------------------------------------------------------------------------

  Finansal piyasalarımızın en büyük eksikliği
  
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/11/finansal-piyasalarmzn-en-buyuk-eksikligi.html>

2006 yılı Mayıs ayında yaşanan ekonomik dalgalanma fon piyasalarımızı
altüst etmişti.
Fon piyasası %25 küçülmüştü.
Tablo olumsuz görünüyordu ve bir şeyler yapılmalıydı.
Finansın dahi çocukları Avrupa'da hızla büyüyen bir enstrümanı
*"kurtarıcı"* olarak hemen devreye soktular.
4 milyar liralık bir piyasanın kısa bir sürede yaratılacağı ve fon
piyasalarımızın eskisinden daha güçlü olacağı söyleniyordu.
Kurtarıcı, kısa bir süre sonra hayatımıza girmişti.
Birçoklarının adını ilk kez duyduğu bu enstrümanın adı Anapara Korumalı
Fon'du

Tam da bize göre olduğu söyleniyordu.
Dalgalanmalardan korkup kısa vadeli enstrümanlara yönelen geniş bir
yatırımcı kitlesi için ideal görünüyordu.
Anapara korunduğu için 1 yıla kadar uzayan vadelerde yatırım
yapılabilecekti.
Çeşitlendirme kolaylıkları ile likit fon piyasası bile tehdit
edilebilecekti.
Her şey güzel gözüküyordu.
Ayşe Teyze emekli parasını, Ali Amca tüm birikmişini her zaman işlerini
yapan müşteri temsilcisini kırmayarak anapara korumalı fonlara yatırmaya
başladılar.

2007 yılında kurulan pazar büyük bir ivme yakalamıştı.
Talep beklenenden yüksekti.
Vadeler 1 yılı bile geçmeye başlamıştı.
Pamuktan altına, petrolden dolara, yükseliş ya da düşüş beklediğimiz her
alana yatırım yapılıyor ve anapara korumalı fonlar oluşturuluyordu.
2012'ye yaklaştığımız günlerde pazar büyüklüğü 3 milyar liralara dayanmıştı.
Her şey başta planlandığı gibi gidiyordu.
Pazar büyüyor, yatırımcı talebi artıyordu.
Nihayet Türk yatırımcısına uygun bir yatırım aracı bulunmuştu.

Fakat ne olduysa işte tam o anda oldu.
Piyasa bir anda adeta terse dönmüştü.
Anapara korumalı fonlara talep giderek azalıyordu.
Azalma çok geçmeden kaçışa döndü.
Artık kimse bu fonları almak istemiyordu.
İhraç edilen fonlar talep yetersizliğinden arz edilemiyordu.
2014 yılı ortalarına gelindiğinde anapara korumalı fon piyasası 300
milyon liralara gerilemişti.
Bu tam bir kabustu.
Peki nasıl olmuştu da anapara korumalı fon piyasası bu kadar kısa sürede
zirveden sıfıra düşebilmişti?
Hata nerede yapılmıştı?

Anapara korumalı fon piyasasının çöküşüne giden yolda temelde iki büyük
hata vardı.
İlki öngörü hatasıydı.
Anapara korumalı fonların getiri stratejileri varlık fiyatlarının
yükselişi ya da düşüşü üzerine bahislere dayanıyordu.
Örneğin doların yükseleceği üzerine bahse giren bir anapara korumalı
fon, dolar yükselirse yatırımcısına para kazandırmaktaydı.
Aksi takdirde sadece anapara korunmuş oluyordu.
Sizce anapara korumalı fonlar doğru öngörüler yapmışlar mıydı?

Bunu anlamak için ihraç edilen anapara korumalı fonlar içinden rastgele
seçtiğimiz 29'unun vade sonu getirilerini inceledik.
Yıllık bazda bakıldığında, incelediğimiz bu 29 fondan 7 tanesi
yatırımcılarına %8'in üzerinde bir getiri sağlayabilmiştir.
Bu da demek oluyor ki fonların sadece %24'ü enflasyon oranını
yakalayabilmiştir.
29 fondan 22'si yani fonların %76'sı yatırımcısının parasının enflasyon
karşısında erimesine seyirci kalmıştır.
İncelediğimiz fonlar içinde en yüksek üç getiri yıllık bazda %20,53,
%18,05 ve %14,84 olarak gerçekleşirken, 8 adet fon yatırımcısına yıllık
%1'in altında getiri sağlamıştır.
Klasik Wall Street fantastik görüşü, iki yönlü bir oyunda bir maymunun
başarı oranını %50 olarak görür.
Oysa anapara korumalı fonlardaki başarı oranı %25'lerin bile altındadır.
Siz olsanız yatırım yapar mısınız?

Burada yapılan hata *"Kimse piyasadan daha akıllı değildir"* şeklinde
özetlenen piyasa varsayımıdır.
Yani bu tür fonlar için getiri senaryosu çizenler yanılmışlardır.
Muhafazakar olarak adlandırılan ve parasını vadeli hesaplarda
değerlendiren yatırımcıları hedef alan bu tür fonların, yatırım
uzmanlarının *"vadeli hesap yatırım değildir"* diyerek aşağıladıkları
sıradan vatandaşların kazandıklarından daha kötü getiri elde etmeleri
sektörü bitiren fitili ateşlemiştir.
Yatırımcılar yanıltıldıklarını, kendi bildikleri şekilde davranırlarsa
daha çok kazanacaklarını kısa sürede fark etmişler ve piyasadan
çekilmişlerdir.
Fon yöneticilerinin başarısızlığı piyasa başarısızlığının önemli
sebebiydi ama pazarın çökmesinde bundan daha önemli başka bir sebep vardı.

Anapara korumalı fonlar yüksek getiri vaadiyle muhafazakar yatırımcılara
pazarlanırken yatırımcıların tek hatası satış görevlisine güvenmek değildi.
Bundan daha büyük bir hataları vardı.
Anapara korumalı fonların arkasında yer alan ve getiriyi sağlayacak olan
opsiyon sözleşmesinin dayanak varlığının ne olduğunu bile
öğrenmemişlerdi; yani yeterli finansal bilgiye sahip değillerdi.
Yatırım hedeflerini hayat hedefleriyle özdeşleştirecek uzun dönemli
planlama içinde değillerdi.
Mevcut finansal durumlarının böyle bir yatırımdan nasıl etkileyeceğini
hesaplamamışlar, aylık faiz ölçüsünde getiri elde edemezlerse taksitleri
nasıl ödeyeceklerini planlamamışlardı.
Getiri elde edemezlerse hayatlarının nasıl etkileyeceğini düşünmemişlerdi.
Basitçe özetlersek, yatırımcıların büyük hatası finansal planlama
yapmamaları ya da yapamamalarıydı.

Finansal planlama eksikliği, küresel ve ülkesel krizler kadar kişisel
finansal krizlerin de en önemli nedenidir ve istisnasız herkesi
ilgilendirir.
Anapara korumalı fon piyasası gibi piyasa başarısızlıkları gelişmekte
olan bizim gibi bir ülke ekonomisi için oldukça tehlikelidir.
Bu tür başarısızlıkların yatırımcı güveni üzerinde kalıcı etkiler
bıraktığını borsamızın kuruluş yıllarında yaşadığımız hisse senedi
başarısızlıklarında görmüştük ve etkilerinin bugün bile devam ettiğini
hala görmekteyiz.
O nedenledir ki bu tür piyasa başarısızlıklarını yaşamamanın en kolay
yolu finansal planlamayı geliştirmektir.

Finansal planlama eksikliğinin, ekonomimizin en önemli zayıflıklarından
olan tasarruf açığının da asıl nedeni olduğunu söylemeden geçmeyelim.
Eğer tasarrufları arttırmak istiyorsak finansal planlama kavramını
mutlaka her yurttaşın hayatına sokmalıyız.
Aksi takdirde tasarruf açığı gibi yapısal sorunlar, anapara korumalı fon
piyasası gibi piyasa başarısızlıkları ve borçları ödeyememe gibi sosyal
şoklar hep gündemimizde olacaktır.

 

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-141117160220-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>

 

Oraj POYRAZ

Yunanca kokenli demokrasi kelimesi, halk (demos) ve guc (kratos) veya
fiil olarak kratein kelimelerinin birlestirilmesiyle olusturulmustur.
Kratein fiili, alternatif bir fiil olan archein in (monarchy, oligarchy,
anarchy gibi) aksine hukuk kuralindan ziyade kaba gucu ifade etmektedir.
Eski Yunan da kratein yerine archein kokeninin alinarak demarsi
(demarchy) kavraminin kullanilmasinin nedeni, daha once Atina da demarsi
kelimesinin bir bolge ya da grubun baskani icin kullanilir olmasiydi.
O donemde demarsi, genis bir halk toplulugu mevcut olmadigindan
kullanilamazdi.
Bugun icin bir ideal olarak demokrasi yerine demarsi kelimesini
kullanmamiz icin bir engel yoktur

Friedrich A.von Hayek




Sudan sonra goklerin yaratilmasi
HUD 7.
O, hanginizin amelinin daha guzel olacagi hususunda sizi imtihan etmek
icin, ars i su uzerinde iken, gokleri ve yeri alti gunde yaratandir.
Yemin ederim ki, (resulum!): olumden sonra muhakkak diriltileceksiniz
desen, kafir olanlar derhal bu, acik bir buyuden baska bir sey degildir
derler.


 
Dunya, (cennetteki nimetlerin yaninda) mumine zindandir

(Muslim)
Lutfen bundan sonra Muslumanlardan eza, cefa ceken, basina bir musibet
gelenler aglayip, zirlamasin.
Cunku baslarina gelen her turlu olumsuzluk onlarin Allahin sevgili
kullarindan oldugunu gosteriyor.
Ben demiyorum, hadisler, ayetler boyle soyluyor.



Cocugunu yedi yasinda namaza baslatmayan, on yasinda devamli namaz
kildirmayan ebeveyn buyuk bir sorumluluk altindadir.

Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.



Kuva-i milliyeciler kudurmus haydutlardir.

Medrese Hocalari Dernegi (Cemiyet-i Muderressin)



Maras ta, Fransizlar, Ermeniler, Muslumanlari katliam etmektedirler.
insanlik aleminden bu katliama nihayet verilmesini.

(25 Ocak 1920)
K.ATATURK



Din hicbir ise yaramaz;
gece yarisi karanlik bir mahzende orada olmayan siyah kediyi aramaktir.

Robert Heinlein



"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"


(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE



Ben askerlerimi, Arap kizlarinin irzlarina gecmesi yolunda cesaretlendirdim.
Cunku Filistinli kadinlar Yahudilerin kolesidir ve biz bu kolelere
istedigimizi yapariz ve kimse bizden hesap soramaz.
Asil biz herkesten hesap sorariz

Ariel Saron, Israil Basbakani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52



Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap