*Evlilik programı sunanlara neden çok para ödeniyor?
      
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/07/evlilik-program-sunanlara-neden-cok.html>*

DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/>

Evlilik programlarını sunanların milyonlar kazandığı /*"acayip"*/ bir
ülkede yaşıyoruz. Birkaç yıl çalışarak Ronaldo'yu alabilecek kadar çok
kazanıyorlar. Asgari ücretlinin beş yılda kazandığını bir günde
alıyorlar. Üçüncü sınıf futbolculara, anaokulu sınıfı dizi oyuncularına
ve menkıbeci gibi konuşan ağlak din tüccarlarına bu kadar çok para neden
ödenir diye düşünürken bir de bunlar çıktı.

Programdaki asıl görevi çöpçatanlık olan sunucunun aşk, seks, ihanet,
entrika, hırs ve kana susamışlıkla yoğrulan kitleyi idare edebilmesi
kazancın temel nedeni gibi görünüyor. Ayda on bin lira kazanan asgari
ücretli ve aylak sınıfı eğlendirmek için sunuculara aylık bir milyondan
fazla para ödeyen bir ülkeyiz. Zengin-fakir ayırımı arttıkça
cahil-bilgili ayırımı da artıyor herhalde. Bu programları izleyen
/*"anneler, teyzeler, halalar"*/ın geleceğin nesillerini yetiştiriyor
olmaları da ayrı bir mizah konusu. Ülkeyi yönetenlerin çıkar için
/*"birbirinin önüne"*/ yattıkları bir ortamda herkesin birbirine
/*"atlamaya"*/ çalıştığı programların rağbet görmesi mantıksız bir sonuç
olmasa gerek. İşte, sorulması gereken asıl soru burada ortaya çıkıyor.
Hiçbir pozitif yeteneği olmayan bu kadın sunucuların, normalde
komşularla yaptığı günden gelecek paraları hesaplaması gerekirken
milyonları hesaplıyor olmalarının sebebi nedir? Ya da daha farklı bir
açıdan sorarsak, /*"Evin var mı, araban var mı, dul olmasın bekar olsun,
çocuğun var mı, yane olmasa iyi olur"*/ deyip duran tipleri saatlerce
izleyen kitle nasıl bir düşünce sistemine sahip?

Bu sorular sorulduğunda ya da bu soruların yanıtının ne olduğunu
kendimize sorduğumuzda iki yaklaşımın ağırlık kazandığını anlıyoruz. Bir
kısım, aptallığı ihbar eden bir eleştiri anlayışı içinde ironik olarak
konuya yaklaşıyor. Bu kadar yüksek ücret ödenmesi aptallık! Diğer kısım
ise arz ve talep dengesini savunuyor. Talep varsa neden yüksek ücret
ödenmesin? Fakat bu iki yanıt da doğru yanıtı vermiyor. Aslında bu
soruların tek bir yanıtı var: Kuşku ekonomisi.

Kuşku ekonomisi kavramı, Michel Foucault'un Deliliğin Tarihi adlı baş
yapıtında satır arasında tanımladığı bir kavram. Foucault'ya göre kuşku
ekonomisi bir yanda deliliğin öte yanda hayalin olduğu bir dengesizlik
durumu. Kişiler bir yandan delirmişçesine haz, rüya ve yanılsamalarının
girdabında savrulurken, diğer yandan az da olsa duyduğu kuşku sayesinde
delirmediğini düşünür. Arz ve talep teorisi gibi düşünürsek, kişi ne
kadar az kuşku duyursa rüyalara ve hazza olan bağımlılığı o kadar artar
ve bunun sonucunda deliliğe o kadar yaklaşır. Evlilik programlarını
seyreden kitle için de bu dengesizlik aynen geçerlidir. Zihinlerindeki
son kuşku damlaları onlara delirmediklerini söyledikçe haz ve
rüyalarının peşinde savrulup giderler. Aslında bu durum herkesin kendini
aldattığı bir komedidir. Hazza ve rüyaya akıldan daha yakın olanların
yaşadığı toplu bir delilik hali. Kısaca kuşku ekonomisi.

Eleştiri yeteneğini kaybetmemişler için insanın çamurdan değil, alçıdan
yapıldığı düşüncesini akla getiren bir durumdur evlilik programı
çılgınlığı. Kapıldığı zavallılığı, sefaleti ve yokluğu anlayamamak,
kişinin delirdiğinin tipik göstergeleridir aslında. Fakat kişinin az da
olsa duyduğu kuşku ona deli olmadığını düşündürür. Oysa bu programları
izleyenler için gerçek açıktır: Bu pespayeleşmiş zihninle, kör
budalalığınla ve hazla yoğrulan vücudunla sen delirmişsin. Yani delisin.

Foucault'nun dediği gibi: Delilik gerçeği algılayamama değil, insanın
kendi gerçeğini algılayamamasıdır.

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150720144721 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/20  20:30 4  58  1 undefined [email protected]

 

Kendi seviyende olani komsu edin.

Nasir-i Husrev

Risale-i Nur, Said-i Nursi ye ait kitaplar koleksiyonuna verilen isimdir.
Said-i Nursi, bu kitaplarda Risale-i Nur dan ovguyle soz eder.
Ona gore kimse, bu kitaplara itiraz edememistir.
Herkes bu kitaplarin buyuklugunu ve yuceligini kabul etmistir.
Kur an i buyuk bir kitap olarak gormekle beraber, Risale-i Nuru daha
fazla degerli bulur.
Risale-i Nur u okuyanlarin, devamli okuyup yazanlarin dogruyu
bulacaklarini, okumazlarsa gaflet icinde kalacaklarini dile getirir.
(Sualar 486,548) (Barla Lahikasi 51,142) (Emirdag Lahikasi-2 187)
(Tarihce-i Hayat 624) (Asa-yi Musa 250)

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya
koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin
tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan
bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini
kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve
cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz
gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce
yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Yaranma (Begendirme) Safsatasi (Fallacy of Appeal to Personal Interests
Argumentum Ad Personam) :
Bir oneriyi kabul ettirebilmek icin baskalarinin tercihlerine, kisisel
egilim ve cikarlarina bas vurma.
Ornek 1:
Sen Tansu Ciller i begenirsin.
O halde onun ekonomi politikasini desteklemek zorundasin.
Ornek 2:
Senin gibi kla$ik muzik seven bir insanin, o konseri kacirmamasi lazim.
Ornek 3:
Sen zaten liberal adamsin, karin gece eve cok gec gelmisse ne olmus?
Ornek 4:
Emeklilik yasinin yukselmesiyle ilgili yasa tasarisini neden
destekliyorsun, tasari meclisten gecerse, emekli olmak icin 4 yil daha
fazla calisman gerekecek.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap