/*Bekir Coşkun:*/Kontrolsüz güç…

Hani iniş aşağı durmanız gerektiğini düşünürsünüz ama duramazsınız…
Ayaklarınız, kollarınız havada daireler çizer…

İçinizden /*"Durmam lazım, niye duramıyorum?"*/dersiniz…

Kafa ayaklara /*"dur"*/emri verir ya, ayaklar dursa da kafa gittiği
için, altı boş kalan kafadan anında ayaklara /*"koş"*/emri gelir…

Durayım derken daha da hızlanırsınız…

Sonunda son çare, orta bölgeyi devreye sokup kıç üstü oturur insan…

Bu /*"Kontrolsüz güç"*/dediğimiz şeydir…

Bu seçim olmaktan çıktı…

Bir yanda sesini seçmenlerine duyurmak isteyen siyasi partiler…

Öte yanda her türlü hukuksuzluğu, kuralsızlığı, kini, nefreti ile
meydanlara düşmüş…

Parlamenter rejimi yıkmak isteyen, kontrolsüz güç…

/*Arkasında:*/

Vali, kaymakam, savcı, yargıç, belediye başkanı, trafik, polis, zabıta,
okullar, milli eğitim, yurtlar, tapu müdürü …

YSK, AYM, TSK, DDK, MGK, YÖK, DİB, TMSF, TÜİK, THY, TRT, RTÜK, HSYK, AA,
TCDD, THM, TCK, YSE, DSİ, ASKİ, İSKİ, DMO, DPT, DİE, PTT, EGO, TFF, TZDK…

Ambar memuru, depo amiri, itfaiye, park ve bahçeler, temizlik işleri,
tedarik müdürü…

/*İnsanları sadece Cumhurbaşkanı’nın olduğu tarafa götüren:*/

Metro, otobüs, tren, gemi, Marmaray, ambulans, çöp kamyonu, kepçe, vinç…

Muhalefet partileri hangi meydana yönelseler bu orada…

Yetişiyor çünkü…

İstanbul’un fethini bile bir gün geciktirdi…

Sırf Adana’da 29 Mayıs’ta meydanı vermemek, İstanbul’da da 30 Mayıs’ta
meydanı kimseye bırakmamak için…

Kendi başbakanı Davutoğlu bir beyin oğlu dahi kurtulamıyor elinden…

Nerede kürsüye çıksa, bu peşinde…

Yargı emrinde…

Yargı görevini yapmak isteyen iki hakim şu anda hapiste, ibret-i alem
olsun diye…

Tabii ki Yüksek Seçim Kurulu o ne derse yapıyor…

Bu bir seçim değil…

Rezalet…

Esir alınmış devlet, teslim olmuş hukuk ve duramayan bir hırs ve nefret…

Kontrolsüz güç bu…

*

Dokuz gün sonra belki oturur…



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150529103206 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/29  11:28 4  58  1 undefined [email protected]

 

YALNIZCA
. . . . . .
Cicegim, bu yasamak degil
Tek tek
Ne geceler bir seye benzer, ne yollar boyle
Tek tek
Kuzular meler mi issizliklarda
Kus ucar mi
Kavaklar sallanir mi hic
Tek tek
Iste goruyorsun dogar yavasca
Buyur
Cogalir yildizlar
Tek tek
Iste goruyorsun kiyilarda
Baslar maviden
Kaplar mor dalgalar denizleri
Tek tek
Cicegim, olmaz ki daglar dag
Sular su
Olumler olum karanliklarda
Tek tek

Fazil Husnu DAGLARCA

Halifenin muttefiki olan Ingilizler Pinarbasi na dogru geliyorlar.
Onlarla birlik olup Kuva-i Milliyecileri yenecegiz.

Delibas Mehmet -1920
Ingiliz Karadeniz Ordu Komutani General Milne nin Londra ya Ingiliz
Genelkurmayi na yazdigi rapor dan

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya
koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin
tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan
bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini
kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve
cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz
gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce
yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Adam Karalama Safsatasi (Argument Against the Man) :
Bir kisinin onerileri yerine, onerinin reddedilmesini saglamak icin,
kisiye sovgu mahiyetinde yapilan saldiri.
Ornek 1:
Tanrinin olmadigini mi tartisiyorsun?
Sen bir delisin.
Ornek 2:
Baris: Hukumetin enflasyonu dusurmede basarili oldugunu dusunuyorum.
Taner: Ne o, hukumetten kemik mi bekliyorsun?
Ornek 3:
Senin mudur hakkinda soylediklerini duydum.
Nankor adam, sen mudurun o kadar ekmegini yedin!
Guncel Ornek 1:
Koksal Toptan, Mehmet Niyazoglu ndan 10 milyar dolari alirken bu paranin
kaynaginin ne oldugunu hic merak etmez mi?
Bu paranin vergisi odenerek kazanilmis bir gelir olup olmadigini hic
aklina getirmez mi?
Etmez.
Ve getirmez...
Cunku hortlak...
Hortlaklar hortlarlar...
Asla merak etmezler..
10 milyari ceplerine koyarlar.
(Necati Dogru, 15.8.2000, Sabah)
Yazar, Koksal Toptan a, Mehmet Niyazoglu dan aldigi paranin kaynagini
merak etmeden kullanmasi iddiasini hakaretle percinlemeye calisiyor..
Guncel Ornek 2:
Mrs.Merwe o gun Genel Kurul salonuna Nazli ablasinin kolunda, refakatte
giriyor.
O ablasi ki, gecmis yasamini herkes cok iyi biliyor.
Yalisinda duzenlenen partiler, verilen ickili davetler, sarap ve rakinin
su gibi aktigi gorkemli sofralar, sauna partileri..
Ve kocasini mektupla Demirel e $ikáyet etmekten utanmamis, en sonunda
kapagi Fazilet Partisi ne atip milletvekili olmayi basarmis bir
vatandasimiz!
(Emin Colasan, 30.8.2000, Hurriyet)
Yazar, Fazilet Partisi milletvekili olan Nazli Ilicak in gecmisiyle, su
anda bu partide olmasini bagdastiramiyor.
Bunun gerekcelerini de muhatabini asagilayarak anlatiyor.
Guncel Ornek 3:
Biz;yerine gore efendi de oluruz, nazik de!..
Hak edene kabalik yapmaktan da cekinmeyiz.
Ama; Luup-men lerin cirit attigi, gariban halkin kanini emdigi,
iliklerini somurdugu ve yetim hakki yiyip domuzlar gibi semirdigi bir
ulkede, gerekirse kabadayi da oluruz!
Soyguncu larin, vurguncu larin, dinsiz ve donsuz larin, lezbiyen ve homo
larin egemen olmaya calistigi ve de kendilerinden olmayan lari ayak
takimi gibi goren asagilik soysuz larin borusunun ottugu bir ulkede,
gerekirse ayak takimi olur, bozariz hepsinin fiyaka larini!
Uymayiz onlarin toplu seks partilerine!..
Bu yuzden uyumsuz gorunmekten de asla rahatsizlik duymayiz!
(Hasan Karakaya, 2.9.2000, Akit)
Yazar, adaletsizligin olmadigi yerde kibarligin geregi yoktur cikarimini
guclendirmek amaciyla, adaletsizlik yaptigini dusundugu kisilere hakaret
ediyor...
Guncel Ornek 4:
Fakat anlama ozurlu bir ogretmen, adi hic onemli degil, kendisinin ne
kadar fasist ve merhametten uzak bir zihniyete sahip oldugunun farkinda
bile olmadan, savundugum teze degil de sahsima yuklenen bir e-mail
gondermis.
(Ilker Sarier, 20.9.2000, Sabah)
Yazar, kendisini elestiren kisinin fikrine degil, kendisine saldirdigini
soyledigi sahsin fikirlerine degil kendisine saldirarak ayni safsataya
dusuyor...
Guncel Ornek 5:
Evet!
Limited akillarinca pek ince hesaplarla dokuduklari yazilar, gonul ve
mide bagiyla bagli olduklari hazretlere alenen hizmet etmektedir.
Ama bunlarin asil islevi, yillardir enseye tokat olduklari Cok Muhim
Zevat a bir telefonla is hallettirebilmeleri.
Iste milyon dolari, savcilara dosyalarin varligini unutturabildikleri
icin, polislere kostebeklik vs. hizmetleri verdirebildikleri icin,
icabinda pek gerekli bir KHK yi cirpistirtirabildikleri icin boyle ciddi
bir anahtar gorevini gordukleri icin hak ediyorlar.
Bir de bunlar her bes on yilda bir, bir muhim gazeteden digerine
transfer olurlar.
O zaman ortalik yikilir.
Sanki bir halt oldu!
Bu transferlerin de guc simsarligi liginde muhim karsiliklari var tabii.
Yoksa cidden, bunlar gazete degistirse ne yazar; o can $ikici
formullerle isleyen koselerini yazsa ne yazar, yazmasa ne
Yazar.(Perihan Magden, 14.10.2000, Radikal)
Yazar burada, bazi gazetelere transfer edilen kose
Yazarlarini tavirlarini hakaret ederek elestiriyor.
Guncel Ornek 6:
Sahsen ben, demokrasiyi bir turlu sevemiyordum.
Inancimin demokrasiye ihtiyac duyacagina inanmiyordum.
Demokrasi yokken, biz, uc kit aya 7 denize hakimdik.
Simdi emperyalistlerin kolesi durumuna dusmustuk.
Hindistan a gitsem, inegin onunde onumu dugmelerdim.
Gerci bu bana zor da gelmezdi.
Zira nice okuzlerin karsisinda onumuzu iliklemeye zaten alismistik.
(Huseyin Uzmez, 9.10.2000, Akit)
Yazar, birilerinin karsisinda saygi gostermek zorunda kalisini mecburen
saygi gosterdiklerini asagilayarak anlatiyor.
Guncel Ornek 7:
Dolayisiyla, bizim serserilerin Katmandu ozlemi bile, cok gereksiz bir
Amerikan ozentisi olabilmisti ancak...
Ulan, elin Amerikalisi nin sorunu o, bizi baglamaz, biz istedigimiz
zaman gider herhangi bir torbacidan aliveririz plakayi da diyemiyorlardi
salaklar...
Sonra ne mi oldu?
Kimi genc yasinda sebil oldu, ziyan oldu gitti, kimi topluma donup coluk
cocuga karisti...
Burada da, Amerika da da...
Simdi cikip da Katmandu edebiyati yapmalarina biz agzimizla gulmeyiz.
Hele gunumuzde buna hic gerek yok, cunku genclik artik bol ve kolay
uyusturucu da bulabiliyor, sehirli ve parali kesimi tavsanlar gibi
hababam da ciftlesebiliyor...
Yani bir nevi kucuk Amerika olduk bile...
Haa, sanayi toplumunun getirdigi ozel sorunlardan bunalmak istiyorsaniz,
once o sanayiyi kurun da $ikintisini ondan sonra yasarsiniz!
Katmandu ha? ..
Hadi yuruyun be emekliligi gelmis kart zibidiler.
(Engin Ardic 11-10-2000 Star )
Yazar, muhataplarini elestirirken, elestirilerini hakaretleriyle
destekleme gayreti gosteriyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap