Belgelerle 12 Eylül'ün faturası
1
2 Eylül darbesinin başındaki, dönemin Genelkurmay BaşkanıKenan Evren 98
yaşında yaşamını yitirdi. Evren, CIA’nın istasyon şefi Paul Henze’nin
‘*Bizim oğlanlar başardı’*dediği Amerikancı iktidarların
oluşturulmasının mimarıydı
* Belgelerle 12 Eylül'ün faturası <#mozTocId53069>
o 12 EYLÜL İDEOLOJİSİ: TÜRK-İSLAM SENTEZİ <#mozTocId100829>
o FETHULLAH GÜLEN ÖVGÜYLE KARŞILADI <#mozTocId627070>
o KEMALİZM OLDU KENANİZM! <#mozTocId50791>
o HER TARAFTA ŞERİAT DERSLERİ <#mozTocId789978>
o 12 EYLÜL'ÜN AĞIR FATURASI <#mozTocId377375>
o HÜCRE PENCERESİNDEN ERDAL'A GÜLÜMSEMEK... <#mozTocId543649>
o 'ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?' <#mozTocId461417>
o EVREN'İN DAİRELERİ <#mozTocId471439>
11 Mayıs 2015 Pazartesi 09:37
KENAN Evren, CIA’nın istasyon şefi Paul Henze’nin “/*Bizim oğlanlar
başardı”*/dediği 12 Eylül darbesi’nin mimarıydı. Evren’in darbesi sadece
12 Eylül karanlığında kalmadı, kendi iktidarlarını da yarattı. 12 Eylül
Amerikancı rejiminin üretiminden Özallar, Çillerler ve son olarak da AKP
hükümetleri doğdu. Ancak 12 Eylül’ün devamı olan AKP hükümeti 2012
yılında “/*darbecileri yargılıyoruz”*/adı altında göstermelik bir 12
Eylül Davası başlatmış ve dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile
dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya ‘yı yargıladığını
iddia etmişti. 12 Eylül iddianamesine ne idamlar ne faali meçhuller, ne
de Kenan Evren’in esas suçları girmişti. Tam da bu süreçte Aydınlık ses
getirecek bir yazı dizisine imza attı. “/*12 Eylül iddianamesini
yazıyoruz”*/adlı bir yazı dizisi başlatarak o döneme ışık tuttu ve 12
Eylül darbecilerinin gerçek suçlarını belgeleriyle yazdı. İşte o yazı
dizisindeki Kenan Evren’e ilişkin bazı bölümler;
12 EYLÜL İDEOLOJİSİ: TÜRK-İSLAM SENTEZİ
27 Mayıs İhtilalinin yarattığı özgürlükçü ortamla serpilen ve gelişen
Kemalist-Sosyalist gençlik hareketi, 12 Mart muhtıracılarının “/*Sosyal
gelişme, ekonomik gelişmeyi aştı”*/sözüyle tırpanlanmaya çalışıldı.
Kontrgerillacılar tarafından ‘*Balyoz’*hareketleriyle öncüler, bireysel
teröre itildi ve kırıldı. Bununla da yatinmeyen 12 Martçılar, kısıtlı da
olsa Anayasa değişikliği ve yasalardaki kısıtlamalarla gelişmenin önüne
geçmeye çalıştı. Ancak önleyemediler ve toplumsal uyanış giderek arttı.
Öyle ki, Bülent Ecevit’in CHP’si 1977 seçimlerinde yüzde 41 oy aldı. Bu
oya rağmen Ecevit, hükümet Aydınlık
<http://www.aydinlikgazete.com/politika/belgelerle-12-eylul-un-faturasi-h69671.html>kuramaz
oldu. 1977 sonrası Türkiye, tertiplerle 12 Eylül 1980 darbesine
sürüklendi.12 Eylül’ün amacı Türkiye’yi, ABD ve Avrupa’nın isteği
doğrultusunda yapı değişikliğine götürmekti. Ekonomisi bugüne göre
‘*aşırı devletçi’*olan Türkiye’nin, iç piyasasını 24 Ocak kararlarıyla
küresel piyasalara açacaklar ve Kemalist ideoloji yerine de -ABD’nin
uzun süredir Sovyetlere karşı uygulamaya çalıştığı ‘*Yeşil Kuşak
Projesi’*çerçevesinde- ‘*Ilımlı İslâm’*olan ‘*Türk-İslâm Sentezi’*ni
koyacaklardı. Bu paket pragramı uygulamak için de ‘*sopa’*lazımdı. O
‘*sopa’*da Kenan Evrenler üzerinden, darbe ortamında toplumun kafasına
uygulamalarla bir bir indi!
FETHULLAH GÜLEN ÖVGÜYLE KARŞILADI
12 Eylül’ü Fethullah Gülen büyük sevinçle karşıladı. Sızıntı dergisinin
ilk sayısında Gülen şu ifadeleri kullanır: “/*Karakol sükûnetin, huzurun
ve emniyetin remzidir. Orada düzen, orada huzur ve onda gözlerin uyanık
oluşu, umumi emniyet ve muvazenenin en büyük teminatıdır. (...)
Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz.”*/
KEMALİZM OLDU KENANİZM!
Evren’in uyguladığı politikalar Fethullah Gülen hareketini yarattı.
Başta polis olmak üzere birçok kuruma sızmasına ve ‘*resmi
kabul’*görmesine neden oldu. Bu, durumdan ‘*yararlanma’*değil
politikanın ta kendisiydi. Evren’in, devrimle kurulan Türkiye
Cumhuriyeti’ni her tarafa donattığı heykellerle, ‘*laiklik’*çağrısı
yapan ayetlerle, Arabistan’a yapılan toplu Hacc ziyaretleriyle
dönüştürmesi; Kemalizm adına Kenanizm yapması 12 Eylül’ün felsefesi
gereğiydi.12 Eylülcüler, Atatürk’ün mirasını yok ederek
‘*Atatürkçülük’*yaptı.
HER TARAFTA ŞERİAT DERSLERİ
12 Eylül yönetimi liselerde din dersini seçmeli hale getirdi. Sıralarda
namaz kılma o günlerde başladı. Öğrenciler ilk günler garipsedi ancak
zamanla alıştılar. Öyle ki bu uygulama okullardan kışlalara, oradan da
cezaevlerine kadar; hatta köy- kasaba meydanlarına kadar sürdü.
12 EYLÜL'ÜN AĞIR FATURASI
12 Eylül dönemini anlamak için şu rakamları mutlaka göz önünde tutmak
gerekiyor: 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi
fişlendi, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için
idam cezası istendi, 517 kişiye idam cezası verildi, 50 kişi infaz
edildi, idamı istenen 259 kişinin idam kararı TBMM’ye gönderildi, 71 bin
kişi TCK’nın 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin 404 kişi
‘*örgüt üyesi olmak’*suçundan yargılandı, 388 bin kişiye pasaport
verilmedi, 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi, 300 kişi kuşkulu
şekilde öldü, cezaevlerinde 299 kişi yaşamını yitirdi, 14 kişi açlık
grevinde öldü, 16 kişi ‘*kaçarken’*vuruldu, 95 kişi
‘*çatışmada’*öldürüldü, 73 kişiye ‘*doğal ölüm’*raporu verildi, 43
kişinin ‘*intihar ettiği’*açıklandı, 937 film sakıncalı bulunduğu için
yasaklandı,?14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi yurt
dışına çıkmak zorunda kaldı, 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu, 3
bin 854 öğretmen, üniversitede görevli, 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin
işine son verildi, 400 gazeteci için 4 bin yıl hapis cezası istendi, 31
gazeteci cezaevine girdi, 300 gazeteci saldırıya uğradı, 3 gazeteci
silahla öldürüldü...
HÜCRE PENCERESİNDEN ERDAL'A GÜLÜMSEMEK...
Mamak’taki işkencelere şahit olanlardan birisi de Vatan Partisi Genel
Başkanı Doğu Perinçek’tir. Perinçek, Erdal Eren’le komşu koğuşlarda
kalır. Havalandırmada göz göze gelirler ancak bir defa konuşma nasip
olur. O da izinle. Perinçek onu yıllar sonra şu ifadelerle anlatır:
“/*Havalandırmada göz göze geldiğimizde gördüğüm temiz çocuk yüzü de
gözlerimde hâlâ.”*/Erdal Eren ölümü güleç yüzüyle bekler havalandırmada.
Bu aslında mesajdır. “/*İdam kararı, Askeri Yargıtay’da onaylanınca,
bizim hücreler bölümünden alıp götürdüler Erdal’ı. Lambası dışarıda,
karanlık bir hücreye koydular. Gazeteci Savaş Ay orada onun
fotoğraflarını çekti. (...) Erdal Eren’le göz göze gelmek, ona gülerek
de olsa bir merhaba demek; işte o anların tarif edilmez mutluluğu da
buydu. Bir insana gülümsemek, her zaman güzeldir. Ama hücre
penceresindeki Erdal’a gülümsemek kadar güzelini yaşamadım.”*/(2000’e
Doğru, 20 Eylül 1987)
'ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?'
Kenan Evren’in yurt gezilerinde yaptığı konuşmalar meşhurdu. Bunlardan
birisi de 3 Ekim 1984 günü Muş gezisi sırasında yaptığı “/*Şimdi ben,
bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam
etmeyeceğim, ömür boyu ona bakacağım. Bu vatan için kanını akıtan bu
Mehmetçiklere silah çeken o haini ben senelerce besleyeceğim. Buna siz
razı olur musunuz?”*/şeklindeki tarihi konuşmaydı.... Evren’in bu
açıklamaları işkencecilere güç verdi. İşte bundan cesaret alanlar Mamak
ve Diyarbakır’da daha bir cesaretle işlerini görüyorlardı!
EVREN'İN DAİRELERİ
Kenan Evren, 12 Eylül döneminde sadece işkenceler, baskılar ve veciz (!)
açıklamalarıyla gündeme gelmedi. 2000’e Doğru Dergisi, 18 Ocak 1987
tarihli sayısında Evren’in kızlarına -o günün bir dairenin kira
fiyatına- alınan iki daireyi gündeme getirdi. Tapu kayıtlarına göre
Evren’in kızları Şenay Gürvit, Miray Göksu ve Gülay Alpaslan ile Mehmet
Ali Alpaslan, 2 yıl önce İstanbul Etiler Ulus semtinde müteahhit Tekin
Günver’den Boğaz manzaralı, 2 süper lüks daireyi 750 bin ve 1 milyon 350
bin lira karşılığı, toplam 2 milyon 100 bin liraya satın aldı.
Emlâkçılar, aynı semtte benzer dairelerin o gün için değerinin 400
milyon lirayı bulduğunu belirtiyor. Aylık kira ise 2 milyona kadar
yükseliyor. Haberimiz üzerine İstanbul Basın Savcılığı tarafından
“/*Cumhurbaşkanına ima yoluyla hakarette bulunulduğu”*/ileri sürülerek
soruşturma açıldı. Dergimizin emektar Yazıişleri Müdürü Fatma Yazıcı’ya
‘*Evren’*e ima yoluyla hakaret’ gerekçesiyle 1 yıl 4 ay ceza verildi.
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150511144449 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/11 15:41 4 58 1 undefined [email protected]
Senin icin cok sey ifade eden birisiyle tanisirsin. Uzucu olan sey o dur
ki, iyice alistiktan sonra biribirinize uygun olmadiginiz anlasilir,
birakmak zamani gelmistir.
Anonim
Ebu Hureyre ( Radiyallahu Anh ) soyle dedi : Rasulullah ( Sallallahu
Aleyhi ve Sellem ) :
Cehennemde kafirin iki omuzu arasi , sur atli bir suvari yuruyusu ile uc
gunluk mesafedir buyurdu.
( Muslim - Buhari )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.
Bir kisisel Tanri anlayisi benim ciddiye alamayacagim antropolojik bir
kavramdir.
It seems to me that the idea of a personal God is an anthropological
concept which I cannot take seriously.
Kaynak: Albert Einstein, 1947; from Banesh Hoffmann, Albert Einstein
Creator and Rebel, New York: New American Library, 1972, p.95.
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.