------------------------------------------------------------------------

  Bu yazıyı okuma, tükür gitsin!
  
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/01/bu-yazy-okuma-tukur-gitsin.html>

Geleceğin meslekleri adıyla yayınlanan listelerin ne kadar gerçek dışı
olduğunu zaman hep göstermiştir. */"Geleceğin meslekleri palavrası"/*
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com.tr/2015/01/gelecegin-meslekleri-palavras.html>
başlıklı yazımızda bunun bir eleştirisi verilmişti. Ama yazıda
yanıtlanmayan bir soru kalmıştı. Acaba ülkemizde geleceğin meslekleri
nelerdir?

Üniversiteli sayısının artması, gelişen yaratıcılık, yüksek enerji ve
yönetilmeye kolay adapte olma yeteneği ile büyük bir genç nesile
sahibiz. On yıl sonra bu insanlar hangi işlerde çalışacak diye düşünerek
bir liste oluşturduk. Geleceğin mesleklerini oluşturmadaki temel
kriterimiz mesleğin son yıllardaki ivmesi oldu. Yani her geçen gün
çalışan sayısı hızla artan meslekleri bulduk ve bunların içinden
gelecekte de çalışan sayısını arttıracak olanları seçtik. İşte bu
meslekler.

Ülkemizde geleceğin 5 önemli mesleği:

*1-AVM'lerde yemek tepsisi toplama*

AVM sayısında tüm ülkeleri sollayıp bulduğumuz her boşluğa AVM dikmeyi
planlayan bir yönetim zihniyetine sahibiz. Eğlence anlayışımız da
planlama anlayışımıza paralel AVM'lere gitme yönünde evrildiği için
artık her gün milyonlar AVM'lere hücum ediyor. Gitmişken yemeklerini de
AVM'lerin olmazsa olmazı yemek katında yiyorlar. Yemekler plastik bir
tepside servis ediliyor ve yemek bitince masa üzerinde bırakılıp
gidiliyor. Bu tepsileri toplayan görevliler var. İşi sadece yemek
artıklarının olduğu tepsileri toplamak. Eskiden böyle bir meslek yoktu
ama şimdi var. AVM sayısı ve AVM'ye giden insan sayısı arttıkça tepsi
toplayan görevli sayısı da artıyor. Burada çalışanlar bilgi ve yetenek
bakımından birçok sektörde çalışanlardan aşağıda değiller. Fakat iş
olanaklarının azlığı, bir finans kurumunda, şirkette ya da devlet
kademesinde iş bulamama onları buralara yönlendiriyor.

*2- Mango'da elbise katlama*

Serbest piyasanın yarattığı konformist insan tipi artık kendini her
şeyin sahibi zannediyor. Bir gömlek almak için alışverişe çıktığında
onlarca mağazada yüzlerce gömleği buruşturup atıyor. Sanki mağazanın da
elbiselerin de sahibi kendisi. Öyle bir dağınıklık yaratıyor ki, bu eğer
burda böyleyse evde nasıldır diye aklınızdan geçiyor. İşte, onların
dağıttığı elbiseleri toplayan görevliler var. Sürekli etrafta dolaşarak
dağıtılan elbiseleri katlayıp koyuyorlar. Onların topladıklarının tekrar
dağıtılması birkaç saniye sürmüyor. Bu döngü gün boyu sürüyor. Kıyafet
satıcıları elbiseleri toplasın diye giderek daha fazla eleman alıyorlar.
Bu işlerde görevlendirilenlerin çoğu üniversite mezunu, genç ve hayattan
beklentisi olan insanlar. Ama bulabildikleri tek iş bu maalesef.

*3- Değnekçilik*

Park yeri bulmanın imkansız hale geldiği bir ülkede yaşıyoruz. Bunun
üzerine bir de gideceğimiz yere kadar özel arabamızla gitme tutkumuz
eklenince, beklentilerimizin tatmini için ödeyeceğimiz bedelin miktarı
da artıyor. Neredeyse arabamızla restoranın kapısından girip
oturacağımız masaya kadar gitmek istiyoruz. Her türlü arzunun tatmin
edildiği bir çağda yaşadığımız için arabamızı yemek yiyeceğimiz
restorandaki masanın yanına bırakmamız da mümkün olabiliyor. Siz araba
koltuğundan yandaki masanın koltuğuna geçerken değnekçiden valeye
evrilmiş hizmetli türü sizin arabanızı uygun bir yere park ediyor. Büyük
şehirlerde her dükkanın önünde bu hizmeti almanız mümkün olabiliyor.
Hatta bazı kredi kartları bu tür hizmetlerin bedelini bile karşılıyor.
Görüyorsunuz, her şey sizin rahatınız için.

*4- Fastfood çalışanı*

Beslenmeyi fastfood'a dönüştüren bir çağda yaşıyoruz. Her yer fastfood
restoranı dolu. Sayıları ışık hızıyla artıyor. Patates kızartmaktan kola
doldurmaya birçok işi dönüşümlü yapan bir işgücü ordusu hizmet veriyor
bu mağazalarda. Onbinlerce tahsilli genç bu sektörde çalışıyor.
Ebeveynlerin minicik çocuklarına başarı mükafatı olarak fastfood
restoranda hamburger vaat ettikleri bir toplumuz artık. Fastfood
restoran sayısı artmayacak da kütüphane sayısı mı artacak?

*5- Çağrı merkezi çalışanı*

Apartman altındaki bakkalın bile çağrı merkezi var artık. En küçüğünden
en büyüğüne kadar tüm şirketler ölçeklerine göre bir çağrı merkezi
kurmuş durumdalar. Telefon sayısı kadar üniversite mezunu genç.
Yaptıkları şey hep aynı. %90'ı tüketici */"aptallığının"/* sonucu olan
sorulara cevaplar vermek. */"Aaa, öyle miydi, bilmiyordum"/*, */"Tamam,
şimdi hatırladım"/*, */"Yaa, bu kadar basit demek"/*, */"Aramama hiç
gerek yokmuş aslında"/* gibi yanıtlarla biten milyonlarca telefon
görüşmesi. Konformizmin getirdiği aptallık artınca çağrı merkezi
çalışanı da artacak tabi.

İşte, ülkemizde gelecekte en çok aranacak meslekler bunlar. Acı ama
yüksek ihtimal dahilinde. Şimdi belki düşünüyorsundur, acaba yapılmak
istenen mizah mı, karamizah mı, eleştiri mi, ironi mi, yoksa başka
birşey mi diye. Hayır, hiçbiri değil. Bu 5 meslek gerçekte ne ifade
ediyor, biliyor musun?

Bir şey dikkatini çekti mi? Bu kadar çok elemana gerek duyulmasını
sağlayan bu işleri kim yarattı dersin? Yediği tepsiyi az ötedeki alana
değil de masaya kim bıraktı? Bir kazak alayım diye 50 kazağı buruşturup
kim yere attı? Gideceği yere dolmuşla, taksiyle değil de kendi özel
arabasıyla kim gitti? Çocuğuna fastfood ödülü kim verdi? Kullanım
kılavuzu, sözleşme ve bilimum kaynaklardan erişilebilecek basit bilgiler
için çağrı merkezlerini kim aradı? Cevabı veremediysen, ben vereyim: SEN!

Bu ipe sapa gelmez meslekleri senin bilinçsiz konformizmin yarattı ve
bugünlere geldik. Şimdi de geleceğe yelken açıyoruz. Peki, bundan sonra
ne mi yapman gerekiyor? Sakın, durup düşünüp, silkelenip, kendine gelip
kendini düzeltmeye kalkma. Aynı düşüncesiz konformizmine devam et.
Yemeği yeyip tepsiyi bırak, kazağı buruşturup at, taksiyle restoranın
içine gir, çocuğunu fastfood'a götürmeye devam et, saçma sorularını
çağrı görevlisine sormayı sürdür. Çünkü eğer bunların birini bile
yapmaktan vazgeçersen onbinlerce üniversiteli genci işsiz bırakırsın. Ne
olursa olsun, çalışmak en büyük erdemdir ve vasıflarına uygun olmasa da
*/"ekmek parası"/* için çalışmak herkesin en doğal hakkıdır.

Milyonlarca pırlanta gibi gencimizi gelecekte bekleyen mesleklerin
bunlar olduğu gerçeğini anlayan çok az realist insandan biriyseniz
muhtemelen tavrınız benim gibi olacaktır. Şu yazılanları dönüp
okuduğumda, */"Yazıklar olsun"/* deyip okuduklarıma tükürmek istiyorum.

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-150115160142-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>


 
-- 

Birisinin sucunu bagisladiktan sonra pisman olma, Cezalandirdigin
zamanda sevinmez.

Hz.Ali

Yapilan hizmetler, yapilmasi gereken ve yapilabilecek hizmetlerin yuzde
biri bile degil.
Fakirlere yedirilen yemekler disindaki iftar ziyafetlerini onemli ve
temel bir hizmet olarak gormek mumkun mudur?
Hele sofralarda israf varsa, gunah kazanilmis oluyor.

Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.

Bir kisisel Tanri anlayisi benim ciddiye alamayacagim antropolojik bir
kavramdir.
It seems to me that the idea of a personal God is an anthropological
concept which I cannot take seriously.

Kaynak: Albert Einstein, 1947; from Banesh Hoffmann, Albert Einstein
Creator and Rebel, New York: New American Library, 1972, p.95.


Grup eposta komutları ve adresleri                   :
Gruba mesaj göndermek için...........................:
ozgur_gundem@yahoogroupscom
Gruba üye olmak için                                      :
ozgur_gundem-subscribe@yahoogroupscom
Gruptan ayrılmak için....................................:
ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroupscom
Grup kurucusuna yazmak için                          :
ozgur_gundem-owner@yahoogroupscom
Grup Sayfamız..............................................:
http://groupsyahoocom/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz      :
http://orajpoyrazblogspotcom/  

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap