* Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk: Oyum Vatan Partisi'ne <#mozTocId644606>
      o TALANCILAR VE YALANCILAR <#mozTocId601286>
      o KATLİAMCI DİNCİLER <#mozTocId736642>
      o MARKS DA DEİSTTİR <#mozTocId817514>
      o DEİZM? <#mozTocId931755>
      o KÖTÜLÜK TOPLUMU OLDUK <#mozTocId433307>
      o BUNLARIN NE DİNİ VAR NE ALLAH’I <#mozTocId9449>
      o ZORLAMA VARSA DİN YOKTUR <#mozTocId859549>
      o OYUM VATAN PARTİSİ’NE <#mozTocId352989>

------------------------------------------------------------------------


  Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk: Oyum Vatan Partisi'ne

Deizm adlı eseri üzerine konuştuğumuz Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, dinci
tasalluttan kurtulmanın sosyolojik ve hukuki çaresinin laiklik olduğunu
belirtirken, felsefi çaresinin ise deizm olduğunu savundu

15 Nisan 2015 Çarşamba 03:21

İLAHİYATÇI, hukukçu ve siyasetçi sıfatlarıyla Türkiye’nin önde gelen
ilim ve düşün adamlarından olan Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün, yeni
kitabı “*Tanrı’dan başka insanüstü tanımayan inanç: DEİZM’’* geçen
günlerde yayımlandı. Derin tartışmalara neden olacağını düşündüğüm
eserinde Prof. Dr. Öztürk, “*Kuran; deizmi teşvik eden, terviç eden bir
kitap değil ama ona kapı aralayan bir kitaptır’’* diyor. İlgiyle
okuduğum eser üzerine Öztürk ile bir söyleşi gerçekleştirmek için
Beykoz’daki evinin yolunu tuttum. Sözde dindar kesimin ilahi ve dahi
ahlaki duyguları sömürerek insanlık üzerinde yarattığı tahribatı
gördükçe, din anlayışına karşı tavır alan birçok kişi için ufuk açıcı
olacağını düşündüğüm bu eser üzerine Prof. Dr. Öztürk ile sohbetimizde
bize Dr. Mustafa Tahir Öztürk de eşlik etti. İstanbul Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi olan Mustafa Tahir Öztürk, Yaşar Nuri
Öztürk’ün oğlu. Sohbetimiz sonrası bana Mart ayında yayımlanan “*İslam’ı
İslam’la Vuran Din Merkezli Batı Stratejileri’’* isimli kitabını hediye
etti.


    TALANCILAR VE YALANCILAR

AutoResizeImage.mailbox:///Z:/PortableApps/ThunderbirdPortable/Data/profile/Mail/neomailbox.net/Templates?number=9935896&part=1.2&filename=ARI-1.jpegProf.
Dr. Öztürk ile sohbetimize toplumdaki ahlaki çöküntü ile başladık. Her
devirde ahlaki çöküntü olabileceğini ama ahlaklı adamların da olduğunu
ifade eden Öztürk, son dönemde yaşanan gelişmeleri şu sözlerle özetledi:
“/Şimdi ahlaksızlık kural oldu. İşin en berbat tarafı ahlaksızlığın en
önde gidenleri dinciler. 1970’lerden sonrayı bir hatırla, Türkiye’nin 40
yılını... Mercimek talanlarından, Erbakan hocanın ekibi. Oradan gel
Yimpaş, Deniz Feneri. Nihayet, AKP döneminin talanları. En son 17-25
Aralık patlamaları. Şimdi bu talan tarafı. Bir de yalan tarafı var. Son
10 küsur yıl içinde Türk aydınlıklarını, Türk basınının kalemlerini,
Türk ordusunun kumandanlarını, Genelkurmay Başkanı’na varıncaya kadar;
bunları zindanlara tıkıp sonra da //‘//*Filancaların kumpasıyla oldu,
bizim günahımız yok’*//diyerek o onun üstüne attı, o onun üstüne attı.
Hep birlikte yaptılar. Ne oldu orada insanlar yıllarca yattılar, sonra
yanlış olmuş, bu deliller uydurmaydı, sizin bir suçunuz yok güle güle
gidin. Bu da bir tarafı... /


    /KATLİAMCI DİNCİLER /

/Dönelim diğer tarafa. Hatırla; cinsiyet organını müritlerini kuyruğa
dizip öptüren Muzcu Şeyh, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz skandalları, en son
Hüseyin Üzmez, çocuk yaşta kız tacizleri... Bunların hepsi peygamber
vekili geçinen ve herkesin dinine imanına kalite kontrolü yapan adamlar.
Bu da bir tarafı. Gelelim cinayet tarafına... Maraş olayları, Çorum
olayları, nihayet son yüzyılların en korkunç Neronikolayı; Sivas. Gün
ortasında benzin dökerek diri diri adam yakma. Engizisyonda bile o
kadarı yotur. /

/Bütün bunların arkasında dincilik ve dincilerden başka kimse var mı,
bir tane ateist var mı bu suçların arkasında? Bir tane deist var mı?
Gayrimüslim var mı? Hepsi ağzından salat-ü selam, besmele, namaz-niyaz
düşmeyen dinci sahtekarlar. Son yarım yüzyıl içinde, hele son çeyrek
yüzyıl içinde; bir ahlaksızlık, bir soygun, bir soysuzluk, bir
vicdansızlık, bir canilik gösterin ki arkasında dincilerden başka biri
olsun. Yoktur! Şimdi bu adamların //‘//*Gelin; burada din var, bu dini
yaşayın’*//demelerine kim inanır? Bunun için Allah’a inanıp bu
dincilerin yaşadıklarına bulaşmamak, insanlığın geleceği bakımından çok
önemlidir; işte deizm budur. Deistler, dinciliğin bütün kötülüklerine,
rezilliklerine rağmen Allah’a inançlarını koruyan samimi mümin
insanlardır. Tarihin en namuslu, en ahlaklı, en üretken adamlarıdır.’’/

*- Atatürk’ü de deistler arasında göstermişsiniz.. *

Gayet tabii. Atatürk de deisttir. Hem namuslu hem de Allah’a imanı olan
adam başka bir yere gidemez.

*- İlk sorum; neden deizmi kitlelere tanıtan ve açıklamaya çalışan bir
kitap yazma gereği duydunuz, şeklindeydi. Siz böylece yanıt vermiş
oldunuz. *

İnsanlığın nefes alacağı tek pencere. Bu Batı’nın Engizisyon döneminde
de böyleydi, bugün de böyle.

*- Deizm, bir yanıyla peygamberlerin tanrılaştırılmasına karşı çıkış
mıdır? *

**

Gayet tabii. Deizm, Allah’tan başka insanüstü tanımıyor. Kuran’ın yolu
da budur. Peygamberler insanüstü filan değildir. Kuran belki yüz yerde
söylüyor. Ama dincilik ne yapıyor peygamberleri tanrılaştırıyor. Hatta
Tanrı’nın önüne geçiyor. Sonra peygamberlerden boşalan yeri de kendi
uydurdukları efendilerine, evliyalarına veriyorlar. İnsanlar da bunlara
köle oluyor, başka bir şey yok.

*- Hocam bir de panteizm var. Kuran’a ne kadar uygun? *

Panteizm, bir mistik felsefedir. Esası kısaca şu, tüm evreni Tanrı’nın
vücudu, Tanrı’yı da evrenin ruhu olarak görüyor. Deizm başka bir şey.
Panteizm; Allah’ı da, dini de, peygamberleri de kabul eder. Onun Allah’ı
izah tarzı farklıdır. Kuran’ın bunu bu şekilde kabul etmesi pek mümkün
değil. Ama evren ile Tanrı’yı tamamen birbirinden ayrı görmek de Kuran’a
uygun değil. Yani Tanrı sürecin içindedir. Bu bakımdan panteizm, Kuran’a
uygun. Ama tüm varlığı Tanrı’nın bir vücudu olarak görmek de Kuran’ın
verilerine çok uymuyor. Panteizm, İslam tasavvufunda hemen hemen tüm
ekollerde egemen bir fikirdir. Deizm farklı, Allah dışında başka bir
kutsal kabul etmiyor. Allah’a iman ederiz, ona şükrederiz, o hayatı bize
bahşeden kudrettir ama onun dışında, ona vekalet ederek bizi gütmeye
kalkan hiçbir gücü kabul etmeyiz.

*- Bu yüzden mi ‘/laik din’/ dediniz? *

Laiklik şu açıdan dine uygun bir anlayıştır. Laiklik dayatmayı kaldırır.
Bunu yaptığı için insanları hür vicdanlarıyla baş başa bırakır. O
bakımdan dinci tasalluttan kurtulmanın sosyolojik ve hukuki çaresi
laikliktir, felsefi çaresi de deizmdir.

*- Deizm çıkışınız, dinden kopan ve farklı yerlere savrulan gençliği
deizme yönlendirir mi? Kitabı okuyanlar açısından en azından, böyle bir
düşünceniz var mı? *

Kuran bunu istiyor. Kuran diyor ki; Allah’a imanınızı koruyun, onu
korumak için neyi feda ederseniz edin, ben size güvenmem. Çünkü Kuran’ın
korumak istediği temel değer, nihai değer Allah’a imandır. Şimdi
dincileri dinledi mi adam Allah’a imanı da gidecek, ‘/*Böyle Allah olmaz
olsun’*/ diyecek. Kuran diyor ki; hayır öyle deme! Bunları ben de
eleştiriyorum; bunlar halkı aldatıyor, soyuyor, saptırıyor, Allah’a
götüreceğiz diye şeytana götürüyorlar. Kuran’ın ifadeleri. Bu adamları
dinlemeyin Allah’a imanınızı koruyun, o arada diyor, sizin ibadetiniz
yokmuş, şuyunuz buyunuz yokmuş, ben önemsemem sizi kurtarırım. Onun için
deizm, ateizme giden sapan insanların da kurtuluş yoludur.


    MARKS DA DEİSTTİR

Batı’da öncü deistler; deizmi, ateizme karşı öne çıkarmışlardır.
Kilisenin veya bizdeki dincilerin yaptıklarına bakarak insanlar Allah
dahil her şeyi reddediyorlar; ateist oluyor adam. Deistler diyorki, siz
bu sahtekarlar yüzünden Allah’a niye sataşıyorsunuz, Allah böyle mi
istiyor? Bunlar Allah ile aldatıyor insanları, siz bunlara bakmayın. Siz
bunların yaşadığı hayatı yaşamayın, girdiği mabede girmeyin ama Allah’a
imanınızı koruyun. O yüzden deizm, Batı’da ateizmin gelişmesini durduran
akımdır.

Tüm aydınlanmacı filozoflar Voltaire’den Kant’a ve Marks’a kadar hepsi
deisttir. Nietzsche’nin ‘/*Öldü’*/ dediği tanrı papazların tanrısı.
Marks da öyledir. Bu kitabın gelecek baskılarından birine “*Marks’ın
deizmi’’* diye bir bölüm ekleyeceğim. Amerika’nın ağzı ile Allahsız,
ateist filan değil Marks. Zaten ateizm diye bir kavramı Kuran kabul
etmiyor. Marks; dünyanın en ahlaklı, en dürüst, en sevecen, en çalışkan,
en üretken, en insancıl adamlarından biridir. Peygamberlerin bütün
ideallerini hayata geçirmek için savaşmış adam, yaşadığı sürece... Şimdi
Marks’ı, Sovyet Bolşevizmi ile Marksizmi karıştırıyorlar. Tamamen ayrı
ayrı şeylerdir. Ve Marks’ın ateist değil de deist olduğunu ilk ifade
eden de yüzyılımızın bana göre en büyük ilahiyatçısı olan Paul Tillich’tir.

*- Kuran’ın deizme kapı açtığını yazmışsınız. İnsanoğlunun
yozlaştırmasına karşı İslam’ın, kendini revize etmek için, gidilecek
yolu gösteren bir işaret midir; *


    DEİZM?

Kesinlikle, insanoğlunun akılla kucaklaşmasına giden yolu sürekli açık
tutuyor. Çünkü aklınızı satmak, aklınızdan vazgeçmek uğruna dindar
olmaya kalkarsanız Kuran sizi lanetliyor. Böyle bir dini kabul etmiyor
Kuran. O yolu açık tutuyor. Diyor ki; aklınızı kimseye kiraya vermeyin,
öbür eksikleriniz benim için önemli değil, bir de Allah’a imanınızı
koruyun. Deizm de budur. İslam’da deizme kapı aralayan mezhepler, işte
Mutezile, İmam-ı Azam, daha neler... Millet gidiyor İmam-ı Azam ve
Mutezile dedin mi orada deizm kelimesini arıyor. Sen kavrama ve fikre
bakacaksın. Ne alakası var, adam Arapça yazmış, sen Batı dillerindeki
deizmi arıyorsun, o kelimenin orada ne işi var! Ne diyor İmam-ı Azam;
bir insanın Allah’a imanı varsa hiçbir ibadeti olmasa da Cennet’e gider.
Deizmin tarifi değil mi bu?


    KÖTÜLÜK TOPLUMU OLDUK

*- Konuşmalarınızda da dile getirdiniz. Bela döneminden nasıl, ne zaman
çıkarız? *

Faturaları ödeyince. Şimdi bir nevi deizmin tamamlayıcısı sayılabilir.
‘/*Kötülük toplumu’*/ kitabım çıkıyor. O da Kuran’ın temel
kavramlarından biri. Bir 10 güne çıkar. Kötülük toplumlarında bunları
veriyorum ve Türk toplumu bir kötülük toplumu olmuştur. Bu hale gelmişse
ödeyeceği faturalar var. Türk halkı her şeyi bedava buldu Mustafa Kemal
sayesinde. Kıymetini bilmedi. Mustafa Kemal’e yaptığı nankörlükle de
tarihe çok pis sayfalar bıraktı. Şu son 10 yılda ödedikleri daha işin
girişidir. Daha önümüzde çok ağır fatura dönemi var.


    BUNLARIN NE DİNİ VAR NE ALLAH’I

*-‘/Paralel Yapı’/ olarak da adlandırılan Cemaat yapılanması da dini ön
planda tutuyor. Pensilvanya’danemir alıyorlar. Bunu nereye koyacağız? *

Bunlar Allah ile aldatmanın kurumlaşması. Menfaat şebekeleri. Dini
kullandılar. Bunların samimi manada ne dini var ne Allah’ı. Yani dinden
ve Allah’tan Kuran’ın söylediklerini algılıyorsak; bunların ne dini
vardır ne Allah’ı. Maun Suresi bize gösteriyor ki; istedikleri kadar
namaz kılsınlar, bunlar dini inkar etmiş sayılır ve lanetlidirler.

*- Deizm açısından, ‘/dinler arası diyalog’/dan da söz etmişsiniz
kitabınızda. *

Dinler arası diyalog şimdi bu Fethullah Terör Örgütü, yargı adını
koyduğu için kullanabiliriz. Yargı dedi ki; bu bir terör örgütüdür.
Fethullah Terör Örgütü ne diyor; dinler arası diyalog. Başındaki adam
Mason, çıktı ortaya. Dinler arası diyalog diyorsun, Vatikan ile birlikte
çalışıyorsun, büyük istihbarat örgütleriyle çalışıyorsun... Senin dinler
arası diyaloğunun bir adını koyalım. Ne diyorlar; Allah’ın birliğinde
birleşelim gerisini karıştırmayalım. Sen o peygambere inanmışsın ben bu
peygambere, sen öyle ibadet etmişsin ben böyle, bunlar önemli değil
diyorlar. Deizmin dediği ne? Samimiyseniz adını koyun; gelin deizmde
birleşelim deyin! Onu yazdım ben. Aksi halde birbirinizi aldatıyorsunuz
demektir. Kuran-ı Kerim 1.500 yıl önce bu çağrıyı yapmış diyor ki: Gelin
Allah’ın birliği etrafında birleşelim, öbür meselelerde herkes kendi
yolunda gitsin. Bu bir deizm çağrısıdır. Çıkın bunun adını koyun!


    ZORLAMA VARSA DİN YOKTUR

*- Zorunlu din eğitimi meselesine ne diyorsunuz? Kitabınızda da geçiyor. *

Bir defa zorunlu din eğitimi olmaz. Zorunlu ise orada din yok demektir.
Çünkü Kuran, zorlama girdiyse din yoktur diyor. Dinden bahsedeceksek
baskı ve zorlama olmayacak. Özgür seçim olacak. Özgürlük yoksa Kuran’ın
anladığı manada din yoktur. ‘/*Aklını işletmeyenler üzerine Allah pislik
indirir’*/’ diyor. Az namaz kılanlar üzerine diyor mu, camiye abone
olmayanlar üzerine diyor mu?

*- Kuran’ın bir çok ayetinde “öğüt verici’’ sıfatından söz ediliyor. *

Kuran’ın adı zaten ‘/*tezkire’*/dir, düşündüren kitap demektir.
Adlarından biri bu. Kuran, okunacakları şeyleri toplayan demektir ve
temel ibadet olarak da okumayı getirir.

Kuran’ın dininde ibadet edilen mekan manasında mabet yoktur. Çünkü
Kuran’ın temel ibadeti okumaktır. Kuran’ın eğer mabedinden
bahsedeceksek, o mekteptir.

*- Her yere cami diktiler ama Hocam. *

Kuran’ın kendisi söylüyor; insanlığın zararına inşa edilmiş yerler
diyor. Buralarda namaz kılma diyor, peygambere. Bizim peygamberimiz cami
yıkan bir peygamberdir. Peygamberler tarihinde mabet yıkan tek peygamber
Hz. Muhammed’dir.

Kuran kadar dinler tarihini, din temsilcilerini eleştiren başka bir
kitap yoktur. Ben kültür tarihi uzmanıyım, kutsal metinler uzmanıyım.
Yoktur. İnsan Kuran’ı okuyunca diyor ki; bu din kitabı mı, dini
eleştirme kitabı mı?


    OYUM VATAN PARTİSİ’NE

Kitap üzerine konuştuktan sonra, çayımızı içerken, Prof. Dr. Yaşar Nuri
Öztürk’ün güncel siyaset üzerine de görüşlerini öğrenmek istedim. CHP ve
MHP’nin durumundan pek hoşnut olmayan Prof. Dr. Öztürk’ün AKP’ye bakışı
ise zaten belli. Diğer yandan Öztürk, Vatan Partisi’nin attığı adımları
ve adaylarını beğendiğini ifade ederek, oyunu Vatan Partisi’ne
vereceğini ifade etti.

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150417112904 Oraj Poyraz [email protected]
2015/04/17  12:32 4  58  1 undefined [email protected]

 

Herkesin esit oldugu bir ortam $ikicidir, buna cennet ve komunist
duzende dahil.
Ama daha fazla bizbirimizi hirpalamaktansa, esitlik icin mucadele etmeliyiz.
Zaten hicbir zaman insalar arasinda esitlik saglanmayacak.
Verdigimiz mucadele bize zevk verecek, baskada hicbir seyden zevk
alamayacagiz.

Onursal Bedirhan

ZARIYAT - 56 Ben cinleri de insanlari da ancak bana kulluk etsinler diye
yarattim.
A RAF - 179 Andolsun ki, biz cinlerin ve insanlarin cogunu cehennem icin
yarattik.
Onlarin kalpleri vardir ama, anlamazlar.
Gozleri vardir ama o gozlerle gormezler...

Ben anlamiyorum! Ya sen?

Cehennemliklerin sucu seks ve icki idi.
Cennetliklerin mukafati da seks ve icki...
Gelecektekiler bizim safligimiza guluyorlar.
Sen anliyor musun?
Ben anlamiyorum!
Huri ve fahisenin farki nedir?
Biri Allahin calisani, digeri kulunun...
Inananlarina rusvet olarak huri veren Allah ve genelev olan cennet!
Hangisi gunahsiz?
Caresizlikten karnini boyle doyuran fahise mi?
Yoksa vucudunun hazzi, kullarin iyi islerinin mukafati olan huri mi?
Sen biliyor musun?
Ben bilmiyorum!

Sadik Hidayet
17 Subat 1903 te Tahran da dogdu,
9 Nisan 1951 de Paris te 48
yasinda canina kiyip bu dunyadan goctu...


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap