Zeynep Altıok Akatlı'dan sansür açıklaması

<http://www.kimseduymasin.com/haber-3226-zeynep-altiok-akatli-dan-sansur-aciklamasi.html>

AutoResizeImage.file:///C:/Users/DR-KRA~1/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.jpg
<http://www.kimseduymasin.com/haber-3226-zeynep-altiok-akatli-dan-sansur-aciklamasi.html>12
Mayıs 2015

Dumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Adayı Zeynep Altıok Akatlı,
Devlet Çoksesli Korosu'nun “Fazıl Say ve Metin Altıok Ağıtı” ile ilgili
bildirisi hakkında basın açıklaması yaptı. Altıok Akatlı “ Devlet
Çoksesli Korosu’nun yaptığı sansür açıklaması yanıltıcı bilgiler
içermekte” diyerek şu açıklamayı yaptı.


    *SANSÜR MADIMAK KATLİAMINA UYGULANMIŞTIR *

Devlet Çoksesli Korosu ile dünyaca ünlü bestecimiz piyanist Fazıl Say
arasında bir süredir yaşanan *"sansür"* tartışmasının ardından koro
tarafından yayınlanan bildirinin; sansüre karşı dik duran, iktidar ve
iktidarın yandaş akıllarıyla mücadele eden Fazıl Say’ı adeta hedef
alarak *"sansüre razı (!) geldiği"* yönünde yanıltıcı bilgiler içermesi
nedeniyle konuya açıklık getirmeyi görev biliyorum.

Dilindiği üzere 3 Temmuz 2003 tarihinde, 31. Uluslararası İstanbul Müzik
Festivali’nde *“Metin Altıok Oratoryosu”*nun sonundaki 3 dakika 20
saniyelik Sivas Katliamı görüntüleri, dönemin Kültür ve Turizm Bakanı
Erkan Mumcu'nun eserin son bölümünde barkovizyonda yer alan Madımak
yangını görüntülerinden rahatsızlık duyarak bu görüntüler kaldırılmadığı
takdirde koroyu çekeceği yönündeki tehdidi ile sansürlenmiştir. Sansürün
ardından bakanın *"karşıt görüşün propagandasına izin mi verseydim"*
sözleri basında yer bulmuştu. Devlet Korosu çalışanlarının bildirgesinde
yer alan Fazıl Say'ın sansüre rıza gösterdiği bilgisi doğru değildir.
Zira eğer Fazıl Say bu sansüre rıza göstermiş olsaydı aylarca emek
vererek bestelediği eser sadece bir kez değil bildirgede ifade edildiği
gibi *"defalarca"* sahnelenir, turnelere çıkardı. Sansüre boyun eğmeyip
görüntüler olmaksızın bu eseri icra etmeme kararı Fazıl Say'a aittir.
Sanmıyorum ki dünyada koca bir oratoryonun tek seferlik icrasına başka
bir örnek olsun. Eserin o tek seferlik icrası ise kamuoyunu yanıltacak
şekilde aktarıldığı gibi sansüre boyun eğerek değil, konsere saatler
kala ortaya çıkan ve çözümsüz kalan gelişmelere bağlı olarak açık hava
tiyatrosunda beklemekte olan 5000'e yakın sanatsevere duyduğumuz saygı
nedeniyle ortak kararımızla gerçekleşmişti. O gün sansür sadece “Metin
Altıok Oratoryosu”na değil “Madımak Katliamı”na da uygulanmış, hem sanat
hem de insanlık hedef alınmıştır.


    *KABUL EDİLEMEZ BİR AÇIKLAMA *

Der şey bir yana, yapılan yazılı açıklamada yer alan *"koromuz sadece
bir kez sansüre maruz kalmıştır"* açıklamasını kabul edilemez bulduğumu
belirtmek isterim. Böylesi ciddiyetsiz bir açıklama sanatçı ve aydın
sorumluluğuna yakışmıyor. Bu sansürü meşrulaştıran, makulleştiren bir
yaklaşımdır. Koro mensupları Carmina Burana adlı eserin *"teknik
nedenlerle"* kaldırılmasını da makul bulmuş olabilirler ancak *"Fazıl
Say konuşmasaydı sansür olmazdı"* yaklaşımı *"Aziz Nesin tahrik
etmeseydi Madımak olmazdı"* demeye benziyor. Unutmasınlar ki sanatın
üzerindeki baskı *"bizim başımıza gelmedi"* ya da *"sadece bir kere
oldu"* diye geçiştirilemeyecek kadar ağır. Belgeseller, filmler,
kitaplar, oyunlar sansürlenirken sessiz kalarak, tahriki gerekçe alarak
sanatçı olunur mu? Boyun eğenler bari aslı olmayan gayretkeş
açıklamalarla direneni hedef almasınlar.


    *ÇOK SESLİ KORO, TEK SESLİ HALE GETİRİLMİŞTİR *

Biz AKP iktidarının sanatın her alanında uyguladığı sansür ve baskıları
CHP Kültür Sanat Platformu olarak her ay raporluyor ve yakından takip
ediyoruz. İktidar tarafından sanata ve sanatçılara karşı 13 yıldır
uygulanan ağır baskı dikkate alındığında, Devlet Çoksesli Korosu
tarafından yapılan bu açıklama ciddiyetten uzak ve inandırıcı değil.

Görülüyor ki Devlet Çoksesli Korosu, AKP iktidarı döneminde sansürcü
zihniyeti temsil eden “tek sesli koro” haline getirilmiş.Onlar devletin
korosu olmayı, halka değil devlete hizmet etmeyi seçmiş olabilirler ama
mızrak çuvala sığmıyor!

Birgün Metin Altıok Ağıtı'nı yine sahnede dinleyebilmenin umuduyla...

 

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150512155116 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/13  11:58 4  58  1 undefined [email protected]

 

DELIKLI SIIR
. . . . . .
Cep delik cepken delik
Yen delik kaftan delik
Don delik mintan delikKevgir misin be kardeslik?

Orhan Veli KANIK

Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor : Resulullah aleyhissalatu
vesselam buyurdular ki :
Cehennem atesi bin yil yakildi. Oyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil
daha yakildi , oyle ki beyazlasti. Sonra bin yil daha yakildi. Simdi o
siyah ve karanliktir

( Tirmizi )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya
koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin
tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan
bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini
kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve
cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz
gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce
yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Dayatma Safsatasi (Fallacy of Is to Ought ) :
Tanimlayici anlamlar iceren terimlerin dayatilmasi suretiyle, bunlarin
kabullenilme zorunlulugunu ortaya koyma iddiasi
Ornek 1:
Kapitalizm en iyi ekonomik sistemdir. Dolayisiyla, tum toplumlar
kapitalizmi benimsemelidir.
Ornek 2:
Turkiye yi ceteler yonetiyor.
Bir ceteye uye olmazsak kesinlikle yasayamayiz.
Ornek 3:
Suleyman Demirel aralarindaki en tecrubeli adamdir.
Ona oy vermek lazim.
Ornek 4:
Arkadas bizdendir.
Isini ona gore gor.
Guncel Ornek 1:
Bana dunyanizdan uc sey sevdirildi:
1. Guzel koku.
2. Kadin 3.
Gozumun nuru namaz. (Hadis sahihtir.) Hadisi serifte siralanan uc sey
vardir.
Guzel koku, kadin ve namaz.
Kadin, guzel koku ile namazin arasinda zikredilmistir.
Elbette ki bunun bir hikmeti vardir.
Cunku kadin, koklanarak kendisiyle ferahlik duyulacak ve namaz gibi
kutsal bir varlik olarak anlasilacaktir.
Bu ozellik ve hususiyetlerle donatilmis bir kadin ile evlilik yapip da
huzurlu yasamamak akil ve mantik disidir.
(Abdullah Buyuk, 25.8.2000, Akit)
Yazar, Hadisten yola cikarak tanimladigi kadinlarla evlilik yapip
huzurlu yasamamanin akil ve mantik disi oldugunu soyluyor/dayatiyor,
Guncel Ornek 2:
Japonlar in tarifiyle temel formul su:
Once Japonya, sonra sirketim, sonra ailem, sonra da ben!..
Demek ki bizim icin de tartisilmaz formul belli:
Once Turkiye, sonra sirketim, sonra ailem, sonra da ben.
(Ilker Sarier, 31.8.2000, Sabah)
Yazar Japonya icin gecerli olan formulun bizim icin de gecerli oldugunu
ve bunun da tartisilamayacagini dayatiyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap