*Kredi kartı kullanımında Türklere özgü 6 yöntem!*
  
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/06/kredi-kart-kullanmnda-turklere-ozgu-6.html>


  * Kredi kartı kullanımında Türklere özgü 6 yöntem! <#mozTocId241392>
      o 1- Kayınçonun dükkandan nakit çekim <#mozTocId701607>
      o 2- Kredi kartı virmanı <#mozTocId563992>
      o 3- 30 saniyelik vadeyle borçlanın <#mozTocId487300>
      o 4- Havale masrafsız havale <#mozTocId335304>
      o 5- Sözde kayıp/çalıntı blokesi <#mozTocId403403>
      o 6- Artı bakiye ile alışveriş <#mozTocId978601>

Kredi kartı borçları arttıkça kredi kartlarının nasıl kullanılması
gerektiğiyle ilgili öneriler de artıyor. Hangi ekonomi yayınına baksak
kredi kartı nasihatleri karşımıza çıkıyor. Limitlere dikkat edilmesi,
sözleşmelerin okunması, borcun düzenli ödenmesi ya da şifre güvenliğinin
sağlanması gibi birçok konuda uzman önerileri var. Finansal
okuryazarlığı olan insanlar için elbette ki yararlı bilgiler. Peki ya
olmayanlar?

Finansal okuryazarlığı evrensel ölçütlerde olmayan milyonlarca insan bu
kartları kullanıyor. Bir kredi kartının ideal kullanım şeklinin ne
olduğunu bilmeseler de kendilerine göre kredi kartı kullanım teknikleri
geliştirmişler. Finansal okuryazarlığı düşük kişilerin yarattığı bu
teknikler son derece pratik ve kullanışlı gözüküyor. Dünyada başka
hiçbir halkın bugüne kadar keşfedemediği bu teknikleri gelin hep beraber
yakından inceleyelim ve kredi kartı nasıl kullanılır tüm dünyaya
gösterelim.

/*Kredi kartı kullanımında Türklere özgü 6 yöntem:*/


    *1- Kayınçonun dükkandan nakit çekim*

NNN
DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif


Kredi kartlarının alışverişlerde kullanılması önerilir. Bu kartlardan
nakit para çekmek pahalı bir yöntem olduğu için genellikle tüm dünyada
tercih edilmez. Halkımız da bu yöntemi genellikle pek tercih etmez.
Çünkü kanında uyanıklık var ve bankaya gereksiz yere faiz ve komisyon
ödemeyi istemez. Ama bir yandan da paraya ihtiyaç var. E ne yapacağız,
parasızlıktan kırılalım mı? Bankaları alt eden finansal mühendislik
Ar-ge'ye para harcamıyor diyen Türklerden gelmiştir. Önce yakın bir
ahbabınızın dükkanına gidersiniz. Mesela kayınçonun. Kredi kartınızı
kayınçonuza uzatıp 1000 lira çekmesini söylersiniz. Kayınçonuz bu paraya
karşılık bankaya %1 komisyon ödüyorsa sizden %2 kesip kalan parayı size
öder. Artık 980 lira cebinizde. Bu tutarı kredi kartından çekseniz
muhtemelen 20 liradan çok daha fazla nakit çekme komisyonu ve faiz
ödeyecektiniz. Üstelik kayınçonuz da durup dururken 10 lira kazanmış
oldu. Ne kadar da harika değil mi? Bu tür bir finansal işleme dünyada
sadece bu topraklarda rastlayabilirsiniz, bilmenizde fayda var. Bu arada
insanlar sizi alışveriş yapıyor zannedeceklerdir; dostlar alışverişte
görsün, ne zararı var?


    *2- Kredi kartı virmanı*

Her banka kredi kartı veriyor. Bu kadar çok kart ne işe yarar diye
düşünmüyorsunuzdur herhalde. Bir gün gelir yarar. Diyelim ki kredi kartı
borcunuz var ve ödeyemediniz. Diğer karttan çekip kart borcunuzu
ödeyebilirsiniz. Onun ödeme günü geldiğinde de diğer karttan çeker onu
ödersiniz. Diyelim ki 8 kartınız var cebinizde. Bir tur 8 ay sürer.
Ortalama kart limitinizin 5.000 TL olduğunu varsayarsak kartlar sizi en
az 10 yıl götürür. Sonrasını o zaman düşünürüz.


    *3- 30 saniyelik vadeyle borçlanın*

Yeni yasa kredi kartı borcunun tamamının üç ay içinde ödenmesini
gerektiriyor. Aksi taktirde kartınız kullanıma kapanıyor. Ama siz asgari
tutarı zor ödeyen birisiniz. E ne olacak, kart kullanıma kapansın mı?
Elbette ki hayır. İnovasyona para harcamıyor denilen Türkler bu soruna
da çözüm bulmuşlardır. Arkadaşınızdan 30 saniye için borç alırsınız.
Parayı kredi kartınıza yatırırsınız. Ardından da hemen çeker ve
arkadaşınıza borcunuzu ödersiniz. Tam 30 saniye. Emin olun, bu kadar
kısa vade için kimse kimseden faiz ve teminat istemez. Çok sıkışırsanız
hiç tanımadığınız insanlar bile size 30 saniyeliğine borç verebilirler.
Yeter ki işin görülsün güzel abim!


    *4- Havale masrafsız havale*

Bir yakınınız size para göndermeyi planlıyor. Fakat malum havale
ücretleri yüksek. Durup dururken masraf ödemek adama koyuyor. E ne
yapalım, masraf mı ödeyelim yok yere. Elbette ki hayır. Türkün
çözemeyeceği finansal problem olamaz. Yapmanız gereken kullanmadığınız
bir kredi kartınızın numarasını yakınınıza vermektir. Kredi kartlarına
tüm para yatırmalar borç ödeme olarak algılandığından ilave masrafa tabi
değildir. Yakınınız havale edeceği parayı hiçbir masraf ödemeden kredi
kartınıza yatıracaktır. Siz de daha sonra bankaya giderek kartınızdaki
bu parayı hiçbir faiz ya da komisyon ödemeden rahatlıkla çekebilirsiniz.
Çünkü kredi kartlarındaki fazla bakiyeler ücretsiz çekilebiliyor. Hadi
iyisin yine, zekanla havale masrafından da yırttın.


    *5- Sözde kayıp/çalıntı blokesi *

Kredi kartı alışveriş oyununun jokeri artık. İnternet sitelerinden
telefondaki satışlara kadar her yere veriyoruz numarasını. Aklımız
sonradan başımıza geliyor elbet her Türk vatandaşı gibi. /*"Ülen, gaza
geldik, kredi kartı numarası verdik; ya şimdi para çekerlerse?"*/ Bu
düşünceyle gece uyumak oldukça zor tabi. Ne yapalım, sabaha kadar koyun
mu sayalım? Tabi ki hayır. Hemen çağrı merkezini arayıp kartınızı
kaybettiğinizi söyleyin ve yenisini talep edin. Görevlinin nerede
kaybettin, niye kaybettin, nasıl kaybettin gibi sorularına uydurma
cevaplar vererek tiyatro yeteneğinizi de ölçebilirsiniz.


    *6- Artı bakiye ile alışveriş*

Diyelim bir araba alacaksınız ve parayı da peşin ödeyeceksiniz. Homo
Economicus bir insansanız paranız varken kredi çekmek mantıklı değildir.
Ama bir Homo Canis-adustus bir insansanız bundan daha fazlasını
yapabilirsiniz. Yapmanız gereken basitçe şudur. Diyelim ki arabayı
50.000 liraya alacaksınız. Bu parayı öncelikle kredi kartına yatırın.
Sonra satıcıya kredi kartınızı verin ve araba karşılığı 50.000 lira
çekmesini isteyin. Satıcı memnuniyetle kabul edecektir. Peki bu
alışveriş size ne kazandırdı? Elbette ki bonus ve uçuş mili. Hem de
normal alışverişle bir yılda kazanacağından çok daha fazla. Tasarruf
dediğin de böyle yapılmıyor mu zaten.

Bu yöntemleri siz de uygularsanız hem bankaları alt edersiniz, hem de
Homo Economicus'tan (Sağduyulu İnsan) Homo Canis-adustus'a (Çakal İnsan)
tekamül etmiş olursunuz.

/*Unutma, Homo Canis-adustus. Okunurken son hece uzatılıyor dikkat et:
...tuuus diye. Neden mi; Türkçeye uygun olsun diye:*/ Çakaaal!



<!-- @page { margin: 0.79in } P { margin-bottom: 0.08in } H2 {
margin-bottom: 0.08in } H2.cjk { font-family: "SimSun" } H2.ctl {
font-family: "Mangal" } -->
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150604152040 Oraj Poyraz [email protected]
2015/06/05  04:11 4  58  1 undefined [email protected]

 

Kisinin sozu, amelinden cok olursa akli noksandir.

Anonim

Risale-i Nur peygamberimizin risaletini yani peygamberliginin bir
mirasini ustada verir

Said-i Nursi Iman Hakikatleri baslikli yazisinda.

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya
koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin
tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan
bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini
kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve
cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz
gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce
yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Kisir Dongu Safsatasi (Begging the Question Petito Principii) :
Sonucun kendisinin veya bir kisminin onermelerin icinde bulunmasi durumu.
Birinci onermenin ikinci bir onermeye atifta bulunularak desteklenmesine
ragmen ikinci onermenin de zaten birinci onerme ile destekleniyor olmasi
hali.
Ornek 1:
Tanri vardir cunku Incil oyle diyor.
Incil in dogru oldugunu nasil mi biliyorum?
Cunku onu Tanri yazdirdi, O asla yalan soylemez.
Ornek 2:
Arkadasim beni sevdigini soyledi.
Ona inanirim, cunku onun, sevdigi insanlara karsi yalan
soyleyebilecegini zannetmiyorum.
Ornek 3:
Butun cinayetler yanlistir.
Kurtaj bir cinayettir.
O halde kurtaj dogru degildir.
(Vargi, ikinci onermenin icindedir.
Kurtajin bir cinayet oldugu kabul edilmisse, sonuc da dogrudan kabul
edilmis demektir.)
Ornek 4:
O tembeldir, cunku calismayi hic sevmez.
Ornek 5:
Yalanci degilim.
O nedenle, butun soylediklerim dogrudur.
Ornek 6:
Sudan hafif maddeler yuzer, cunku bu tur cisimler suda batmazlar.
Ornek 7:
Eger bu hareket yasadisi degilse, kanunlar tarafindan yasak edilmemelidir.
Ornek 8:
Gazeteci:
Ozgecmisiniz cok etkileyici, fakat yine de baska bir referans gerekir.
Ayse:
Ali bana referans verir.
Gazeteci:
Guzel, ama Ali nin guvenilir bir kisi oldugunu nasil bilecegim?
Ayse:
Onun icin kefil olabilirim.
Ornek 9:
Hakim, Mehmet amcadan dogum tarihini sorar:
- Babam oldugu gunden iki gun sonra dogmusum hakim bey...
- Baban ne zaman olmus?
- Ben dogmadan iki gun once...
- Mehmet efendi, ben senden babanin olum tarihini, senin dogum tarihini
soruyorum...
- Anliyorum hakim bey...
Amma 2 gunluk cocuk okuryazar olmaz ki?
Ne bilsin babasinin dogum veya olum tarihini...
- Peki ya senin dogum tarihin?
-Allah Allah!...
Ne bileyim hakim bey, dogar dogmaz tarih yazacak durumda degilim ya...
Ornek 10:
Ogretmen derste sormus:
-Kuzeyim Karadeniz, Guneyim Akdeniz, Batim Ege...
Bilin bakalim ben kac yasindayim...
Arkadan bir ogrenci parmak kaldirmis:
-44 yasindasiniz ogretmenim...
-Ogretmen saskin:
-Dogru..
Peki nasil bildin?
- Benim yari manyak bir agabeyim var.
22 yasinda.
Onu ikiyle carptim sizin yasinizi buldum.
ogretmenim..
Guncel Ornek 1:
Cihet-i askeriyenin benden farkli hissettigini de sanmiyorum.
Kucuk bir ihtimalle, farkli hissediyorsa eger, onlar da yanlis bakiyor
ve yanlis dusunuyorlar demektir.
(Ilker Sarier, 2.9.2000, Sabah)
Yazar, askeriyenin kendisiyle paralel seyler hissettigini kendi
dogruluguna delil olarak sunuyor.
Ikinci cumlesi de birinci cumleyi destekler mahiyette yani yine benim
dedigim dogru benimle ayni dusunmuyorsa zaten yanlistir diyor.
Guncel Ornek 2:
Bana bir Cumhurbaskanligi gerekcesinden cok Anayasa Mahkemesi nin
yazdigi gerekce izlenimi verdi.
Zaten gerekcenin yazilis uslubu ve bicimi de Cankaya gerekcesinden cok
mahkeme zaptini hatirlatiyor.
Bu gerekceyi okuyan Anayasa Mahkemesi uyelerinin de ayni izlenimi
alacaklarini tahmin ediyorum.
(Ertugrul Ozkok, 22.8.2000, Hurriyet)
Yazar, ilk cumlede, gerekceli kararin uslubunun Anayasa Mahkemesi
uslubunu andirdigini soyluyor.
Ikinci cumlede de, gerekcenin zaten mahkeme tarzinda yazildigini anlatiyor.
Yani ikinci cumle birinciye delil olarak sunuluyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap