* Türk finansal piyasalarının 8 icadı! <#mozTocId745349>
o 1.Hatır Çeki <#mozTocId26994>
o 2.Paravan Kredi <#mozTocId191411>
o 3.Tenekeli Mortgage <#mozTocId474362>
o 4.Cesur Mortgage <#mozTocId960457>
o 5.Dostlar Alışverişte Görsün <#mozTocId272913>
o 6.Bölünmüş Kişilik Kredisi <#mozTocId524929>
o 7.Çapraz Kefalet <#mozTocId308380>
o 8.Anaparayı Öte Dünyada Öde Kredisi <#mozTocId997201>
o Bu sekiz finansal ürünün hepsinin "Türk Malı" olmak dışındaki
ortak özelliği taraflardan biri için iyi sonuçlar yaratırken
diğerleri için kötü sonuçlar yaratmalarıdır. <#mozTocId420649>
------------------------------------------------------------------------
*Türk finansal piyasalarının 8 icadı
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/11/turk-finansal-piyasalarnn-8-icad.html>!*
Botanikçi hikayesini duyanlar vardır mutlaka.
On masum insanın vurulmak üzere olduğu bir orman köyüne bir anda giren
botanikçi neye uğradığını şaşırır.
Botanikçiye basit bir teklifte bulunulur.
Eğer on kişiden birini vurursa geri kalan dokuz kişinin hayatı
bağışlanacaktır.
Aksi takdirde on kişi de öldürülecektir.
Ne dersiniz, sizce botanikçi ne yapmalı?
Bu soruya felsefeciler bile hala yanıt verememişken bizim vermemiz
beklenemez elbette.
Fakat burada basit bir gerçek hepimizin dikkatini çekmiştir.
Bir toplumda en iyi neticeyi verecek eylemler diğer birçokları açısından
kabul edilmezdir.
Tıpkı finans merkezi olma yolunda ilerleyen ülkemizde olduğu gibi.
Finansal okuryazarlığımızın düşük olduğu herkesin malumu.
Basit faizi hesaplamakta zorlanan, hisse senedi almak için tüyo
bekleyen, altına yatırım yapıyorum diye bol bol ziynet alan, yağın
fiyatının artacağı toptancıdan öğrenilir misali kredi kartı pazarlayan
çalışandan doların ne zaman yükseleceğini öğrenmeye çalışan garip bir
finans yönetimi anlayışımız var.
Neresinden bakılsa düşük bir finansal okuryazarlık seviyemiz olduğu kesin.
İşte, bu noktada çetrefilli bir durum kaşımıza çıkıyor.
Finansal piyasalarımızın karanlık sokaklarını gezdiğimizde finansal
okuryazarlığın tuhaf bir şekliyle karşılaşıyoruz: Finansal şeytanlık!
Finansal şeytanlığı, çıkarların söz konusu olduğu bir piyasada, finansal
enstrümanların kendi lehine-piyasa aleyhine kullanılması olarak
tanımlayabiliriz.
Basitçe, ortada bir finansal enstrüman var ve onu kullananlar detayları
hakkında bile çok az bilgi sahibiyken onun türevlerini yaratma
becerisine sahip olabilmişlerdir.
Sadece ülkemiz finans piyasalarında gördüğümüz bu yeni yöntemleri gelin
hep beraber tanıyalım.
Bunların ne kadar büyük *"kara piyasalar"* oluşturduklarına hep beraber
görelim.
Ve sonunda da finansal okuryazarlık seviyemize yeniden karar verelim.
İşte Finansal piyasalarımızın 8 finansal şeytanlığı:
*1.Hatır Çeki*
Ticaret ve finans hayatımızın en büyük karabasanı uzun yıllardır *"hatır
çeki"* denilen enstrümandır.
Tüm dünyada ileri tarihlisi bile kabul edilmeyen çek denilen bu ticari
enstrümanın bizde manevi duygularla ticarete sokulmasının adıdır hatır çeki.
Diyelim krediye ihtiyacın var ve teminatın yok.
Yandaki dükkana girer ve komşundan senin için bir çek yazmasını istersin.
Ortada ne bir alım satım ne de ticaret vardır.
Her şey sevgi ve saygıdan yapılır.
Komşun çıkarır çek defterini ve yazar hemen bir tane.
Mırın kırın mı etti yazmakta.
O zaman karşılıklı yazarsınız.
Sen de çıkarırsın çek defterini ve aynı tutarı yazar, imzalarsın.
Böylece kimsenin kimseye borcu kalmaz.
Kusursuz cinayet işlenmiştir artık.
Götürürsünüz en yakın finans kuruluşuna, alırsınız krediyi.
Bugün çek kullanıp da hatır çeki kesmeyen tacir pek yoktur.
Bu tür işlemlerin büyüklüğünün milyar liraları bulduğunu biraz piyasa
tecrübesi olan herkes tahmin edebilir.
Hatır çeki belki de finansal sistemimizin en büyük kara deliğidir ve
tamamen bize özgü bir modeldir.
Dünyanın en geri kalmış ülkelerinde bile buna benzer *"yaratıcı"* bir
enstrüman yoktur.
*2.Paravan Kredi*
Finans dünyamızın belki de krediden sonraki en eski ürünü *"paravan
kredi"* denilen üründür.
Dünyada kimsenin aklına gelmemiştir.
Tamamen bize özgü bir finansal ürün.
O nedenle bu topraklardaki tarihi muhtemelen kredi kadar eskidir.
Senaryosu basittir: Kredibiliteniz mi yok, bankalar size kredi vermiyor
mu, dolandırıcı mısınız; hiç sorun değil.
Kurarsınız köydeki *"elti"*niz üzerine bir şirket, ya da sevdiğiniz bir
arkadaşınızdan rica edersiniz; onlar sizin yerinize bankadan krediyi
alır ve size verirler.
Geri ödemeyi siz yaparsınız artık.
Banka krediyi o masumlara verdiğini düşünür ama sizin gibi usta bir
dolandırıcıya vermiştir maalesef.
Ülkemizde paravan kredinin yaygınlığı bilinen bir gerçektir.
Hatta banka size kredi vermedi mi; ne yapmanız gerektiğini sorun.
Muhtemelen *"yardımsever" *bankacı şöyle diyecektir:*"Sizin yerinize
başkası çeksin"* Ne kadar da harika değil mi?
Finansal okuryazarlık ancak bu kadar verimli kullanılabilir.
Ama ne acıdır ki, ülkemiz için saf gerçek olan paravan kredi hiçbir
yabancı finans sözlüğünde yer almaz.
*3.Tenekeli Mortgage*
Üçüncü ürünümüz bir konut kredisi çeşidi.
Mortgage adıyla pazarlanan bu tür kredilerin artık onlarca türüne
rastlamak mümkün.
Tamamen finansal yaratıcılığa kalmış bir alan.
Fakat bu modeli hepsinden farklı.
Dünyada hiçbir ülkede benzeri yok, yüzde yüz yerli malı.
Diyelim ki krediye ihtiyacınız var ama bir yıllık, iki yıllık vadeler
sizin için yeterli olmuyor.
Daha uzun vadeli bir kredi alıp rahat rahat ödemek istiyorsunuz.
Ama öyle bir kredi maalesef yok.
Tüketici kredileri 3 yıldan uzun olamıyor.
Kısa vadeli bir kredi alırsak sıkışıp ödeyememe ihtimalimiz var.
Peki, ne yapacağız öyleyse?
Hemen memleketteki *"bacanak"*a evinizi satacaksınız.
Bacanak bankaya gidip konut kredisi ile sizin evi alacak ve siz de
parayı alacaksınız.
Evinizin mülkiyeti sizden çıkmış olsa da mühim değil.
Ne de olsa bacanak; istediğinizde size geri verecektir.
Ne kadar güzel değil mi?
Adını sorarsan, *"tenekeli mortgage"* olsun.
Bu tür satışların son derece yaygın olduğunu çevrenizdeki kişilerden de
öğrenebilirsiniz.
Mutlaka bu tür bir işleme aracılık etmiş kişilere rastlayacaksınız.
Tenekeli mortgage pazarı son derece büyüktür ve dünyanın hiçbir yerinde
de benzeri yoktur.
*4.Cesur Mortgage*
Bir konut kredisi almak için yasalar gereği %25 sermaye payı gerekir.
Finans kuruluşları en fazla %75'ini finanse ederler.
O nedenle mortgage alacak kişinin, evin fiyatının %25'ini özkaynakları
ile ödeyebilmesi şarttır.
Peki ya bu kadar paraya sahip değilse ve bir yerlerden de bulamıyorsa?
Bu durum ev almanıza pek mani değildir açıkçası.
Eğer gözüpek biriyseniz ve %75'ini bir finans kuruluşundan konut kredisi
ile finanse edebiliyorsanız, kalan %25'lik kısmı başka bir kuruluştan
tüketici kredisi ile sağlayabilirsiniz.
Her iki krediyi de birkaç gün içinde alırsanız yine kusursuz bir cinayet
işlemiş olursunuz.
Ne yasalar, ne finans kuruluşları ne de ahlaki bir engele çarparsınız.
Evin bedelinin %100'ünü finanse etmiş olursunuz.
Cesur Mortgage piyasası, bu piyasaya hizmet veren *"tezgahüstü
gayrimenkul danışmanı"* kuruluşların artmasıyla giderek büyümektedir.
*5.Dostlar Alışverişte Görsün*
Kısa vadeli nakit sıkışıklığı herkesin başına gelebilir.
Eğer kredi kartınızdan nakit çekebiliyorsanız bu sorunu aşabilirsiniz;
peki ya çekemiyorsanız?
Birçok kredi kartının nakit çekme limiti ya yok ya da sınırlı seviyede.
İşte böyle bir durumda yapmanız gereken şey şu.
Bir arkadaşınızın dükkanına girip önce *"Hayırlı işler"* diliyorsunuz.
Kredi kartınızı arkadaşınıza uzatıp 1000 lira çekmesini söylüyorsunuz.
Arkadaşınız bu paraya karşılık bankaya %1 komisyon ödüyorsa sizden %2
kesip kalan parayı size ödüyor.
Artık 980 lira cebinizde.
Bu tutarı kredi kartından çekseniz muhtemelen 20 liradan çok daha fazla
nakit çekme komisyonu ödeyecektiniz.
Üstelik arkadaşınız da durup dururken 10 lira kazanmış oldu.
Ne kadar da harika değil mi?
Bu tür bir finansal işleme dünyada sadece bu topraklarda
rastlayabilirsiniz, bilmenizde fayda var.
Bu arada insanlar sizi alışveriş yapıyor zannedeceklerdir; dostlar
alışverişte görsün, ne zararı var?
*6.Bölünmüş Kişilik Kredisi*
Diyelim bir firmanız var ve kredi kullanıyorsunuz.
Adınız Kobi olduğu için tüm finans kuruluşları kredi vermek için kapınızda.
Siz de hiçbirini kırmıyorsunuz ve elden geldiğince kredi kullanıyorsunuz.
Fakat bir sorun var, bu kredilerin bir de ödeme zamanı var.
O gün geldiğinde bankanız size yeni kredi vermiyor, eskisinin ödenmesini
bekliyor.
Ama şirketinizin kasasında hiç para yok.
Ne yapacaksınız, krediyi ödeyemeyip tahakkuka mı düşeceksiniz?
Elbette ki hayır.
Bir finans kuruluşuna gidip bireysel ihtiyaçlarınız için tüketici
kredisi talep edeceksiniz.
Muhtemelen o ihtiyacın ne olduğunu sormayacaklardır, zaten sorsalar da
siz şirketimin ödemesi için çekiyorum demeyeceksiniz.
Böylece bir tüketici kredisi alıp şirketinizin diğer bankadaki borcunu
ödemiş olacaksınız.
Yine dünyada hiçbir örneği olmayan bu finansal enstrümanın ne kadar
yaygın olduğunu tahmin bile edemezsiniz.
Birçok Kobi bu tekniği iyi bilir.
*7.Çapraz Kefalet*
Kredilere kefil olma ülkemiz finans piyasalarında son derece yaygın bir
uygulamadır.
Kişi borcunu ödeyemezse kefil ödemek zorundadır.
O nedenle de oldukça riskli bir katılımdır.
Hiç kimse kolay kolay kefil olmak istemez.
Aile üyelerine bile kefaletten korkulur.
Fakat bu durum finansal şeytanlığımız için bir kısıt değildir.
Ona da bir çözüm bulunmuştur.
Eğer çekeceğiniz 100 lira krediye arkadaşınız kefil olmuyorsa, onu karşı
karşıya kalacağı risklere karşı sigortalayabilirsiniz.
O da 100 lira kredi çeker ve siz de ona kefil olursunuz.
Böylece bir nevi swap işlemi yapılmıştır.
Artık herkes kendi borcunu ödeyecektir.
Dünyada benzer bir ürünü keşfedebilen başka bir ülkenin çıkmaması
gerçekten şaşırtıcıdır.
*8.Anaparayı Öte Dünyada Öde Kredisi*
Diyelim ki bir tüketici kredisi çektiniz ve bir süre sonra ödeme
isteğiniz kırıldı.
Taksit tutarı için ayırdığınız parayı da alışverişe harcadınız.
Ne olacak öyleyse, banka sizin hakkınızda 90 gün bekleyip takibe mi geçecek?
Biraz finansal şeytanlığınız varsa yapmanız gerekeni biliyorsunuzdur.
Ya da muhtemelen arkadaşınız size söyleyecektir.
Başka bir bankaya gidip kredinizi yapılandıracağınızı söyleyeceksiniz.
Banka bu duruma memnun olacak ve hem kredinizin ödenmeyen kısmını
ödeyecek, hem de üzerine harcamanız için bir miktar daha para verecek.
Artık bankaların nasıl çalıştığını öğrendiniz, birkaç ay sonra ne
yapacağınızı biliyorsunuz.
Başka bir bankaya gidip daha fazla kredi alıp eskisini kapayacaksınız.
Borcunuzun artması canınızı sıkmasın.
Bu sistemde ödeyememe ihtimaliniz bulunmuyor.
Sonsuza kadar yapılandırabilirsiniz.
Allah uzun ömür versin, anaparayı öte dünyada ödersin artık.
*Bu sekiz finansal ürünün hepsinin **"Türk Malı"**olmak dışındaki
ortak özelliği taraflardan biri için iyi sonuçlar yaratırken
diğerleri için kötü sonuçlar yaratmalarıdır.*
Yani aslında botanikçinin başına gelenle aynı şey olmaktadır.
İyinin ne olduğu taraflar aşısından farklı anlama sahiptir.
Fakat bir piyasada asıl olması gereken toplam zararı asgarileştirici
davranışlardır.
Bunun gerçekleşmesi için gerekli olansa eğitimdir.
Çünkü belirli şekillerde davranabilme becerisi gökten zembille inmez.
O nedenledir ki finansal okuryazarlığı arttırmadığınız sürece bencilce
davranışların yarattığı bu tür finansal enstrümanları azaltamazsınız.
Sonuçta olan sadece piyasaya olmaz, aynı zamanda kıt kaynakları da kötü
şekilde kullanmış olursunuz.
Finansal okuryazarlığımız düşük olabilir ama finansal şeytanlığımız
şimdilik gayet iyi.
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-141110104048-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>
--
Oraj POYRAZ
Yere dusen her sey en zor ulasilabilecek noktaya yuvarlanir.
Yer Cekimi Kurali
Murphy Kurallarindan
Siddet Savas
ENFAL 39.fitne ortadan kalkincaya ve din tamamen Allah in oluncaya kadar
onlarla savasin!(inkara) son verirlerse suphesiz ki Allah onlarin
yaptiklarini cok iyi gorur.
TEVBE 29.kendilerine kitap verilenlerden Allah a ve ahiret gunune
inanmayan, Allah ve resulunun haram kildigini haram saymayan ve hak dini
kendine din edinmeyen kimselerle, kuculerek elleriyle cizye verinceye
kadar savasin.
TEVBE 39.eger (gerektiginde savasa) cikmazsaniz, (Allah) sizi pek elem
verici bir azap ile cezalandirir ve yerinize sizden baska bir kavim
getirir; siz (savasa cikmamakla) o na hicbir zarar veremezsiniz.
Allah her seye kadirdir.
BAKARA 190.size karsi savas acanlara, siz de Allah yolunda savas acin.
Sakin asiri gitmeyin, cunku Allah asirilari sevmez.
BAKARA 191.onlari (size karsi savasanlari) yakaladiginiz yerde oldurun.
Sizi cikardiklari yerden siz de onlari cikarin.
Fitne, adam oldurmekten daha kotudur.
Mescid-i haram da onlar sizinle savasmadikca, siz de onlarla savasmayin.
Eger onlar size karsi savas acarlarsa siz de onlari oldurun.
Iste kafirlerin cezasi boyledir.
NISA 74.o halde, dunya hayatini ahiret karsiliginda satanlar, Allah
yolunda savassinlar.
Kim Allah yolunda savasir da oldurulur veya galip gelirse biz ona
yakinda buyuk bir mukafat verecegiz.
Resulullah sav buyurdular ki:
Kim keleri ilk darbede oldururse ona yuz sevap yazilir.
Ikinci vurusta oldururse daha az kazanir.
Ucuncu vurusta ise bundan da az sevap kazanir.
Metin Muslim den alinmadir.
Bazi Tirmizi tertibinde Sayd bolumunde 13.babta.
Muslim, Selam 147 2240
Ebu Davud, Edeb 175, 5263, 5264
Tirmizi, Ahkam 1, 1482
Burada kele denilen hayvan aslinda kertenkeledir.
Cocuklarini kufur mekteplerinde okutanlar onlara buyuk kotuluk etmektedir.
Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.
Osmanli Hukumeti Ermenilere toprak verilmesini kabul ediyor.
Hariciye Naziri Sefa Bey - 29.01.1921
Ingiliz Yuksek Komiseri Rumbold'a..
Doguda Trabzon u, guneyde Adana yi icine alacak buyuk Ermenistan dan
eser kalmamistir.
Ermeniler, gercek sinirlari icinde birakilmistir.
(13 Agustos 1924)
K.ATATURK
EINSTEIN ve DINLER
Bir insanin etik davranisi, esasli bir sekilde, iyi iliskilere, egitime,
sosyal baglara ve ihtiyaclara dayanmasi gerekir; dinsel hicbir temele
gerek yoktur.
Eger kisi, cezalandirilma korkusu ve olumden sonra odullendirilme
umuduyla davranmak zorunda olsaydi gercekten de acinacak halde olurdu.
Bu nedenle dinsel kurumlarin neden daima bilime karsi savastigini ve
onun yolundan gidenlere karsi baski yaptigini anlamak kolaydir.
A man s ethical behavior should be based effectually on sympathy,
education, and social ties and needs; no religious basis is necessary.
Man would indeed be in a poor way if he had to be restrained by fear of
punishment and hopes of reward after death.
It is therefore easy to see why the churches have always fought science
and persecuted its devotees
Albert Einstein, Religion and Science, in the New York Times Magazine,
November 9, 1930, pp.3-4; from Alice Calaprice, ed., The Expanded
Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press,
2000, pp.205-206.
PEZEVENK
. . . . . .
Dunya ahvalinden haberi yoktur
Sohbeti din ile acar pezevenk
Komsusu ac iken kendisi toktur
Sanki melek olmus ucar pezevenk
. . . . . .
Karanlik islerde ziplama ister
Evine granit * kaplama ister
Dunya mektebinden diploma * ister
Insanlik dersinden kacar pezevenk
. . . . . .
Herkesin kabina cesmesi akmaz
Erkek sinekleri hareme sokmaz
Fakir komsusunun yuzune bakmaz
Selamsiz sabahsiz gecer pezevenk
. . . . . .
Sanirsin Allah'la akde oturmus
Cennete giderken macun goturmus
Huriler'i dizip isi bitirmis
Simdi gilmanlari secer pezevenk
. . . . . .
Aydinliga dusman yobazin dolu
Hu cekerken sismis agzinda dili
Erbabi, ulkede bunlardan dolu
Durmadan zehrini sacar pezevenk
Asik ERBABI
Bizim verecegimiz bir kurban karsiligi, 1000 Filistinli oldurulmelidir
Michael Kleiner, Israil Herut Partisi Genel Baskani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.