin esas
kaynağının denizlerde sağlanan egemenlik olduğunu ileri sürdü.

/*"Küresel mücadelenin sonucunu belirleyen değişmez deniz gücüdür"*/ dedi.

Yakın dostu olan ABD Başkanı Theodore Roosevelt’a şu uyarıyı yaptı:

/*"Tarihi dikkatli okuyunuz. Denizlerde gerekli denetimin sağlanmasıyla
ulusal ticaret, ulusal refah ve ulusal büyüme arasındaki açık ilişkiyi
değerlendiriniz ve üzerinize düşen rolü uygulamaktan çekinmeyiniz."*/

Ve Roosevelt ile birlikte ABD, 20’nci yüzyıl başında dünya denizlerine
açıldı.

ABD Dışişleri ve Savaş Bakanlıkları yapan Henry L. Stimson 1933’te şöyle
diyecekti:

/*"Okyanuslar tanrısı Neptün’dür; onun peygamberi Alfred Mahan’dır ve
yeryüzündeki gerçek ve tek kilise Amerikan Donanması’dır!"*/

Yani…

Denizci bir devlet olan; ve denizin gücünü bilen ABD’nin amacı,
Kürdistan’ı Akdeniz’e bağlamaktır.

Kuzey Suriye’deki PKK’ya dokundurmamasının sebebi budur!..

Kuzey Suriye’deki IŞİD’e dokundurmasının sebebi budur!..

Bakınız…

Fail belli

Yıl, 2009.

Beşar Esad, /*"Dört Deniz Stratejisi"*/ni açıkladı.

Bu stratejiye göre; Suriye, Türkiye, İran ve Azerbaycan arasında
gelişecek çok boyutlu ekonomik ve ticari ilişkiler yayılma etkisi
yaratarak, Akdeniz, Karadeniz, Hazar Havzası ve Basra Körfezi’ni
birbirine bağlayacaktı.

Şam yönetimi, enerji kartını da kullanarak bölgede daha da güçlü hale
gelmeyi arzu ediyordu. Bu amaca yönelik olarak 2015’e kadar enerji
altyapılarına 50 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefledi. Ve 2009’da…

Esat, bölgede yürütmüş olduğu ikili münasebetlerde enerji Azerbaycan,
Irak ve Çin, nezdinde bazı ilerlemeler kaydetti.

Örneğin…

2009’da Bakü’yle imzalanan işbirliği anlaşmaları arasında dikkat çeken
noktalardan biri; Azerbaycan’ın, Türkiye üzerinden Suriye’ye yıllık
ortalama 1 milyar m3 doğalgaz satacak olmasıydı!

Örneğin…

Irak ve Suriye arasında Ker-kük’te iki petrol boru hattı açılmasına dair
görüşmeler başladı.

Örneğin…

Esat yönünü Doğu’ya/Avrasya’ya dönerek Çin ile büyük anlaşmalar yaptı.
Çin, Suriye’de 1 milyar dolar değerinde petrol rafinerisi inşa etmeye
başladı. Dünyanın en büyük enerji firmalarından Çin şirketi Sinopec,
Kuzey Suriye’de petrol aramaya başlamıştı. Bir diğer Çin şirketi CNPC,
Shell’in Suriye’deki iştirakinin yüzde 35’ini alarak bu ülkeye gelmişti.

Suriye’de Çin Sanayi Bölgesi ve Çin Telekom Park’ı kuruyordu.

Esad, Türkmenistan-Çin ve yapılması planlanan Kazakistan-Çin boru
hatları ile Arap boru hattı arasında bağlantı kurmak istiyordu.

Örnekleri uzatmayayım…

Hele Türkiye ile ilişkisine hiç girmeyeyim; vize bile kalkmıştı; ortak
askeri tatbikat yapılıyordu.

Sonra ne oldu?

2011 Suriye’de demokrasi olmadığı keşfedildi!

Yerseniz..!

Abraham Lincoln şunu demiştir:

/*"Bazı insanları her zaman; bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz;
ama tüm insanları her zaman kandıramazsınız."*/

PKK mı dediniz?…

IŞİD mi dediniz?…

Hava harekatı mı dediniz?..

Geçiniz…

Ankara, Şam, Bağdat, Tahran ve Bakü hattı kurulamadığı müddetçe bu
coğrafya yanmaya devam eder. Ki…

Yakanın kim olduğu bellidir!

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150731103702 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/31  12:50 4  58  1 undefined [email protected]

 

Mahkemenin Bas Ortusu Ilgili Soz Soyleme Hakki Yoktur. Soz Soyleme Hakki
Din Ulemasinindir.

Recep Tayyip ERDOGAN(RTE)
Turkiye denilen ulkenin basbakani

Peygamber oldugunde, zirhi birkac kilo arpa karsiliginda bir Yahudi nin
yaninda rehin duruyordu.

Buhari 34/14, 33, 88; Hanbel 1/300; 6/42, 160, 230

Turkiye de Bilim Neden Ilerlemiyor

24 Temmuz 2013

Gectigimiz gun otobus beklerken aklima bir soru takildi. Sizce Turkiye
de bilim neden ilerlemiyor? diye sordum duraktakilere. Kimseden cit
cikmadi. Bir kez daha sordum. Yine cevap gelmedi. Anladim ki insanlarin
bu konuda en ufak bir fikri yok. Oturup ulkemizde bilimin onunde ne gibi
engeller var, onlari yazdim.

1- Cografi kosullar: Kabul etmeliyiz ki Turkiye engebeli bir cografyaya
sahip. Gun icinde habire yokus inip cikiyoruz. Dusunun ki laboratuvar
evinizden daha yukarilarda bir yerde. Oraya gitmek icin o bayiri cikmak
zorundasin. Pek cogumuz boyle bir durumda Amaan kim cikacak o yokusu,
bugun de bilim yapmayivereyim! der. Oysa ki bir Hollandali evinden
laboratuvara kosarak gider cunku yol dumduzdur. Duz ulkede herkes bilim
yapar.

2- Kiskanc kadinlar: Maalesef Turk kadininin kiskanc yapisi da bilimin
onunde engeldir. Gectigimiz gunlerde bilimsel bir arastirma icin
laboratuara kapanayim dedim, kiz arkadasim burnumdan getirdi. Ben tam
deney tuplerini isitirken habire telefon caliyor, mesajlar geliyor
Nerdesin sen?, kim var yaninda diye. En sonunda lanet olsun deyip deney
tuplerini kirdim.

Deneyin ortasinda insan rahatsiz edilir mi? Arsimet suyun kaldirma
kuvvetini bulurken iceri biri girseydi ne olurdu hic dusundunuz mu? Ben
soyleyeyim, rezil olurdu. Cunku banyodaydi. Bugun gemiler suyun ustunde
batma korkusu olmadan gonul rahatligiyla yuzuyorsa bunda Arsimet in
bizlere asiladigi guven

3- Kilik kiyafetine dikkat etmeyen ogrenciler: Bu ogrenciler akademisyen
ve bilim insanlarinin vaktini calmaktadir. Pek cok bilim insani bulus
yapmak yerine kampus kapisinda bu ogrencilerin iceri girmesine engel
olmak, hatta onlari kameraya cekmekle mesgul. Yazik degil mi o bilim
insanlarina? Bilim uretecekleri vakitten caliyorsunuz. Bu ogrenciler
derhal kiyafetlerine cekiduzen vermeli.

4- Bati nin acayip ilerlemesi: Bati son 200 yilda cok fazla ilerledi.
Oyle boyle degil, asiri ilerledi. Bir yerde durur dedik, hayir, gene
ilerledi. Tam bir tur bindirme soz konusu. Insanin ister istemez sevki
kiriliyor. Biraz musaade etseler, soyle bir 5-10 yil hicbir sey yapmadan
bekleseler olmaz miydi? Maalesef bu vicdan Batililarda yok. Oysa ki biz
onlari tam 500 yil bekledik.

Tabii cok ilerleyince anlamsiz mevzulara yuklenmeye basladilar. Batili
bilim adamlari simdi de i$ik hizini gecmeye calisiyorlarmis. Sizce de
biraz abartmadiniz mi? I$ik hizi neyinize yetmiyor anlamis degilim. Bir
yere mi yetiseceksiniz? I$ik hizi bence gayet iyi. Buyuklerimiz bize aza
kanaat etmeyi ogretti. Bence siz de yetinmeyi bilmelisiniz.

5- Bilim insanlarinin maaslari cok yuksek: Bugun bir akademisyen maasi
bin 500-2 bin liradan basliyor. Siz onlara bu kadar para verirseniz har
vurup harman savururlar. Bence hic maas verilmemeli. Bulusu getir parayi
gotur , Uc bulus yapana aylik akbil bedava gibi kampanyalar bilim
insanlarini gayrete getirecektir. Neymis, kendilerini gelistirmek, Bati
daki gelismeleri takip etmeleri icin paraya ihtiyaclari varmis... Ne
gerek var ki? Neyini takip edeceksin, adamlar asmis diyorum.

6- Iklim kosullari: Iskandinav ulkelerinin gelismis olmasi soguk iklimle
alakali. Onlar su an serin serin otururken burada kavurucu bir sicak
var. Bu sicakta insanin bilim yapasi gelmiyor ki... Deney icin tup
isitsan Kapat la sunu derler.

Norvecli bilim adami aciyor laboratuvarin pencerelerini, iki taraftan
esiyor efil efil. O ortamda herkes bilim yapar. Biz burada pencereyi
actigimizda iceri adeta alev giriyor. 10 yillik AKP iktidarinda
sicaklarin arttigini da not dusmek lazim. Yoksa unuturuz. Benim boyle
bazen aklima bir sey geliyor, bir yere not etmeyince hop aklimdan
cikiveriyor.

AKP oncesi yazlari sicak ve kurak, kislari soguk ve yagisli gecen bir
ulkeyken artik yazlari ateste kavruluyoruz. Sokakta deve gorsek
sasirmayacagiz. Gittikce Ortadogu ulkelerine benzedigimizin
farkindayizdir umarim. Buna sessiz kalamayiz, Turkiye Katar olmayacak.

http://beyinsizadam.net/turkiyede-bilim-neden-ilerlemiyor/
[email protected]



Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap