*Maliye Bakanını anlamak için bilmeniz gereken 5 safsata!*
      
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/05/maliye-bakann-anlamak-icin-bilmeniz.html>

Devlet araçlarına harcanan paranın çerez parası kadar olduğu açıklaması
farklı yorumların oluşmasına neden oldu. Bu açıklamaya herkes kendi
sağduyusuna göre yorum yaptı. Peki ama acaba olayın özünü anlayabildik mi?

Bir anlam ifade ediyorlarmış gibi kurnazca uydurulan, ama titiz bir
incelemede doğru olmadığı anlaşılan bu tip sözler orijininde çarpık bir
mantık yansıtırlar. Doğru ve yanlış arasındaki akıl yürütmenin ayrımını
yapan disiplin /*"Mantık"*/a göre bu tür sözler /*"safsata"*/dır. Yani
ilk bakışta doğru gibi gözüken ama yakından bakıldığında kendilerini ele
veren sahte argümanlardır.

Öyleyse gelin hep beraber bu bakış açısı ışığında Maliye Bakanının
sözlerini Mantık disiplini ekseninde masaya yatıralım ve açıklamalarında
hangi safsataları kullandığına yakından bakalım.

Maliye Bakanını anlamak için bilmeniz gereken 5 safsata:


    *1- Asıl meselenin göz ardı edilmesi safsatası (Ignoratio elenchi)*

Konunun özünün bilerek kaçırılmasını ifade eder. Şu fıkranın anlattığı
gibi: Adamın biri sokak lambası altında bir şey aramaktadır. Geçen biri
onu görür ve ne aradığını sorar. Adam anahtarını kaybettiğini ve onu
aradığını söyler. Burada mı kaybettiniz diye sorar yoldan geçen yabancı.
Hayır der bizimkisi, şuradaki çalıların orada kaybettim ama burada ışık
daha iyi.

Şimdi Bakanın açıklamasına yeniden bakalım:

/*"Devletin araçlarına harcanan para Türkiye'nin milli gelirinde çerez
parası bile değil."*/

Bu açıklama ile meselenin göz ardı edildiği açıktır. Kendi içinde
geçerli olabilecek bir noktaya dikkat çekilerek alakasız bir sonuç
desteklenmektedir. Bu araçlara ne kadar yüksek bir meblağ harcandığı göz
ardı edilerek oransal bir bayağılaştırma yapılmaktadır.

Eğer bu safsatı anlaşıldıysa şu örneklerin verilmesi de kolayca mümkün
olabilir: /*"Asgari ücretin %80 arttırılması milli gelir içinde çerez
parası bile değildir"*/ veya /*"Emeklilere verilecek ilave 500 lira zam
milli gelir içinde çerez parası bile değildir."*/ Herhalde konu
anlaşılmıştır.


    *2- Korkuluk safsatası (Straw man argument)*

Bu safsata ile gerçek rakibe değil yarattığınız korkuluğa saldırırsınız.
Düşmanınıza sahip olmadığı bir kişilik atfedip sonra bu kişiliği
yüzünden ona saldırırsınız.

Şimdi Bakanın açıklamasını eleştirenlere verdiği yanıta bakalım:

/*"Zavallılar meydanlarda bunu kullanıyorlar."*/

Muhalefet partileri /*"zavallılar"*/ şeklinde kişiselleştirilerek
korkuluğa çevriliyor. Artık bu korkuluğa rahatça saldırılabilir. Çünkü
bunlar akıl, bilgi ve düşünce yönünden zavallılardır; ne ekonomiden
anlarlar, ne de mantıktan.

Korkuluk safsatasını birkaç örnekle daha pekiştirebiliriz: /*"Siz
ahlaksız nesiller mi yetişsin istiyorsunuz"*/, /*"Evrime mi inanıyorsun,
maymundan geldin demek ki"*/ ya da /*"Müstehcen yayınlar için Taksim'e
çıktılar"*/. Korkuluk safsatası artık halkımızın ortak düşünce şekli.


    *3- Bir bilen safsatası (Argumentum ad verecundiam)*

Bir argümanı, güvenilir ve prestij sahibi olarak kabul edilen kişilerden
destekleyici alıntılar ve fikirlerle savunmayı ifade eder.

Maliye Bakanı, taşıt harcamaları konusunda eski bir açıklamasında şöyle
diyor:

/*"Sayın Başbakanımızın bizi ziyaretinde kendisine brifing verdik.
Gelecek seneden itibaren (...) taşıt ve hizmet binaları kiralama
konularında israfı engelleyen yeni model yapacağız. Bu hassasiyetini ben
Maliye Bakanı olarak çok takdir ediyorum."*/

Hani hepimiz yaparız ya, uzay-zaman hakkında konuşurken Einstein'den bir
alıntı ile fikrimizi destekleriz. Çünkü anlattığımız konu bizi biraz
aşmakta ve inandırıcılığımız kaybolmaktadır. Burada da Maliye Bakanının
Başbakanı takdir etmesi bu anlama geliyor. Bu araç mevzusu uzay-zaman
gibi karmaşık bir konu ve Maliye Bakanını biraz aşıyor. O da bir büyüğün
merhametine sığınıyor. Yani aslında daha yıllar önceden bu araç mevzuunu
tam olarak yönetemediği ortada.

Bir bilen safsatasını bilmeyen yoktur herhalde: /*"Koskoca
mühendis/doktor/Bakan, yalan mı söyleyecek!"*/


    *4- Teksaslı keskin nişancı safsatası (Texas sharpshooter fallacy)*

Konuyla alakasız bilgileri yorumlayarak konuyla alakalı gibi göstermeyi
amaçlar. Tıpkı Teksaslı nişancının hedef tahtasına ateş etmek yerine,
ahır kapısına üç-beş el ateş edip açtığı deliklerin etrafına bir hedef
çizmesi gibi; bak, hedefi tam ortadan vurmuşum!

Maliye Bakanının daha önce attığı bir twit şöyleydi:

/*"Sağlık göstergelerinde önemli iyileşme sağladık. Doğumda beklenen
yaşam süresi, 2002: 72, 2013 77"*/

Yaşam süresi gibi doğum yılı, yaşı, demografik faktörler, cinsiyet,
savaşta ölenler, doğum ve sonrasında ölenler gibi devlet otoritesiyle
yönetilmesi zor konular, iki yılın kıyaslaması yapılarak sanki
yönetilmiş gibi sunuluyor. Tam isabet!

Bir zamanlar kutsal kitapların şifresini çözdüklerini söyleyenler de
aynı tekniği kullanıyorlardı. Yabancısı değiliz aslında.


    *5- Hatalı ikilem safsatası (False dilemma)*

Sadece iki alternatif varmış gibi sunulan safsatadır.

Maliye Bakanının eski bir demecine bakalım:

/*"İngiltere'de Bakan olsaydım işime bisikletle gitmeyi tercih ederdim.
Türkiye'nin şartları bu zırhlı araçları gerektiriyor."*/

Bir an için dünyanın Türkiye ve İngiltere'den ibaret olduğunu düşünüp
mantıklı buluyorsunuz ama aslında yapılan, hileli iskambil kağıtlarının
gösterişli şekilde dağıtılmasından başka bir şey değil. İkna edemiyorsan
kafasını karıştır!

Son derece alışık olduğumuz bir düşünce şekli aslında. /*"Sağcı değilsen
kesin solcusun"*/, /*"Dindar değilsen tinercisin"*/ ya da /*"taraf
olmayan bertaraf olur"*/.

Özetle, biraz mantık bilirsen söylenileni daha iyi anlarsın, beybaba!



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150528144633 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/28  22:09 4  58  1 undefined [email protected]

 

Yanlislikla cevirdiginiz bir telefon numarasi hicbir zaman mesgul calmaz
ve biri daima cevap verir.

Yanlis Numara Kurali
Murphy Kurallarindan

Resulullah sav buyurdular ki:
Dunyada ipegi, ahirette nasibi olmayanlar giyer.

Buhari, Libas, 25; Muslim, Libas 6, 2068
Nesai, Zinet 91,8, 201

Yalan soyleyin mutlaka inanan cikacaktir. Olmazsa yalana devam edin. Bir
seyi ne kadar uzun sure tekrarlarsaniz, insanlar ona o kadar fazla
inanirlar.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap