*Erdoğan’ın halifelik hayali Türkiye’yi tehlikeye attı!*
/*Ortadoğu’yu en iyi bilen gazeteci Hüsnü Mahalli, SÖZCÜ’ye konuştu:*/
/’//IŞİD’İN ELİNDE FÜZE VE KİMYASAL SİLAH VAR’/
//
/
* Erdoğan’ın halifelik hayali Türkiye’yi tehlikeye attı!
<#mozTocId550148>
o ’IŞİD’İN ELİNDE FÜZE VE KİMYASAL SİLAH VAR’ <#mozTocId795886>
o ‘BU ADAMLAR HER ŞEYİ GÖZE ALMIŞ’ <#mozTocId20009>
o ‘OTELLERDE KRALLAR GİBİ YAŞIYORLAR’ <#mozTocId24643>
o BUNLAR ÇOK TEHLİKELİ OYUNLAR <#mozTocId754151>
o ‘YAVUZ SELİM ADI BOŞUNA SEÇİLMEDİ’ <#mozTocId574141>
o TÜRKİYE, BUNLARIN HİÇBİRİNİ HAK ETMEDİ <#mozTocId797583>
o Türkiye içerisinde uyuyan binlerce IŞİD hücresi var
<#mozTocId432447>
o Sevr’in 100. yılında Kürt devleti kurulmuş olacak <#mozTocId590652>
o Katar, cihatçılara verilsin diye paralar gönderiyor!..
<#mozTocId486013>
Gazeteci Hüsnü Mahalli, Suriye’de yaşananları //Özlem Gürses//’e
değerlendirdi. Mahalli, ///*"IŞİD’in elinde füze ve kimyasal silah var.
Şakası yok! Şam’da patlattıkları neydi? Tel Abyad’da Kürtlere karşı
kimyasal silah kullandılar"*///dedi./
Aslen Suriyeli olan Mahalli, bölgedeki gelişmeleri yakından izliyor.
/*"IŞİD’e tavır alınmazsa bu coğrafyanın göreceği kan kimsenin hayal
edemeyceği kadar derin"*/ diyor. Peki Türkiye’nin bu karanlık bölgede ne
işi var? Hüsnü Mahalli, bunu /*"Çünkü Erdoğan, *//*‘Halife
olacağım’*//*mesajı vermek istedi"*/ sözleriyle açıklıyor…
/*Hüsnü Mahalli, Suriye Cerabluslu. Yani tam da çatışmanın ve savaşın
yaşandığı bölgede doğmuş, büyümüş. Akrabaları hâlâ orada ama kendisi 40
yıldır Türkiye’de, Türk pasaportu taşıyor. 38 yıldır gazeteci. Bir dönem
BBC Bölge Temsilciliği yaptı, hep Ortadoğu’yu izledi, yazdı. En karanlık
adamları da tanıyor en güçlüleri de… Liderlere de ulaşıyor bir
telefonuyla, örgüt evlerine de… Olup bitenleri endişe ve acıyla izliyor.
"Bu coğrafyada genetik bir sorun var, bu coğrafyada hep kan vardır, hiç
iyi bir haber yazmadım ben" diyor Mahalli. Ve insan düşünmeden
edemiyor:*/ Türkiye’nin bu karanlık ve kan dolu bölgede ne işi var?
*‘***BU ADAMLAR HER ŞEYİ GÖZE ALMIŞ’**
/- IŞİD savaşı Türkiye topraklarına taşınır mı?/
AutoResizeImage.file:///C:/Users/DR-KRA~1/AppData/Local/Temp/nse5820.tmp/ContainedTemp/ARI/ARI.jpegYüzde
100. Daha hiçbir şey görmedik! Bu adamlar her şeyi göze almış. Her
tarafta eylem yaparlar, bomba patlatırlar. Eğer Batı, IŞİD’e ve radikal
İslam’a karşı tavır almazsa, Türkiye bu işbirliğinin içine girmezse, bu
coğrafyanın göreceği kan hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar derindir!
*‘***OTELLERDE KRALLAR GİBİ YAŞIYORLAR’**
*- İran anlaşması çözüme yardımcı olamaz mı?*
Hayır. Önce Suriye sorununu çözecekler. Onun da çözülmesi için Türkiye
önce Suriye politikasını değiştirmek zorunda. Sınırını kapatacak, IŞİD,
Nusra, Özgür Suriye Ordusu ne kadar örgüt varsa her türlü ilişkisini
kesecek, buradaki temsilcilerini kovacak, hepsinin ofisleri var burada,
otellerde krallar gibi yaşıyorlar, örtülü ödenekten paralar aktarılıyor…
*BUNLAR ÇOK TEHLİKELİ OYUNLAR*
/- IŞİD – PYD denkleminde Türkiye’nin tutumu ne olmalı?/
Türkiye baştan hata yaptı. Baştan hata yapınca bu yanlışlar seni korkunç
bir noktaya götürür. Çünkü o yanlışlıklar, çok karanlık ilişkiler
içindeki yanlışlıklar. Davutoğlu bile kaç kere Erbil’e gitti, kaç kere
Salih Müslim Türkiye’de misafir edildi. Ne dediler adama? /*"Esad’a
karşı ayaklan, sana istediğini verelim."*/Fakat Müslim ikna olmadı. Onun
üzerine Türkiye IŞİD’i destekledi PYD ve Kürtleri sıkıştırsın diye. Çok
tehlikeli oyunlar bunlar!
*‘***YAVUZ SELİM ADI BOŞUNA SEÇİLMEDİ’**
/- Bunun sebebi olmalı. Nedir bu, ego mu?/
/*Ego ikincisi. Birincisi hayal:*//*"Ben bu bölgenin lideri
olacağım."*/Buna yüzde 100 inanıyorlardı. Arap Baharı başlayınca bunlar
Osmanlı hayalini canlandırmak istedi. Araplar da bir süre gaz verdiler,
coşturdular. Yavuz Selim adı köprüye tesadüfen mi verildi? Bu mesaj
Ortadoğu’dakilere, İslamcılara ve Müslüman Kardeşler’e… /*"Hey Müslüman
Kardeşler, ben Tayyip Erdoğan, Yavuz Selim’im!"*/dedi, /*"Gireceğim
Mercidabık’tan, Emevi Camii’nde namaz kılacağım, sonra halife
olacağım."*/Hep bu düşünce vardı aklında, böyle örgütlendi her şey.
Bütün o örgütlerden binlerce insan Türkiye’ye getirildi ve eğitildi.
Mısır’dan Tunus’tan Suriye’den Libya’dan…
*TÜRKİYE, BUNLARIN HİÇBİRİNİ HAK ETMEDİ*
/- Tümünü reddediyor hükümet iddiaların!/
Suruç’tan bir gün önce IŞİD’in ve Suriye’de savaşan tüm örgütlerin
komutanları Reyhanlı’da toplantı yaptı, kendileri servis ettiler bu
fotoğrafları. 9 Haziran 2011’den beri bu örgütlerin liderleri, üyeleri
Türkiye’ye giriyor çıkıyor, telefonunu, donunu, pantolonunu, yemeğini,
çikolatasını her şeyini buradan alıyor, yaşıyor, geziyor! Müslüman
Kardeşler’in binlerce lideri, komutanı var Türkiye’de. Her hafta bir
otelde toplanıyorlar. Türkiye’yi bekleyen tehlike kimsenin hayal
edemeyeceği kadar büyük! Yıllardır söylüyorum bunu ve hep söyleyeceğim.
Çünkü hak etmiyor Türkiye bunu. Çağdaş, demokratik bir ülke, hiç hak
etmiyor. Çünkü ben karşı tarafı biliyorum, iyi tanıyorum, ne kadar
hasta, sapık olduklarını biliyorum. Arap coğrafyasında ve dünyada IŞİD’i
destekleyen, seven, inanan, dayanışma içerisinde olan 150 milyon insan
var. Bu Türkiye için büyük tehlike!
Türkiye içerisinde uyuyan binlerce IŞİD hücresi var
/- Suruç’ta yaşanan nedir?/
Suruç’ta olan bekleniyordu. IŞİD’in Türkiye içinde yüzlerce belki de
binlerce uyuyan hücresi vardı, bundan eminim. Son 4 yılda buradan Irak’a
ya da Suriye’ye binlerce Türk gitti. IŞİD’in başkenti olan Rakka’da
artık insanlar Türkçe konuşuyor, buradan giden Türklerin yoğunluğundan
dolayı…
/- Kim kurdu El Kaide’yi, Nusra’yı, IŞİD’i? Kim kullanıyor şimdi bu
örgütleri?/
/*Suudi Arabistan, Pakistan, CIA. Amaç şu; Sovyetler Afganistan’ı işgal
edince Sovyetler’i dağıtma projesi altında *//*"Yeşil Kuşak" teorisi
oluştu. Nitekim de başarılı oldu. Sovyetler dağıldı. Yeşil Kuşak’ın
hedefi şuydu:*/İslam’ı yozlaştırıp siyasi amaçlarımız için kullanalım.
İslam coğrafyasını perişan edelim. Bugün İslam Konferansı içinde 57
Müslüman ülke var, 57 ülkenin İslami görüşü birbirine benzemez! 57 ülke
birbirleriyle kavgalı.
/- İyi de bu proje kurulurken bunun kontrolden çıkacağı öngörülemedi mi?/
Kazaya uğrasa da bunu kuran ülkelere bir zarar gelmiyor ki. CIA’nın ne
zararı, Amerika’nın ne zararı var? Gücünü nereden alıyor CIA? Bu
coğrafyada var olan işbirlikçilerden. Krallar, emirler, şeyhler; bizim
coğrafyada hayal edemeyeceğin kadar tehlikeli! Yeşil Sermaye dediğimiz
kurumların sayısı 720 ve bu 720 kurumun toplam parası 2 trilyon dolar.
Yani sen, ben 2 trilyon dolara karşı savaşıyoruz.
/- Peki paranın kaynağı ne?/
Suudi Arabistan, Katar ve oradaki zenginler. Bugün IŞİD’i sadece
devletler değil bu zenginler destekliyor, acayip para akıttılar IŞİD’e,
Nusra’ya… Çünkü şöyle inanıyor ruh hastaları; /*"Bizim düşmanımız
Şiiler, Aleviler, bunlar kafir."*/Bu oyun değil.
/Sünni İslam’la Şii İslam’ın oranları nedir?/
AutoResizeImage.file:///C:/Users/DR-KRA%7E1/AppData/Local/Temp/nse5820.tmp/ContainedTemp/ARI/ARI-1.jpeg/*Yüzde
80’e yüzde 20’dir. Devlet olarak bir tek İran. 56 devlet Sünni’dir. 11
Eylül, Amerika sistemi içinde bir tartışmaya neden oldu:*/Demek ki bu
sistem de bir yanlışlık var. Yeni bir proje yapsak mı? İran ve Şiilerle
de dost olmaya çalışalım.
Sevr’in 100. yılında Kürt devleti kurulmuş olacak
/Kürtlere burada düşen görev ne?/
İşte asıl soru bu! Çünkü 100. yılına yaklaşıyoruz Sevr’in, 2020. Sevr’in
100. yılında burada bir Kürt devleti kurulmuş olacak. Bir önceki
yüzyılda İngilizler Yahudilere devlet verdi, şimdi de Batı diyor ki
/*"Kürtlere devlet verelim…"*/Suriye’de olan biten Suriye’nin kuzeyinde
bir Kürt bölgesi kurulması için yaşanıyor.
/- Türkiye neyi hatalı yaptı?/
/*Her şeyi… Türkiye değil, Erdoğan ve Davutoğlu. Davutoğlu kendine göre
bu coğrafyayı kurgulayabileceğini sandı. Oysa Davutoğlu’nun birlikte
hareket ettiği Suudi Arabistan ve Katar Türkiye’den ve Türklerden nefret
eder. Zaten kazık atmış sana tarih boyunca. Ayrıca Araplar sana
Müslümanların liderliğini vermez, Kuran Arapça’dır. Suudi Arabistan
diyecek ki:*//*"Mekke bende yahu, sen kimsin?"*/
Katar, cihatçılara verilsin diye paralar gönderiyor!..
/2 TRİLYON DOLARA KARŞI SAVAŞIYORUZ/
/Hüsnü Mahalli, Arabistan ve Katar’ın IŞİD’e para aktardığını iddia etti
ve ///*"Biz 2 trilyon dolara karşı savaşıyoruz"*///dedi. /
/-Yolsuzluğun dış politika ile bir ilgisi var mı?/
Yüzde 100! Çünkü AKP iktidarının başından beri Suudi’lerle ve Katar’la
olan ilişkilerinin tümünde yolsuzluk var. Milyarlarca dolar geliyor
buraya /*"IŞİD’e verin, Nusra’ya verin, ÖSO’ya verin, tank alın, tüfek
alın, donlarını verin, şekerlerini verin."*/Kim kontrol ediyor bunu? Var
mı bunu denetleyen bir kurum? Suudi Arabistan kaç para gönderdi? Meclis
biliyor mu, bu gazetenin okuyucuları biliyor mu? Niye örtülü ödenekler
Başbakanlık’a verildi?
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150728161157 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/28 23:40 4 58 1 undefined [email protected]
Mukemmel ask, insanin kendisini mutsuz edecek kisiyi sevmesidir.
Soren Kierkegaard.
Kecinin yemesi sonucu Kuran dan cikan taslama ayetini Omer Kuran a
tekrar sokmak istedi; ancak halkin dedikodusundan korktugu icin cesaret
edemedi.
Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1;
Itkan 2/34
Kur an daki Celiskiler Ve Nedenleri (4)
Kur an da Celiski Olmadigini, Celiskili Bir Mantikla One Surme Kurnazligi!
Fransizlar, Le coeur a sa raison, que la raison ne connait pas! derler
ki, Kalbin kendine ozgu bir mantigi vardir ki, mantik dahi onu tanimaz
anlamindadir. Kur an da celisme bulunmadigi iddiasina sarilan
Islamcilar, hani sanki bu yukaridaki formulu dogrularcasma, kalp denen
organin iyi ve kotu yonde belli bir gorus ve bilgilere sahip oldugunu,
bu gorus ve bilgilerin oraya Tanri tarafindan kondugunu ve iste kalbin
bunlardan birine dogru egilim gostermesiyle, kisinin dogru yola ya da
aksine sapikliga suruklendigini soylerler. Hani sanki kalp denen sey,
aklin gorevini ustlenmis gibidir ve bu niteligiyle iyi ya da kotu
olandan birini secmektedir ya da akil denen sey, insandaki bes duyunun
algilarinin varip dayandigi algilama yolunu aydinlatmaktadir.(1)
Seriatcilar, bu gorusu acikliga kavusturmak amaciyla, Enam Suresi nin
125. ayetini ornek alirlar. Bircok kez belirttigimiz gibi, bu ayet aynen
soyledir:
Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini Islamiyete acar. Kimi
de saptirmak isterse, goge yukseliyormus gibi kalbini dar ve $ikintili
kilar. Allah inanmayanlari, kufur batakliginda birakir (Enam Suresi,
ayet 125).
Dikkat edilecegi gibi, bu ayetin tumceleri celismeyle doludur: Tanri,
diledigini Musluman, diledigini de saptirip kafir yapiyor ve kafir
yaptigini kufur batakligina sokuyor! Yani kisiyi kafir yapan da Tanri
dir, kafir dirler diye kufur batakliginda birakan da odur. Ve iste bu
celismeyi ortbas edebilmek icin, Fahruddin Razi gibi yorumcular soyle
derler: Tanri insanin kalbinde, hem iman m iyi hem de imansizligin kotu
bir sey olduguna dair gorus ve bilgiler yaratir. Bu ikisinden birini
secmek kalbin isidir. Daha baska bir deyimle, Tanri, insanda iman
olmasini murat ettigi zaman, onun kalbinde buna iliskin egilim olusturup
guclendirir. Tersini murat ettigi zaman da tersini yapar . (2) Ve iste
guya kalp, bu iki egilimden dogru olani, yani Islama yonelik olani
sectigi zaman, kendi yararina is gormus olur; aksini yaptigi zaman ise,
kendisi icin kotu olur. Daha baska bir deyimle, Islamcilara gore, eger
kalp gecerli bir akla sahipse iman yolunu secer; sahip degilse, Tanri
nin gosterdigini anlayamayacagi icin inanmaz . Soylemeye gerek yoktur
ki, butun bu laf cambazliklarinin altinda, kalbin kendine gore ve
kendisinin de anlayamayacagi bir mantigi bulundugu safsatalari yatar.
Daha baska bir deyimle, seriatcilar, Kur an da celiski olmadigini,
celiskili bir mantikla kanitlama yolunu secmislerdir. Enam Suresi nin
yukaridaki ayeti vesilesiyle one surdukleri goruslerin safsata oldugunu
ortaya koyan olaylar vardir ki, bunlardan biri, ilerideki sayfalarda ele
alacagimiz Ebu Talib olayidir. Cunku, Islam kaynaklarinin bildirmesine
gore, bu ayet, Ebu Talib le ilgili olarak, daha dogrusu onun olumu
sirasinda konmustur. Daha once deginmis olmakla beraber tekrar
belirtelim ki, Ebu Talib, Muhammed in amcalarindan biri olup, onu kendi
oglu gibi yetistiren bir kimseydi. Kureys in ileri gelenlerinden biri
oldugu icin, Muhammed onu Musluman yapmak icin cok ugrasmistir. Ebu
Talib olum dosegindeyken, onun basucuna giderek Musluman olmasi icin cok
yalvarmis, fakat basari saglayamamistir. Saglayamayinca,
cevresindekilere karsi kendisini temize cikarmak uzere sorumlulugu Tanri
ya yuklemis ve Tanri diledigini Islama sokar, diledigini sokmaz
seklindeki ayeti Kur an a yerlestirmistir. Yani demek istemistir ki, Ebu
Talib in Islam olmadan olmesini Tanri istemistir! Bu dogrultuda olmak
uzere Kur an a. koydugu ayetler arasinda, Tanri nin iman denen seyi
insanin kalbine suslu (sevimli) bir sekilde yerlestirip, onu insana
sevdirdigini (ornegin, Mucadele Suresi, ayet 22) ya da aksini yapip
insanlarin kalplerini muhurledigini, kulaklarini perdeledigini (Bakara
Suresi, ayet 6-7; Nahl Suresi, ayet 106-109; Casiye Suresi, ayet 23
vd...) ve Ey Muhammed! Tanri dilese nenin kalbini de muhurler... (Sura
Suresi, ayet 24) dedigini yansitanlar vardir. ote yandan, yine Muhammed
in soylemesine gore, Tanri, diledigini dogru yola soktugunu anlatmak
uzere soyle demistir:
(Ey Muhammed!... (Taun) seni yetim bulup barindirmadi mi? Sasirmis bulup
da yol gostermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi?.. (Duha Suresi,
ayet 6-8).
Yine bunun gibi, Tanri, iman etmek konusunda tereddut eden kimseleri,
diledigi zaman inandirma yoluna gitmistir. Ornegin, Kur an da Ibrahim
in, Tanri ya inanmak konusunda tereddut gosterdigi, tereddudunu gidermek
icin ondan oluleri nasil dirilttigini bana goster! .diye mucize
bekledigi, bunun uzerine Tanri nin, (Sen) Bana inanmadin mi? demekle
beraber mucize gosterme yoluna gittigi yazilidir (Bakara Suresi, ayet
260). Yine bunun gibi Isa nin havarilerinin de, Tanri ya inanabilmek
icin, Ey Meryem oglu Isa, Rabbin bize gokten donatilmis bir sofra
indirebilir mi? diye Tanri dan mucize bekledikleri ve Tanri nin da
onlari inandirmak icin gokten sofra indirdigi yazilidir (Maide Suresi,
ayet 111-115).
Muhammed in Kur an olarak ve Kur an olmayarak ortaya koydugu
yukaridakilere benzer hukumlerden anlasilan su ki, kisileri diledigi
gibi dogru yola sokan ya da saptiran ne akildir ne de kalptir; sadece ve
sadece Tanri dir. Ve Tanri, yine Muhammed in soylemesine gore, dogru
yola soktuklarini mukafatlandirmakta, saptirdiklarini da azaba
sokmaktadir. Nereden geliyor bu celiski? diye sorulacak olursa, cevabini
asagida ozetleyecegiz.
Dipnotlar;
1) Bu konuda bkz. Turan Dursun, Kur an An$iklopedisi. Kaynak Yayinlan,
Istanbul, 1994, c.l,s.295
2)Fahruddin Razi den bu alinti icin bkz. Turan Dursun, Kur an
An$iklopedisi. Kaynak Yayinlari, istanbul,1994, c.l, s.308.
https://kuranelestirisi.wordpress.com/2011/11/25/kurandaki-celiskiler-ve-nedenleri-4/
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.