Sayın *Guguklu Hayat* grubu uyeleri,

Bilmek ve kabul etmek gerek. Ermenilerle aramızda bir kan davası vardır.

Biz kendimize göre 1915 olaylarını ne şekilde değerlendirirsek
değerlendirelim, biz evlatlarımızı barış için yetiştirsek bile bir
faydası yoktur.
Bütün Ermeni toplumları evlatlarını kin ve nefret üzerine yetiştirmektedir.
Haksız bir genelleme değildir.

Hocalı Katliamının en azılı katilleri, büyük devlet adamları,
komutanlar, kahramanlar olarak bütün dünya da kabul görmektedir.
Bu katliam sırasında çok ağır insanlık suçları işlemiş kişiler büyük
şair, edip, yazar olarak dünyanın her yerinde onurlandırılmaktadır.
Diplomatlarımızı öldürmüş katiller yiğit savaşçı sayılmaktadır, Ermeni
toplumu bunları her fırsatta onurlandırmaktadır.
Yine 1915 olaylarının Ermeni failleri bütün Ermeni toplumları tarafından
kutsanmaktadır.
İçimizdeki kriptolarda da durum aynen böyledir.

Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin Ermenilerin kinleri, intikam
arayışları, hınçları geçmeyecektir.
O halde biz de buna alışmalı, bunu bilerek yaşamalı, evlatlarımızı da
Ermenilerin düşmanlıklarına karşı eğiterek yetiştirmeliyiz.

Türkiye Ermenilerine gelince, ben bu güne kadar tanıdığım Ermeniler
arasında diğer Ermeni toplumlarından farklı bir düşünüce, tavır görmedim.
Onlarda değişen tek şey, beraber yaşamak zorunluluğundan dolayı
sözlerini daha çok ölçerek, tartarak söylemelerinden başka bir şey değildir.
Türkiye Ermenileri batıya göçmen oldukları ilk dakikadan itibaren
Türkiye‘de yüzlerine taktıkları nezaket ve mağduriyet maskesini
çıkarmaktadır.
O halde bu durum böyle devam ettiği sürece, Türkiye Ermenileri asla
sadık vatandaşlar olarak kabul edilmemeli.
Doğrusu Ermeniler için benim duygu ve düşüncelerim bunlardan ibarettir.

Evet, halklar arasında nefret dolu kışkırtmalar doğru değil. Bu konuda
en önce Ermeni toplumları dönüp kendilerine bakmalı ve öz eleştiri yapmalı.

Ve bir öngörümü belirtmek isterim, birkaç yıl sonra iç savaş ortamına
girdiğimizde Ermenistan ve ardından Rus ve/veya batılı milletlerin
askerinin de olaylara dahil olduğunu göreceğiz diye düşünüyorum.
Kanımca Türk milleti ya bu topraklardan sürülmeye, yok olmaya, ya da en
az üç cepheli dış savaş, en az dört kesimli bir sivil savaş ortamına
kendini şimdiden hazırlamalı.

Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA


  
<http://www.turkishnews.com/tr/content/2013/03/04/hocali-soykirimi-ve-bati-dunyasinin-goremedigi-gercekler-4/>

------------------------------------------------------------------------


  Hocalı Soykırımı ve Batı Dünyasının Göremediği Gerçekler
  
<http://www.turkishnews.com/tr/content/2013/03/04/hocali-soykirimi-ve-bati-dunyasinin-goremedigi-gercekler-4/>

Ermeni İddiaları
<http://www.turkishnews.com/tr/content/category/ana-konular/ermeni-iddialari/>,
Prof. R. Karluk
<http://www.turkishnews.com/tr/content/category/yazarlar/prof-dr-ridvan-karluk/>

Ermenistan’da önceki hafta yapılan seçimleri Cumhurbaşkanı Serj
Sarkisyan kazanmıştır. Resmi sonuçlara göre Sarkisyan oyların yaklaşık
yüzde 59’unu almıştır. *Karabağ’da katliam yapan Ermeni kuvvetlere
komutanlık yapan kişi Serj Sarkisyan’dır. *

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti üzerinde jeopolitik ve
jeostratejik konumlarından dolayı geçmişte ve de günümüzde çeşitli ülke
ve grupların çıkarları olmuştur. Bu ülke ve grupların çıkarları zaman
zaman örtüşmüş, zaman zaman da çatışmıştır.

Ermeni terör örgütü ASALA 1973 yılında ortaya çıkarak, 1974 Kıbrıs Barış
Harekatından sonra yurt dışındaki temsilciliklerimize ve
diplomatlarımıza yönelik sabotaj ve suikastlar gerçekleştirmiş, 1984
yılına kadar eylemlerini sürdürmüş, bu yıldan sonra yerini PKK terör
örgütüne bırakmıştır.

15 Ağustos 1984 tarihinde PKK Eruh’ta ilk eylemini gerçekleştirmiştir.

*PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini Kızıl Hafta ve 24 Nisanı da Ermenilerin
soykırım günü ilan etmiştir. *

*8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan’ın Sidon kentinde PKK ve ASALA ortak
basın toplantısı düzenlemiştir. *

*Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği tarafından büyük Ermenistan
fikrine katkılarından dolayı onur üyeliğine seçilmiştir. *

4 Haziran 1993’de Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütleri
mensupları batı Beyrut’ta bulunan PKK merkezinde toplantı yapmışlardır.

*Tüm bunlar, düşmanımın düşmanı benim dostumdur görüşünün çok ötesinde
PKK ve ASALA bilinçli işbirliğinin göstergeleridir. *

*ASALA ve PKK terör örgütlerinin arkasında, bu örgütleri kullanarak
Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenmesini istemeyen güçler vardır. *

Osmanlı devletini parçalamak amacıyla Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve
ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler asırlarca Türklerle dostça
yaşayan Ermenileri kullanmışlar, onları kendi amaçları doğrultusunda
yönlendirmişlerdir.

Osmanlı devletinde Ermeniler askerlikten, kısmen de vergiden muaf
tutulmuş, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve yönetimde önemli yerlere
gelmişlerdir. Devlete bağlı, Türklerle kaynaşmış olduklarından Ermeniler
"*millet-i sadıka"* olarak kabul edilmişlerdir.

Aralarında Hariciye, Maliye, Bahriye, Bayındırlık, Hazine,
Posta-Telgraf, Darphane Bakanlıkları yapanlar olmuştur.

Osmanlı devletinin zayıflamaya başladığı dönemlerde, Avrupa devletleri
ve Rusya’nın kışkırtması sonucunda Türk-Ermeni ilişkileri bozulmuş,
Batılı misyoner din adamlarının faaliyetleriyle Ermeniler dini,
kültürel, ticari, sosyal ve siyasi açılardan Türk toplumundan uzaklaşmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin önemli bir kısmı düşman
kuvvetlerinin yanında Türklere karşı savaşmıştır. Cephe gerisinde de
komitacı Ermeniler kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmaksızın katliamlara
girişmişler, yüz binlerce Müslüman’ın hayatına kastederek Doğu
Anadolu’yu bir harabe haline çevirmişlerdir.

Devletin bunları durdurmak için aldığı önlemler istismar edilmiş ve
Batılı ülkelerin vaatleriyle Ermeniler, yaşadıkları ülkeyi parçalamaya
çalışmışlardır.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında mağlup Osmanlı devleti ile imzalanan
Sevr Anlaşması’na göre *(Md.88-93)* Osmanlı devleti Ermenistan’ı
tanıyacak, Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecekti.

Dönemin ABD Başkanı Woodrow Wilson, 22 Kasım 1920’de verdiği kararla
Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan’a vermiştir.
Ermenistan devletinin ve Ermeni diasporasının hayali /*""Büyük
Ermenistan"*/dır.

*Bu hayal yıkılmadıkça ve Batılı ülkeler bu hayali yıkmadıkça, Türkiye
Ermenistan ilişkilerinde bir düzelme olmaz. *

*Çünkü;*

*Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti’nin *23 Ağustos
1990* tarihli Bağımsızlık Bildirisi’nin 12’nci maddesinde /*""Ermenistan
Cumhuriyeti, 1915 Osmanlı Türkiye’si ve Batı Ermenistan’da
gerçekleştirilen soykırımın uluslararası alanda kabulünün sağlanması
yönündeki çabaları destekleyecektir"*///denilmektedir.

*Ermenistan Parlamentosu, *23 Eylül 1991* tarihinde aldığı bağımsızlık
kararında Ermenistan Bağımsızlık Bildirisi’ne sadık kalacağını açıklamış
ve taahhüt etmiştir.

*1995 yılında kabul edilen Ermeni Anayasası’nda /*""Ermenistan’ın
Bağımsızlık Bildirisi’ndeki ulusal hedeflere bağlı kalacağı"*///bir
anayasa hükmü olmuştur. Soykırım yalanının uluslararası alanda
tanınmasının Ermenistan’ın dış politika hedefi olduğu belirtilmiştir.

*Erivan´da yapılan Gelişen Ermenistan Partisi’nin 4’ncü Kurultayına
katılan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, /*""Bağımsızlık Karabağ halkının
seçimidir. Uluslararası hukuk dahi bu konuda farklı yaklaşım ortaya
koyamaz"*/ demiştir.

*Ermenistan’daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili
yer almıştır.

*Ermenistan Milli Marşı’nda /*"topraklarımız işgal altında, bu
toprakları azat etmek için ölün, öldürün"*/ yazılıdır.

*Karabağ’da katliam yapan Ermeni kuvvetlere komutanlık yapan bugünkü
Ermenistan Cumhurbaşkanı *Serj Sarkisyan*’dır.

*Sarkisyan İngiliz yazar Thomas De Waal’a, /*""Hocalı’dan önce Azeriler
bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil topluma karşı el
kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu- stereotipi- (zeka geriliği)
kırmayı başardık"*///demiştir.

*Ermenistan, Türkiye’nin doğu sınırlarını tanımamakta ve Ağrı dağını
kendi toprağı olarak görmektedir.

Hocalı’da Ermeni çeteleri tarihin en vahşi katliamlarından birini
yapmış, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok Azeri’yi vahşice
katletmiştir.

İnsanların kafa derilerini yüzmüş, sağ olarak ele geçirdiklerini
işkenceye tabi tutmuş, testereler ile kol ve bacaklarını kesmiş, babanın
gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşuna dizmiş, kesik
kafaları sepetlere doldurmuş, 56 hamile kadının karnını yarmışlardır.

Tüm bu gerçekleri görmek istemeyip sözde Ermeni soykırımını Türkiye’ye
kabul ettirmek isteyenler, Ermeni isyanlarını konu alan ve Amerikalı
yönetmen *Philip M. Callaghan* tarafından çekilen *Ermeni İsyanı
1894-1920* belgeselini izlemelidirler.

*http:www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&feature=youtu.be*

Ermeni güçleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubat’ta bağlayan gece Hocalı
kasabasında 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere
toplam 613 Azeri Türkünü öldürülmüş, 487 kişi bu saldırıda ağır
yaralanmış, 1275 kişi esir alınmış, bunlardan 150 kişi geri dönmemiştir.

Bunlar kayıtlara geçen rakamlardır. Bir o kadar da kayıtlara geçmeyen
kayıplar vardır.

Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin yakıldığı, gözlerinin
oyulduğu, başlarının kesildiği görülmüştür.

Eski ASALA eylemcilerinden *Monte Melkonian,* Hocalı’ya yakın bölgede
Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra
Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır.

Melkonian’ın ölümünden sonra Markar Melkonian ( ve Seta Melkonian)
kardeşinin günlüğünü *Benim Kadeşimin Yolu */(My Brother’s Road: An
American’s Fateful Journey to Armenia, I.B.Tauris,2005, s.235) /isimli
kitapta Hocalı katliamı için şunları yazmıştır:

/*""Hocalı stratejik bir amaç olmasından başka aynı zamanda bir öç alma
eylemiydi: Khojalu had been a strategic goal, but it had also been an
act of revenge."*/
(/http://www.causes.com/actions/100539-melkonian-on-khojaly-massacre-in-my-brothers-road-an-americans-fateful-journey-to-armenia)/

Büyük Ermenistan idealist ve yazarlarından *Zori Balayan *1996 yılında
yayınlanan *Ruhumuzun Canlanması* /(Revival of Our Souls/ , /Vanadzor
Publishing House) kitabında (Balayan, böyle bir kitap yazmadığını
söylemektedir)/ Hocalı’da soykırımın yapıldığını şöyle itiraf etmiştir:

/"Arkadaşımız Haçatur’la ele geçirdiğimiz eve girerken askerlerimiz 13
yaşında bir Türk çocuğunu pencereye çivilemişlerdi. Türk çocuğunun
bağırışları çok duyulmasın diye, Haçatur çocuğun annesinin kesilmiş
memesini çocuğun ağzına soktu. Daha sonra 13 yaşındaki Türk’e onların
atalarının bizim çocuklara yaptıklarını yaptım. Başından ve karnından
derisini soydum./

/Saate baktım, Türk çocuğu yedi dakika sonra kan kaybından öldü. İlk
mesleğim hekimlik olduğu için hümanist idim, bunun için de Türk çocuğuna
yaptığım bu işkencelerden dolayı kendimi rahatsız hissetmedim. Ama ruhum
halkımın yüzde birinin bile intikamını aldığım için sevinçten
gururlanırdı. Haçatur daha sonra ölmüş Türk çocuğunun cesedini parça
parça doğradı ve bu Türk’le aynı kökten olan köpeklere attı./

/Akşam aynı şeyi üç Türk çocuğuna daha yaptık. Ben bir Ermeni vatansever
olarak görevimi yerine getirdim. Haçatur da çok terlemişti, ama ben onun
gözlerinde ve diğer askerlerimizin gözlerinde intikam ve güçlü
hümanizmin mücadelesini gördüm./

/*Ertesi gün biz kiliseye giderek ruhumuzun dün gördüğü kirden
temizlenmesi için dua ettik.*/ /*Ancak biz Hocalı’yı ve vatanımızın bir
parçasını işgal eden 30 bin kişilik pislikten temizlemeyi başardık."*/
/(The next day we went to the church to clear our souls from what done
previous day. But we were able to clear Khojali from slops of 30
thousand people) /s. 260-262. http://www.isagamber.az/ocaq.htm

Balayan’ın bu kitabı yazmadığına Onur Caymaz ve Ayşe Günaysu gibi Ermeni
kökenli olmayan Türk vatandaşları da inanmaktadır. Bunlardan Günaysu,
The Ermenian Weekly’de yazmaktadır. /(Gunaysu: The Reign of Lies in
Turkey,
http://www.armenianweekly.com/2012/05/11/gunaysu-the-reign-of-lies-in-turkey/)/

Balayan inkar etse de, Ermeni yazar *Avetis Aharonian,* /*""From
Sardarapat to Sevres and Lausanne,"*/ Armenian Review, Vol. 16, No.
3-63, Autumn September 1963, s. 47-57’de Ermenilerin Zangezour, Surmali,
Etchmiadzin, ve Zangibasar’de soykırım yaptıklarını kabul etmektedir.

Fransa Parlamentosu, *29 Ocak 2001* tarihinde /*""Fransa 1915 yılındaki
Ermeni soykırımını tanır"*/ cümlesinden oluşan bir yasayı kabul ederek
sözde Ermeni soykırımını tanımıştır.

Bu yasanın çıkmasından bir ay sonra Paris’in Sevr banliyösündeki müzenin
önüne sözde Ermeni soykırım anıtı *8 Mart 2001* tarihinde dikilmiştir.
Üzerinde /*""1915’te Jön Türk Hükümeti tarafından katledilen 1.5 milyon
Ermenin anısına"*/ yazılıdır.

Bu ifade *Auschwitz-Birkenau *toplama kampının önünde de vardır. Bir
farkla. *1.5 milyon Yahudi 1.5 milyon Ermeni olarak değiştirilmiştir.*

Paris’in Sevr banliyösünde *10 Ağustos 1920*’de imzalanan Sevr
Anlaşması’nın imzalandığı Porselen Müzesi’nin önüne bu anıtın
dikilmesinin sebebi şudur:

/*""Biz Ermeniler Türkiye Cumhuriyetini kuran Lozan Anlaşmasını
tanımıyoruz. Bizler Sevr Anlaşması’nın halen yürürlükte olduğunu kabul
ediyoruz. Çünkü Sevr’de büyük Ermenistan vardır."*/

Fransa, *24 Nisan 2003* tarihinde Paris’te Kanada meydanına Komitas
Sogomonyan adına bir sözde Ermeni kin anıtı dikilmesini de onaylamıştır.

*Azerbaycan, Fransa’nın hiçbir yerinde Karabağ’da Ermeniler tarafından
Hocalı’da yapılan soykırımı ile ilgili bir anıt dikemez.*

Bakü’de bir sanat eseri olan *Hocalı Soykırım Anıtı* yapılmıştır. Bu
anıtın bir benzerinin (aynısının) Türk Dünyası Kültür Başkenti
etkinlikleri kapsamında Eskişehir’de Sıhhiye Meydanı’na dikilmesini daha
önce önermiştim.

Bu önerimi yeniliyorum.

*Meydanın ortasına anıtın dikilmesi, Eskişehir’in bir Türk Dünyası
Kültür Başkenti olmasına katkı sağlayacak ve de kalıcı bir eser olarak
gelecek nesillere Hocalı soykırımını hatırlatacaktır.*

Meydanın 100 metre ilerisinde de Kırım Türklerinin *18 Mayıs Kırım
Sürgün Anıtı* vardır.

*Tarihte soykırıma ve sürgüne uğramış iki Türk kavminin anıtlarının aynı
mekanlarda bulunması çok anlamlı olacaktır.*

*Hocalı soykırımını lütfen seyrediniz ve gerçekleri görünüz.
*/htpp://www.kure.tv/haber/676-haber-belgesel/hacali-katliami-belgeseli/15-Bolum/112958/,http://www.indirvideo.net/hocali-soykirimi-vahset-goruntuleri-14438.html
/



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150215171103 Oraj Poyraz [email protected]
2015/02/15  21:28 54  25  5 undefined

 

Denebilir ki, hicbir seye muhtac degiliz, yalniz bir tek seye
ihtiyacimiz var: Caliskan olmak! Servet ve onun dogal sonucu olan rahat
yasamak ve mutluluk, yalniz ve ancak calisanlarin hakkidir.
Yasamak demek calismak demektir.

K.Ataturk

Yunus Suresi nin 82.ayeti de Risale-i Nur a isaret ediyormus.
Ayetin Turkce anlami: -Ve Allah hakki, kelimeleriyle yerine getirecektir
Said-i Nursi ye gore: Bu ayetteki Kelimeler sozuyle, Risale-i Nur
anlatilmak isteniyor.
Risale-i Nur butunu icindeki Sozler adli Risale nin Arapca karsiligi da
Kelimelerdir Oyleyse ayetin anlami da su oluyor:
Ve Allah, kelimeleri yani Risale-i Nur la hakki yerine getirecektir

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.

Bir Ingiliz subayi Igdir dan Bayezit e gelerek, Mutassarif a: Ingiltere
himayesinde tesekkul eden Ermenistan a Bayezit havalisinin de
birakildigini bir aya kadar on bes bin Ermeni muhacirinin Ermeni duzenli
birlikleri himayesiyle eski yurtlari olan Bayezit sancagina sevk
edilecegini bildirmistir.

Dogu vilayetlerinden bir karis topragin bile Ermenistan a birakilmasinin
mumkun olmayacagi, bir tek Ermeni askerinin sinirimizin bu tarafina
gecmesinin atesle karsilik gorecegi

(12 Haziran 1919)
K.ATATURK


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap