Türker Ertürk: SENİNKİ İYİ BENİMKİ KÖTÜ

  * Türker Ertürk: SENİNKİ İYİ BENİMKİ KÖTÜ <#mozTocId6224>
      o 25 Temmuz 2012 Tarihli Yazım <#mozTocId787878>
      o Batı’yı anlayabiliyorum ama bizi! <#mozTocId972189>
      o Osmanlı’yı bölenler ile Türkiye’yi bölecekler aynı!
        <#mozTocId939188>

Esasında bugün size *Uygur Sincan Özerk Bölgesi’nde meydana gelen
olaylar*la ilgili yazmaya devam edecektim. Ama ülkemizin gündemine
oturan terör olayları nedeniyle planımda değişiklik yaptım.

Öncelikle söylemek isteriz ki, terörün iyisi kötüsü olmaz. Terör mutlaka
lanetlenmelidir, kınanmalıdır ama tek başına bunlar yetmez ve ortak
mücadeleyi gerektirir. Terör nereden gelirse gelsin, kimden
kaynaklanırsa kaynaklansın ve hangi amaca hizmet ederse etsin asla mazur
gösterilemez ve bu bir insanlık suçudur.

IŞİD, PKK, PYD, El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler ve Özgür Suriye
Ordusu dahil hepsi dört dörtlük terör örgütüdür. Bunlar katliamlar
yapmışlardır, insanlık suçu işlemişlerdir ve devam etmektedirler. Eğer
bu örgütlerden bazılarını siz terör örgütü sınıflandırmasına
almıyorsanız samimi değilsiniz demektir.

Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarları ise ne yazık ki, iyi terörist ve
kötü terörist ayrımı yaptı. Suriye’deki yönetimi devirebilmek için
teröristlerle işbirliği yaptı ve destekledi. Terörle yatan terörle
kalkar. Bugün yaşadıklarımız Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarlarının
yanlış ve işbirlikçi politikalarının ülkemize getirdikleridir. Yarın
daha kötüsü ile de karşılaşacağız. Çünkü emperyalizm projelerini
gerçekleştirebilmek için istikrarı iyice bozmak istiyor, provokasyon
yapıyor, Türk-Kürt çatışması ve iç savaş çıkarmak istiyor.

Bakın, 25 Temmuz 2012’de tam tamına 3 yıl önce /*"Seninki İyi Benimki
Kötü"*/ başlıklı yazımla terör konusunda uyarı görevimizi yapmışız. Ama
değişen bir şey olmamış. Bugün bu yazımı faydalı olur umuduyla tekrar
görüşlerinize sunuyorum;


    25 Temmuz 2012 Tarihli Yazım

Geçen hafta Çarşamba günü komşumuz Suriye çok büyük bir terör
saldırısına sahne oldu. *Şam’da Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına
yapılan bombalı saldırı* sonucunda Suriye’nin ulusal güvenliğinden
sorumlu en üst düzey beş insan yaşamını kaybetti. Bunlar; Savunma Bakanı
Davut Raşa, Savunma Bakan Yardımcısı ve Esad’ın eniştesi Asıf Şevket,
Devlet Başkanı Yardımcısı ve eski Savunma Bakanı Hasan Türkmani,
İçişleri Bakanı İbrahim El Şaar ile Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı
Hişam Bahtiyar idi.

Öldürülen bu insanların kimliklerini incelediğimizde dikkat çeken şey
farklı özellikleridir. Arap, Türk, Hıristiyan, Sünni Müslüman ve Alevi
Müslüman olmalarıdır. Örneğin yaşamını kaybeden Savunma Bakanı
Hıristiyan Arap’tı. Bir önceki Savunma Bakanı ise Sünni Türk’tü.

Ülkemizde yüzde 20’yi aşan sayıda Alevi yurttaşımız mevcut. AKP 10
yıldır iktidarda. Bu süre içinde Alevi bir bakana şahit oldunuz mu?
Suriye’deki rejimin Batı tipi bir demokrasi olmadığı muhakkak! Fakat bu
rejim, bir azınlık mezhebinin toplumun tamamını kucaklayamayan yönetim
şekli midir? Yorumu sizlere bırakıyorum.

Bu bir terör saldırısı olup amacı idarenin ve halkın moralini çökertmek,
ülkeyi yönetim boşluğuna, kaosa, iç çatışmaya ve dolayısıyla iç savaşa
sürüklemek ve dış müdahale için elverişli ortamı hazırlamaktır.

Bunun böyle olduğu çok açık belli olmasına rağmen Batı, Şam’daki bombalı
saldırı olayını terör olarak görmemiş hatta isyancıların yönetime karşı
bir zaferi olarak değerlendirmiştir. Bu en hafif deyimi ile bu
ikiyüzlülüktür ve çifte standart uygulamaktır.

Şam’da Ulusal Güvenlik Konseyi Karargahı’na yapılan saldırı ile 11 Eylül
2001’de Pentagon’a yapılan saldırı arasında hiç fark yok. İkisi de terör
saldırısı, ikisi de lanetlenmeli. Eğer bu insanlık dışı suçu işleyenleri
farklı gözlükten bakarak senin teröristin iyi benimki kötü yaklaşımı ile
görürsek terör sorununu çözmemiz mümkün olamaz.

Evet, Batı Şam’daki bu terör saldırısını isyancıların yönetime karşı
askeri bir başarısı olarak görmüştür. Ama Batı’nın böyle davranmasının
bir gerekçesi var. Orta Doğu’daki, Suriye’deki ve müteakiben
Türkiye’deki çıkarları Batı’nın ikiyüzlü davranmasını gerektirmektedir.
Bir terör örgütü olduğundan şüphe bile edilemeyecek olan PKK’ya da bu
nedenle örtülü destek verilmektedir.


    Batı’yı anlayabiliyorum ama bizi!

Batı’yı anlayabiliyorum ama AKP yönetimi altında Türkiye’nin ne
yaptığını siz anlayabiliyor musunuz? Suriye’ye müdahale Türkiye’ye
müdahale iken, Suriye’nin bölünmesi Türkiye’nin bölünmesi iken siz nasıl
Batı’ya destek verirsiniz.

Biz yıllarca terörden çeken bir ülke olarak komşumuza karşı yapılan bu
terör saldırısına karşı nasıl duyarsız kalır hatta Batı tarafından
ipotek altına alınan zihinler aracılığı ile içten içe nasıl sevinç
duyarız. Lütfen birisi bana Sn. Abdullah Gül’ün veya Sn. Tayyip
Erdoğan’ın Şam’da meydana gelen müessif olayı kınadıklarını ve taziye
mesajı gönderdiklerini ama benim atladığımı söylesin.

Aynı olay bizim ülkemizde olsa ne yaparsınız? Komşularımızdan biri veya
birkaçı bize olan bu saldırıyı kınamaz ve taziye mesajı göndermez ise
onlar hakkında ne düşünürsünüz? İşte AKP iktidarında Türkiye’nin geldiği
yer burasıdır.

Bu köşeyi takip eden sevgili okurlarım bilirler, geçtiğimiz Nisan ayı
içinde Suriye’ye gitmiştim. Amacım hem davet edildiğim televizyon
programlarına katılmak hem de çeşitli toplum kesimleri ile görüşerek
daha berrak bir Suriye resmini sizlere intikal ettirebilmekti. Bu
kapsamda görüştüğüm isimlerden biride bombalı terör saldırısında
öldürülen Savunma Bakan Yardımcısı ve Esad’ın eniştesi Asıf Şevket’ti.

Bakan bana Türkiye’nin Suriye’deki teröre nasıl destek verdiğini
örneklerle anlatmıştı. Konuşmamız sırasında en çok dikkatimi çeken husus
ise Sayın Erdoğan’ın ihanet olarak değerlendirdikleri tavır değişikliği
ve onlarda yarattığı travmaydı. Asıf Şevket bende sakin, işini bilen,
yurtsever bir insan izlenimi bıraktı. Ayrılırken masasının yanında
bulunan büyükçe bir resme gözüm takıldı, fark etti ve ben sormadan /*"
eşim ve çocuklarım "*/ dedi. Bende selamlarımı ailesine iletmesini
söyledim. Gülümseyerek başını salladı /*" mutlaka ileteceğim "*/ dedi.
Hala gözlerimin önünde çok canlı!

Şam’da yapılan bombalı terör saldırısında yaşamını kaybedenlere Allahtan
rahmet kederli ailelerine başsağlığı, sabır ve uzun ömür diliyorum. Bu
vesile ile her türlü terörü kınıyorum ve lanetliyorum.


    Osmanlı’yı bölenler ile Türkiye’yi bölecekler aynı!

Şu anda Suriye’nin iç barışı ve toprak bütünlüğü ağır saldırı
altındadır. Dolayısıyla ülkemizin de iç barışı ve toprak bütünlüğü
tehdit altındadır. Geçmişte Batılılar Osmanlı Devleti’ni bölmek için
Yunanlıları, Makedonları, Bulgarları, Ermenileri, Arapları
silahlandırdılar ve isyan ettirdiler. Bunu uygarlık adına yaptılar çünkü
/*"Osmanlı barbardı"*/.

Şimdi özgürlük, insan hakları ve demokrasi getirmek adına yapıyorlar.
Niyet aynı, böl ve yönet! Geçmişte uydurma gerekçelerle bizi böldüler,
parçaladılar ve birbirimize düşman ettiler, şimdi ise başka uydurma
gerekçelerle ve aynı maksatla yine aynı bölgeyi daha yönetilebilir daha
da küçük parçalara ayırmak istiyorlar.

Geçmişin bu acı tecrübesini yaşayan biz, ama bize bu tecrübeyi
yaşatanlar ile ele ele ve diz dize aynı acıyı yaşamaya çalışan yine biz.
Bu ancak gaflet, delalet ve hıyanet ile açıklanabilir.

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150722134932 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/22  20:50 4  58  1 undefined [email protected]

 

facta non verba
* * *
ise bak lafa bakma

Bir Ihanet Belgesi: Necip Fazil in Genclige Hitabesi..

Ustad diye nitelendirdikleri Kisakurek in Ataturk yazdiktan sonra ben de
yazabilirim diye ortaya doktugu satirlar; sizler ne dusunursunuz acaba???

Necip Fazil KISAKUREK : GENCLIGE HITABE

Bir genclik, bir genclik, bir genclik...
Zaman bendedir ve mekan bana emanettir! suurunda bir genclik...
Devlet ve milletinin buyuk capa ermis yedi asirlik hayatinda ilk
ikibucuk asrini ask, vecd, fetih ve hakimiyetle susleyici; uc asrini
kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici; son bir asrini Allahin, Kur
an inda belhum adal dedigi hayvandan asagi taklitcilere kaptirici; en
son yarim asrini da Isgal ordularinin bile yapamayacagi bir cinayetle,
Turku madde planinda kurtardiktan sonra ruh planinda helak edici tam
dort devre bulundugunu goren... Bu devreleri, yukseltici ask, curutucu
taklitcilik ve oldurucu kufur diye yaftalayan ve simdi, evet simdi...
Besinci devrenin kapisi onundedimdik bekleyen bir genclik...
Gokleri cokertecek ve yeni kurbaga diliyle butun dikey leri yatay hale
getirecek bir nida kopararak mukaddes emaneti ne yaptiniz? diye meydan
yerine cikacagi gunu kollayan bir genclik...
Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, irzinin, evinin, kininin, ocunun
davacisi bir genclik...
Halka degil, Hakka inanan; meclisinin duvarinda Hakimiyet Hakkindir
dusturuna hasret ceken, gercek adaleti bu inanista bulan ve halis
hurriyeti Hakka kolelikte bulan bir genclik...
Emekciye Benim sana acidigim ve yardimci oldugum kadar sen kendine
aciyamaz ve yardici olamzsin! Ama sen de, zulum gordugun iddiasiyla,
kendi kendine hakki ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim
istismarcilara yakani kaptirmakta basi bos birakilamazsin! ; Kapitaliste
ise Allah buyrugunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanin kapisina
kazimadikca serbest nefes bile alamazsin! ihtarini edecek... Koku ezelde
ve dali ebedde bir sistemin, askina, vecdine, diyalektigine, estetigine,
irfanina, idrakine sahip bir genclik...
Bir bucuk asirdir yanip kavrulan ve bunca kesfine ve oyuncagina ragmen
buhranini yenemeyen ve kurtulusunu arayan bati adaminin bulamadigini,
Turk un de yine bir bucuk asirdir iste bu hasta bati adaminda buldugunu
sandigi seyi, o mubarek olus sirrini, her sistem ve mezheb, ortada ne
kadar hastalik varsa tedavisinin ve ne kadar cennet hayali varsa
hakikatinin Islamda oldugunu gosterecek ve bu tavirla yurduna, Islam
alemine ve butun insanliga numunelik teskil edecek bir genclik...
Kim var? diye seslenilince, sagina ve soluna bakinmadan fert fert ben
varim! cevabini verici, her ferdi benim olmadigim yerde kimse yoktur!
duygusuna sahip bir dava ahlakini pirildatici bir genclik...
Can tasima liyakatini, canlarin cani ugrunda can vermeyi cana minnet
sayacak kadar gozu kara ve o nispette strateji ve taktik sahibi bir
genclik...
Buyuk bir tasavvuf adaminin benzetisiyle, zifiri karanlikta, ak sutun
icindeki ak kili farkedecek kadar gozu keskin bir genclik...
Bugun komik universitesi, hokkabaz profesoru, yalanci ders kitabi,
cikartma kagidi sehri, muzahrafat kanali sokagi, fuhs albumu gazetesi,
saskina dormus ailesi ailesi, ve daha nesi ve nesi, hasili, guya
kendisini yetistirecek butun cemiyet muesseselerinden aldigi zehirli
tesiri uzerinden silkip atabilecek, kendi oz talim ve terbiyesine,
telkin ve temmisesine memur vasitalara kadar nefsini koruyabilecek, tek
basina onlara karsi durabilecekdestanlik bir meydan savasi icinde ve
cetinler cetini bu isin destanlik savasini kazanabilecek bir genclik...
Annesi, babasi, ninesi ve dedesi de icinde olsa, gelmis ve gecmis butun
eski nesillerden hicbirini begenmeyen, onlara siz gunesi ceketinizin
astari icinde kaybetmis marka muslumanlarisiniz! Gercek musluman
olsaydiniz bu hallerden hicbiri basiniza gelmezdi! diyecek ve gercek
muslumanligin ne idugu nu ve nasil ini gosterecek bir genclik...
Tek cumleyle, Allahin, kainati yuzu suyu hurmetine yarattigi
Sevgilisinin alemleri manto gibi buruyen etegine tutunacak, O ndan baska
hicbir tutamak, dayanak, siginak, sarinak tanimayacak ve O nun
dusmanlarini ancak kubur farelerine denk muameleye layik gorecek bir
genclik...
Bu gencligi karsimda goruyorum. Maya tutmasi icin otuz kusur yildir,
devrimbaz kodomanlarin viski cektigi kamistan borularla cigerimden
kalemime kan cekerek yirtindigim, kivrandigim ve zindanlarda curudugum
bu genclik karsisinda, uykusuz, susuz, ekmeksiz, basimi secdeye mihlayip
bir omur Allaha hamd etme makamindayim.
Genc adam! Bundan boyle senden bekledigim manevi babanin tabutunu
musalla tasina, Anadolu kitasi buyuklugundeki dava tasini da gedigine
koymandir!
Surda bir gedik actik; mukaddes mi mukaddes!
Ey kahbe ruzgar, artik ne yandan esersen es!...
Allahin selami uzerine olsun...

Necip Fazil KISAKUREK

Muamma

Evrende nice sir varsa
Hepsinden vermistir haber

Kurani yorumlayip da
Dincilerimiz boyle der.

Bilinmez ne hikmet ise
Hep batili icat eder.

Bir yandan atomu cozer
Bir yandan uzaya gider.

Bizde nurlu kitap varken
Nicin karanliktir kader?

Acep islam uyuklarken
Kuran mi okur kafirler?

Aziz Nesin


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap