*Kızını evlendirmek için kredi çeken Yunanlıyı tanıyor musun?*
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/07/kzn-evlendirmek-icin-kredi-ceken.html>
DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/>
Yunanistan'ı kurtarma mücadelesi IMF ve AB liderliğinde devam ediyor.
Ülkeye huzur getirmek için halkın milli serveti özelleştirme adı altında
satılmaya başlandı bile. Emekli maaşlarından sosyal güvenlik
ödemelerine, işçi haklarından ödenen vergilere kadar her şey artık
halkın istemediği şekilde uygulanacak. İnsani krizi gidereceğiz
diyenlerin nasıl bir insanlık krizi yaratacağını ekonomi tarihi bir kez
daha şahit olacak.
/*"Manyağın biri borcunu ödemiyor diye bizde mi yanalım"*/, /*"borcunu
ödeyenler enayi mi"*/, /*"teminat alacağız elbette kredi veriyoruz
sadaka değil"*/ gibi hassasiyet ve akıl yürütmelerle Yunanistan'da
olanları tam olarak anlamadığımız ortada. Borcunu ödeyemeyen birine
verilen yeni kredinin karşılığında neyin teminat alındığının hala
farkında değiliz. Çünkü eğer olsaydık mutlaka tepki gösterirdik. Yoksa
göstermez miydik?.. Ne dersiniz?
Dünya kredi tarihinin en çarpıcı tespitini hiç şüphesiz 1970'lerin
başında Fransız antropolog Jean-Claude Galley yapmıştır. Galley
araştırmaları sırasında Himalayalar'ın doğusunda bir toplulukla
karşılaşır. Zengin sınıf tarafından yönetilen fakir bir sınıfın olduğu
bir topluluktur bu. Yüzyıllardır devam eden bir ilişki vardır ve
yoksullar daima zenginlere borçlu olarak hayatlarını sürdürmektedirler.
Yoksulların ne toprakları ne de paraları vardır. İhtiyaçları için
zenginlerden borç alıp sonra da onların işlerini görerek borçlarını
ödemektedirler. Fakat tutarlar küçüktür. Yaşamlarını sürdürmek için
aldıkları borcu yine çalışarak kolayca ödeyebilmektedirler. Aslında
buraya kadar hepimizin yaptığından farklı bir durum yoktur.
Bu toplulukta yoksul sınıf için en önemli harcama düğün harcamasıydı.
Bunun için epeyce para gerekiyordu ve mutlaka borç alınmak zorundaydı.
Yoksul bir aile kızını evlendirmek istediği zaman düğün harcamalarının
finansmanı için zenginlerden borç istiyordu. Zengin sınıftakiler bu
kadar yüksek bir borç için teminat talep ediyorlardı ve bu teminat da
evlenecek kızın kendisiydi. Yoksul adam kızını evlendirmek zorunda
olduğundan, kızını teminat olarak vermeyi kabul ediyordu. Gelin kız
düğün gecesinden sonra borç verenin evine gönderiliyor ve adamın
cariyesi olarak orada birkaç ay geçiriyordu. Zengin adam ondan bıktıktan
sonra yakındaki bir orman kampına gönderiliyor ve babasının borcunu
ödemek için orada bir ya da iki yıl fahişe olarak çalışıyordu. Borç
ödenip bittikten sonra kocasının yanına dönüyor ve evlilik hayatına
başlayabiliyordu.
Bu topluluğun sistemi herkesi şoke edip öfke uyandırmıştır muhtemelen.
Ama Galley'in tespitlerinde asıl şoke edip öfke uyandırması gereken şey
yaşananlar değildir. Galley, tüm bu yaşananlar için toplum üyelerinin
bir adaletsizlik duygusuna kapılmadıklarını görmüştür. Herkes bu durumu
gündelik hayatın genel bir kuralı gibi görmektedir. Hatta topluluğun en
üst yargı yetkisine sahip Brahma rahipleri bile durumu normal
karşılamaktadırlar. İşte bu hikayede asıl şaşırtıcı yer burasıdır:
*Toplumun duyarsızlığı.*
Aslında Yunanistan'ın kurtarma paketi de bu toplulukta kızını
evlendirmek için borç alan babanınkinden farklı değil. Teminat olarak
koskoca bir halkın geleceğinin verildiğini maalesef kimse umursamıyor.
Kreditörler tarafından akılsızca verilen borcun tüm faturası bir halka
çıkarılıyor. Üstelik dünyanın ne gelişmiş ülkeleri ne de geri kalanlar
bu duruma gereken tepkiyi veriyorlar.
Şu aralar Yunanistan kızını evlendirebilmek için kredi çeken babanın
trajedisini yaşıyor ama kimsenin umurunda değil. Umarız kredi çekme
sırası bir gün bize gelmez!
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150728124338 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/28 14:30 4 58 1 undefined [email protected]
Yere dusen her sey en zor ulasilabilecek noktaya yuvarlanir.
Yer Cekimi Kurali
Murphy Kurallarindan
Risale-i Nur girdigi her yeri kutsallastirmis, bu arada Isparta ya
mubareklik kazandirmistir....
Risale-i Nur Isparta ya butun illerin uzerinde bir dindarlik meziyeti
kazandirmistir
Said-i Kurdi
Isparta da yazdigi lemalarda.
Evet Karabekir, Arapoglu nun yavelerini (uydurmalarini) Turk ogullarina
ogretmek icin Kuran i Turkce ye tercume ettirecegim ve boylece de
okutturacagim, ta ki budalalik edip de aldanmakta devam etmesinler
ATATURK, Kazim Karabekir, Pasalarin Kavgasi
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.