-------- Forwarded Message --------
Date:   Sat, 25 Apr 2015 15:01:30 +0200
From:   [email protected]



*[email protected] ADRESİNDEKİ  MUSTAFA  KEMAL’E  SALDIRI  GAFLETTİR,
DALÂLETTİR*

 

Ali Nejat Ölçen

 

Kişi Mustafa Kemal Atatürk’e ve O’nun gerçekleştirdiği devrimlere karşı
olabilir. Bu sadece onu ilgilendirir.  Böylesi çarpık kanısını
toplum-sallaştırmaya yönelir ve nesnel kanıtlar ileri süremezse onda 
dürüstlük ve ahlak kavramlarının yeterince gelişmemiş olduğu kanısı doğar.

 

Sy.Hayri Balta’ya  ilettiği savların hemen hiç birisinde kanıt
göstermeden, örneğin Mustafa Kemal Atatürk-İsmet İnönü dönemlerini
“zulüm ve soygun düzeni” olarak suçlamaktadır. Bir bakıma böylesi 
suçlamalarını Sy.Hayri Balta’ya ilettiği yanıt içinde yer vermesi ve
Türkiye Cumhuriyeti Devletinde *“hukuka **yalan**ı (gizli tanık ile)
ekonomiye **çalan**ı (4 bakanının Yüce Divandan kaçışı) ve Bütçeye
**talan**ı “* sokan bir siyasal iktidara yönelttiği övgüler kendisinin
hangi amaç peşinde ve kültür düzeyinde olduğunu gösteriyor. Kişi nankör
ve hatta hain olabilir. Fakat nankör ve hain olsa da alçalmamalıdır.

 

*1.*9 Mart 1943 günü Şükrü Saraçoğlu*‘*nun kurduğu Hükümette  Suat Hayri
Ürgüplü “Gümrük ve İnhisarlar  Bakanı idi.  Basında onunla ilgili bir
haber üzerine  Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Saraçoğlu,  onu
Bakanlar Kurulundan alarak Yüce Divan’da yargılanmasına karar verdiler. 
19 Şubat 1946 günü onun yerine Kastamonu millet-vekili Tahsin Coşkun
“Gümrük ve İnhisarlar Bakanı” oldu. AKP iktidarında 4 bakan TBMM’deki oy
çokluğu ile Yüce Divan’da yargılanmaktan korkarak kaçtılar.

 

*2.*Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün oğlu Ömer İnönü bu satırları yazan
kişinin  yüksek okulda sınıf arkadaşı idi ve onun Cumhurbaşkanının oğlu
olduğunu okul dışında hiç kimse bilmez di; o da bizler gibi karne ile
günde 185 gram ekmek istihkakıyla geçinirdi. İçine 3 TIR kam-yonunun
girdiği *Gemicik *sahibi olamamıştır.

 

*3.*Bu satırları yazan kişinin (Ali Nejat Ölçen) babası  1943 yılında 
Yarbay Mehmet Arif Ölçen, Çankaya Askerlik Şubesi Başkanı iken Ömer
İnönü’nün askerlik tecilini yaptırmadığı için Cumhurbaşkanı İsmet
İnönü’ye  parasal ceza makbuzunu göndermiş ve Cumhurbaşkanı, o cezayı
ödemişti.

 

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü döneminde Türkiye Cumhuriyeti
Devleti vardı ve Adnan Menderes dahil hiçbir başbakan *“bize bir görev
verildi”* diyememiş ve BOP benzeri bir kuruluşun eşbaşkanlığını
üstlenmemişti.

* *

*4.*O dönemde hiçbir devlet görevlisi başbakan dahil  Devletin uçağıyla
KÂBE’ye aile efradıyla  hac’ için gitmemiştir. Ve hiçbir devlet adamı
başbakan dahil yurtdışı bankada hesabı olduğuna ilişkin bir haber
basında yer almamıştır. (Hümeze Suresinde ki şu ayet ne denli geçerli:
*/O ki malı toplamış onu saymaktadır. Mal’ı kendisini ebedî kılmış
sanır. /*Bu ayet’ten kimler ders almalı değil mi!)

 

*5. *İsmet İnönü*  *75 yaşında Başbakan olduğunda kendisine kurşun
geçirmek  makam arabası satın alınmamış Millet Meclisine ya da yeni
kurulan Devlet Planlama Teşkilatına taksi veya küçük opel araba gelirdi.

* *

*6. *AKP iktidarının hukuku, 160 yıl önceki Mecelle’nin de  gerisine
düşmüştür.  1717 sayılı maddesini anımsamak gerekir:

 

/Şahitler  gerek sırren ve gerek alenen mensub oldukları canibden yani
talebe-i ulûmdan ise sâkin oldukları medrese müderrisi ile mutemet
ahalisinden, ve askeriyeden ise taburu zabitan ve kâtiplerinden…
tüccardan ise tüccarın muteberanından.. âdil olup olmadığı teksiye ile
tahakkuk eyler./

* *

*7.*AKP iktidarının kendine özgü faşizan hukuku yalnız Mecelle’nin
gerisine düşmedi, 1365 yıl önceki İslam dininin de gerilerine düşmüştür.
Nisa Suresi’nin 58’nci Ayetinde  */İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman
adaletle  hükmedin/  *koşuluna Cumhurbaşkanı seçilen R.T. Erdoğan  saygı
duyuyor mu? Bu Ayete’e saygı duysaydı  Türk Ceza Yasasına gizli tanık
gibi bir hukuk cinayetine yer veren hükmü Millet Meclisine yasa tasarısı
olarak sunar ve oy çokluğuyla kabul edilmesini sağlar mıydı!

 

*8. *Hücurat Suresi de bugünün en çağcıl kuralını koşul görmüştür:*/Ey
iman edenler zannın bir çoğundan çekinin. Zannın bazısı vebal’dir. /*AKP
iktidarında gizli tanık’ın dürüst mü, güvenilir mi olduğu bilinmeyen
kasta yönelik sözlerinin ve de bilgisayarlara kimim tarafından
eklendiğini sadece AKP iktidarından bir kişi(!) nin bildiği iletilerin
suç kanıtı sayılması  Hücurat Suresine göre AKP iktidarının vebali değil
mi! Nisa Suresi’nin 4’ncü ayeti de  */bir suçsuzun üzerine kim iftira
atarsa günah işlemiş olduğunu/*  hükme bağlamıştır. AKP iktidarında
bakanlardan, başbakan dahil  böylesi günahı işlememiş olana rastlardınız
mı? Sadece günah’ın adı değişti:Kumpas!

 

*9. [email protected] *adresini kullanan kişi Mustafa Kemal ile başlayan
Cumhuriyetimizin yakın tarihini merak edip incelememiş.1930 yılında
İktisat Programı’nın 3’cü maddesini okusaydı  hukuk ve adalet ile
ekonomi arasında nasıl bir bağ oluşturulduğunu ve iki yıl sonra  yer
yüzünde bir benzeri olmayan Birinci Sanayi Planı ile  o ilkenin nasıl
yürürlüğe konduğunu görür bu denli ard niyetli kalmayabilirdi. 1935
yılındaki İkinci Sanayi Planın’daki yatırımların fizibilite hesaplarını
incelemeye vakit ayırsaydı, Türkiye’de ekonomi öğrenimi yok iken o
hesapların nasıl yapıldığını hayranlıkla  görür öğrenir ve kendisini
nankör olmaktan kurtarabilirdi.

 

1930’lu yıllarda kadar Batı’da özellikle Almanya’da linyit, antrasit
gibi kömürden sentetik benzin üretileceği düşünülüyordu, fakat
teknolojisi bilinmiyordu. İlk kez bir Alman Kimya uzmanı o teknolojiyi
keşfetti ve fakat Hitler faşizminde proje uygulamaya konulamadı.  Sadece
filme konu ve roman öyküsü olarak kaldı. Mustafa Kemal’in 1935 yılında
TBMM’de İktisat Bakanı  Celal Bayar’ın savunduğu İkinci Sanayi Planında
“ Sentetik Benzin Projesinin fizibilite raporu hazırlanmış ve programda
yer alması sağlanmıştı. Örneğin 1 kilo linyit kömürün fiyatı *“x”* ise
üretilecek sentetik benzinin *“F” *maliyeti:

 

F= 1.15 X+ 7.22 olarak bulunmuştu.

 

X=4 kuruş idi. Benzinin 1 litre fiyatı F= 11.82  kuruş olarak bulunur ve
dış alım fiyatından yüksek olduğu için planda yer almaması düşünülürken
Mustafa Kemal o düşünceye karşı çıkar:”Konu bir iktisat meselesinden
ziyade milli  müdafaa meselesidir” der ve planda yer alır.

 

Mustafa Kemal Atatürk  ve İsmet İnönü döneminde fizible olmayan hiçbir
yatırıma girişilmemiş ve o nedenledir ki, ekonomi  şimdiki gibi geri
ödenmesi güçleşen dış borç yükü altına sokulmamış Türkiye’miz ABD
emperyalizminin denetimine girmemiştir. Türk lirası değerini koruyan
saygın para olma geçerliliğini korumuştur..

 

*10.*AKP, seçimi kaybetmekten çok önce iktidarı Cemaatlerin kayıt dışı
iktidarına terk ederek iktidardan düşmüştür. Türkiye’mizin
demokrasisinde ilke kez bir siyasal iktidar kendisinin yarattığı kayıt
dışı iktidarla boğazlaşmaya başlamıştır.  Bugün devlette AKP iktidarı
değil, kavgalı olduğu kayıt dışı iktidar egemendir. Kayıt dışı iktidarın
birbirinden farksız iki boyutu vardır ve her iki boyutta ABD-AB’nin
elinde,denetiminde, güdümündedir. Biri PKK ve ötekisi Pensilvanya’dan
yönetilen Cemaat.

 

*11. *AKP’nin  şaşkın iktidarsızlığı eğer seçimde tarihin çöplüğüne
süpürülemezse, ekonomi o iktidarı tarihe gömecektir. Ve öylelikle  ilk
kez bir siyasal iktidar eştiği kuyuya kendisi düşmüş olacak. Özetle
AKP’yi seçim iktidardan düşüremezse *geçim *düşürecektir.

 

*12.  *Adı Güneş Ecer olduğu nihayet anlaşılan Dr.Y.Mühendis, bu
olanaklara kimin sayesinde kavuştuğunu düşünmeden 24 Nisan 2015 günlü
iletisinde *“1924’de Tevhidi Tedrisat Kanunu ile  din dahil bütün
eğitimin devlet inhisarına geçtiğini”* yazmış.

 

Kişi yakın tarihin gerçeklerinden uzaklaşırsa ancak bu denli gaflete ve
dalâlete düşer. 1928 yılına kadar Türkiye’de ilk okul bile yoktu. Bu
satırları yazan kişi (Ali Nejat Ölçen) Tokat’ta  Behzat deresinin
bitişiğindeki mahalle mektebinde  yere serili hasır üzerine tüneyip 
sarıklı hocanın  karşısında *“elif,be,cim”* demeye başlamıştı  1928
yılın-da.  Arap harflerinden ülkemiz o yıl kurtuldu.  Hiçbir il ve
ilçede  Ortaokul lise yoktu. İstanbul’da Darülfünun ise kapatılmıştı.
Anadolu’da sadece Sivas’ta Rüştiye vardı ve bu satırları yazan kişinin
Tevfik Emmoğlu adındaki amcası, Niksar’dan uzaklaşıp İsmet İnönü ve
sonradan müftü olan Sait hoca ile birlikte Sivas’taki Rüştiye’de öğrenim
görmüş ve  kolera salgınında yaşamını yitirmişti.

 

Milli Eğitimi Devlet üstlenmeseydi başka kim üstlenebilirdi.  Güneş Ecer
adındaki kişi eğer Y.Mühendis olabilmiş ise, bu Mustafa Kemal Atatürk
sayesindedir. Eğer Amcam gibi koleradan ya  da Sıtma’dan  yataklara
düşmediyse, Mustafa Kemal’in kurduğu *“Koruyucu Hekimlik”* sistemi
sayesindedir. Bu gün *“verem, frengi, sıtma, trahom”* hastalıkları
silinip kaybolmuşsa bu Mustafa Kemal’in kurduğu Koruyucu sağlık sistemi
nedeniyledir. Bu sistem yer yüzünde henüz uygulanmamıştı.

 

*13.*Osmanlı, askerî okullar dışında ilk-orta-lise öğrenim sisteminden
uzaklarda kalmıştı. ilk kez ülkemizde Mustafa Kemal Tevhidi Tedrisat
Yasası ile bu üçlü sistemi yarattı. Bu satırların yazan (Ali Nejat
Ölçen) İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde  Mustafa Kemal’in yazdığı
geometri kitabında *“üçgen, açı, dörtgen, eşkenar, eşit, denklem,  alan”
*sözcüklerini öğrenmiştir 1936 yılında.

 

Diyanet Başkanlığı kuruluncaya kadar mahalle imamları cer’e çıkardı para
edinebilmek için.

 

*14.*Hiçbir ulus, ülkemizdeki kadar kendi değerlerini kınamaya yeltenen
bu denli çok kendini bilmez kişi üretmemiştir. Niçin bu denli nankör ve
değer bilmez oluyoruz. Kendi aşağılık duygularımızı bu yolla mı
gidermeye çalışıyoruz. Bir ülke ki, Mustafa Kemal Atatürk’e kefere
diyen  birini millet vekili seçebiliyor ve Mustafa Kemal’in kurduğu,
genel başkanlığını üstlendiği parti de onu genel başkan yardımcısı
yapabiliyor!

 

Aydın geçinenlerimiz ne zaman adam olabilecek.

Temel sorun bu olsa gerek.

 

Böyle biline çare buluna. 35.4.2015

Dr.Ölçen

 

NOT: 23 yaşında Kraliçe olan parlamentodaki ilk konuşmasında, Elizabeth,
*“İngiltere’nin düşmanı yoktur, İngiltere’nin dostu yoktur,
İngiltere’nin kendisi vardır”*, demişti..

 

Ben de *“Türkiye’nin düşmanı yoktur,Türkiye’nin  dostu yoktur, Türkiye’
nin kendisi vardır”* ilkesini savunan kişi ve kurumlardan yanayım.



-- 

Milli sinirlar icinde bulunan yurt parcalari bir butundur; birbirinden
ayrilamaz.

K.Ataturk

Risale-i Nur, Said-i Nursi ye ait kitaplar koleksiyonuna verilen isimdir.
Said-i Nursi, bu kitaplarda Risale-i Nur dan ovguyle soz eder.
Ona gore kimse, bu kitaplara itiraz edememistir.
Herkes bu kitaplarin buyuklugunu ve yuceligini kabul etmistir.
Kur an i buyuk bir kitap olarak gormekle beraber, Risale-i Nuru daha
fazla degerli bulur.
Risale-i Nur u okuyanlarin, devamli okuyup yazanlarin dogruyu
bulacaklarini, okumazlarsa gaflet icinde kalacaklarini dile getirir.
(Sualar 486,548) (Barla Lahikasi 51,142) (Emirdag Lahikasi-2 187)
(Tarihce-i Hayat 624) (Asa-yi Musa 250)

Kimi yerlerde kadinlar goruyorum ki, basina bir bez, ya da bir pestemal
ya da benzer bir seyler atarak yuzunu, gozunu gizler ve yanindan gecen
erkeklere karsi ya arkasini cevirir, ya da yere oturarak yumulur.
Bu durumun anlami, gosterdigi nedir?
Efendiler uygar bir ulus anasi, ulus kizi bu sasirtici bicime, bu vahsi
duruma girer mi?
Bu durum ulusu cok gulunc gosteren bir gorunustur.
Hemen duzeltilmesi gerekir

Mustafa Kemal ATATURK
(Kaynak: Ataturk un Soylev ve Demecleri, C.II., s.217.)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Attachment: [email protected] 'a YANIT.doc
Description: MS-Word document

Cevap