*Seks işçileri*

10.03.2015 09:42

TURAN ESER <http://www.birgun.net/yazarlar/turan-eser-222.html>*TURAN
ESER*<http://www.birgun.net/yazarlar/turan-eser-222.html>[email protected]
<mailto:[email protected]>

“*İnsanları asla yargılamayın.
Çünkü ne yaşadıklarını bilemezsiniz,
o sahte gülümsemelerinin altında belki hayal kırıkları saklıdır.*”
Demi Lovato
 

Mesleklerinin geçmişi Sümerler’e kadar dayanıyor. Açık dışlanma ile
gizli kabul arasındaki soğuk yaşamın acı hikâyelerini yaşayan seks
isçilerinin hakikatlerine açacağız köşemizi ve vicdanımızı. Bir nebze de
olsa seks işçileri hakkında farkındalık yaratalım istedik.

Şiddetin, dışlamanın, hak ihlallerinin, cezaların, güvencesiz ve
sağlıksız çalışma koşullarının acı hikâyelerinin içinden seslenen seks
işçilerine kulak verilmeli.

Onların söyleyecek sözleri, anlatacakları dertleri ve hikâyeleri var.
Dinleyecek kulak, anlayacak toplum ve hissedecek vicdan arıyorlar.
Toplumun belleğine isimleri; o..spu, fahişe, eskort, hayat kadını,
genelev kadını, travesti, ibne, dönmeler vs olarak yer edinmiş.

Devlet ve toplum, bu isimlendirmelerin içindeki acı hikâyelere,
mağduriyetlere ve bunu yaşayan seks işçilerinin dünyalarına kör ve
vicdansız! Polisin keyfi baskısı, takipleri ve cezalandırılması gündelik
hayatlarının rutin parçası oluyor. Toplumsal dışlanmanın ve
düşmanlaştırmanın ürünü olan cinayetlerin ve linç̧ girişimlerinin
adreslerinde ikamet eden de onlar.

Siyasetin, toplumun ve muhafazakârlığın küfürler dünyasında
“*kirliler*”, “*ahlaksızlar*”, “*pislikler*”  ya da “*istenmeyenler*”
olarak etiketlenen de onlar!  Onlara “*o..spu*” ya da “*kötü yola
düşmüş*” diyen “*ahlak*” ve “*namus*” bekçileri, gece onlara müşteri
oluyor. Seks işçilerinin tabulaştırılmış ve düşmanlaştırılmış
coğrafyasında yaşanan hakikatlere yabancıyız. Toplum ve devlet seks
işçileri konusundaki ikiyüzlülüğü ile yüzleşemiyor.

Seks işçiliğinin diğer meslekler kadar meşru görülmesi gerekiyor. Seks
işçilerine saygının yanı sıra çalışma koşullarının insanileştirilmesi
için ekonomik, sosyal, hukuk ve toplumsal haklarını desteklemek için tüm
toplum kesimlerinin ve devletin geleneksel ezberini bozması gerekiyor.

Toplum ve devlet tarafından dışlanmaya ve itibarsızlaştırmaya maruz
bırakılmaları, asla kabul edilmez *bir hak ihlalinin ötesinde suçtur*!
Aksine insan hakları ekseninde talepleri karşılanmalıdır.

Ötekilerin de ötekisi haline getirilmiş seks işçilerine yönelik
vicdansızlık, adaletsizlik ve insanlık dışı hikâyelerini dinlemeliyiz.


    *Nedir bu hikâyeler?*

Evleri mühürleniyor ve kurşunlanıyor. Komşuları dışlıyor, taciz ve
şikâyet ediyor. Cinsel hizmet satmak ve satın almak yasalarla
cezalandırılıyor.

Çünkü devlet aklına, yasalarına ve politikasına göre “*seks işçiliği*”
ile “*insan ticareti*” yapan mafyayı ve çeteleri eşdeğer tutuluyor.

Horlanıyorlar. Şiddetin her türlüsüne maruz kalıyorlar. Baskılar,
yasaklar, keyfi cezalar, gözaltılar ve önyargılarla kriminalize
ediyorlar. Yaşam boyu fiziksel ve psikolojik zarar nedeniyle büyük
travmalar yaşamaktalar.

Yasal ve sosyal güvencelerden yoksunlar. Devletin, toplumun,
sömürücülerin, pezevenklerin ve çetelerin kurbanı oluyorlar.

“*Genelev*” gibi mekânları kapatılarak, seks işçileri sokaklara,
korunmasız ve güvenliksiz alanlara itiliyor. Yoksulluk, evsizlik,
şiddete ve tecavüze maruz kalmış öyküleriyle marjinalleştirilmekte ve
sömürücüler tarafında avlanmaya müsait savunmasız bireyler haline
getirilmektedir.

Seks işçilerinin meslek hastalıklarından koruması için, cinsel sağlık ve
üreme sağlığı gibi koruyucu sağlık hizmetlerine erişimleri
zorlaştırılmıştır.

Kimi Avrupa ülkelerinden seks işçileri, “*Birlikte güçlüyüz - Bireysel
kalırsan dilenmek zorundayız*” çağrısıyla sendikalarını kurdular.

Türkiye’de ise seks köleliğinden, seks işçiliğine ancak örgütlü olarak
kavuşacaklarını ifade eden *Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan
Hakları Derneği*, 14 - 15 Mart 2015 tarihlerinde Best Otel Ankara’da,
Seks İşçilerinin İnsan Hakları Konferansı’nı düzenliyor. Detaylı
bilgilere *http://www.kirmizisemsiye.org *sayfasından ulaşabilirsiniz.



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150604164041 Oraj Poyraz [email protected]
2015/06/05  15:59 5  4  1 undefined [email protected]

 

Her seyin sonunu uzun uzun dusunen ve bir turlu karar veremeyenlerden,
secaat ve cesaret namina, hicbir sey beklenemez.

Hz.Ali

Peygamber oruclu iken hanimlarini optu.

Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi

Orucluyken hanimini openin durumu soruldugunda.
Peygamber; Orucu bozulmustur dedi.

Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi

Degerli arkadaslar, Asagidaki alinti 1951 yilinda Buyuk Fizikci Albert
Einstein ve Israil Devletinin ilk Basbakani(1948) David Ben-Gurion
arasinda Din ve inanc uzerine (almanca) gecen bir konusmadir. Son
cumleleri ben tercume ettim.
Einstein Tanri ve ibadet konusundaki bir soruyu, bir baska yerde de
soyle yanitlamisti: Benim dinim, Evrene olan hayranligim, ibadetim de
onu arastirmaktir
Ortadogu dinlerinin kutsal kitaplarinda betimlenen Tanri kavramini
reddeden ve boyle bir Tanrinin olamayacagini basit ve keskin bir
mantikla kanitlayan Einstein sonunda David i ikna ediyor. Einstein gibi
dusunenlere, yani belli bir dine mensup olmayan ve fakat Tanri
(Yaratici) kavramini da dislamayanlara Deist deniyor. Sevgilerimle.

Dr. Ali Ercan
[email protected]
- - - -
David Ben-Gurion 1886-1973 Albert Einstein 1879-1955
Albert Einstein ve David Ben-Gurion sohbeti
1951, Princeton USA

DBG: Geleneksel Tanri gorusune inanmiyorum, ama maddeden baska sey
olmadigina da inanamam; soylediklerimin bir anlami var mi bilmiyorum?
AE: Var
DBG: Bakin, beyin maddeden olusmaktadir, tipki masa gibi. Ama masa
dusunemez. Beyin canli bir organizmanin parcasidir, tipki tirnaklarim
gibi ama tirnaklarim da dusunemez. Ustelik vucudumdan ayirirsaniz beynim
de kendi basina dusunemez. Dusunceyi mumkun kilan sey kafa ve vucudun
birlesimidir. Bu da beni Evrenin dusunme yetenegine sahip bir vucut
olabilecegi ihtimalini degerlendirmeye yonlendirdi. Ne dersiniz?
AE: Mumkun
DBG: Sizin ateist oldugunuz soylenir, Profesor. Ama siz...
AE: Ben ateist degilim
DBG: Ah, siz dindar misiniz?
AE: oyle de denebilir... (Einstein deisttir. a)
DBG: Ama bir yerlerde sizin Incil in yanlisligina dair...
AE: (guldu) Dogru
DBG: o zaman Tanri nin varligina inanmiyorsunuz demektir
AE: Incil deki Tanri nin varligina inanmiyorum demektir
DBG: Ne fark var?
AE: (ic ceker) Bildiginiz gibi cocukken son derece dindar olarak
yetistirildim. Ama on iki yasina geldigimde populer olan bilim
kitaplarini okumaya basladim ve bilirsiniz...
DBG: Evet
AE: ...ve Incil de anlatilan hikayelerin buyuk bolumunun masal olduguna
karar
verdim. O anda da inanmayi biraktim. Kisisel Tanri fikri safliktir,
hatta cocukcadir
DBG: Neden
AE: Cunku bu antropomorfik bir kavramdir, kaderini yonlendirmeye calisan
ve zor zamanlarinda siginacak bir yer arayan insanin yarattigi bir
fantezidir. Doganin uzerinde bir gucumuz olmadigi icin bizler de doganin
bizlere kulak veren ve yon gosteren koruyucu ve ataerkil bir Tanri nin
kontrolunde oldugu fikrini yarattik. Bu sizce de insana huzur veren bir
dusunce degil mi? Eger dua edersek onun dogayi kontrol edecegi ve
ihtiyaclarimizi karsilayacagi sanrisini gelistirdik, tipki buyu gibi.
Isler kotuye gittiginde boyle merhametli bir Tanri nin nasil boyle bir
seye izin verdigini anlayamadigimizdan kendimize mutlaka bunda da bir
hayir oldugunu soyleyerek kendimizi rahatlattik. Ama bunun bir anlami
yok, oyle degil mi?
DBG: Tanri nin bizimle ilgilenmedigine mi inaniyorsunuz?
AE: Bir dusunun; Milyonlarca yildizi bulunan orta boy bir galaksinin
cevresindeki bir yildizinin ucuncu gezegeninde yasayan milyonlarca
turden yalnizca biriyiz, bu galaksi ise evrende var olan milyarlarca
galaksiden sadece biri. Boyle akil almaz boyutlarda bir yapi icerisinde
bir Tanri nin her birimize tek tek ilgilenebilecegine nasil inanabilirim?
DBG: Fakat Incil O nun iyi ve Omnipotent (kadir-i mutlak) oldugunu
soyluyor. Eger her seye gucu yetiyorsa diledigi her seyi yapabilir, yani
hem Evrenle, hem de her birimizle tek tek ilgilenebilir.
AE: (dizine vurarak) Iyi ve her seye gucu yeten mi? Ne sacma bir fikir.
Eger Incil in soyledigi gibi iyi ve her seye gucu yeten ise neden
kotulugun var olmasina izin veriyor? Eger dusunursen bu iki kavramin
birbiriyle celistigini gorursun. Eger Tanri iyi ise o zaman her seye
gucu yeten degildir; cunku kotulugu ortadan kaldirmaya gucu yetmiyor.
Eger her seye gucu yeten ise o zaman iyi olamaz; cunku kotulugun
olmasina izin veriyor. Ikisinin bir arada bulunmasi mumkun degildir.
Hangisini tercih edersiniz?
DBG: Tanri nin iyi oldugu fikrini sanirim.
AE: Iyi de, bunun ucu acik bir fikir oldugunu gormuyor musunuz? Eger
Incil i dikkatlice okursaniz, oradaki Tanri nin koruyucu degil de
kiskanc oldugunu gorursunuz, koru korune iman ve fedakarlik isteyen bir
tanri. Korku sacan, ceza veren, sirf sadakatinden emin olmak icin
Ibrahim den oglunu kurban etmesini isteyen bir tanri. Eger her seye gucu
yetiyor olsaydi, Ibrahim in guvenilir oldugunu bilemez miydi? Eger
iyiyse neden boyle zalimde bir imtihan yapti? Dolayisiyla iyi olamaz...
DBG: (kahkahayi patlatti) Beni alt ettiniz Profesor; peki oyleyse, Tanri
iyi olmak zorunda degil. Ama Evrenin yaraticisi olarak en azindan her
seye gucu yetendir, oyle degil mi?
AE: Emin misiniz? Eger oyleyse zaten onun mahluklari olan canlilari
neden cezalandiriyor? Bunu yaptiginda aslinda kendisinin sorumlu oldugu
seylerden dolayi yarattiklarini cezalandiriyor olmaz mi? Yarattiklarini
yargilayarak aslinda kendisini yargilamis olmuyor mu? Durust olmak
gerekirse bence tek mazereti zaten var olmamasidir. Ustelik eger
dikkatli bakarsak, her seye gucunun yetmesinin de mumkun olmadigini
goruruz. Cunku bu da cozulemez celiskilerle dolu bir kavramdir.
DBG: Ne demek istiyorsunuz?
AE: Her seye gucunun yetmesinin imkansizligini aciklayan bir paradoks
vardir ve su sekilde aciklanabilir: Eger Tanri nin her seye gucu
yetiyorsa kendisinin bile cozemedigi bir sifre yaratabilir mi? Gordunuz
mu? Iste celiski de burada yatiyor zaten. Eger Tanri sifreyi cozemez ise
her seye gucu yeten degildir. Eger cozerse yine degildir; cunku
kendisinin cozemeyecegi bir sifre yaratmayi basaramamistir. Sonuc: Her
seye gucu yeten bir Tanri yok. Bu anlamadigi seyleri cozmek icin bir yol
ve siginacak bir yer arayan insanin uydurdugu bir hayaldir.
DBG: Oyleyse Tanri ya inanmiyorsunuz?
AE: Incil de bir sahis olarak anlatilan Tanri ya inanmiyorum, hayir.
DBG: Maddeden baska bir sey olmadigini dusunuyorsunuz, oyle degil mi?
AE: Hayir, kesinlikle var. Enerji ve maddenin arkasinda bir sey olmali.
DBG: Profesor bana kesin cevap verin. Inaniyor musunuz, inanmiyor musunuz?
AE: Daha once soyledim zaten. Incil deki Tanri ya inanmiyorum.
DBG: Peki, neye inaniyorsunuz?
AE: Dunyanin kuralli ahenginde tecelli eden Spinoza nin tanrisina
inaniyorum. Evrenin guzelligine ve basit mantigina hayranim. Evrenin
butununde kendini gosteren bir Tanri ya inaniyorum...
DBG: Profesor, sizce Tanri nin varligini ispatlamak mumkun mu?
AE: Hayir, Sayin Basbakan. Tanri nin ne varligini ne de yoklugunu
ispatlayabiliriz. Sadece gizemi hisseder ve evren seklinde kendisini
gosteren nefes kesici plan karsisinda hayrete duseriz.
DBG: Neden Tanri nin varligini veya yoklugunu ispatlamaya calismiyorsunuz?
AE: Dedigim gibi, mumkun oldugunu dusunmuyorum.
DBG: Mumkun olsa bunu nasil yapmaya kalkisirdiniz?
AE: Raffiniert ist der Herrgot, aber boshaft ist er nicht (Tanri
kurnazdir, fakat kotucul degildir)
DBG: (saskin bir bakis atarak) Was wollen Sie damit sagen? (Bununla ne
demek istiyorsunuz?)
AE: Die Natur verbirgt ihr Geheimnis durch die Erhabenheit ihres Wesens,
aber nicht durch List. (Doga, varliginin yuceligindeki sirri saklamakta
mahirdir, fakat bu ugurda hile yapmaz.)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap