DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif


------------------------------------------------------------------------


  Zafer tesadüflere bağlıymış!
  
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/12/zafer-tesaduflere-baglyms.html>

NNN Yıl sonu geliyor.
Finans sektörü çalışanları *"performans"* denilen köprüden geçip cennete
ulaşmaya çalışacaklar; geçemeyenler işten atılıp cehennem azabını
tadacaklar.
Şirketlerin performans kriterleri öyle şeytani ki, derin ve karşı
çıkılması zor insani arzularla yolları kesiştiği için kimse karşı duruş
sergileyemiyor.
Başarı, kalite, verimlilik gibi kavramlara kim hayır diyebilir ki?

Fakat bu kavramlar üzerinde biraz düşünüldüğünde garip bir durum dikkat
çekiyor.
Bu farklı terimler, anlamları çok açıkmış gibi sürekli kullanılıyor ve
birbiriyle kesişen tanımlardan hareketle bol tekrarlı bir söylem
oluşturuluyor.
Her terim diğerlerini referans olarak tanımlıyor.
Yani kalite performansla, performans kaliteyle açıklanıyor.

NNN Öyleyse şu soruya yanıt vermemiz gerekmez mi?
Şirketlerin performansı ölçme dedikleri dünya tam olarak neye hizmet ediyor?

Bu sorunun yanıtını, iş hayatının temel kavramlarını yeniden
tanımlayarak bulmaya çalışalım.


    Mükemmelliyetçilik

Sıra dışı bir sonuç elde etme ve örgüt yönetme pratiği olarak tanımlanıyor.
Yani şirketi bütün aktörleri ve fonksiyonlarıyla kusursuzluğa götürecek
bir model.
Ya da daha açık söylersek sıradışılık.
İyi de, sıra dışı olma idealinin genele yayılması, kavramın kendisiyle
çelişkili değil midir?
Özellikle de kalıcı olması gereken bir istisnai pratikten söz ediyorsak.
Herkes nasıl mükemmel olabilir?
Mükemmelliyet paylaşılan bir şey olmadığına göre herkes nasıl mükemmel
olabilir?
Erişilmesi mümkün olmayan mitsel bir ideale doğru herkesi yarışa
sürüklemekten başka bir şey değildir yapılan.
İnsan hem mükemmel ve sıra dışı olup hem de bunu diğerleriyle paylaşamaz.


    Başarı

Mükemmelliyet kavramının geçtiği her yere bu sözcüğü koyduğunuz zaman
anlamın değişmediğini görürsünüz.
Başarı iyi olmak ve işini iyi yapmak değil, maliyetleri %30 düşürüp
gelirleri %150 arttırmaktır.
Çıkış fikri, hep daha iyisi yapılabiliyorsa mevcut durum asla kabul
edilemez mantığıdır.
Fakat bu olgunun sonuçları hep göz ardı edilir.
Bir kazanana karşı acaba kaç kaybeden vardır?
Başarı arayışı sonu olmayan bir rekabete yöneltir.
Başarı artık seçenek değil zorunluluktur.
Aksi takdirde bu oyunda kendinize yer bulamazsınız.


    Aidiyet

Başarı kavramının geçtiği her yere aidiyet kavramını koyduğunuzda da
anlamın değişmediğini görürsünüz.
Hiyerarşik düzen içinde herkesin bağlılığının teşvik edilmesini vurgular.
İşi doğru olarak yapmanız artık yetmez; bir de kendinizi işe adamanız
gerekir.
Psişik bir seferberlik halidir bu.
Hintli dervişin ezotorik bilgeliğine kendini kaptıran şehirli bunağın
mürit olma şeklidir istenen.
Angaje olmazsan başarısız sayılırsın.


    Sürekli Gelişim

Geçmişi unut, şimdiyi değersizleştir, sadece geleceği yücelt.
Sürekli gelişemezsen ölmüşsün demektir.
Bu büyük yanılsama gerçekle yüzleşmeye izin vermez.
Doğmak, büyümek, gelişmek, ilerlemek ve küçülmek dizgisi şirketleri
yıkıma götüren şu yapıya dönüşür:
Doğmak, büyümek, gelişmek, sürekli gelişmek, sürekli gelişmek, sürekli
gelişmek...
ve yok olmak.
Gelişmenin gerileme olmadan sağlanamayacağı kavranamaz.
Sürekli gelişme olursa zorluklar, problemler ve krizler yaşanılmaz ve en
nihayetinde yok oluştan kaçınılabilir sanılır.


    Kalite

Kusursuzluğu referans alan kalite kavramı herkesin işini kusursuzca
yapacağı bir dünya tasarlar.
Yani ilk günah henüz işlenmemiştir ve hiçbir zaman da işlenmeyecektir.
Öyleyse cennettesinizdir...
Hata, yanlış ve kusurlar insanlardan kazınmıştır.
Çatışmanın olmadığı, herkesin hazzın doruklarında olduğu bir dünya.
Bu hayale inanmak isteriz önceleri.
Ama gerçeklik bir süre sonra doğruyu gösterir.
Kusursuzluk yoktur, hata vardır ve arzular daima başkalarınınkiyle
çatışma içindedir.
O zaman şu sonuca rahatça ulaşırız.
Kalite koşulları iyileştirmek için bir araç değil, karlılığı ve
verimliliği arttırmak için bir baskı aracıdır.


    Performans

Sonuçların ölçülmesi, ödül ve cezayı gerektirir.
Asıl sorun performansı neyle ya da kimle karşılaştıracağımızdır.
Temel yaklaşım, yapılmak zorunda olan bir işle ilgili önceden belirlenen
kriterlere göre performansı ölçmektir.
Herkes eskisinden daha iyi olmak ve diğerlerini geçmek zorundadır.
Her zaman daha fazlası elde edilmelidir.
Çalışmak işe gelip sözleşmede belirlenen işi yapmak değil, sadece
performans göstermektir.
Daha fazla, daha hızlı, daha etkin, daha somut...

Bu kavramlar üzerinde biraz düşününce her şey kolaylıkla anlaşılabilir.
Bu kavramlar ne yapılan işin kalitesine ve hazzına varmaya, ne yapılan
iş üzerine anlam üretmeye ne de şirketin gerçekliğini anlamaya izin verir.
Ortada sadece anlamsızlık vardır, her kavramın yerine bir diğerinin
kolayca konulabildiği döngüsel bir sistem.

Çalışanlar, son yıllarda sorunun farkına varır gibiler:
Bize *"Kalite, müşteriye açık konuşmaktır"* deniliyor; ama şikayetlerde
yazılı talimatlara göre davranmamakla suçlanıyoruz.
Bize, *"Ekip olarak çalışın"* deniliyor; ama performanslar kişisel
olarak veriliyor.
Bize, *"Aidiyet"* deniyor; ama daima rakamlara bakılıyor.
Bize, *"Performansa göre terfi"* deniyor; ama terfiyi alan başkalarının
aleyhine ön plana çıkmaya başaranlar oluyor.
Bize, *"Çözüm odaklı olun"* deniyor; ama biraz düşünüp karar vermek için
hiç zaman bırakılmıyor.

Bu koşullar altında ne oluyor biliyor musunuz?
Çalışanlar psikolojik bir paradoksa yenik düşüyorlar.
Eğer çalışan başarılı oluyor ve verilen mükafatı kabul ediyorsa bundan
utanç duyuyor; çünkü bunu hak etmediğini düşünüyor.
Öte yandan mükafatı reddederse kendini şirket karşısında zor bir duruma
sokacağını biliyor.
Daha açık söylersek, ödüllendirildiği için övünemez ve mükafatlar ona
hiçbir tatmin duygusu yaşatmaz.
Alaya vurmak verebileceği tek karşılıktır ve o da sistemle dalga geçer.
Şurası çok açık ki, finansal sektördeki firma iflasları sonrası *"Bu
büyük ve karlı şirket neden battı?"* sorusu sorulduğunda yanıtı bulmak
kolaydır:
*"Zafer tesadüflere bağlıymış"*

Kısacası çalışanlar ruhunu kaybettikçe şirketler ruh kazandıklarına daha
çok inanmaya devam ediyorlar.
Davranış ve arzulardaki tekbiçimlilik şirket ruhunun en üst seviyesi
olarak görülüyor.
Acı ama, olanların kabul edilmiş ya da talep edilmiş beyinsizleştirme
olduğu gözden kaçırılıyor.
Başarı sadece kollektif bir orgazm olarak yaşanmaya devam ediyor.
Bağlarından koparılmış, başkalarına e-mail gibi bilişim protezleriyle
bağlanmış, mantıklı olmaksızın akılcı, sonsuz ama çoğu işe yaramayan
bilgi yığınına sahip bireylerin sayısı ise her gün artıyor.

Acı bir kehanetle son noktayı koyalım.
Büyük başarıların ardından başarısızlığı tadan her şirket geçmiş şanlı
günlerinin özeleştirisini yaptığında şunu fark edecektir:
*"Zafer tesadüflere bağlıymış"*

**http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/12/zafer-tesaduflere-baglyms.html

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-141209101556-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>


 
-- 

Allah seni ozgur yaratmisken, baskasinin kolesi olmaz.

Hz.Ali

Duz dunya
GASIYE 20.
Yeryuzunun nasil yayildigina bir bakmazlar mi?
***(sufihat:duzlestirmek)
ISRA 78.gunduzun gunes donup gecenin karanligi bastirincaya kadar (belli
vakitlerde) namaz kil; bir de sabah namazini.
Cunku sabah namazi sahitlidir.
ISRA 79.gecenin bir kisminda uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak
uzere namaz kil.(boylece) rabbinin, seni, ovguye deger bir makama
gonderecegini umabilirsin.
BAKARA 187.oruc gecesinde kadinlariniza yaklasmak size helal kilindi.
Onlar sizin icin birer elbise, siz de onlar icin birer elbisesiniz.
Allah sizin kendinize kotuluk ettiginizi bildi ve tevbenizi kabul edip
sizi bagisladi.
Artik (Ramazan gecelerinde) onlara yaklasin ve Allah in sizin icin
takdir ettiklerini isteyin.
Sabahin beyaz ipligi (aydinligi), siyah ipliginden (karanligindan) ayirt
edilinceye kadar yeyin, icin, sonra aksama kadar orucu tamamlayin.
Mescitlerde ibadete cekilmis oldugunuz zamanlarda kadinlarla birlesmeyin.
Bunlar Allah in koydugu sinirlardir.
Sakin bu sinirlara yaklasmayin.
Iste boylece Allah ayetlerini insanlara aciklar.
Umulur ki korunurlar.
BAKARA 149.nereden yola cikarsan cik (namazda) yuzunu mescid-i haram
tarafina cevir.
Bu emir rabbinden sana gelen gercektir.(biliniz ki) Allah
yaptiklarinizdan habersiz degildir.
SUARA 28.musa devamla sunu soyledi: sayet aklinizi kullansaniz
(anlarsiniz ki), o, dogunun, batinin ve ikisinin arasinda bulunanlarin
rabbidir.
KEFH 86.nihayet gunesin battigi yere varinca, onu kara bir balcikta
batar buldu.
Onun yaninda (orada) bir kavme rastladi.
Bunun uzerine biz: ey zulkarneyn!
Onlara ya azap edecek veya haklarinda iyilik etme yolunu sececeksin, dedik.
KEFH 90.nihayet gunesin dogdugu yere ulasinca, onu oyle bir kavim
uzerine dogar buldu ki, onlar icin gunese karsi bir ortu yapmamistik.

Resulullah sav buyurdular ki:
Kim keleri ilk darbede oldururse ona yuz sevap yazilir.
Ikinci vurusta oldururse daha az kazanir.
Ucuncu vurusta ise bundan da az sevap kazanir.

Metin Muslim den alinmadir.
Bazi Tirmizi tertibinde Sayd bolumunde 13.babta.
Muslim, Selam 147 2240
Ebu Davud, Edeb 175, 5263, 5264
Tirmizi, Ahkam 1, 1482
Burada kele denilen hayvan aslinda kertenkeledir.

Sait Nursi ye gore elektrik kontagi ve meteor :
Bunlarin hepsi Kur anda vardir ve fizik kanunlarina gore aciklama yapmak
Kur anin kudretine, hikmetine aykiri dusmektedir

Sait Nursi, Ramazan Risalesi, s.1-15..

Amac Ankara hukumetine karsi, Yunanistan'in yardimiyla, Sultan'in ve
Yunanistan'in himayesi altinda bir Bati Anadolu devletinin
kurulmasidir... Kemalist kuvvetler bastirilacak; butun Anadolu Mustafa
Kemal'in elinden kurtarilacak. Bunun icin kurulacak gonullu Anadolu
ordusunun talim ve silahlarindan Yunan baskomutani sorumlu olacak, bir
miktar yunan subayinin bu orduya katilmasi saglanacak... Yunanistan,
masraflarini karsilamak uzere cemiyete 100.000 Lira verecek.

Anadolu Cemiyeti'nin Istanbul'daki Yunan Baskomlserligine onerisi -
9.12.1921
(Anadolu Cemiyeti Vahdettinci bir orgut olup o asamada Seyhulislam
Mustafa Sabri baskanligi altinda idi)

Rum, Ermeni gibi unsurlardan ayri ayri olusan bir takim ceteler, adi
hirsizlikla, ara sira da oldurmelerle mesgul olmuslar, Rum ve Ermeni
surgunu esnasinda bu unsurlardan ortaya cikan bazi ceteler ise siyasi
bir huviyet kazanmistir.
Ruslarin istilasi baslayinca, memleket icinde kari$iklik meydana
getirmek icin bunlar, Ruslar tarafindan da tesvik ve denizden de
desteklenmislerdir.

(22 Mayis 1919)
K.ATATURK

Din ...
temel olarak korkuya dayanir ... bilinmeye karsi duyulan korku, yenilgi
korkusu, olum korkusu.
Korku her acimasizligin anasidir ve o yuzden acimasizlik ve dinin el ele
gitmesine sasilmamali.
Benim din hakkindaki gorusum Lucretius la ayni.
Onu korkudan dogan bir hastalik ve insan irkina buyuk bir mutsuzluk
kaynagi olarak goruyorum.

Bertrand Russell

Bir ulus kendi icindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla bas edebilir
Fakat icersindeki satilmis ve hainlerle yasayabilmesi olanaksizdir.
Sinirlari zorlayan dusman silah ve alemlerini acikta tasidigi icin daha
az tehlikelidir.
Fakat bir hain, hain gibi gorunmez,
kurbanlari ile ayni aksanda konusur,onlarin cehresine burunur ve
onlarin argumanlarini kullanarak ulusun politik yapisina nufuz eder,
butun kapilardan serbestce gecer, sesi en ust duzey hukumet
koridorlarinda duyulur,
ulusun ruhunu curutur
Politik yapiya her turlu hastalik bulastirarak yasam gucunu elinden alir
Bir katil daha az korkuludur.

Marcus Tullius Cicero
(M.O.106-M.O.43)

Filistinliler, tipki cekirgeler gibi oldurulmelidir...
kafalari kayalara ve duvarlara carpilarak parcalanmalidir

Izhak Samir, Israil Basbakani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap