* Yusuf Yavuz : Buğday, saman ve ottan sonra süt ithalatı yolda!..
<#mozTocId653501>
o KAYISI, FINDIK VE BUĞDAY ÜRETİMİNDE BÜYÜK DÜŞÜŞ VAR
<#mozTocId356381>
o KURULLAR, TOPRAĞIN TARIM DIŞI AMAÇLA KULLANIMINA HİZMET EDİYOR
<#mozTocId846908>
o ‘TARIM ARAZİLERİ İMARA AÇILIYOR’ <#mozTocId569446>
o 30 YILDA KEÇİ YÜZDE 73, MANDA YÜZDE 92 AZALDI <#mozTocId415722>
o TARIMDA YAPAY BÜYÜMENİN SONUNA GELİNDİ <#mozTocId980950>
o PİYASA KOŞULLARI ÇİFTÇİYİ SÖMÜRÜYOR <#mozTocId737271>
o DESTEKLEME YÜZDE 165, MAZOT YÜZDE 300 ARTTI <#mozTocId538362>
o ZEYTİNLİKLER YIKIMA AÇILDI <#mozTocId875163>
o BAKANLAR KURULU KARARIYLA 2,5 MİLYON TON BUĞDAY İTHAL EDİLECEK
<#mozTocId190581>
o BESİLİK DANA İTHALATININ ÖNÜ AÇILDI <#mozTocId340335>
o SÜT İTHALATI YOLDA <#mozTocId345248>
o MERALARA APARTMAN YAPILABİLECEK <#mozTocId507701>
o TÜRKİYE BELÇİKA BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ TARIM ARAZİSİNİ TERK ETTİ
<#mozTocId212519>
o EMEK KARŞITI POLİTİKALARLA KÜÇÜK ÇİFTÇİLİK YOK EDİLDİ
<#mozTocId933705>
o GIDA FİYATLARI YÜZDE 15 ARTTI, GIDA GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE
<#mozTocId289183>
Köylü doğal olarak merak etmeliydi.
Ben neden fukara düştüm demeliydi.
Neden seçimden seçime, ramazandan ramazana hatırlanıyor?
Odun, kömür, un, şeker, makarnaya muhtaç oluyorum?
Neden el açıyor, boyun büküyor, dilenmek zorunda kalıyorum demeliydi.
Benim üretici kooperatiflerim neden iflas etti demeliydi.
Hükümet neden destekleme alımı yapmıyor?
Neden taban fiyat düşük veriliyor?
Neden tarımsal mazot, gübre gibi üretim girdilerinde destek verilmiyor?
Neden ülkenin gümrük duvarları ardına kadar açılmış?
Neden küresel oligarkların çok uluslu şirketleri karşısında tek başıma
kalıyorum?
Neden ülke toprakları yabancı tarım şirketlerine çok büyük avantajlarla
peşkeş çekiliyor?
Neden yabancı tarım yatırımcılarına bana tanınmayan çok cazip vergi
muafiyetleri, avantajları tanınıyor?
Falan demeliydi.
Elbette aklını fikrini dinle bozmuş, idrak ve muhakemesini dinle
zehirlemiş köylünün bunları düşünecek hali yok.
Sonuçta o hükumet üyelerinin, başbakanı, cumhurbaşkanı ve
milletvekillerinin ne kadar dindar olduğuyla ilgili.
Din işte bu yüzden zararlı.
Hesap, kitap yapmayı, akıl yürütmeyi engelliyor, sakatlıyor.
İlim Çin’de olsa gidip alacakmışsın.
Büyük yalan.
Ulan ilim ayağının dibinde, sen ittirip geçiyorsun.
Daha ne olsun?
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
------------------------------------------------------------------------
Yusuf Yavuz : Buğday, saman ve ottan sonra süt ithalatı yolda!..
/*Son 10 yılda Belçika kadar tarım arazisini terk eden Türkiye 2,5
milyon ton buğday ve süt ithal edecek!*/
Ziraat Mühendisleri Odası’ndan yapılan açıklamada, AKP hükümetinin aksi
yöndeki açıklamalarına rağmen Türkiye tarımının içinde bulunduğu derin
kriz gözler önüne serildi.
Son yıllarda uygulanan emek karşıtı politikalar nedeniyle küçük
üreticilerin eritildiğine dikkat çeken ZMO, toprak koruma kurullarının
toprağın tarım dışı amaçla kullanım taleplerinin sekreteryası gibi
çalıştığına işaret ederek, son 10 yılda Belçika büyüklüğündeki tarım
arazisini terk eden Türkiye’nin Bakanlar Kurulu kararıyla buğdaydan
süte, besilik danadan pirince kadar pek çok ürünün sıfır gümrük
vergisiyle ithal edilmesinin önünün açıldığını açıkladı.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nın, (ZMO) 44.Dönem 1.Danışma Kurulu
toplantısı 24 -26 Ekim tarihleri arasında Manisa’da gerçekleştirildi.
Türk tarımının içinde bulunduğu durum ile mesleki alanları ilgilendiren
güncel gelişmelerin de tartışıldığı toplantıda, sorunların çözümüne
ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Danışma Kurulu toplantısının ardından ZMO tarafından basın
açıklamasında, Türkiye tarımında özellikle son çeyrek asırdır uygulanan
neo-liberal politikalar çerçevesinde çiftçilere yapılan yetersiz
desteklemeler nedeniyle üretim kısıtlandığı belirtilirken, altyapı
yatırımlarının da ihmal edilerek tarımın iklim koşullarına bağımlı
yapısının devam ettiği kaydedildi.
KAYISI, FINDIK VE BUĞDAY ÜRETİMİNDE BÜYÜK DÜŞÜŞ VAR
2013-2014 tarım yılında yaşanan meteorolojik olumsuzluklar nedeniyle
bitkisel üretimde bir önceki yıla göre önemli gerilemeler olduğuna
dikkat çekilen açıklamada, buğday üretiminin 13,8, arpanın yüzde 20,3,
nohutun yüzde yüzde 11,1, kırmızı mercimeğin yüzde16,5, tütünün yüzde
22,2, kayısının yüzde 65,4, fındığın ise yüzde 25 oranında düştüğü
vurgulanarak, "*Yaşanan şiddetli kuraklığa karşın ekonomik ölçütlerde
sulanabilir tarım arazilerimizin yüzde 30’dan fazlası hala sulama
yatırımlarının yapılmasını beklemektedir.
Kuraklığın tarım alanları dışında mera alanlarına olan etkisi de göz
ardı edilemez.
Yem bitkileri gibi yaprak aksamı yüksek olan bitkiler hafif
kuraklıklardan dahi zarar görmektedirler.
Bu kapsamda, kuraklığın mera alanlarındaki etkilerinin ölçümü ve
değerlendirilmesinin yapılması bu konuda Tarımsal Kuraklıkla Mücadele
Eylem Planı tedbirleri içinde meralara ilişkin önlemlerin acilen
alınması ve kuraklığa dayanıklı yem bitkisi çeşitlerinin ıslah edilerek
geliştirilmesi hayvancılığımız ve doğal kaynaklarımızdaki tahribatı
durdurmak açısından büyük önem taşımaktadır**"*görüşüne yer verildi.
KURULLAR, TOPRAĞIN TARIM DIŞI AMAÇLA KULLANIMINA HİZMET EDİYOR
Yasa gereği ZMO temsilcilerinin de yer aldığı Toprak Koruma
Kurullarının, fiilen tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanımı
taleplerinin sekretaryası gibi çalışmakta olduğunun altı çizilen ZMO
açıklamasında, şöyle denildi: " Bilindiği üzere 5403 Sayılı Toprak
Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu`nun 14.Maddesi tarımsal potansiyeli
yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması ile ilgilidir.
Ovalarımızın korunabilmesi için, kurulların asli işlevlerinin başında
gelen *‘Büyük ovalarda koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı
projeleri ve arazi kullanım planları kurul veya kurulların görüşü
alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya
hazırlattırılır’* hükümlerini yerine getirilmek için acilen çalışamaya
başlamaları sağlanmalıdır.
6360 Sayılı Büyükşehir Yasası ile yapılan düzenlemelerin, süreç içinde
topraklarımız ve özellikle meralarımız bakımından giderilmesi imkânsız
sonuçlar doğuracak uygulamalara yol açacağı kaygısını taşımaktayız.
Bunun somut örneği, gerek 3202 Sayılı Köye Yönelik Hizmetlere İlişkin
Kanun ve gerekse 5403 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunda yazılı görev ve
sorumlulukların 6360 Sayılı yasa ile devri yapılan Büyükşehir
Belediyelerinin teşkilat yapılarında ve uygulamalarında görülmektedir.
Büyükşehir belediyelerinin tarımsal sulama hizmetleri başta olmak üzere
tarımsal-kırsal altyapı hizmetlerini yerine getirmede isteksiz hatta
kayıtsız kaldığı gözlemlenmektedir.
Bu anlayış ve uygulamalar bir an önce terk edilmelidir"
‘*TARIM ARAZİLERİ İMARA AÇILIYOR’*
6360 sayılı Büyükşehir Kanunu gereğince 30 Mart 2014’ten sonra 16 bini
aşkın köy mahalleye dönüştüğüne vurgu yapılan açıklamada, bu yerlerde
köy tüzel kişiliğine ait tüm varlıkların belediyelere devredildiği
belirtilerek, "tarım arazileri, meralar ve yaylakların imara açılmaktadır.
Böylelikle tarımsal üretimden zaten kazanç sağlayamayan çiftçilerin
ellerindeki araziyi satıp üretimden çekilmeleri için zemin hazırlanmış
olmaktadır" ifadelerine yer verildi.
AKP hükümetinin tarımla ilgili büyüme rakamlarına karşın Türk
tarımındaki büyük yalanların gözler önüne serildiği ZMO açıklamasının
çarpıcı ayrıntıları şöyle:
30 YILDA KEÇİ YÜZDE 73, MANDA YÜZDE 92 AZALDI
1980-2009 yıllarını kapsayan 30 yıllık dönemde sığır varlığı yüzde 33,
manda varlığı yüzde 92, koyun varlığı yüzde 55, keçi varlığı yüzde 73
düzeyinde azalmıştır.
Buna karşılık 2009’u izleyen 4 yılda sığır, manda ve koyun varlığı yüzde
35; keçi varlığı is ise yüzde 80 düzeyinde artmış ya da artırılmıştır.
Hayvan popülasyonumuzun bu kadar kısa sürede bu denli artması biyolojik
olarak mümkün değildir.
İthalatla artırılan sayılar ise hayvancılığımızın gelişmesi olarak ifade
edilemez.
Tarım istatistikleri hızla daha güvenilir bir hale getirilmelidir.
*TARIMDA YAPAY BÜYÜMENİN SONUNA GELİNDİ*
Gayri safi yurtiçi hasıla 2014 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın
aynı çeyreğine göre sabit fiyatlarla yüzde 2,1’lik artış göstermiş,
yılın ilk 6 ayındaki büyüme ise yüzde 3,3 olarak gerçekleşmiştir.
Buna karşılık tarım 2014 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 1,8 oranında
küçülmüş, yılın ilk 6 ayındaki büyüme ise yalnızca yüzde 0,2 olarak
gerçekleşmiştir.
Bu veriler tarımda yapay büyüme döneminin sonuna gelindiğini göstermektedir.
*PİYASA KOŞULLARI ÇİFTÇİYİ SÖMÜRÜYOR*
2014 yılı prim desteğinde sadece yağlık ayçiçeğinde (kilo başına 6
kuruş) ve pamukta (kilo başına 5 kuruş) artış yapılmıştır.
Diğer 15 üründe ise geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da herhangi bir
artış yapılmamıştır.
Tarımda koruma ve müdahale bir zorunluluktur.
Aksi halde çiftçiler girdi satın alırken ve/veya ürünlerini satarken,
piyasa koşullarından dolayı çift yönlü sömürüye maruz kalmaktadırlar.
*DESTEKLEME YÜZDE 165, MAZOT YÜZDE 300 ARTTI*
Yağlık ayçiçeği tohumu destekleme fiyatları 2002-2014 döneminde yüzde
165 oranında artırılmıştır.
Buna karşılık söz konusu dönemde kimyasal gübre fiyatları cinsine göre
yüzde 240yüzde 320 düzeyinde yükselmiş, karma yem ve mazot
fiyatlarındaki artış ise yüzde 300’ü bulmuştur.
*ZEYTİNLİKLER YIKIMA AÇILDI*
30 Ağustos 2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’na göre elektrik borcunu
ödemeyen çiftçilerin bu borcu 2014 yılı tarımsal destekleme
ödemelerinden mahsup edilecektir.
Başka bir deyimle elektrik borcu olan çiftçinin tarımsal desteklemesine
el konularak, elektrik firmalarına verilecektir.
Hükümet bu kararı ile elektrik firmalarının tahsildarlığını üstlenmiştir.
Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin
Araştırılması Hakkında Kanun Değişikliğine Dair Kanun Tasarısı ile
zeytinlikler *‘seracılık, madencilik, elektrik üretimi, petrol ve
doğalgaz arama ve işletme, konut, yol altyapı ve üstyapısı’*
yatırımlarına açılmak istenilmektedir.
Öte yandan zeytin bahçelerinin ortalama büyüklüğünün 10 dekar olduğu
ülkemizde 25 dekardan küçük zeytinliklerin zeytinlik saha olarak kabul
edilmemesi, toz ve duman çıkaran tesislerin kurulmasına izin verilecek
olması zeytinciliğin ölüm fermanı anlamına gelmektedir.
*BAKANLAR KURULU KARARIYLA 2,5 MİLYON TON BUĞDAY İTHAL EDİLECEK*
19 Nisan 2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına göre Toprak Mahsulleri
Ofisinin (TMO) toplam 4,2 milyon ton hububat ithalatı yapabilmesi için
tarife kontenjanı açılmıştır.
Karara göre, TMO ihtiyaç halinde sıfır gümrük vergisi ile 2,5 milyon ton
buğday, 1 milyon ton arpa, 500 bin ton mısır ve 200 bin ton pirinç ithal
edebilecektir.
*BESİLİK DANA İTHALATININ ÖNÜ AÇILDI*
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü,
besilik dana ithalatında uygulanacak şartları belirlemiştir.
Hastalık nedeniyle yasak konulan ülkeler dışında kalan tüm ülkelerden
besilik dana ithalatı yapılabilecek; işletmesinde 100 baş hayvanı
olmayanların başvuruları dikkate alınmayacaktır.
Ayrıca 100 baş hayvan sahibi kişi veya işletme en çok 40 baş besi
hayvanı ithal edebilecektir.
*SÜT İTHALATI YOLDA*
Hayvan ithalatından sonra sırada zincirin son halkası olan süt ithalatı
vardır.
Süt sanayicileri Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yurtdışından süt
ithal edebilecekler.
Gerek canlı hayvan, gerekse süt ithalatına ilişkin kararların
hayvancılığı tümüyle dışa bağımlı hale getireceği, üretici fiyatlarını
baskılayacağı ve sektörü geri dönüşü olmayacak şekilde olumsuz
etkileyeceği konusunda yetkilileri uyarmak istiyoruz.
*MERALARA APARTMAN YAPILABİLECEK*
Soma faciası sonrasında iş güvenliği ve işçi sağlığını daha iyi duruma
getirme iddiası ile çıkarılan ve 11 Eylül 2014 tarihinde yayımlanan 6552
sayılı Kanunda 4342 sayılı Mera Kanunu`nun 14.maddesinin birinci
fıkrasına bir bent eklenmiştir.
Buna göre *‘Bakanlar Kurulunca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı
olarak ilan edilen’*yerlerin tahsis amacı değiştirilebilecek (mera amacı
dışında kullanılabilecek), kentsel dönüşüm adı altında betonlaşacak,
kentleşecektir.
Hayvancılığını geliştirmek isteyen bir ülkenin meralarını kentsel ranta
açması değil, meralarını ıslah edip ot kalitelerini yükseltmesi gerekir.
Başta Ege bölgemiz olmak üzere jeotermal kaynaklarımızdan faydalanmaya
yönelik çabalar hız kazanmıştır.
Ancak bu kaynakların kullanımı sırasında ortaya çıkacak kirlilik ve
ekolojik dengeye olan etkisi göz ardı edilmemelidir.
TÜRKİYE BELÇİKA BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ TARIM ARAZİSİNİ TERK ETTİ
Nüfusumuzun 2003 yılında 70,8 milyon olduğu dönemde çiftçi sayımız 3
milyon iken, 2013 yılında 77 milyona yükselmesine rağmen çiftçi sayısı 2
milyona düşmüştür.
Buna paralel olarak son 10 yıllık dönemde 30 milyon dekar arazi
(Belçika’nın toplam yüzölçümüne eşdeğerdir) tarımsal üretimde
kullanılmaz olmuştur.
EMEK KARŞITI POLİTİKALARLA KÜÇÜK ÇİFTÇİLİK YOK EDİLDİ
2014 yılını *‘Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı’*ilan eden Birleşmiş
Milletler; açlık ve yoksullukla mücadele, gıda güvenliği ve yeterli
beslenme, doğal kaynakların yönetimi, çevrenin korunması, kırsal
kalkınma açısından aile çiftçiliğinin ve küçük ölçekli çiftçiliğin
önemine dikkat çekmektedir.
Türkiye’de son yarım yüzyıldır uygulanmakta olan emek karşıtı
politikalarla aile çiftçiliği ve küçük ölçekli çiftçilik büyük ölçüde
erimiştir.
Böylesi bir yapıya direnmek için küçük ölçekli çiftçilerin güçlerini
birleştirmeleri büyük önem kazanmaktadır.
GIDA FİYATLARI YÜZDE 15 ARTTI, GIDA GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE
Gıda fiyatlarının, ortalama enflasyonun üzerine çıkarak yüzde15 oranında
artması, uygulanan tarım ve gıda politikalarının yanlışlığını
kanıtlamaktadır.
Tüketicinin gıdaya erişimi giderek zorlaşırken, sektördeki
özelleştirmeler ve gıda güvenilirliğini tehdit eden uygulamalar, yaşanan
sıkıntıları daha da artırmaktadır.
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-141101103324-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>
Oraj POYRAZ
Akil gibi zenginlik cehalet gibi yoksulluk yoktur.
Hz.Ali
Allah; Adem i, Nuh u, Ibrahim Ailesi ni, Imran Ailesi ni secerek
alemlere ustun kilmistir.
AL-I IMRAN SURESI 33
Liderler mutlaka Kureys kabilesinden secilmelidir.
Buhari 3/129, 183; 4/121; 86/31
Adil olmayan, zalim olan bir Musluman kesinlikle iyi bir Musluman degildir.
Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.
Avrupa ile basa cikmayi asirlardan beri Asya'nin hangi kavmi basardi ki
biz basarabilelim.
Yazar ve Nazir Ali Kemal - 06.02.1921
Esirlerin hastalik sebebiyle bile olsun elimizde olmeleri dini ve milli
ahlakimiza uygun dusmedikten baska vatani cikarlarimizi da gercek
bicimde yaralar.
(13 Nisan 1920)
K.ATATURK
Benim dinselligim, kendini az biraz, bizim zayif ve gecici olan anlama
yetimizle anlayabilecegimiz kadariyla, ortaya koyan, sonsuz yuksek tine
alcakgonullu bir hayranliktan ibarettir.
En yuksek oneme sahip olan ahlaktir, ama bizim icin, Tanri icin degil.
My religiosity consists in a humble admiration of the infinitely
superior spirit that reveals itself in the little that we, with our weak
and transitory understanding, can comprehend of reality.
Morality is of the highest importance but for us, not for God
Albert Einstein; from Albert Einstein the Human Side, Helen Dukas and
Banesh Hoffman, eds., Princeton, New Jersey: Princeton University Press,
1981, p.66.
Bir ulus kendi icindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla bas edebilir
Fakat icersindeki satilmis ve hainlerle yasayabilmesi olanaksizdir.
Sinirlari zorlayan dusman silah ve alemlerini acikta tasidigi icin daha
az tehlikelidir.
Fakat bir hain, hain gibi gorunmez,
kurbanlari ile ayni aksanda konusur,onlarin cehresine burunur ve
onlarin argumanlarini kullanarak ulusun politik yapisina nufuz eder,
butun kapilardan serbestce gecer, sesi en ust duzey hukumet
koridorlarinda duyulur,
ulusun ruhunu curutur
Politik yapiya her turlu hastalik bulastirarak yasam gucunu elinden alir
Bir katil daha az korkuludur.
Marcus Tullius Cicero
(M.O.106-M.O.43)
Siyonist teroristler, Filistinli Musluman cocuklari, kafalarina
sopalarla vura vura oldurduler
Prof.Dr.Walid Khalidi, Yazar
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.