Muhammed'in Şeytanı Direğe Bağlamaktan Vazgeçmesi <http://www.turandursun.com/turan-dursun/turan-dursun-makaleleri/481-muhammedin-seytani-direge-baglamaktan-vazgecmesi>
Turan Dursun <http://www.turandursun.com/> Turan Dursun <http://www.turandursun.com/> A'raf suresinin 27. ayetinde, şeytandan söz edilirken: /*"...Sizin onları görmeyeceğiniz yerlerden,o ve topluluğundan olanlar, sizi görürler."*/ deniyor. Bundan şu çıkıyor açıkça: - Şeytan ve topluluğundan olanlar, insanları görürler. - İnsanlarsa ne şeytanı, ne de onun topluluğundan olanları görebilirler. /*"Şeytan ve topluluğu ( huve ve kabiluhu )"*/ anlatımının kapsamı içinde, Kur'an yorumcuları, /*"cin"*/leri de görürler. ( Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan fi-Tefsiri'l-Kur'an, 8/113, F. Razi, e't-Tefsiru'l-Kebir, 13/54.) Böyleyken, Elmalı Hamdi Yazır, /*"müfessirin (Kur'an yorumcuları) demişlerdir ki bundan, insanın şeytanı hiç göremeyeceği zannedilmemelidir..."*/ diyor. (Bkz. Hak dini Kur'an Dili, 3/2147.) Oysa, ayetteki açık anlatım nedeniyle, /*"Kur'an yorumcuları"*/nın tümü bu görüşü paylaşmaz. (Bkz. Taberi, aynı yer; F. Razi, aynı yer; Celaleyn /132;Tefsiru'n-Nesefi, 2/50.) Fahruddin Razi, şu nedenlerle /*"cin"*/lerin, /*"şeytan"*/ların insanlara görünmemesi gerektiğini yazar: ( Bkz. F. Razi, aynı yer.) Başka kılıklara bürünerek bile olsa /*"cin-şeytan"*/ insana gözükür olsa: - İnsan örneğin karısının, çocuğunun, gerçekte cin olduğunu düşünebilir. - İnsan her gördüğü kimse için de bu sanıya (cin olduğu sanısına) kapılabilir. - Ve böylece kimseye güven kalmaz. -......... Gelin görün ki, Muhammed, /*"ŞEYTAN"*/ı, /*"CİN"*/i, hem de somut bir biçimde gördüğünü söyler: */*"Şeytanı yere yatırdım, boğuyordum"*/* Nesei'nin Aişe'den aktardığı bir hadise göre Muhammed şöyle der: /*"Namaz kılarken şeytan geldi. Hemen yakaladım, yere yatırdım, boğuyordum onu. O denli ki, onun dilinin soğukluğunu elimin üzerinde duydum."*/. İbn Teymiyye, bu hadisi sağlamlıkta Buhari'nin koşullarını taşıdığını belirtir. (Bkz. Takıyyundin İbn Teymiyye, İzahu'd Delale fi Umumi'r-Risale, Mısır, 1369, s. 41. Bu hadis için ayrıca bkz. Kamil Miras, Tecrid-i Sarih Ter., 288 no.'lu hadisin /*"izah"*/ındaki 2 no.lu not.) Şeytanın /*"yatırılması"*/, /*"boğulması"*/ ve /*"dilindeki soğukluk, bu soğukluğun elde duyulması"*/, /*"beş duyu"*/ içine giren,somut durumlardır. Muhammed'in /*"şeytanı boğarken onun salyasının eline bulaştığını, elinde bunu duyduğunu (hissettiğini)"*/ anlattığı da aktarılır. ( Bkz. Ahmet İbn Hanbel, Müsned, 3/82.) *Cinin-şeytanın direğe bağlanması* Aynı hadiste, Muhammed'in /*"şeytanı yakaladığında, bir direğe bağlamakistediğin, buna güç yetirebildiğini, ama bu tür şeylerin Süleyman peygambere özgü kalması gerektiğini düşünüp direğe bağlamaktan vazgeçtiğini"*/ anlattığı belirtilir. Yine bu hadiste Muhammed'in /*"...Direğe bağlardım ve Medine çocukları onunla oynarlardı yoksa."*/ dediği de aktarılır. (Bkz. Aynı kaynaklar) Bu hadis, Buhari'nin ve Müslüm'in e's-sahihlerinde de -biraz değişikliklerle- yer alıyor. Müslim'deki bir aktarmaya göre Muhammed şöyle anlatmakta: -/*"Tanrı düşmanı İblis, yüzümü yakmak amacıyla, bir ateş aleviyle geldi. Bu nedenle ben üç kez: "*/*Senden Tanrı'ya sığınırım!*/*" dedim. Sonra "*/*Tanrı'nın tam lanetiyle seni lanetlerim!*/*" diye ekledim. Yine üç kez. Geriye gitmedi. Yakalamak istedim sonra. Tanrı'ya antiçerek söylerim ki, kardeşimiz Süleyman'ın (bu tür şeyleri yapmanın kendisine özgü kılınmasına ilişkin) isteği olmasaydı bağlanacaktı o. Ve Medine halkının çocukları onunla oynayacaklardı."*/ (Bkz. Müslim, e's-Sahih, Kitabu'l-Mesacid/40, hadis no: 542.) Bir başka aktarmaya da, Buhari ve Müslim, birlikte şöyle yer verirler: /*"Dün gece, CİNLERDEN İFRİT, namazımı bozdurmak içn bana ansızın saldırdı. Tanrı, bana, onu yakalama olanağı verdi. Ve onu, Mescid'in direkelrinden bir direğe bağlamak istedim. Sabah olunca, tümünüz ona bakıp seyredesiniz diye... Ne var ki, kardeşim Süleyman'ın: "*/*Tanrım beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir egemenlik ver!*/*" (Sad, ayet:35) biçimindeki sözünü anımsadım (ve onu direğe ağlamaktan vazgeçtim)."*/ (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu's-Selat/75; Tecrid, hadis, no: 288; Müslüm, e's-Sahih, Kitabu's,Selat/75; Tecrid, hadis no: 288; Müslüim, e's-Sahih, Kitabu'l-Mesacid/39, hadis no: 541.) /*"Cin-şeytan"*/ için, hadislerde başka somut şeyler de anlatılır. Örneğin Şeytanın zart diye sesli olarak yellenmesi. */*"Şeytan zart diye ses çıkararak yellenir"*/* Muhammed'in şöyle dediği aktarılır: "Namaza çağrıldığında (ezan), ŞEYTAN geri geri gidip uzaklaşır. VE ZART (zurat) diye sesli yellenerek gider. Ezan sesini işitemeyeceği yere değin uzaklaşır..."(Bkz. Buhari, e's-Sahih, Ezan/4; Tecrid, hadis no: 360; Müslim, e's-Sahih, Kitabu's-Selat/16-19 hadis no:389.) Kimileri bunun bir /*"temsil"*/ olduğu görüşünde. (Bkz. Kamil Miras, bu hadisin İzahındaki 2 no'lu not.). Ne var ki, temsil için şeytanın yellenirken /*"zart"*/ diye ses çıkardığını söylemeye gerek olmadığı düşünülebilir. Şu da var: Muhammed, /*"cinin-şeytanın, yemesinden-içmesinden"*/ söz eder. (Bkz. Müslim, e's-Sahih, Kitabu'l Eşribe/102-106; hadis no: 2017-2020.) İbn Melek de Nevevi'ye dayanarak /*"bu yeme-içmenin gerçek anlamdaki bir yeme içme olduğunu"*/ savunur. ( Bkz. Mebakiru'l-Ezhar fi Şerhi Meşarıkı'l-Envar, 1/100.) Yemesi-içmesi olanın, sesli olarak yellenmesi de doğal değil mi? Yani Muhammed'in sözlerini /*"tevil"*/ etmeye gerek bulunmamakta. *Turan Dursun, "Din Bu 2 - Hz. Muhammed" Sayfa 133-135* ------------------------------------------------------------------------ a45UyF587661-150609151805 Oraj Poyraz <[email protected]> 2015/06/11 23:22 4 58 1 undefined [email protected] Islerin en zoru aliskanligi terketmektir. Hz.Ali ENAB - 62 de ...Sonra her isi dogru olan kudret ve tasarrufun sahibi Allah larinin huzuruna gotururler. Bilin ki hukum onundur. O hesap gorenlerin en suratlisidir. *** HACC - 47 Senden baslarina acele azap getirmeni istiyorlar, Allah sozunden asla caymayacaktir. Rabbinin katinda bir gun, sizin saydiklarinizdan bin yil gibidir. denmektedir. Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir. Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir. Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur. Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir. --- Kotu (Temsil Etmiyen Ornek) Orneklem Safsatasi (Unrepresentative Sample) : Ornek ile butun arasinda bir benzerlik yoktur. Ornek, temsil ettigi butunden farkli oldugu icin, yapilan cikarim da hatali olur. Ornek 1: Metallica konserinde statta igne dusecek yer yoktu, heavy metal Turklerin en cok sevdikleri muzik turu. (Stattaki genclerin Turk gencligini temsil eden bir ornek olduklari kuskulu). Ornek 2: Onumuzdeki secimde ANAP kesin iktidar. Rize de yaptigim ankette halkin % Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir. Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir. Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur. Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir. --- 80 i ANAP i tercih etti. (Rize halki Turkiye nin butununu temsil edemez.) Guncel Ornek 1: Defalarca belirttigim Turkiye de en cok taraftari olan kulup Fenerbahce dir gercegi, gecenlerde yapilan bir anket sonucu resmen aciklanmisti. Bu ankette Akli basinda olanlarin Sari-Lacivertli kulubu destekledigi, Galatasaray in ise Yeni yetmeler tarafindan sevildigi ortaya cikmisti. Iste bu ozellik, Fenerbahceli taraftarlarin daha kaliteli, futboldan anlayan, sadece galibiyeti degil iyi oyunu da gormek isteyen bir kitle olusturdugunu ortaya koyuyor. Bu taraftar kurallari da hakemler kadar bildigini ve yapilan hatalari aninda tesbit ettigini her firsatta gosteriyor. Nitekim Istanbulspor macinda Andersson a yapilan penalti pozisyonlarinda Muhittin Bosat i, Ankara da da Mustafa Culcu yu isliklamalari bunun en carpici kanitidir. (Necati Bilgic, 1.9.2000, Fanatik) Yazar , ankette tespit edilen tiplemeler, sanki Turkiye futbol severlerine ornek teskil ediyormus gibi bunu butun Turkiye ye uyguluyor. Guncel Ornek 2: Bir baska internet anketi nde yine sorulmus: KHK nin cikmasina taraftar misiniz? Cevaplar soyle: Evet: Yuzde 18.6, Hayir: Yuzde 81.4 Bu sonuclar, asagi-yukari; halkin hukumete olan destegini ya da guvensizligini de gosteriyor. (Hasan Karakaya, 5.9.2000, Akit) Yazar internet kullanan belirli bir yas ve mali durumdaki kitlenin , KHK nin cikmasina taraftar olan halki temsil ettigini iddia ediyor. Grup eposta komutlari ve adresleri : Gruba mesaj gondermek icin : [email protected] Gruba uye olmak icin : [email protected] Gruptan ayrilmak icin : [email protected] Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected] Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/ -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.
