Soner Yalçın: Yetenekli utanmaz

K66XX9

*/“Bavulcu”/*Mehmet Baransu tutuklandı…
*/“Bavulcu Yönetmeni”/*Ahmet Altan dedi ki: */“Balyoz darbe planlarının
basılmasına ben karar verdim. O planları bin defa önüme getirseler bin
defa da basarım.”/*
Ahmet Altan, yetenekli bir utanmaz; Anadolu’da bunlara */“ar damarı
çatlamış”/*denir!
Goethe, */“insanların kötü olduklarını görmek beni şaşırtmıyor; ama bu
yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum”/*demişti!
Subaylar intihar ettiler… Cezaevinde can verdiler… Yıllarca hapis
yattılar… Gelecekleriyle oynandı… Aileler paramparça oldu… Ve…
Ahmet Altan hâlâ */“yine basarım”/*diyor! Neyi basacaksın?
Dedin ki:*/“Bana yazıişlerindeki arkadaşlarımız CD’lerin üstündeki
bilgileri gösterdiler; orada, o belgeleri kimin, ne zaman, nerede
yazdığı açıkça görülüyor… O CD’lerin üstündeki kayıtlar bütün belgelerin
Birinci Ordu’da hazırlandığını kanıtlıyor.”/*
Malum manşetler çıkardığınız 11 no’lu CD hakkında, İstanbul Anadolu 4.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine bilirkişi şu raporu verdi:
*/“Davanın temelini oluşturan C-11 kodlu CD üstündeki Or.K-na ve C-17
kodlu CD’deki K.özel yazılarının bir aletle yazıldığı tespit edilmiştir.
CD’lerin üstündeki el yazısının, o tarihte 1. Ordu Komutanlığı Harekat
Başkanı olan Süha Tanyeri’nin not defterindeki harf ve karakterlerden
birer birer alınıp, yazılım vasıtasıyla birleştirilerek, CD üzerine bir
yazıcıya dik bağlı bir kalemle oluşturulduğu tespit edildi…”/*(15 Aralık
2014)
Camilerin bombalanması, Türk jetinin düşürülmesi yalandı!
Bu gerçek ortada iken, */“hâlâ basarım”/*diyene gazeteci diyemezsiniz!


    Kim bu bavulcular?

Mehmet Baransu’ya bavul verildi; o da getirip Taraf yazıişleri masasına
koydu.
Tarih: 20 Ocak 2010
Taraf manşeti attı: */“Fatih Camii Bombalanacaktı/ Kendi Jetimizi
Vuracaktık”/*
Aynı gün Ahmet Altan şöyle yazdı:
*/“Bugün yayımladığımız darbe planı, bugüne dek görülenlerin en
kapsamlısı, binlerce sayfadan oluşuyor, her aşaması en ince ayrıntısına
kadar hazırlanmış. Birinci Ordu’nun eski komutanı tarafından organize
edilmiş… Birinci aşama sıkıyönetim ilanını sağlamak. Bunu
gerçekleştirebilmek için ‘düşmanın’ bile aklına gelmeyecek planlar
hazırlıyorlar. Bir tanesi Fatih Camii’nde bir cuma namazında bomba
patlatmak… Sonra Beyazıt Camii’nde de bir bomba patlatacaklar…
Sıkıyönetim olsun da arkasından darbe yapılabilsin diye kendi uçağımızı
düşürüp, kendi pilotumuzu şehit edeceğiz….”/*
Ahmet Altan’ın satırlarının yalan olduğu ortaya çıktı.
Biraz daha açayım…
Tarih: 5 Mart 2003.
İstanbul Birinci Ordu Komutanlığı’nda iki gün dış tehdit ile bir iç
ayaklanma olması durumuna, TSK’nın mevcut planının (Egemen Planı)
yeterliliği sınandı. Bu dünyanın her ordusunun yaptığı rutin */“savaş
oyunu”/*senaryosuydu.
Aradan 7 yıl geçti…
Mehmet Baransu’nun eline bavul verildi.
Bavulda ne vardı:
1) 2229 sayfa (1077 sayfası 1980-84 yılları arasında olan) Birinci Ordu
Komutanlığı rutin yazışmalar,
2) 10 adet teyp kaseti, (Bunlar Birinci Ordu Komutanı Çetin Doğan
emriyle kayıt altına alınan seminerin konuşma kasetleri.)
Yazışmalar ve kasetler soruşturmaya konu olmadı. Yani, Birinci Ordu’da
gerçekleşen seminerin Balyoz ile hiçbir ilgisi yoktu.
Seminerde Balyoz’un B’si geçmemişti. Cami bombalama, jet düşürme gibi
olaylar */“savaş oyunu”/*nda/senaryoda yoktu.
3) 19 adet CD vardı. Bu 19 adet CD’den sadece 3 tanesinde (esası 11
no’lu CD olmak üzere, 16 ve 17 no’lu CD’lerde) suç unsuru vardı.
Evet, diğer 16 adet CD, Birinci Ordu’ya aitti ve içlerinde suç unsuru yoktu.
Ne varsa 11 no’lu CD’de vardı; */“Oraj”/*, */“Suga”/*adlı hareket
planları; */“Çarşaf”/*, */“Sakal”/*adlı eylem planları ve davaya adını
veren */“Balyoz Güvenlik Hareket Planı”/*vs. yer alıyordu.
Bu 3 CD’nin -özellikle 11 no’lu CD’nin- sahibi kimdi?
TÜBİTAK’a göre, 11 no’lu CD’nin oluşturulma tarihi: 5 Mart 2003, saat:
23:50:42
Artık biliniyor ki; Balyoz belgelerini bulunduran 11 no’lu CD, 2003’te
var olmayan ve 2007’de kullanılmaya başlanan Microsoft Office ile
oluşturulmuştu. 2009 yılına ait bilgiler mevcuttu! Yani, 11 no’lu CD,
2003’te oluşturulmamıştı! Üzerindeki yazı bile sahteydi!
Detaya girmeyeyim; yargı şimdi bu 3 CD’yi kimin hazırladığının/ yani
bavulcuların peşinde!
Yetenekli utanmaz ise hâlâ kabadayılık taslıyor…


    Bavul ortaklığı

Baransu, bavulu kimden aldığını */“hatırlamıyor!”/*
Mesele sadece */“haber kaynağını”/*korumak olabilir mi?
Gazeteci, kendini ve gazetesini kandıran yalancı kaynağı korur mu?
Gazeteci, kendini kullanarak Türk Ordusu’na tezgah yapanları saklar mı?
Demek ortaklar!..
Birileri hâlâ diyor ki, */“gazetecilik faaliyeti…”/*
Bu nasıl gazetecilik faaliyeti? Ellerine tutuşturulan dijital belgelerin
gerçekliğini hiç araştırmadılar. Ağır suçlamalarda bulundukları
kişilerin görüşlerini almak ihtiyacı hissetmediler. Ellerine
tutuşturulan sahte belgeleri dahi yanlış aksettirerek, imzasız dijital
belgeleri */“belgeler imzalı”/*diye yazdılar. Belgelerin sahteliğine
dair olgular ortaya çıktıkça yaptıkları haberi sorgulayıp
düzelteceklerine, sahteciliklerini örtbas ettiler. Sistematik olarak
dezenformasyon ürettiler…
Taraf’ın yaptığına */“kötü gazetecilik”/*de deyip geçemeyiz!
Ne yazmıştı o malum manşetlerinin altına Ahmet Altan:
*/“Bu ordunun yapısını radikal bir şekilde değiştirmeden bu generallerin
hastalıklarını iyileştiremeyiz… Zorunlu askerliği mümkün olduğu kadar
çabuk kaldırıp, ordunun örgütlenme şemasını tümden
değiştirmeliyiz…”/*(20 Ocak 2010, Taraf)
Amaçları; Türk Ordusu’nu Cemaat aracılığıyla yeniden ABD’nin kucağına
oturtmaktı!
Buna dünyanın her yanında, */“casusluk faaliyeti”/*derler!

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150306110908 Oraj Poyraz [email protected]
2015/03/06  13:51 4  58  1 undefined [email protected]

 

. . . . . .
Ask, bir kisi ile geriye kalan herkes arasindaki farkin, cok fazla
abartilmasidir...

Bernard Shaw

O, yeri yayip doseyen, orada daglar, nehirler meydana getiren, orada her
turlu meyveden (erkekli-disili) iki es yaratandir.
O, geceyi gunduze buruyor.
Suphesiz bunlarda, dusunen bir kavim icin (Allah in varligini gosteren)
deliller vardir.

RAD - 3

Din ...
temel olarak korkuya dayanir ... bilinmeye karsi duyulan korku, yenilgi
korkusu, olum korkusu.
Korku her acimasizligin anasidir ve o yuzden acimasizlik ve dinin el ele
gitmesine sasilmamali.
Benim din hakkindaki gorusum Lucretius la ayni.
Onu korkudan dogan bir hastalik ve insan irkina buyuk bir mutsuzluk
kaynagi olarak goruyorum.

Bertrand Russell


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap