* Saygı Öztürk : Askere yeni emir ve kapı üzerindeki işaretler..
<#mozTocId862965>
o Kapı üzerinde PKK işaretleri <#mozTocId788809>
o "Devlet saklanıyor" <#mozTocId553652>
o Sinsice yaklaşıp, vuruyorlar <#mozTocId221121>
Evet, subay lojmanları işte bu işe yarıyordu.
Görevdeki subayın gözünü arkada bırakmadan eşini ve çocuğunu bıraktığı
güvenli alanlar.
Lüks falan değil, sadece buydu.
Doğu ve Güney Doğu Anadolu, son yıllara kadar kiralık betonerme ev
bulunmayan bölgeler.
Evet, bilmeyen bilmez, hala daha böyle kasabalar var.
Kara mozaikli, eski, bakımsız binalar.
Nerdeyse %95‘i böyledir.
Çoğu 110 m2, azı 90 m2 ikinci sınıf binalar.
O kadar çok kara propaganda yapıldı ki, sıradan vatandaş artık subayları
lüks villalarda beleş oturan, askeri şahsi hizmetinde kullanan, şiddet
düşkünü, nefret edilesi asalak insanlar olarak görüyor.
Çok duydum, işittim, Amerikan askerini Türk askerine tercih eden
mürtecilerin yazdıklarını çok gördüm.
İşgale dahi razı olanlar vardı.
Alenen bunu yazanlar dahi vardı.
Abartısı yok, çok merak edenlere isim bile verebilirim.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
------------------------------------------------------------------------
Saygı Öztürk :Askere yeni emir ve kapı üzerindeki işaretler
<http://sozcu.com.tr/2014/yazarlar/saygi-ozturk/askere-yeni-emir-ve-kapi-uzerindeki-isaretler-637332/>..
*Facebook: saygiozturk* <https://www.facebook.com/saygiozturk>*Twitter:
saygi_ozturk* <https://twitter.com/saygi_ozturk>*E-mail:
[email protected]* <mailto:[email protected]>
*2 Kasım 2014*
Askerler için *"çarşı izni"*önemlidir.
Askeri birliğin dışına çıkmak, lokantaya gidip istediği yemeği yemek,
çay içmek ayrı bir özlemdir.
O gün kimlerin çarşı iznine çıkacağı okunur*"Tek tip"*denilen
üniformalar ütületilir, botlar boyatılır ve kahvaltıdan sonra
çıkışlarına izin verilir.
Askerlerin üniformasını giyip çarşı iznine çıkarılması uygulaması önce
turistik yörelerde kaldırıldı.
Güneydoğu’da askere karşı bazı olumsuz tavırlar dikkate alındı ve
Güneydoğu il ve ilçelerinde de, askerlerin *"sivil kıyafetle"*çarşıya
çıkmalarına izin verildi.
Sonra, bu uygulama yaygınlaştırıldı.
O yüzdendir ki özellikle erleri, askeri öğrencileri üniformalı göremezsiniz.
*Kapı üzerinde PKK işaretleri*
Yüksekova’da üç askerimiz cadde ortasında şehit edildi.
Başbakan *"askerlerimizi şehit edenlerin yakalandığını"* açıkladı.
Ancak, birçok olayda olduğu gibi bu açıklama da sadece *"gaz alma"*dan
başka bir şey değildi.
Doğru, gözaltına alınanlar oldu.
Ancak bunların da son olayla ilgilerinin olmadığı anlaşıldı.
Yani, *"kanları yerde kalmayacak"* açıklamaları sözde kaldı.
Yüksekova’dan sonra Diyarbakır’da bir askerimiz eşinin yanında şehit edildi.
Teröristlerin askerleri niçin hedef aldığı konusunda değişik iddialar var.
Örgüt yandaşlarına, "Geçmişte çok sayıda faili meçhul cinayetler yaşandı.
Şimdi onların intikamlarını alıyoruz" deniliyor.
Bazıları da öldürülen her PKK’lıya karşı, asker öldürdüklerini öne sürüyor.
Ama asıl amaç istedikleri yönde hükümeti harekete geçirmek ve
*"istediğimiz zaman eylem yaparız"* mesajı verilmesidir.
Diyarbakır’da, asker ve polis lojmanları dışında oturan bazı asker ve
polis ailelerinin kapılarının üzerine örgütün renklerini simgeleyen
çıkartmalar yapıştırıldı.
Polis, subay ve astsubaylara göre sarı, kırmızı ve yeşil renkler kullanıldı.
Bu, *"sizin kim olduğunuzu, nerede oturduğunuzu biliyoruz"*mesajıydı.
*"Devlet saklanıyor"*
Bu durum, askerlerin bağlı olduğu birlik komutanlarına bildirildi.
Zorunlu olmadıkça zaten evinden çıkmayan askerlerimize şimdi, *"hiç
çıkmayın"* uyarıları yapılıyor.
Örneğin Hakkari’de bu konuda genelge bile yayınlandı.
Terör örgütüyle bağlantılı olanlar bu durumu da kullanıyorlar.
Caddelerde ne polis, ne de asker görebiliyorlar.
Halk arasında *"Devlet saklanıyor"* yorumları yapılıyor.
Askerin, polisin görev yaptığı caddelerde dolaşamaz, ihtiyaçlarını
karşılayamaz hale getirilmesi de, hep "açılım", *"çözüm süreci"*nden
sonra yaşanmaya başlandı.
Açıkçası askerin de, polisin de morali bozuk.
Önemli bir bölümü eş ve çocuklarını görev yaptıkları il ya da ilçelere
götüremez hale geldi.
Araya hasretlik girdi…
Ailelerini Güneydoğu’ya götürenler, çocuklarını okula gönderiyor ama
akılları hep onlarda kalıyor.
*Sinsice yaklaşıp, vuruyorlar*
Güneydoğu’da askerlerimiz şehit oluyordu ama terör örgütü militanlarıyla
kahramanca mücadele ediyordu.
Yani, ateş edeni biliyordu.
Şimdi, terör örgütü militanları dağdan indi.
Onlar da il ve ilçelerde eylemlere giriştiler.
Haince askerimizin arkasından yaklaşıyor, silahını çekip kafasına sıkıyor.
* * *
Askerlerimiz için uzun süredir lojman yapılmıyor.
Subay ve astsubayların önemli bir bölümü kiralık evlerde oturuyor.
Bazıları askerlerin lojmanlarda neredeyse kira vermeden kaldıklarını sanır.
Durum hiç de öyle değil.
Örneğin Diyarbakır’da 90 metrekarelik lojman için 350 lira, 120
metrekarelik lojman için 400 lira, *Ankara*
<http://sozcu.com.tr/search.php?term=ankara&isEncoded=true>’da 450 ile
500 lira arasında değişen kira, kış aylarında yakıt ücretiyle 600 liraya
ulaşıyor.
*Ankara* <http://sozcu.com.tr/search.php?term=ankara&isEncoded=true>’da
lojmanları pahalı bulan ya da daha iyi bir semtte oturmak isteyen
askerler lojmanlara taşınmıyor.
Akıncılar üs bölgesindeki lojmanların neredeyse yarısı boş.
İşte, çocuklarını Güneydoğu’ya götüremeyen ailelerin, boş lojmanlardan
yararlandırılması her halde orada görev yapan askerlerimizi de rahatlatır.
* * * *
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-141102160935-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>
--
Oraj POYRAZ
GECEYE KARSI MUDAFAA
. . . . . .
Bu adam olmustur ama,
Dusmedi topraga henuz vakit.
Hayatini devrettik agaclara
Kalbi kimlere ait.
Bu adam olmustur ama,
Basucundan ayrilamadik.
Sonsuz kederinde gecelerimizin
Nedendir hala bu beyazlik.
Bu adam olmustur ama,
Henuz durmadi nehir.
Ve nasibi muhtesem kuslar gibi
Onu goturebilir.
Fazil Husnu DAGLARCA
Basiniza gelen her hangi bir musibet kendi ellerinizin yaptigi isler
yuzundendir (SURA 30; NISHA 79 vs...);
Yaptiklarinizdan dolayi mutlaka sorguya cekileceksiniz (AL-NAHL 93)
***
Suphesiz Allah diledigini saptirir, diledigini de dogru yola eristirir
(K.AL-NAHL 36, 93: FATIR 8; MUDESSIR 31, 42, vs)
Tanri dilediginin gonlunu acar onu Musluman yapar...
dilediginin kalbini dar kilar (kafir yapar) (K.EN AM 125)
Allah isteseydi puta tapmazlardi.. (K.EN AM 107)
Peygamber oruclu iken hanimlarini optu.
Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi
Orucluyken hanimini openin durumu soruldugundaPeygamber; Orucu
bozulmustur dedi.
Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi
Said-i Nursi Kimdir?
Said-i Nursi 1873 yilinda Bitlis in Nurs koyunde dogmustur.
Kisa bir sure, Molla Mehmet Emin adinda bir hocada okumus ve bu adamdan
aldigi yarim yamalak bilgilerle kendini erisilmez bir alim saymistir.
Sonradan yazdigi Risalelerinden de anlasildigi gibi, edindigi yetersiz
bilgilerin buyuk bir deger tasidigini sanarak buyukluk taslamaya
baslamis, suna buna rastgele sorular sorup mahcup etme cabalarina
girismistir.
Gosterise ve riyaya cok duskun olmasi yaninda, hayalci de olan Said-i
Nursi, kurmaya calistigi Medrese-tuz-Zehra adli medreseye yardim
toplamak icin Istanbul a gitmis ve burada bir takim siyasi islere
girismistir Ittihad-i Muhammed-i firkasinin kuruculari arasinda yer alan
Nursi, bir ara akil hastanesin de yatirilmistir.
31 Mart saniklarindan biri olarak da yargilanan Said-i Nursi, her ileri
adimin karsisina cikmis, Ittihat-Terakki ye, Jon Turklere ve Bati ya
yonelenlere dusman olanlarin safina katilmis, Volkancilarin safinda
turlu fesatliklar yapmaya calismistir.
31 Mart ta temel olan goruslerini, Divan-i Harp onunde tekrarlayan
Nursi, bu goruslerini 1957 lerde de yaymaya cabalamistir.
Kurtulus Savasi nda bu savasin amacinin Halifeligi yasatmak oldugun
sanarak savasi desteklemis, Durrizade Fetvasina karsi Anadolu hareketine
katilanlari savunmustur.
Ama Ankara ya gidip de Mustafa Kemal le gorusunce, savasin gercek
anlamini anlamis, karanlik emelleri icin bu savastan bir yarar
saglamayacagini dusunerek harekete karsi cikmistir.
Ankara dan ayrilarak Van a gitmis ve orada Risale-i Nur adi altinda
sacmaliklarla dolu kitapciklari yazmaya baslamistir.
Kurt isyani sirasinda Barla ya surgun edilen Nursi, daha sonra Kastamonu
ya ve Emirdag ina surulmustur.
Sacmalikla yuklu kitapciklarini buralarda da yazmaya devam eden, ustelik
bazi saf Muslumanlar gozunde bir Musluman kahramani olarak tanitmayi
basaran Said-i Nursi, birbirinin tekrari olan 130 parca risale yazmistir.
Kitapciklarinin Kur an-i Kerim derecesinde oldugunu, hatta bazi
risalelerin bircok surelerden daha veciz ve daha anlamli bulundugunu
iddia etmekten cekinmeyen Said-i Nursi, 1960 yilinda Urfa da olmustur.
Said-i Nursi, carpik goruslerini dinimize mal etmek icin durmadan caba
harcamis ve bu yolda ozellikle iki zumreden yararlanmistir.
Bunlardan biri; saf ve Muslumanligi gercek anlamiyla bilmeyen imanli
zumre; oteki de, az cok her seyi kavrayan, bilen fakat menfaatlerini
dinin de imanin da ustunde tutanlardan meydana gelen zumredir.
Nurculuk akimi, iste bu iki zumre arasinda yayilmis ve dinimizin de
milletimizin de basina bela olan bir durum almistir.
Said-i Nursi, Nurculugu bu iki zumrenin omuzlari ustune kurmus ve
olunceye kadar, hicbir din ve iman kaygisi tasimadan gelistirme cabasini
gostermistir.
Bugun bazi saf Muslumanlar, Said-i Nursi nin gercek yuzunu bilmedikleri,
bilemedikleri icin, onun Muslumanliga taban tabana ters dusen
goruslerinin yayilmasinda, farkinda olmayarak rol almis bulunuyorlar.
Oysa Said-i Nursi nin gercek yuzunu, nasil bir riyakar oldugunu ve
asagilik emellerini gerceklestirmek icin kutsal dinimizi nasil kendine
alet ettigini bilseler, onun yaydigi karanlik akima yardimci olmaz,
tersin karsi cikarlardi.
Amacimiz, Said-i Nursi nin kim oldugunu, gercekte neler yaymaya
calistigini bu saf Muslumanlara anlatip onlari uyarmaktir.
Said-i Nursi yi kisaca anlatmak gerekirse soyle denebilir:
Said-i Nursi, karanlik emellerini gerceklestirmek icin dinimizi alet
eden, gercekte dinin temel ilkelerine bile inandigi supheli olan,
riyakar bir insan olarak yasamis ve hayatinin sonuna kadar bu tutumunu
surdurmustur.
Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.
Benim elimden gelse Turkleri Arap yaparim, diger Muslumanlari da.
Bunlarin vaktiyle Araplasmadigina da cok eseflenirim.
Arap dili, ne Turk diliyle ne de Cerkez diliyle kiyas kabul etmeyecek
derecede ustunluge sahip oldugundan, insanin, milliyetin kucugune sahip
olup da onunla iftihar edecegine buyugune sahip olarak onunla iftihar
etmesi daha karli ve makul olur.
Seyhulislam Mustafa Sabri Efendi
Maras ta, Fransiz ve Ermeniler tarafindan Muslumanlarin katliami,
insanligi dehsete dusurecek sekilde devam ediyor.
(29 Ocak 1920)
K.ATATURK
EINSTEIN ve TANRI
Bir kisisel Tanri anlayisi bana oldukca yabancidir ve hatta safca gorunuyor.
Ama kelimenin bildik anlami icinde bir Freethinker da degilim cunku
goruyorum ki, bu, esas olarak salt saflik iceren batil inanca karsit
olmaktan beslenmiyor.
Hissiyatim, doga yasalari olarak formule etmeye calistigimiz Evrenin
derin uyumunu anlamak icin insan zinhinin yetersizliginin bilincine
sahip oldugum olcude dinseldir.
The idea of a personal God is quite alien to me and seems even naive.
However, I am also not a Freethinker in the usual sense of the word
because I find that this is in the main an attitude nourished
exclusively by an opposition against naive superstition.
My feeling is insofar religious as I am imbued with the consciousness of
the insuffiency of the human mind to understand deeply the harmony of
the Universe which we try to formulate as laws of nature
Kaynak: Albert Einstein in a letter to Beatrice Frohlich, December 17,
1952; Einstein Archive 59-797; from Alice Calaprice, ed., The Expanded
Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press,
2000, p.217.
Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz cakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin cocuklar,
Bu kavga fasizme karsi, bu kavga hurriyet kavgasidir.
Nazim Hikmet Ran
Yahudi dininin temel ilkesi, Hasmadat Goyim yani Yahudi olmayanlarin
imhasidir
Haham Rav Leor
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.