* Savcılıktan garip karar: Evet polisler dövdü ama dövenleri
    seçemiyoruz <#mozTocId54134>
      o SOKAKTA KISTIRIP DÖVDÜLER <#mozTocId72748>
      o İŞKENCE GİBİ DAYAK <#mozTocId792553>
      o ‘DARP EDİLMİŞLERSE DE...’ <#mozTocId776322>

Ben mahkeme kararının Türkçeden Türkçeye tercümesini yapayım.

Bir linç olayı olmuş.
Herkes, yani bir gurup polis el birliği yapmışlar, hep beraber adam
öldürmüşler.
Sonra herkes birbiri lehine yalancı şahitlik yapmış.
O görmedi, ben görmedim, şu görmedi diye.
Mahkeme bu yalancı dolmayı yemiş.
Afiyet olmuş.

Biraz daha açarsak, hükumet emriyle yürütmenin yani, polisin linci yine
hükumetin emriyle yargı tarafından aklanmıştır.

Hani şu çocukların masalı var ya onun gibi.
Bu tutmuş, bu kesmiş, bu pişirmiş, bu da yemiş...
Size de hani bana hani bana, pardon...
Yok mu imdada koşan demek düşmüş.

Şimdi demokrasi nasıl olmazmış, kuvvetler ayrılığı olmazsa neler olurmuş
anladınız mı?
AKP‘nin bu ülkeye belki de en büyük faydası bu olmuştur.
Nasıl Müslüman olunmaz, nasıl insan olunmaz, nasıl demokrat olunmaz,
devlet adamı olunmaz..
Özetle nasıl olunmaz...

Oraj POYRAZ                        2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  Savcılıktan garip karar: Evet polisler dövdü ama dövenleri seçemiyoruz

AutoResizeImage.mailbox:///Z:/PortableApps/ThunderbirdPortable/Data/profile/Mail/Local%20Folders/Templates?number=8955936&part=1.2&filename=ARI.jpeg
<http://www.radikal.com.tr/turkiye/savciliktan_garip_karar_evet_polisler_dovdu_ama_dovenleri_secemiyoruz-1387892?scenario_id=ilgilihaberradikal&action=click&label=haberdetay3&widget_id=4900742027522229>29/06/2015
06:12

Gezi Parkı eylemleri sırasında çevik kuvvete bağlı polislerin 8 genci
feci şekilde dövdüğü görüntülere ulaşıldı ama savcılık, /*"suçu işleyen
şüphelilerin tespit edilemediği"*/ gerekçesiyle şüpheli polisler için
takipsizlik kararı verdi.

Haber: İSMAİL SAYMAZ - [email protected] / Arşivi

RADİKAL – Eskişehir’de, Gezi Parkı eylemlerinin devam ettiği 1 Haziran
2013 sabahı, ikisi avukat sekiz genci dövdükleri iddia edilen 30 polis
memuru hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Kararda,
/*"Müştekilerin Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli polislerce
süpürme hareketi ve sonrasında orantısız güç kullanılarak darp
edildikleri anlaşılmışsa da suçu işleyen şüphelilerin tespit
edilemediği"*/ belirtildi.


    SOKAKTA KISTIRIP DÖVDÜLER

Eskişehir’de Gezi Parkı gösterilerine katılan ve aralarında avukatlar
Ayşegül Kumaş ile Alper Aykaç’ın da bulunduğu bir grup genç , 1 Haziran
2013 sabahı sığındıkları İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nde yüzü aşkın
polis tarafından kıstırılmıştı. Kamera kayıtlarına göre, kaçamayan ve
duvar diplerinde biriken gençler polislerce dakikalarca cop, tekme ve
yumruklarla dövülmüştü. Beş dakika süren bu dayak sırasında ayağı
kırılan bir genç baygınlık geçirmiş, bu genç aynı sokağa çağrılan
ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. Bu feci dayaktan sonra yüzleri
duvara dönük şekilde bekletildikleri görülen gençler, aradan yaklaşık
bir saat geçmesinin ardından sokağa gelen polis aracına bindirilerek,
gözaltına alınmıştı. Bu sokakta ve çevrede gözaltına alınan 176 gence
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet
iddiasıyla dava açılmıştı. Daha sonra bu gençler hakkında beraat
kararına hükmedilirken, mahkeme şüpheli polisler hakkında suç
duyurusunda bulunmuş, bunun üzerine mağdurların ifadesi alınmıştı.


    İŞKENCE GİBİ DAYAK

Avukat Ayşegül Kumaş, ifadesinde, polislerce apartman boşluğunda
sıkıştırılarak coplarla dövüldüğü, bir polisin sağ gözüne yumrukla
vurduğunu, yüzleri duvara dönük haldeyken kelepçe takılmak istendiğini
anlattı. Kumaş, meslektaşı Alper Aykaç’la birlikte, avukat oldukları
için kenara alındıklarını, ağır yaralanan Aykaç için ambulans
çağrıldığını söyledi.

Alper Aykaç ise cop darbesiyle yere yığıldığını, sonra 20-30 cop daha
vurulduğunu, başına ve boynuna ayakla basıldığını, ardından hastaneye
kaldırıldığını söyledi.

Nazım Can Çakar, sokak arasında dövüldükten sonra 30-35 kişi halinde
yüzleri duvara dönük şekilde tutulduklarını, yere yatırılıp
kelepçelendiklerini, araçta da coplarla vurulduğunu ileri sürdü.

Mehtap Kelleci sığındığı apartman boşluğunda copla dövüldüğünü, bir
polisin /*"Kaldırma lan kafanı, o..."*/ diyerek hakaret ettiğini ve
yerde sürüklendiği sırada bayıldığını savundu.

Deniz Dilek, Muhip Hiloğlu, Gözde Pınar Akpınar ve Ebru Ak da aynı
şekilde ifade vererek şikayetçi oldu. Mağdurlar şüpheli polisleri teşhis
etti. İfadesi alınan 30 polis, o gün ya belirtilen noktada olmadıklarını
ya izinli olduklarını ya da cop kullanmadıklarını ve kimseye müdahale
etmediklerini öne sürdü.


    ‘DARP EDİLMİŞLERSE DE...’

Dayak görüntüleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise
/*"Gösterici grup ile polisin karşılaştığı anda arbede yaşandığı, ancak
kameraya olan uzaklık ve kamera çözünürlüğünün düşük olması gibi
nedenlerden dolayı kimin kime vurduğunun çıplak gözle tespitinin mümkün
olmadığı"*/ savunuldu.

Bu rapor sonrası Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmaya yer
olmadığına karar verdi. Kararda, /*"Müştekilerin Çevik Kuvvet Şube
Müdürlüğü’nde görevli polislerce süpürme hareketi ve sonrasında
orantısız güç kullanılarak darp edildikleri anlaşılmışsa da suçu işleyen
şüphelilerin tespit edilemediği"*/ belirtildi.

30 polis hakkında suçu işlediklerine dair delil bulunmadığı ifade
edilirken, kasten yaralama suçu yönünden kimliği belirsiz şüpheliler
için soruşturmanın sürdüğü anlatıldı. Dolayısıyla /*"soyut iddialar
dışında işkence, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz, mala
zarar verme ve görevini kötüye kullanma suçlarına ilişkin"*/
kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi.

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150630144414 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/06/30  20:40 4  58  1 undefined [email protected]

 

Bu gece alkolle sabahla; ona de ki: ben kanima kirmizi rengi veren
kisiyi kaybettim.

Kucuk Iskender

Sana gelen kotuluk, kendindendir, (gunahlarin yuzundendir)..

(Nisa, 4/79)
Lutfen bundan sonra Muslumanlardan eza, cefa ceken, basina bir musibet
gelenler aglayip, zirlamasin.
Cunku baslarina gelen her turlu olumsuzluk onlarin Allahin sevgili
kullarindan oldugunu gosteriyor.
Ben demiyorum, hadisler, ayetler boyle soyluyor.

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya
koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin
tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan
bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini
kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve
cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz
gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce
yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Yanlis Neden Safsatasi (Fallacy of False Cause Non Causa Pro Causa) :
Iki olayda, yeterli delil olmaksizin birinin digerinin meydana gelisine
neden oldugu seklindeki akil yurutme.
Ornek 1:
Televizyon seyretmek siddete neden olmaktadir.
Cunku televizyonun evlere girmesinden sonra toplumdaki siddet orani
artmistir.
Ornek 2:
Torun sahibi olmak kalp krizi olasiligini arttirir.
Cunku torun sahibi kisilerde kalp krizi gecirme orani yuksektir.
Ornek 3:
Nine:
Evlenmek insanin boyunu uzatiyor.
Cunku ben evlendikten sonra boyum cok uzadi.
Torun:
Kac yasinda evlendin?
Nine:
13 yasinda.
Ornek 4:
5 Mayis ta gezegenler ayni hizaya geleceginden deprem olacakmis.
Guncel Ornek 1:
Ama biz isin ozunu bir yana biraktik, sorunu Sezer Ecevit i
aramali,hayir Ecevit Sezer i aramali inatlasmasina indirgedik.
Bunu bir onur meselesi haline getirdik.
Sanirim genlerimizdeki Sarklilik kompleksinden bir turlu kurtulamamizdan
kaynaklaniyor bu komik durum.
(Tufan Turenc, 14.8.2000, Hurriyet)
Yazar Ecevit le Sezer arasindaki olayin bir onur meselesi haline
gelmesinin nedenini ortaya delil koymadan sarklilik kompleksinden
kurtulamamiza bagliyor.
Guncel Ornek 2:
Sahanin profesyonellerine bakiyorsunuz, rol degistikce kari veya koca
degistiriyorlar.
Nikah ve talakin dince sakasi olamayacagi icin, gercek hayatlari da
ekseriya kimin elinin kimin cebinde olup olmadigi mechul bir sekle
burunuyor.
Irzlari yol gecen hanina donmus san at yildizlari (!) kimsenin malumu
degil mi yoksa?
Kah Musluman kah gavur rollerine burunenlerin, sahsiyetleri de cogu
zaman corbaya benzemiyor mu?
(Mustafa Kaplan, 24.8.2000, Akit)
Yazar sanat yildizlarinin, kah Musluman kah gavur rollerine
burunmeleriyle ahlaksizlastiklarini iddia ediyor.
Guncel Ornek 3:
Bu dedigimiz turden olanlar dostluk, mostluk grubu degil sadece birtakim
uyanik milletvekillerinin bedavadan yurtdisi gezisi yapmalari icin
uydurulmus formullerdir.
Nitekim Amerikalilar kimseye bedava gazoz bile ikram etmedikleri icin
olsa gerek milletvekillerimiz ABD icin dostluk grubu kurmamislar.
(Oktay Eksi, 18.8.2000, Hurriyet)
Yazar millet vekillerimizin ABD icin dostluk grubu kurmamalarina neden
olarak Amerikalilarin kimseye bedava gazoz bile ikram etmediklerini
gosteriyor
Guncel Ornek 4:
Deve surusu kadar Arap ulkesi, aralarinda kalmis bir avuc Israilliyle
bas edemiyor.
Cunku; bu cagda artik ilkellik sayilan savaslari kazanmak icin bile
cagdas ve uygar olmak gerek.
Uretime katilmayan, kara ortulere hapsedilmis kadinlarla...
Hurafe-yalan ezberletilerek buyutulen cocuklarla...
Bin yil onceden kalma bir hukukla...
Yasaga ve korkuya dayali bir ilkel sosyal yapiyla, ne cagdas olunur, ne
de guclu...
Savas da kazanilmaz...
Baris da..
(Bekir Coskun, 14.10.2000, Hurriyet)
Yazar, Araplarin Israil le bas edememesini kara ortulu kadinlara,
hurafeyle buyutulmus cocuklara ve bin yil onceden kalma hukuka bagliyor.
Halbuki, Israil de teokratik bir ulke oldugundan, Bin yil onceden kalma
bir hukukla yonetilir
Guncel Ornek 5:
Siz hic olimpiyat sampiyonu oldunuz mu?
Ben olmadim.
Olmayi cok isterdim ama olamadim.
Cogunuz da olmamissinizdir.
O yuzden de Naim i elestirmeyelim.
(Fatih Altayli, 18.9.2000, Hurriyet)
Yazar, Naim i elestirmememiz gerektigi sonucuna, cogumuzun olimpiyat
sampiyonu olamamamiz onculunden yola cikarak variyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap