Emin Çölaşan:IŞİD’le pazarlık eden utanmazlar

[image: xY5Nb2]

Sevgili okuyucularım, Türkiye gibi bir ülkenin Ortadoğu gibi bir bataklığın
pisliğine gömülmesi kolay değildir.
Tayyip işte bunu başardı!
Hep “Tayyip” diyorum çünkü bunların partisinde ve ekibinde ikinci bir şahıs
yok. Onların tamamı konu mankeni, figüran, diktatörün emir kulu olarak
görev yapıyor.
Suriye Devlet Başkanı Esad Sünni değildi. Ülkesinde laik bir rejim
kurmuştu. Şeriatçı terör örgütlerinin devlet yönetiminde etkinliği ve
ağırlığı
yoktu.
Gün geldi, IŞİD, El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler, Cihat gibi
örgütler Esad rejimini devirmek için saldırıya geçti. Arkalarında Suudi
Arabistan ve Katar‘ın parasal desteği vardı.
Bu iki ülkeyle çok büyük parasal ilişkileri olan Tayyip, ABD‘den gelen
emirleri de dikkate alıp Suriye olayına balıklama daldı.
Sınır bölgelerimizde kamp kuran İslamcı terör örgütlerine, IŞİD dahil her
türlü yardım yapıldı. İstediği kadar inkar etsin, gerçek budur.
Adana’da durdurulan MİT’e ait TIR’lar bunun en somut göstergesidir.
Suriye’deki İslamcılara her türlü silah, cephane, bomba ve gıda yardımı
Türkiye’den, Tayyip hükümeti ve onun MİT’i aracılığı ile
gönderildi.
Harabeye dönen Suriye’de can veren, evinden barkından olan yüz binlerce
insanın vebali ve sorumluluğu, her gün Müslümanlık edebiyatı yapan Tayyip
ve yandaşlarının üzerindedir…
Ve şu son zamanlarda Musul dahil başımıza ne geldiyse, bunların Esad‘ı
devirme hırsının eseridir. Fakat nasihat aldılar.

* * * * *

Şimdi size bundan sonra olacakları söyleyeyim. Şu anda IŞİD‘in elinde
diplomat, polis, çoluk çocuk ve şoförler dahil 100‘e yakın esirimiz var.
Hükümet bu konuda hiçbir girişimde bulunamıyor, ağırlık koyamıyor.
IŞİD’le al gülüm ver gülüm pazarlığı MİT aracılığı ile yürütülüyor!
Varsayalım günün birinde bunlar örgüt tarafından serbest bırakıldı. O zaman
soracağız:
“Ne karşılığında?.. Pazarlık aşamasında bunlara hangi ödünleri verdiniz?”

* * * * *

Eli böylesine kanlı bir terör örgütünün esirleri babasının hayrına
bırakmayacağı açıktır. Maddi ve manevi bir sürü

ödün isteyecekler, koşullar öne
sürecekler. Bunlar öyle sıradan istekler olmayacak.
Karşımıza Türkiye Cumhuriyeti’nin onurunu zedeleyen pek çok koşul
çıkarılacak.
Silah, cephane, gıda, para, Türkiye’de hapis yatan bazı teröristlerin
bırakılması ve aklınıza ne gelirse.
Varsayalım -ve umalım- rehineler günün birinde bırakıldı. Tayyip ve
şürekası işte o zaman -hiç utanmadan- zafer çığlıkları atmaya başlayacaklar:
“Hükümetimiz büyük çabalar harcayarak vatandaşlarımızı kurtarmıştır. Büyük
başarı kazanılmıştır!..”
Dikkat ediniz, onları kaçıranlar için henüz “Terörist, terör örgütü”
diyemedi, şaşırmadı, tepki
veremedi.
Acaba diyorum, bu olay danışıklı dövüş olmasın!..
“Siz onları bir süre sonra bırakın, ben de bu olayı cumhurbaşkanlığı seçimi
öncesinde başarı haneme yazdırayım” pazarlığı yapıyor
olmasın!
Her şey beklenir bunlardan.

* * * *

Türkiye Musul rezaletini yaşarken Tayyip Rize’de düzmece toplu açılış
yapıyor, sonra evinde ense yapmaya çekiliyordu… Musul olayında bile
muhalefeti hedef aldı ve Kılıçdaroğlu için şunu söyledi:
“Bu millet senin yüzüne tükürür!..”
Acizliğini ve zavallılığını gizlemek için işi yine laf kalabalığına
getiriyordu!
Bu millet bir süre sonra birinin yüzüne mutlaka tükürecek de, bakalım o
tükürüğü yiyen kim olacak!
Ne güzel söylemiş şairimiz yüzyıllar önce Osmanlı’nın hırsız, rüşvetçi,
başkalarının suratına tüküren ve sonrasında çoğu idam edilen yöneticileri
için:
“Ne günlere kaldık ey gazi hünkar/ Katır defterdar oldu eşek mühürdar.”
(Hünkar, padişah. Defterdar, Osmanlı’da maliye bakanı. Mühürdar, padişahın
mührünü koynunda taşıyan sadrazam, başbakan.)

*Bir fırça da Avusturya’dan*

Sevgili okuyucularım, Tayyip bundan bir süre önce Almanya’ya gidip oradaki
Türk vatandaşlarına propagandasını yaptı. Yine aynı şeyleri, papağan gibi
ezberlediği cümleleri önündeki cam aygıttan okuyordu.
Sonra Almanya ve Merkel’e bindirmeye başladı.
Salondaki paralı askerlerine, içerisinde yaşayıp para kazandıkları ülkeyle
birlikte o ülkenin Başbakanı Merkel’i de yuhalatmayı başardı!
Almanya haklı olarak bozuldu, tepki gösterdi, bu şahsı uyardı.
Tayyip birkaç gün sonra aynı
amaçla, cumhurbaşkanlığı seçimi propagandası yapmak için Avusturya’ya
gidecek.
19 ve 20 Haziran’da Viyana’da olacak.
Orada yaşayan Türk vatandaşlarına hitap edecek ve çok büyük olasılıkla
-kendi çıkarları için- bu kez Avusturya’yı yuhalatmaya niyetlenecek.

* * * * *

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz çok ilginç bir açıklama yaptı.
Bizim medyada yeterince yer bulmayan sözleri aynen şöyle:
“Erdoğan’ı açıkça uyarıyorum. Avusturya toplumunu bölemez. Yanlış bir
konuşması bizi (AB
Türkiye ilişkilerini) geriye götürür ve iklimi zedeler. Erdoğan’ın
buradaki Türklere ‘Almanca öğrenin ve Avusturya’ya sadık kalın’ gibi doğru
sözler söyleme
sorumluluğu var. (Avusturya’nın
resmi dili Almanca.) Ama Almanya’daki gibi bir konuşma yaptığı takdirde bu,
buradaki Türklerin zararına olur.”
Bunlar yenilir yutulur sözler değildir. Uluslararası ilişkilerde en ağır
ifadelerdir ve Türkiye’nin dışarıda ne duruma düşürüldüğünün göstergesidir.
Bu açıklama, diplomasi alanında ve uluslararası ilişkilerde bir ülkeye
yapılabilecek en ağır uyarıdır, hatta hakarettir.
Ancak sömürge ülkelerine söylenebilir.
Tayyip ve bizim Hariciye Nazırı Ahmet bu sözleri yuttular, içlerine
sindirip sineye çekmek zorunda kaldılar…

* * * * *

Başımızda bir adam, AKP’nin genel müdürü olarak görev yapıyor… Ve ülkemizi
Almanya’da rezil etmiş, Avusturya’nın bu fırçasını da sineye çekmek zorunda
kalıyor.
Avusturya Dışişleri Bakanı bu malum şahsa açıkça “Geleceksen adam gibi gel,
adam gibi konuş. Almanya’da yaptığın gibi insanları bize karşı kışkırtmaya
kalkışma” diyor.
Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi ülkemizde rezil edip küçük düşürdükleri
yetmedi. Diyarbakır, Lice, Irak, Mısır, Suriye, Musul, Ortadoğu, Almanya ve
AB’den sonra, sırada şimdi Avusturya
var.
Utanıyoruz, sıkılıyoruz çünkü böylesini hiç görmedik.


-- 

Erol IŞIK

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap