Zamanla insan alışıyor.
Alışmamalısınız.
Bunlar normal işler değil.
Hayra alamet işler değil.

Bu ülkede kan akar, bu ülkede iç savaş çıkar, bu ülke parçalanır, bu
ülke karışır.
Mümkün değil, bu kadar nefret, bu kadar öfke, bu kadar adaletsizlik, bu
kadar intikam, bu kadar linç.
Kürt-Türk, Sünni-Alevi, Mürteci-Çağdaş her eksende.

Kimse kimseye tahammül etmez.
Bulan bulduğunu bulduğu yerde keser.
Başıyla top oynar, ölüsüne eziyet eder.
Anılarını kirletir.

Ne bekliyordunuz?
İntikam çağrıları, kindar gençlik lafları boşuna mıydı?
Birileri bunları dinlemedi mi?
Dinledi ve gereğini yaptı.

Peki ya mağdur olanlar ne yapacak?
Katlanacak mı?
Hiç sanmıyorum.

Bu ülke aklını yitirmiş, çıldırmış.
Sağduyu falan yok, o bir varsayım, hayal.
Sevgi, saygı, insaf bunlar masallarda kalmış.

Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  *Sedef Kabaş’tan manifesto: “YARGILANIYORUM”*
  
<http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/sedef-kabastan-manifesto-yargilaniyorum-779004/>

 

*_1 tweet attığım için 5 yıla kadar hapis istemiyle_*yargılanıyorum…

Evime arama yapmaya gelen *_polisleri, avukatımla konuşmak için 5 dakika
beklettiğim için 5 yıl 4 ay hapis istemi_*ile ikinci bir davada daha
yargılanıyorum…Yani bir tweet nedeniyle gıyabımda toplam 10 yıl 4 aya
varan bir hapis istemi var… *Yani savcı bey, bir tweet için 3770 gün
hapis yatmamı talep ediyor…*

Gelin şöyle bir bakalım, ben nasıl bir ülkede yargılanıyorum…

Eski Ulaştırma Bakanı’nın */“Sedef Kabaş’ın attığı Tweet’i görmedim ama
sosyal medya küfür ve hakaret yeri değildir”/*diyerek sanki küfür ve
hakaret etmişim gibi bir algı yaratmaya çalıştığı, öte yandan AK troller
denilen bir grubun sabahtan akşama her kesimden insana hoyratça, rahatça
ve fütursuzca hakaret ve küfür edebildiği bir ülkede yargılanıyorum…

Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını, bayrağını, önderini alenen hiçe
sayanların, bırakın polisi 5 dakika bekletmeyi, *ülkenin Güneydoğusu’nda
kendi polisini ve ordusunu oluşturanların görmezden gelindiği bir ülkede
yargılanıyorum…*

*Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük ve en derin yolsuzluk dosyasının
kapatılmasına karşı çıktığım için yargılanıyorum..*

Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet evrensel suçlardır… Bu suçların işlendiği
yönünde ciddi ve kuvvetli deliller, kayıtlar, ifadeler ve belgelerin
olduğu bir soruşturmayı kapamak, elbette tarihe geçecek bir karardır
dediğim için yargılanıyorum…

17 Aralık yolsuzluk dosyasını kapatanları */“asla unutmayın”/*dediğim
için yargılanıyorum…

*Hırsızların, rüşvet alıp-verenlerin, yalan söyleyenlerin ve gözümüzün
içine baka baka kul hakkı yiyenlerin bırakın yargılanmayı, mahkemeye
bile gitmediği ya da gönderilmediği bir ülkede yargılanıyorum…*

Kitapların bomba, twitter’ın baş belası, soru soran gazetecinin edepsiz,
entelektüellerin monşer, anayasal hak olan protesto hakkını
kullananların çapulcu, hırsızlıkları ortaya çıkaran polislerin darbeci,
soruşturma açan savcıların vatan haini ilan edildiği bir ülkede
yargılanıyorum…

Yolsuzluk, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından ağır şüpheli
durumdakilerin seçim sonrasında balkondan zafer işareti yaptığı,
mitinglerde */“her şey milletimiz için”/**, **/“verilmeyecek bir
hesabımız yok”/*diye haykırabildiği bir ülkede yargılanıyorum…

Gayr-i hukuki, gizli kapaklı işlerine, rüşvet trafiğine çocuklarını alet
ettiği yönünde güçlü iddialar bulunan kimileri için */“bakan olmuşlar
ama acaba iyi bir baba olabilmişler mi”/*diye sorduğum bir ülkede
yargılanıyorum…

*Çaldınız mı sorusunu soranlara **/“darbeci”/**, **/“paralelci”/**,
**/“siyonist”/**, **/“terörist”/**, **/“vatan haini”/**diyen ama bir
türlü çalmadık diyemeyenlerin yönettiği bir ülkede yargılanıyorum…*

Halkımızın bir bölümünün */“çalıyorlar ama çalışıyorlar”/*diyerek oluk
oluk oy verdiği, bu vatandaşlarımızın hangi değerler sistemine ve ahlaka
göre çocuk yetiştirdiğini gerçekten merak ettiğim bir ülkede yargılanıyorum…

*30 yaşında korkunç bir serveti nasıl elde etiği meçhul bir kişinin
arkasına Türk Bayrağı’nı da alıp, oturduğu bir TV programında ülkemizin
bütçe açığının yüzde 15’ini kapattığını iddia ettiği ama kira gelirleri
dışında tek kuruş vergi vermediği bir ülkede yargılanıyorum…*

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının baş kahramanı kişinin şarkıcı eşinin
*/“çocuğum için üzülüyorum”/*diyerek yarışma programlarında göz yaşı
dökerken alkışlandığı, *evladını kaybeden bir annenin ise meydanlarda
yuhalandığı, vicdanını yitirmiş bir ülkede yargılanıyorum…*

Yalan haberleri daha inandırıcı kılma çabası ile devasa puntoların
kullanıldığı, o da olmayınca tam sayfa haberlerin yapıldığı, o da
olmazsa bizzat neyin haber olup, neyin olmayacağının tek elden
söylendiği, */“milli irade”/*dedikleri halkın gerçekleri öğrenmemesi
için başta yolsuzluk dosyaları ve hatta *Soma dahil son 4 yılda 150’den
fazla yayın yasağı getirilmiş bir ülkede yargılanıyorum…*

Montaj dediklerinin gerçek, insani yardım dediklerinin mühimmat, suikast
dediklerinin Kozmik Oda’yı talan, hükümete darbe dediklerinin,
hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet; ülke itibarı dediklerinin ise */“Kaçak
Saray”/*çıktığı bir ülkede yargılanıyorum…

*Mide bulandıran bir fanteziden ibaret olan ve ortalama zekanın
altındakilerin bile inanmayacağı sakillikteki Kabataş yalanını manşet
manşet yazanların, meydan meydan haykıranların, **/“camide içki
içtiler”/**, **/“ibadethanelerimize saldırdılar”/**diyerek halkı
birbirine düşürme hevesinde olduğu ve bu iftiralar ile ilgili tek bir
hukuki girişimin yapılmadığı bir ülkede yargılanıyorum…*

Kamera görüntüleri olmasına rağmen *Ali İsmail Korkmaz’ın katillerinin
**/“esnaf gerekirse polistir”/**denerek korunmaya çalışıldığı, Berkin
Elvan’ın katillerinin bir türlü yakalanamadığı, *herkesin gözü önünde
yakılan Gezi çadırları için bile delil yok denilip takipsizlik kararı
verildiği ama Gezi’de yaralı gençlere yardım eden doktorlarımız için suç
duyurusu yapılan bir ülkede yargılanıyorum…

*Yapılan açıklamalarda bizdeki özgürlük dünyada yok denilen ama eve
polis baskını, gazeteye polis baskını, sendikaya polis baskını, parti
binasına polis baskını, bankaya polis baskını yapılan, 13 yaşındaki bir
öğrencinin Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle sınıfından
polislerce çıkartılan bir ülkede yargılanıyorum…*

Cumhurbaşkanı ve Başbakanın kendi eşlerinin mağduriyetini anlata anlata
bitiremedikleri ama aynı topraklarda ister başı açık, ister başı kapalı
olsun *kadınlara yönelik şiddetin son 10 yılda yüzde 1400 arttığı, 13
yaşındaki kız çocuklarının tecavüzcüsü ile evlendirildiği, daha sonra
öldürüldüğü, tecavüz edenlerin beraat ettirildiği ve son olarak **/“6
yaşındaki çocuklar evlenebilir”/***diyen kişiye takipsizlik kararı
verilen bir ülkede yargılanıyorum…

Yolsuzluğun, talanın, yalanın, işsizliğin, kadın cinayetlerinin, çocuk
gelinlerin, medyaya sansürün, basın yasaklarının zirve yaptığı ama hâlâ
tek çözümün, bağımsız yargıyı sıfırlayacak tek adam formülü olduğu
dayatmasının yapıldığı bir ülkede yargılanıyorum…

Ülkenin önce laik ve dinsiz, sonra Türk-Kürt, sonra Sünni-Alevi en son
AKP’li-Cemaatçi, hatta son celsede Gülcü mü, yoksa Tayyipçi mi diye
sınandığı, kimliklerimizi bölüp, parçaladıkça, *aslında ülkenin
geleceğini tuz buz edenlerin en büyük suçu işlediği ülkede yargılanıyorum…*

Bir karış toprağı korumaktan aciz olanların, Trablusgarp, Çanakkale
Savaşı, Kafkas Cephesi, Filistin Cephesi ve Kurtuluş Savaşı’nda
savaşmış, dünya çapında bir strateji dahisi kabul edilen, Mareşal
rutbesine sahip, *bu ülkenin tartışmasız kurucusu ve tek gerçek dünya
lideri olan Mustafa Kemal Atatürk’e sataşmanın, laf etmenin hatta
hakaret etmenin prim yaptığı ve bu kişilerin nedense yargılanmadığı bir
ülkede yargılanıyorum…*

Ben *30 Nisan*’da o mahkemeye çıkacağım…

*Sn. Egemen Bağış, Sn. Zafer Çağlayan, Sn. Muammer Güler ve Sn. Erdoğan
Bayraktar, sizleri de beklerim… Gelin Türk Adaleti’ne güvenelim, gelin
Türk Hukuk sistemine güvenelim… Partinizin isminin AK olması hiçbir şey
ifade etmez… Alnınız AK olacak, alnınız…*

Beyler, itibar saraydan değil, demokrasiden gelir; dindarlık namazdan
değil, vicdandan gelir; güç mevkiden değil, dürüstlükten gelir…

*Ben bu ülkede özgür, tarafsız, adil, vicdanının sesini dinleyen nice
hakim, savcı ve avukat olduğuna inanıyorum…*

Adalete güveniyorum…

*Attığım tweeti’min arkasındayım..*

*Vicdanım şahidimdir…*

 



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150321102116 Oraj Poyraz [email protected]
2015/03/21  11:00 4  58  1 undefined [email protected]

 

Bir insanin yasamindan daha degerli bir sey iyoksa, o insanin
yasaminin da bir degeri yoktur.

Rabindranahat tagore

Muslumani dunyevilestirmek, ona yapilacak cok buyuk bir zulumdur.
Cunku dunyevilesmek, yavas yavas sinsice farkinda olmadan kufre ve ebedi
felakete goturur.

Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.

Din,insanligin asaletine edilmis bir kufurdur.
O olsun ya da olmasin,hayatinizda iyi seyler yapan iyi insanlar ve kotu
seyler yapan kotu insanlar her zaman olacak.
Ama iyi insanlarin kotu seyler yapmasi icin din gerekiyor....

STEVEN WEINBERG


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap