Şu vakitten sonra şaşırmış gibi yapana hiç acımam hakaret ederim.
Aptal, salak, dangalak derim.

Doğrusu içinde olduğumuz durum aptallıkla dahi açıklanamaz.
Ancak, hainlik, işbirlikçilik, entrikacılıkla açıklanabilir.

Korkarım bir süre sonra bir şeyler demek, hakaret etmek içimizi
rahatlatmayacak.
Birilerinin onurundan daha ağır bedeller ödediğini görmek için
hevesleneceğiz.

Oraj POYRAZ                        2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  *Ahmet Takan: Meğerse Kürt Koridoru Kırmız Kitap’ta da varmış!..*

​Erdoğan okumamış…

Saray ve AKP, 13 yılın tüm günahlarını ve yolsuzluk dosyalarını ortak
edecekleri bir koalisyon değneği ararken Türkiye’yi içine soktuğu
bölünme/çözülme sürecine, yakın coğrafyamızda da mayaladıkları terör
örgütleriyle izledikleri çukur ve hayalperest stratejilere Türk
Ordusu’nu da ortak etmek istiyor.

Recep Erdoğan, milletin aklıyla alay edercesine çıkmış, /*"Suriye’nin
kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına izin vermeyiz"*/ diyor.
Bir zamanlar Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan Kuzey Irak’taki sözde Kürt
devletinin kurulmasına yaptıkları katkıların herhalde unutulduğunu
sanıyor. En sert kırmızı çizginin, TSK’ya uygulanan Balyoz gibi
operasyonlarla ne hale geldiği ortadayken AKP kongresinde çapulcu
Barzani’nin baş tacı edilip /*"Bu millet seninle gurur duyuyor"*/
sloganlarının hatırlanmayacağı düşünülüyor. Erdoğan ve AKP iktidarının
çapulcu başı ile yaptığı gizli ve açık anlaşmaların -mutabakatların
devletin arşivinde kaybolduğu mu sanılıyor?..

Bakın!.. Güney sınırımızdaki Kürt kapanı ve Cerablus’a askeri müdahale
ile karışan Ankara’da son ulaştığım şok gerçeği yazayım;

Hani, şu Erdoğan’ın iktidara geldikten sonra /*"askeri vesayetten
kurtulmak"*/ bahanesiyle TSK’yı ezmek için tu-kaka ettiği daha sonra
17/25 Aralık itibarıyla paralel yaygarası kopartıp tekrar sarıldığı
Kırmızı Kitap var ya!..

Meğerse; Suriye’nin kuzeyinde oluşacak devletin Kuzey Irak’la
birleşeceği 2010 yılında Kırmızı Kitap olarak bildiğimiz Milli Güvenlik
Siyaset Belgesine (MGSB) girmiş. TSK, 2010’da, /*"dış siyaset güvenliği
ile ilgili politik-askeri durum değerlendirmesi"*/ başlığında,
/*"Suriye’deki gelişmeler ve oluşumlarla Suriye’nin bölüneceğini, yeni
oluşumun Kuzey Irak’la da birleşeceğini"*/ açık bir dille yazmış. Açık
bir tanımla /*"Kürt Koridoru"*/ denmemiş ama Suriye’deki gelişmelerin
nereye gittiği ve /*"Suriye-Kuzey’deki oluşum"*/ denilerek nereye
varacağı yani bugünkü ve yarınki tablo Kırmızı Kitaba girmiş. TSK kendi
alanı içinde olan Türkiye’nin Milli Askeri Stratejik Belgesini de
(TÜMAS) buna göre yenilemiş. Mesela, 10 yıllık tedarik planları
çerçevesinde teknolojik yenilemelerin yapılması gibi.

Peki, Kırmızı Kitaba giren /*"Kürt Oluşumu"*/ tehlikesine karşı diğer
bazı kurumlar ne yaptı?

/*"Akil"*/yalaka/yalamalarla çözüm süreci goygoyculuğu!..

Şimdi, gel de bu tabloda Erdoğan’ın bugünkü çıkışlarına inan!.. Acaba
Erdoğan 2010’da yenilenen Kırmızı Kitabı okumamış olabilir mi?..

Gelelim madalyonun diğer yüzüne;

Suriye’nin Kuzeyi’nde PKK/APO/Kürt devletine doğru yaşanan son
gelişmeleri iyi değerlendirmek lazım. 4 yıldır iç savaşla boğuşan ve
lime lime edilen Suriye’nin Türkiye sınır hattı boyunca oluşmaya
başlayan Kürt koridorunun birincil sorumlusu AKP iktidarıdır. Öyle net
ki, Batılılar bölgede bir *‘Kürdistan devletinin’* kurulmasında kararlı.
Bu devletin Irak sınırından başlayarak Türkiye hattı boyunca Akdeniz’e
ulaşacak şekilde bir koridor dahilinde oluşmaya başladığı da net.
AKP’nin Suriye’de başından bu yana güttüğü yanlış politikalar, IŞİD’e
sahip çıkan yaklaşımları, stratejik diplomasi çukuru, Süleyman Şah’ı
hukuki statüsü olmayan bir yere naklederek toprağından vazgeçmesi,
yanlış mülteci politikası, Kobani’de sergilediği yanlış tavır, Barzani
güçlerinin geçişine izin vermesi, *‘Şam’*a 15 günde gireriz’
hayalperestliği maalesef burnumuzun dibinde PKK/APO devletinin inşa
edilme sürecini hızlandırdı. Burnunun önünü göremeyen iktidarın
siyaseti, -bırakın Suriye’den toprak alma hayallerini- hem kendi sınır
hattının güvenliğinin kaybolmasına hem de içerde toprak bütünlüğünün
tehdit altına girmesine yol açtı. Bir de üstüne üstelik Türkiye’de,
PKK’dan sonra nur topu gibi IŞİD, Cihatçılar, Hizbullah, DHKP/C-THKP-C
gibi örgütlerimiz(!) oldu. İktidarın yanlış politikaları sadece
Suriye’de PKK koridoru oluşturmadı aynı zamanda yeryüzünde ne kadar
radikal örgüt ve savaşçı varsa onlarında topraklarımızda mevzilenmesine
yol açtı.

AKP’nin tek başına hakim olduğu geçtiğimiz yasama döneminde çıkartılan
/*"Suriye Tezkeresi"*/ (güya Türkmenlere yardım vardı ) ile iki şey
sağlandı. Birincisi, Türkiye topraklarının Barzani Güçleri’ne
açılmasıyla birlikte Irak’ın Kuzeyi’nde hakim olan Barzani’nin
Suriye’nin Kuzeyi’nde de söz sahibi olmasının önü açıldı. İkincisi ise,
Kobani özelinde IŞİD’e karşı savaşan PKK/PYD’nin bu tezkere olayından
sonra meşrulaşması… Tezkere öncesinde PKK ve Barzani arasında kurulacak
/*"Kürdistan’ın liderliği"*/ konusunda bir rekabet vardı. Kobani
olaylarından sonra liderliğin Barzani’ye verildiği ama PKK’nın da meşru
olarak tanındığı görüldü. PKK bu süreçte terör örgütünden ziyade bölgede
istikrarı sağlayan ve terör örgütü IŞİD’i durdurabilecek yegane güç gibi
hareket etmeye başladı. İnsan kaynağı konusunda sorunu olmayan örgüt,
gerek Esad’tan gerekse bölgeye Türkiye’den giden silahlardan ve ABD ve
AB’nin açıktan yaptığı destekle ağır silah ihtiyacını da büyük oranda
karşılamış oldu. Helikopter ve uçaklara karşı kullanılabilen füzeler
elde ettikleri biliniyor. IŞİD tanklarına karşı da bol miktarda silah
aldığı, hatta tankları ele geçirdikleri biliniyor. PKK bu güce , Türkiye
ile çatıştığı bir dönemde değil, silahlı mücadele yapmadığı bir dönemde
elde etti. 2009’da başlayan ve 2013’ten itibaren Çözüm/Çözülme denilen
sözde barış süreci tamamen PKK’ya yaradı.

Şimdii!..

Böyle bir fotoğrafı olan iktidarın neyine hangi söylediğine
güveneceksiniz? Cerablus’a nasıl gireceksiniz?

Hadi girdiniz diyelim; terör bölgesinde tekrar başlayacak isyanı hangi
askerle bastıracaksınız?

Bugüne kadar bölücü örgütle savaştığı için /*"terörist"*/ diye
yargıladığınız askerle mi?

Tüm bunlara rağmen, terörle mücadele için yasal koruma isteklerini
reddettiğiniz hatta güdümünüzdeki Valilere dövdürttüğünüz askerle mi?..

Ha!..

/*"Tekrar seçim"*/için tezgah kuran Erdoğan’ın yakın bir zamanda çözüm
süreççi Valileri tu-kaka etmeye başladığınız görürseniz sakın şaşırmayın.

Saf olmayın!..

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150629150834 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/06/29  22:50 4  58  1 undefined [email protected]


Egemenlik gercekten milletin oldugunda hukumetlere gerek kalmayacak; o
zamana kadar boku yedik.

Charles Bukowski Sozleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sozleri

Semuretu bnu Cundeb ( Radiyallahu Anh ) soyle dedi :Nebi ( Sallallahu
Aleyhi ve Sellem ) :
Onlardan kimi vardir ki , ates onu iki topuguna kadar yakalar. Kimi
vardir ki , onu dizlerine kadar yakalar. Kimi vardir ki , ates onu
beline kadar yakalar. Kimi de vardir ki , ates onu boynuna kadar
yakalayip yakar buyurdu.

( Muslim )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

Bana vicdansiz bir medya verin, size bilincsiz bir halk sunayim.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap