------------------------------------------------------------------------

  Yılmaz Özdil: 23 cent

10557305_751270394919940_5274799233256288563_n

Bismillah ilk yazımda *"alavere dalavere Türk Memet nöbete"*yi yazdım;
Suriye topraklarını savunmak için Suriyelilerin gitmesi gerektiğini,
askerlik çağındaki 500 bin Suriyeli erkek Türkiye’de gezerken,
Mehmetçik’in Suriye’ye gitmesinin saçmalık olduğunu, illa gönderilecekse
Bilal’in gönderilmesi gerektiğini anlattım.

*

Suriyelilere hakaret ettiğim gerekçesiyle hakkımda suç duyurusunda
bulundular!

*

Halbuki, nasıl olsa elalemin kerizi biziz, Suriyeliler burda otursun,
onların yerine bizim Memetler gitsin savaşsın deseydim, alkışlarlardı.

*

Çünkü…

*

ABD Savunma Bakanı John Dulles, Kore savaşı sırasında, *"müttefik
güçler, en ucuz askeri Türkiye’den temin ediyor, bir Türk askerinin
maliyeti 23 cent’e denk geliyor"* demişti.
Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün dünyadaki "insan pazarları"na
bakmışlardı, tezgahtaki en ucuz fiyat bizim alnımızda yazıyordu.

*

Hatta, Nazım Hikmet bu fiyat etiketi üzerine *"23 sentlik asker"*
şiirini yazmıştı: *"Mister Dallas, sizden saklamak olmaz, hayat pahalı
biraz bizim memlekette, mesela iki yüz gram et alabilirsiniz, koyun eti,
Ankara’da 23 sente…**
**Yahut iki kilo kuru soğan, yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut, yahut da bir aylığına yirmi yaşlarında bir
tane insan!"*

*

Bilahare…
Renkli devrim sponsoru George Soros, 2002’de, Sabancı Üniversitesi’ndeki
konferansında *"Türkiye’nin en iyi ihracat ürünü, ordusudur"* dedi.
E hemen ihracata başladık tabii…
Amerikan, Alman, İngiliz, Fransız, Hollanda askerleri peyderpey çekildi,
onların yerine biz Afganistan’a gittik!

*

Hiç unutmam, meşhur "1 Mart tezkeresi" döneminde, Hürriyet’te şu haber
çıkmıştı: *"Amerikan ordusu Afganistan’daki bin askeri için ayda 28
milyon dolar harcıyor, bin Türk askeri için 4.5 milyon dolar harcanıyor.**
**Türkiye aynı görevi altı kat ucuza yapıyor.**
**Türkiye’nin Irak’a 10 bin asker göndermesi, ABD için her ay 240 milyon
dolar tasarruf demek"*

*

Bilahare…
2009 senesinde, ABD eski Başkanı Reagan’ın, hatıralarını anlattığı
*"Reagan Günceleri"* isimli kitabı piyasaya çıktı.
Kitabın bizimle alakalı bölümünde, Turgut Özal’la şahane şekilde
anlaştıklarını belirtiyor, *"Türkiye, güvenliğimizin bir parçası, bir
Türk askeri yılda 6 bin dolara mal oluyor, eğer onu bir Amerikan
askeriyle değiştirmeye mecbur kalırsak, maliyet 90 bin dolara çıkıyor"*
diyordu.
Coni’nin günlüğü 246 dolarken, Memet’in günlüğü 16 dolardı.

*

Canımızın fiyatı 23 cent’ten 16 dolar’a çıkmıştı ama…
6 kat ucuza öldüğümüzü zannederken, meğer 15 kat ucuza ölüyorduk.
Fiyatımız artıyor, değerimiz ucuzluyordu.
Sürümden kazanıyorlardı!

*

Ve Obama, IŞİD’e karşı *"asla"* kara birliği göndermeyeceğini, Amerikalı
askerlerin Suriye’ye ayak basmayacağını açıklarken…
Dün, El Cezire televizyonuna konuşan Ahmet Davutoğlu, Memetlerin
nerelere sürüleceğini açık açık izah etti:
*"Halep’le Türkiye sınırları arasında, İdlib’in, Lazkiye’nin kuzeyinde,
Haseke’de, Cerablus bölgesinde, Ayn el Arab’da, bütün bu kuşakta,
derinliği değişebilir"*

*

Dolayısıyla…

Hakkımdaki suç duyurusuna dair, savcılığa vereceğim savunmayı şimdiden
buraya yazayım:
"*Mister Dallas, sizden saklamak olmaz, hayat pahalı biraz bizim
memlekette, mesela iki yüz gram et alabilirsiniz, koyun eti, Ankara’da
23 sente…
Yahut iki kilo kuru soğan, yahut bir kilodan biraz fazla mercimek, elli
santim kefen bezi yahut, yahut da bir aylığına yirmi yaşlarında bir tane
insan!"*

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-141017153501-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>

 

Oraj POYRAZ

GALATA KOPRUSU
. . . . . .
Dikilir kopru uzerine,
Keyifle seyrederim hepinizi.
Kiminiz kurek ceker, suya suya ;
Kiminiz midye cikarir dubalardan;
Kiminiz dumen tutar mavnalarda;
Kiminiz cimacidir halat basinda;
Kiminiz kustur, ucar, sairane;
Kiminiz baliktir, piril piril;
Kiminiz vapur, kiminiz samandira;
Kiminiz bulut, havalarda;
Kiminiz catanadir, kirdigi gibi bacayi,
Sip diye gecer koprunun altindan;
Kiminiz duduktur, oter;
Kiminiz dumandir, tuter;
Ama hepiniz, hepiniz...
Hepiniz gecim derdinde.
Bir ben miyim keyif ehli icinizde?
Bakmayin, gun olur, ben de
Bir siir soylerim belki sizlere dair;
Elime uc bes kurus gecer;
Karnim doyar benim de.

Orhan Veli KANIK




Esli canli
ZARIYAT 49.her seyden de cift cift yarattik ki, dusunup ogut alasiniz.


 
Anlatildigina gore:
Mahallesinde oturan bir ailede tavla bulundugu haberi kendisine ulasir.
Bunun uzerine onlara:
Eger tavlayi evinizden cikarmazsaniz ben sizi mahallemden cikaracagim!
diye haber gonderir.
Boylece onlarin tavla bulundurmalarini hos karsilamadigini ifade eder.

Kutubu Sitte 5338



Said-i Nursi Kimdir?
Said-i Nursi 1873 yilinda Bitlis in Nurs koyunde dogmustur.
Kisa bir sure, Molla Mehmet Emin adinda bir hocada okumus ve bu adamdan
aldigi yarim yamalak bilgilerle kendini erisilmez bir alim saymistir.
Sonradan yazdigi Risalelerinden de anlasildigi gibi, edindigi yetersiz
bilgilerin buyuk bir deger tasidigini sanarak buyukluk taslamaya
baslamis, suna buna rastgele sorular sorup mahcup etme cabalarina
girismistir.
Gosterise ve riyaya cok duskun olmasi yaninda, hayalci de olan Said-i
Nursi, kurmaya calistigi Medrese-tuz-Zehra adli medreseye yardim
toplamak icin Istanbul a gitmis ve burada bir takim siyasi islere
girismistir Ittihad-i Muhammed-i firkasinin kuruculari arasinda yer alan
Nursi, bir ara akil hastanesin de yatirilmistir.
31 Mart saniklarindan biri olarak da yargilanan Said-i Nursi, her ileri
adimin karsisina cikmis, Ittihat-Terakki ye, Jon Turklere ve Bati ya
yonelenlere dusman olanlarin safina katilmis, Volkancilarin safinda
turlu fesatliklar yapmaya calismistir.
31 Mart ta temel olan goruslerini, Divan-i Harp onunde tekrarlayan
Nursi, bu goruslerini 1957 lerde de yaymaya cabalamistir.
Kurtulus Savasi nda bu savasin amacinin Halifeligi yasatmak oldugun
sanarak savasi desteklemis, Durrizade Fetvasina karsi Anadolu hareketine
katilanlari savunmustur.
Ama Ankara ya gidip de Mustafa Kemal le gorusunce, savasin gercek
anlamini anlamis, karanlik emelleri icin bu savastan bir yarar
saglamayacagini dusunerek harekete karsi cikmistir.
Ankara dan ayrilarak Van a gitmis ve orada Risale-i Nur adi altinda
sacmaliklarla dolu kitapciklari yazmaya baslamistir.
Kurt isyani sirasinda Barla ya surgun edilen Nursi, daha sonra Kastamonu
ya ve Emirdag ina surulmustur.
Sacmalikla yuklu kitapciklarini buralarda da yazmaya devam eden, ustelik
bazi saf Muslumanlar gozunde bir Musluman kahramani olarak tanitmayi
basaran Said-i Nursi, birbirinin tekrari olan 130 parca risale yazmistir.
Kitapciklarinin Kur an-i Kerim derecesinde oldugunu, hatta bazi
risalelerin bircok surelerden daha veciz ve daha anlamli bulundugunu
iddia etmekten cekinmeyen Said-i Nursi, 1960 yilinda Urfa da olmustur.
Said-i Nursi, carpik goruslerini dinimize mal etmek icin durmadan caba
harcamis ve bu yolda ozellikle iki zumreden yararlanmistir.
Bunlardan biri; saf ve Muslumanligi gercek anlamiyla bilmeyen imanli
zumre; oteki de, az cok her seyi kavrayan, bilen fakat menfaatlerini
dinin de imanin da ustunde tutanlardan meydana gelen zumredir.
Nurculuk akimi, iste bu iki zumre arasinda yayilmis ve dinimizin de
milletimizin de basina bela olan bir durum almistir.
Said-i Nursi, Nurculugu bu iki zumrenin omuzlari ustune kurmus ve
olunceye kadar, hicbir din ve iman kaygisi tasimadan gelistirme cabasini
gostermistir.
Bugun bazi saf Muslumanlar, Said-i Nursi nin gercek yuzunu bilmedikleri,
bilemedikleri icin, onun Muslumanliga taban tabana ters dusen
goruslerinin yayilmasinda, farkinda olmayarak rol almis bulunuyorlar.
Oysa Said-i Nursi nin gercek yuzunu, nasil bir riyakar oldugunu ve
asagilik emellerini gerceklestirmek icin kutsal dinimizi nasil kendine
alet ettigini bilseler, onun yaydigi karanlik akima yardimci olmaz,
tersin karsi cikarlardi.
Amacimiz, Said-i Nursi nin kim oldugunu, gercekte neler yaymaya
calistigini bu saf Muslumanlara anlatip onlari uyarmaktir.
Said-i Nursi yi kisaca anlatmak gerekirse soyle denebilir:
Said-i Nursi, karanlik emellerini gerceklestirmek icin dinimizi alet
eden, gercekte dinin temel ilkelerine bile inandigi supheli olan,
riyakar bir insan olarak yasamis ve hayatinin sonuna kadar bu tutumunu
surdurmustur.

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.



Amac Ankara hukumetine karsi, Yunanistan'in yardimiyla, Sultan'in ve
Yunanistan'in himayesi altinda bir Bati Anadolu devletinin
kurulmasidir... Kemalist kuvvetler bastirilacak; butun Anadolu Mustafa
Kemal'in elinden kurtarilacak. Bunun icin kurulacak gonullu Anadolu
ordusunun talim ve silahlarindan Yunan baskomutani sorumlu olacak, bir
miktar yunan subayinin bu orduya katilmasi saglanacak... Yunanistan,
masraflarini karsilamak uzere cemiyete 100.000 Lira verecek.

Anadolu Cemiyeti'nin Istanbul'daki Yunan Baskomlserligine onerisi -
9.12.1921
(Anadolu Cemiyeti Vahdettinci bir orgut olup o asamada Seyhulislam
Mustafa Sabri baskanligi altinda idi)



Merkezi Erivan olan Ermeni Cumhuriyeti ne karsi dostca olmayan hicbir
niyetimiz yoktur....
Bu yeni devletteki Ermeniler, Ermeni mufreze kumandaninin emirleriyle,
Musluman unsuru imha etmek uzere faaliyette bulunuyorlar.
Bu emirlerin suretlerini gozlerimizle gorduk.
Erivan daki Ermenilerin, Muslumanlarin imha siyaseti guttukleri ve bu
kanli vahset dalgasinin sinirlarimiza kadar genisledigi, sinirlarimizin,
obur taraftan, olumden kacan sayisiz Muslumanla dolu olmasiyla da teyit
edilmis oluyor.
Ingilizler, bu hareketlerin cereyani esnasinda, bir yandan Ermenilerin
Muslumanlara karsi tutumlarini tesvik ettiler, hatta onlari bu konuda
kiskirttilar, diger taraftan Ermenilerin tecavuzlerini bize sayip
doktuler ve bunlari tahammul edilemez hareketler olarak nitelediler ve
bu komsu devlete saldirarak misillemede bulunmaya bizi zorladilar.
Fakat biz hakikatin kendini gostereceginden emin olarak Ermeni
tahriklerine tahammul ettik ve Ingilizlerin ofkelerini fark etmemis
gorunduk.
Hakikaten, bizi Ermenilere saldirmaya tesvik eden ve bu sekilde kendi
boluklerini o topraklara gonderebilmelerini saglayacak bir ortam
yaratmayi planlayan Ingilizlerin tutumlarini meydana cikarabilecegimizi
dusunduk.
Ingilizlerin butun bu manevralari, Kafkasya yi bosaltmalari
mecburiyetini hissettikten sonra, onlarin subay ve temsilcileri
tarafindan baslatildi.
Erzurum ve Van daki Muslumanlarin ve bilhassa sinir bolgelerinde
yasayanlarin; Ermenistan da cereyan eden katliama dair her gun aldiklari
haberler ve olumden kacan ve aglanacak vaziyette olan multecilerin
manzarasi karsisinda, buyuk heyecana kapilmalari cok normaldir.

(24 Eylul 1919)
K.ATATURK



EINSTEIN ve DINLER
Bir insanin etik davranisi, esasli bir sekilde, iyi iliskilere, egitime,
sosyal baglara ve ihtiyaclara dayanmasi gerekir; dinsel hicbir temele
gerek yoktur.
Eger kisi, cezalandirilma korkusu ve olumden sonra odullendirilme
umuduyla davranmak zorunda olsaydi gercekten de acinacak halde olurdu.
Bu nedenle dinsel kurumlarin neden daima bilime karsi savastigini ve
onun yolundan gidenlere karsi baski yaptigini anlamak kolaydir.

A man s ethical behavior should be based effectually on sympathy,
education, and social ties and needs; no religious basis is necessary.
Man would indeed be in a poor way if he had to be restrained by fear of
punishment and hopes of reward after death.
It is therefore easy to see why the churches have always fought science
and persecuted its devotees

Albert Einstein, Religion and Science, in the New York Times Magazine,
November 9, 1930, pp.3-4; from Alice Calaprice, ed., The Expanded
Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press,
2000, pp.205-206.



"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"


(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE



Yahudi dininin temel ilkesi, Hasmadat Goyim yani Yahudi olmayanlarin
imhasidir

Haham Rav Leor
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52



Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap