Cengiz Gönen E. Tuğgeneral : Dünya Harp Tarihinde Emsali Olmayan Bir
  Zafer

12 Şubat 1920 günü Maraş 22 gün ve 22 gece muhteşem bir direnişten sonra
bağımsızlığına yeniden kavuşmuştur. Kent, Mondros ateşkes anlaşmasını
takiben önce İngilizler ve daha sonra Fransızlar tarafından işgal
edilmiştir. İngiliz İşgal Komutanı yerel yöneticilere tolerans
göstererek yönetime fazlaca müdahale etmemiştir. 30 Ekim 1919’da Maraş’ı
işgal eden Fransızların yerel yönetimle iyi ilişkiler kurulması için
İngilizler tarafından uyarılmalarına rağmen, Fransız işgal Komutanları
bu uyarılara kulak asmamışlardır. Maraş’taki Ermenilerin kışkırtmalarına
ilave olarak bir Ermeni Taburunun Maraş’a getirilmesi ve Fransız
Birlikleri içerisinde Fransız üniformalı Ermeni askerlerinin bulunması
kentteki tansiyonu süratle artırmıştır.

Fransız işgal Komutanı General Querette (Keret) 4.000 kişilik modern
birliği yetmezmiş gibi Ermenileri silahlandırmış, eğitmiş ve yaklaşık
2000 kişilik bir güç oluşturmuştur. General, Türklere karşı yürütülen
tecavüz ve saldırılara seyirci kalmış ve bir tepki göstermemiştir.
Gerçekte 1919 yılı sonlarında Çukurova, Antep, Urfa ve yoğunlukla
Maraş’ta cereyan eden emperyalist oldu-bittilere karşı direniş
sorumluluğunu, henüz Sivas kongresini yeni tamamlamış ve 23 Nisan
1920’de Ankara’da TBMM’ni kurma çalışmalarını sürdüren Heyeti Temsiliye
ve Başkanı Mustafa Kemal Paşa üslenmiştir. Fransız işgalinin hemen
sonrası Maraş'ta Uzunoluk (Sütçü İmam) [1] ve Bayrak olaylarının patlak
vermesi üzerine Heyeti Temsiliye'nin organizesi ile tüm yurtta
protestolar artırılmış ve Maraş'ı olası bir savaşa karşı organize etmeye
hız verilmiştir. Bu maksatla Mustafa Kemal Paşa, bizzat Yüzbaşı Kılıç
Ali ve Yüzbaşı Yörük Selim'i Maraş'taki direnişin organizesi için
görevlendirmiştir. İstanbul 26 Mart 1920’ de Müttefikler tarafından
işgal edilmesine rağmen Padişah ve Hükümeti, Maraş’ın İngilizler ve
Fransızlar tarafından işgal edilmesine ve olaylara tamamen sessiz
kalmayı tercih etmiştir.

Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Başkanı Baş Komiser Aslan Beyin yönetiminde ve
azami 2.500 silahlı direnişçi iyi bir istihbaratla Fransızlardan önce
davranarak Direnişçilerin önemli kritik yol ve kavşak noktalarını
kontrol altına alması ile savaşın hemen başlangıcında parametreler Türk
direnişçilerine dönmüştür. 25 adet kale gibi muhkem Fransız+Ermeni
direnek noktaları çembere alınarak, birbirlerini desteklemesi ve
birinden diğerine kuvvet kaydırması engellenerek milli kuvvetler
çatışmanın hemen başlangıcında üstünlüğü ele geçirmiş ve Fransızlara ilk
önemli darbe indirilmiştir.

Ölüm kalım savaşının başarı ile sonuçlanmasının esas nedenlerinden biri
de 4000 kişilik Fransız Kuvvetinin ihtiyacı olan silah, cephane ve ikmal
maddelerinin İslâhiye ve Antep'ten Maraş'a getirilmesinin önlenmesi ve
malzemenin Türk Direnişçilerinin eline geçmesidir. Yüzbaşı Kılıç Ali'nin
Liderliğinde Pazarcık ve Bertiz Müfrezelerinin Antep ve İslâhiye
yolundaki pusu ve baskınları ile Fransızların tüm konvoyları darmadağın
edilmiş tek biri dahi Maraş'a gelememiştir. Türk Çetelerinin bu
faaliyetleri sonucu, Maraş İşgal Komutanı General Keret'in Adana ile
irtibatı tamamen kesilmiştir.

Düşman Topçu ateş üstünlüğünü azaltmak için bol miktarda siper ve
irtibat hendekleri hazırlanmıştır. Direnişçiler *“MARAŞ BİZE MEZAR
OLMADIKÇA DÜŞMANA GÜLİZAR OLAMAZ”* andı ile yiğitçe, cesurane ve
kahramanca çarpışmışlar, şehitlik mertebesine erişmişler, yaralanmışlar
ve gazi olmuşlardır.

Karşılarında muharebe ve muharebe destek birlikleri ile modern ve çok
güçlü bir armada bulunan Milli Kuvvetimiz, daha çok milis (çete) kuvveti
olarak demode silahlar ve av tüfekleri taşıyordu. Sonuçta, sembolik
sayılabilecek nizami güçlerle takviyeli Maraş direnişçileri (milis
kuvveti), Birinci Dünya Savaşı galibi kuvvete karşı, oldukça anlamlı ve
muhteşem bir zafer elde etmişti. Özetle; Milis (çete) Kuvvetleri ile
yürütülen ve 7’den 70’e kadın, çocuk yaşlı bütün Maraşlılar hayatlarının
ne denli tehlike içerisinde olduğunun bilinci içerisinde bu savaşta
görev almışlar ve muhteşem bir Zafer kazanmışlardır. Evini, sokağını,
mahallesini ve kentini düşmana kaptırmamak için inanç ve moralle yapılan
topyekûn bir savaşta özellikle bilhassa 14 yaşından büyük çocuklar
irtibat, cephane ikmali ve idari faaliyetlerde büyük yararlıklar
göstermiştir.

Kahramanmaraş topyekûn savaşı sonucu elde edilen Zafer; gerek
hazırlanışı, planları ve gerekse sevk ve idaresi, manevra ve ateş gücü
ile cereyan tarzları açılarından kat ve kat üstün bir işgal kuvvetine
karşı kazanılan emsalsiz bir başarı olup her türlü övgüyü ve ödülü hak
etmiştir. Kahramanmaraş Zafer’i; Ulusal Kurtuluş Savaşının kazanılan ilk
zaferi olarak başta Heyeti Temsiliye ve Başkanı Mustafa Kemal Paşa olmak
üzere tüm Anadolu için büyük bir moral kaynağı oluşturmuştur. Zafer,
Anadolu’nun düşman işgalinden kurtulması çabalarının ilk olumlu
işaretini teşkil etmiş ve 12 Şubat 1920'de Fransız işgalinde bulunan
Antep, Adana ve Urfa direnişlerinin büyük moral kazanmasını, takviye
edilmesini ve güçlendirilmesini sağlamıştır. Zaferin bir diğer sonucu
ise politik alanda olmuş ve yakında kurulacak TBMM’nin başarıları
konusundaki endişeler büyük çapta azalmıştır. Daha önemlisi ise, Ulusal
Kurtuluş hareketinin Batılılar tarafından resmen tanınmasının ilk
adımını teşkil etmiş ve Fransa’nın tüm işgal ettiği yerlerden
çekilmesine ait olumlu işaretler alınmaya başlamıştır.

Savaş sonrası, Kahramanmaraş’ın dörtte üçü harabe haline gelmiş, kentin
çoğunluğu ve ekonomisi neredeyse tamamen çökmüş ve hürriyet ve
bağımsızlık uğruna 600 civarında şehit verilmişti ama sonuçta yaklaşık
bir yıl süren bir işkence, elem ve tüm işgal çirkinlikleri ve Ermeni
katliamları sona ermiş, geleceğe ümitle bakılan güzel ve mutlu günler
başlamıştı.

1939 yılında Maginot (Majino) hattını gezen gazeteci Celalettin Ezine’ye
Maraş harbine katılan ve kahramanlarımızı yakından izleyen bir Fransız
Doktor Yarbay şunları söylemiştir:

*/"Dünya savaşının sonu idi. Topunuz ve tüfeğiniz yoktu. Fakat derme
çatma kuvvetlerden teşkil ettiğiniz kıtalar ve kent halkı, dünyanın en
muntazam ve galip ordusuna, bize karşı koydular. Kolsuz yaralıların,
silahlarının mekanizmalarını dişleri ile çektiklerini, kadınlarınızın
omuzlarında cephane taşıdıklarını gördüm. Akıllara sığmazdı bu. İnsan
havsalası ve mantık denilen şeylerin saçmalığına o gün şahit oldum. Ordu
taktiği ve kitaplarda okuduğumuz strateji kanunları, Maraş önünde iflas
ettiler."/*

Bu muhteşem ve benzeri olmayan Topyekûn Savaşla elde edilen
Kahramanmaraş zaferi önce, TBMM tarafından 5 Nisan 1925 tarihli ve 2626
sayılı kararı ile Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış
ve Maraş Dünyada ve Türkiye’de ilk madalyalı kent unvanını kazanmıştır.

İkinci olarak; TBMM 5 Nisan 1926 günü, Maraş savaşında fevkalade
yararlılık gösterdikleri için ödüllendirilmesi kent tarafından önerilen
271 kişiden 166 Kahramanın İstiklal Madalyası ile taltif edilmesini
kararlaştırmıştır. Listenin 153. sırasına *“Maraş namına İstiklal
Madalyası İtası”* yazılarak kurtuluş hareketine katılan bütün
Kahramanmaraş halkı da ayrıca taltif edilme onuruna sahip olmuştur. [2]

Saygılarımla.

(1) Adı İmam olan, yakındaki camide müezzinlik yapan ve geçimini küçük
dükkanında süt satarak sağlayan sütçü, olayda Ermeni askerine bir el
ateş ederek yaralamış ve daha sonra Maraş kuzeyindeki dağda 12 Şubat
gününe kadar saklanmıştır. Ancak attığı tek mermi sonrası sarhoş Fransız
üniformalı Ermeni askeri daha sonra ölmüş ve başta Maraş Direnişçileri
olmak üzere tarafların savaş hazırlığını artırmasına neden olmuştur.

(2) Cengiz Gönen, E. Tuğgeneral, Ulusal kurtuluş Savaşının İlk
Kahramanı, Maraş, Lazer Yayınevi, 2005, Ankara kitabımdan özetlenmiştir.

 

 

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150212151053 Oraj Poyraz [email protected]
2015/02/13  10:30 4  58  1 YAHOOGROUPS [email protected]

 

Evrensel kural olacak sekilde davranis ve eylemlerde bulunan birisi
ahlaklidir.

Ralph Waldo Emerson

Karsitlarimiz bize „.. evet ama biz size fikir ozgurlugu tanimistik
diyorlar.
Evet siz bize tanidiniz!
Ama bu bizim de size tanimamiz gerektiginin kaniti degildir.
Bunu (fikir ozgurlugunu) bize tanimaniz sizlerin ne kadar aptal
oldugunun kanitidir.

J.Goebbels 4 Aralik 1935 konusmasindan. Band 1.1932-1939
O zaman soralim, Murteciler sanki farkli mi?

Her dakika ovulmek isteyen bir Tanriya inanamam.

Friedrich Nietzs


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap