Abla doğrusunu söylemiş, o yüzden ilettim.

Saldım çayıra mevlam kayıra durumu.
Ya da bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

Oraj POYRAZ([email protected] / [email protected])           
L2fSIJNoA0xfSNxA    

------------------------------------------------------------------------


  S. FİGEN ÖZEN : */"O Masa !"/*

Biz */"ana düşman"/*ı unutup, kişilerle uğraşırken, ana düşmanın
yardakçıları yeni hesaplar peşinde koşacaklardır.

Örneğin biri çıkacak, */"Vatanseverlere bir bilmecem var"/* diyecek, bir
parti genel başkanı hakkında bilinen gerçekleri isim vermeden,
sıralayacaktır.

Saygı çerçevesinin dışına çıkan yorumlar, suçlamalar birbiri ardına
sıralanacak ve Amerika’nın kurduğu iki parti AKP ve HDP göz ardı
edilecektir.

Bu iki partinin de bir Amerikan projesi olduğu unutulacaktır.

AKP’nin CFR talimatlı bir parti olduğu elbette bilinen bir gerçektir.

Ve onlar alanı boş buldukları için istedikleri gibi at koşturacaklardır.

Tarafsız olması gerektiğini ve */"Çözüm süreci"/*nin baş mimarı olduğunu
unutan saraydaki adam; işine geldiği gibi meydanlarda konuşacak, */"
Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldım"/* dediğini unutturmak
gayretiyle hamasi nutuklar atacaktır.

Ne Oslo müzakereleri ne de İmralı-Öcalan müzakereleri; müzakereyi bir
kenara bırakın mütarekelerinde sergilediği tutumu inkar edecek, büyük
bir rahatlıkla */"Kürt sorunu yoktur. Ortada masa ve taraftarlar
yoktur."/* diyecektir.

Elinde Kur’an kürsüden ettiği yemini unutmuşçasına, bir siyasi parti
genel başkanı gibi davranacak, gene ALLAH’la aldatmaya devam edecek,
daha dün heyetler yolladığı Kandil’i */"Zerdüşt"/* dinini uygulamakla
suçlayacaktır.

Bir başka partinin çoktan kırıp attığı, ucunu en körelttiği
*/"milliyetçilik"/* oku için, biat kültürünün kefenlediği beyinleri
hedef olarak kabul edecektir.

Eğri oturup, doğru konuşmanın tam zamanıdır. Üstelik korkunun ecele de
faydası yoktur. Hele bizim tatlı su solcuları, alaca karanlık aydınları
HDP’nin baraj altında kalmaması için özgürlük, demokrasi nutukları
atarken ana düşmanı ve gerçek tehlikeyi işaret etmek görevden de öte
yurttaşlık gereğidir.

Koalisyon ortakları, ABD projesi her iki partinin de hedeflerinde
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüdür.

Birinin hayalinde eyaletlere bölünmüş, başkanlık sistemiyle yönetilen
Türkiye vardır. Diğerinin kafasında –ki onlar Wilson’un gayr-ı meşru
çocukları ve Taşnak Partisi, Hoydun Cemiyeti’nin artıklarıdır- özerk
Kürdistan Devleti…

/"HDP’li Sırrı Süreyya Önder, *"Ortada masa ve taraflar yok"*/diyen
Tayyip Erdoğan’a cevap verdi: Doğru değil. İmralı’da bu masanın aynısı
vardı

Süreç hükmünü yitirdi

Ortada bir masa olduğunu fakat koltukların boş kaldığını vurgulayan
Önder, */"Bu yöntem Cumhurbaşkanı’nın yürüttüğü itibarsızlaştırma
anlamında hükümetin de buna sahip çıkmamasıyla an itibariyle hükmünü
yitirmiştir. Şimdi hangi aydın, hangi akademisyen, hangi siyasetçi,
hangi kanaat önderi komisyonda yer almayı kabul edebilir"/* ifadelerini
kullandı.

BM ve AP’ye çağrı

Önder taleplerini şöyle sıraladı: Görüşmeler devam edecekse Öcalan’ın
statüsü yasal çerçeveye alınmalı. Uluslararası gözlemcilerin BM, Avrupa
Parlamentosu ve Uluslararası Af Örgütü’ne bu meselede devreye girmeleri
çağrısı yapıyor, hükümeti yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz. Bize
verilen sözlere ve varılan mutabakata sahip çıkılmalı.

Erdoğan’ın sözde çözüm süreci için, */"Karşılıklı oturulan masa yok"/*
sözlerine yanıt veren HDP’li Önder, */"Ortada bir masa var ama koltuklar
boş"/* diyerek yeni şartlar ileri sürdü.

HDP’li Sırrı Süreyya Önder, */"Kürt sorunu var demek artık
ayrımcılıktır. Kürt sorunu bizzat Kürt sorunu vardır diyenlerden
kaynaklanıyor. Çözüm sürecini sadece Kürtler için almak doğru olmaz.
Karşı karşıya oturulan bir masa yok. Olması devletin çöküşü demektir"/*
diyen Tayyip Erdoğan’a dün yanıt verdi. */"Ortada bir masa var"/* diyen
Önder, sözde çözüm süreci için yeni şartlar ileri sürdü, uluslararası
kurumların devreye girmesini istedi. (Yeniçağ Gazetesi)

*/"Uluslararası gözlemcilerin BM, Avrupa Parlamentosu ve Uluslararası Af
Örgütü’ne bu meselede devreye girmeleri çağrısı yapıyor ve hükümeti
yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz."/*

Haberden alınmış bu bölümde; Sırrı Süreyya Önder bazı kişilerin gözünden
kaçmış olabilir ama Türk Devleti’ni açıkça tehdit etmektedir. */"Uluslar
arası kurumların"/* araya girmesini isteyen Önder, terörist örgütün ve
bölücü başı Öcalan’nın düdüğünü çala n bu densiz bu gücü nereden
almaktadır?

Bu sorunun cevabını bir bölümünü sizlerle paylaştığım ve lingini
verdiğim yazıyı, zaman ayırıp okuduğunuz zaman kolayca bulacaksınız.

"KCK, DTP ve tüm işbirlikçiler, bu densizliklerinin gücünü */"/**/İKİZ
YASALAR"/*dan almaktadırlar. Gaflet ve Delaletin De Ötesinde (2)
başlıklı yazıda, Sevr’in yeni yüzü olan */"Ekonomik-Sosyal ve Kültürel
Haklar"/*, */"Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmeleri"/*nin 1.Madde-1.
Bend’ini incelemiştik. Diğer maddelerini de inceleyecek olursak,
yazdıklarımın bir aldatmaca olmadığını görürüz.

Madde-2: Bent-1:*Bu sözleşmeye taraf olan her devlet, tanınan hakları
giderek artan bir şekilde tam olarak gerçekleştirmek için HER TÜRLÜ
TEDBİRİ ALMAYI TAAHHÜT EDER. *

Ayrıca 2.Madde’nin 2. *Bendinde ırk, mezhep, tarikat, cemaat, aşiret vs.
gibi toplumsal ve dinsel gruplara kendi statülerini belirme özgürlüğü
tanıyan maddeler de mevcuttur. İktidardaki AKP hükümeti, bu maddelerin
de altına çekince koymamıştır. *

2.Madde’nin 2.Bendi‘nde *"Bu sözleşmeye taraf olan her devlet bu
sözleşmelerde tanınan ..**/"Kendi toprakları bulunan ve egemenlik
yetkisine tabi olan bütün bireyler için güvence altına almayı ve saygı
göstermeyi taahhüt eder"/* denilmektedir.

Görüldüğü üzere bu maddenin amacı, sadece ve sadece bölücülüktür. Bu
maddeyle, her hangi bir kişi, her hangi bir etnik grubun, cemaatin,
mezhebin veya tarikatın üyesi ve mensubu olduğunu ileri sürebilecektir.
Bu gruba özgü siyasi, kültürel, siyasal ve ekonomik özgürlük
hususlarında kendisine ayrıcalık isteyebilecektir.

İkiz Yasalara göre kendilerine yardımcı olacağını taahhüt eden Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’nin bu uygulamaları gerçekleştirmediğini görürse,
konuyu uluslararası zeminlere, BM’ye, AB’ye götürerek, yani Devlet’i
şikâyet ederek, yardım alabileceklerdir.

Çünkü bu yasa dış odaklara müdahil olma hakkını tanımaktadır. Gördüğünüz
gibi ben, */"deli"/* değilmişim ve yazdığım her şey doğru imiş. Üstelik
bu madde ile cemaat ve tarikatların da*/" Her cemaat kendi hukukunu
yaşasın"/* şeklindeki talepleri geçerlilik kazanacaktır. Böylelikle Türk
Hukuk Sistemi yerine etnik grupların ve cemaatlerin hukuk sistemleri
üstün kılınacaktır.
Link:
http://www.hukuki.net/haber/index.php?p=11407-gaflet-ve-delaletin-de-otesinde-3-
Figen ÖZEN…"

Gördüğünüz gibi 4/Haziran/ 2003’te gece yarısı, tam 35 dakikada bir çok
maddesi görüşülmeden AKP ve CHP’nin oylarıyla kabul edilen
*/"Ekonomik-Sosyal ve Kültürel Haklar"/*, */"Kişisel ve Siyasal Haklar
Sözleşmeleri"/* sadece Türkiye için değil, tüm ulus devletler için bir
saatli bomba kadar tehlikelidir.

*/"Türkiye Cumhuriyeti bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, BM Yasası
(Charter) çerçevesinde yükümlüklerine uygun olarak yerine getireceğini
beyan eder."/*

Ayrıca AKP iktidarı yukarıdaki beyanla BM’nin müdahalesini peşinen kabul
etmiştir.

Elbette bu müdahale */"sazlı-sözlü-notalı"/* bir müdahale olmayacaktır.
Dünya Hükümeti’nin ordusu NATO hazırdır. İşgalci ABD ordusunun,
Türkiye’deki üsleri teyakkuzda beklemektedir. Hollanda, Almanya,
Malatya’daki varlığını sürdürmektedir. CIA, MOSSAD, MI6, BND ajanları ve
hatta diğerleri Güneydoğu’yu üs tutmuşlardır.

Ve tehlike göründüğünden de büyüktür. Küresel çetelerin derdi Kürtlere
devlet kurdurmak değildir. Yıkılan, bölünen bir ulus devletin toprakları
içinde yeni bağımsız bir ulus devletin kurulması mümkün olmayacaktır.

Amaç yer altı zenginlikleri ve enerji kaynaklarıdır. Emperyalizm her
zaman olduğu gibi toprağın üstüyle değil, altıyla ilgileneceklerdir.
İnsan onlar için amaçları için kullanacağı, küresel efendilerine hizmet
eden kölelerdir.

Görüldüğü gibi ülke iğneli beşikte sallanmaktadır. Ancak toplum
mühendislerinin damarlarımıza enjekte ettiği ve beynimizi çürüten
uyuşturucu, iğneli beşiğin verdiği acıyı hissettirmemektedir.

Büyük tehlike mutlaka görülmeli, işbirlikçilerin kurduğu tuzak derhal
bertaraf edilmelidir. Türkiye bir iç savaşa sürüklenmek istenmektedir.

HDP bunu açıkça itiraf etmekte ve silah bırakmayı kabul etmeyen PKK ile
birlikte */"Kan akacaktır"/* demektedir.

7 Haziran sonrası bir çok olaya gebedir.

Çare Türk milletinin azim ve kararı ile şekillenecektir. */"O masa"/*
ise tarihe silinmez kalemle not düşülen bir ihanet belgesidir. İnkarı
ise faydasızdır.

Figen ÖZEN

3/05/2015

 

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150505154935 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/05  16:36 4  58  1 undefined [email protected]

 


Risale-i Nur kitaplarinda, Allah tan cok Said-i Nursi, Kur an dan cok
Risale-i Nur kitaplari ovulmustur veya $ik $ik bunlardan ovguyle soz
edilmistir.
Said-i Nursi, yuceligini Hz.Ali ile Gavs-i Azam in gaybi isaretleriyle
aldigini yazmistir.
Risale-i Nur da, Risale-i Nur u okumayanlar cahil diye nitelendirilmistir.
Adeta Hz.Ali yi kendisine Allah tan vahiy getiren bir vahiy melegi gibi
ima etmistir.

($ikke-i Tasdik-i Gaybi-116-126) ($ikke-i Tasdik-i Gaybi 12)

Ataturk Portresi...

Bana bir Ataturk portresi ciz kardesim,
Heykeltiraslar gibi haksizlik etmeden,
At ustunde olmasa da olur,
Bir sokakta insanlar arasinda yururken ...

Bana bir Ataturk portresi ciz kardesim
Bir birligi denetlerken olmasa da olur,
Ama mutlaka gulerken,
Cocuk parkinda bir kiz cocugunu salindirirken ...

Bana bir Ataturk portresi ciz kardesim,
Smokinli olmasa da olur,
Kuruyan yapraklar ve kus sesleriyle
Bir gol kiyisinda raki icerken ...

Bana bir Ataturk portresi ciz kardesim,
Savas meydanlarinda olmasa da olur,
Dudaginda sigarasi elinde tespih,
Bir ciftciyle cay icerken, tavla oynarken ...

Bana bir Ataturk portresi ciz kardesim,
Artik, gulerken olmasa da olur,
Basini kaldirmis Anitkabir den
Ana avrat soverken !...

(Maalesef yazan belirtilmemis)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap