Terörle mücadele edenler
bazı çevreler tarafından "niçin
mücadele ettin" diye sorgulanır hale geldi.
Güneydoğu’da PKK terörüne büyük
darbeler indiren Bolu Komando Tugayı’nın eski
komutanının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde
yargılandığından kaçımız haberi var?
PKK
mücadelesinde
yaralanan ve artık ömür oyu yürüyemeyecek albayın
tekerlekli sandalyesiyle sanık sandalyesine oturacağını
kaç kişi biliyor?
Yurtdışında bulunan PKK itirafçısının, PKK’nın yayın
organına yaptığı açıklamalarla komutanlar yargı önüne
çıkıyor…
Terörle mücadele edenler bazı çevreler
tarafından "niçin mücadele ettin" diye
sorgulanır hale geldi.
Güneydoğu’da PKK terörüne büyük darbeler indiren Bolu Komando
Tugayı’nın eski komutanının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde
yargılandığından kaçımız haberi var?
PKK mücadelesinde yaralanan ve artık ömür oyu yürüyemeyecek
albayın tekerlekli sandalyesiyle sanık sandalyesine
oturacağını kaç kişi biliyor?
Yurtdışında bulunan PKK itirafçısının, PKK’nın yayın organına
yaptığı açıklamalarla komutanlar yargı önüne çıkıyor…
PKK’nın ülkemizi bölmek, Güneydoğu’da
bağımsız bir Kürt devleti kurmak için yola çıktığı biliniyor.
PKK’nın başı Abdullah Öcalan, Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye
getirildiğinde ilk işi Türk bayrağını öpmek oldu.
Apo, dönemin DGM Başsavcısı Cevdet Volkan ve Savcı Talat
Şalk’a verdiği ifadede,
"Bağımsız
Kürt devleti kurmak bir hayalmiş.
Bunu yeni anladım" dedi.
PKK terörünü etkisiz kılmak için yürütülen
müthiş mücadelede, yüzlerce şehit verildi.
Bugün o mücadelenin içinde yer alanların bir kısmı tekerlekli
sandalyede yaşamaya mahkum oldu.
Ankara’da bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve
Bakım Merkezi’ne giderseniz, orada, bu mücadelenin nasıl
kazanıldığını, ne bedeller ödendiğine tanık olursunuz.
Orada vurgun yemiş gibi olursunuz.
Orada ağlarsınız, hem ne ağlamak…
Aslında herkesin bu merkezdeki gençleri görmesi, tanıması
gerekiyor…
Terörle mücadele edenler bazı çevreler
tarafından "niçin mücadele ettin" diye
sorgulanır hale geldi.
Güneydoğu’da PKK terörüne büyük darbeler indiren Bolu Komando
Tugayı’nın eski komutanının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde
yargılandığından kaçımız haberi var?
PKK mücadelesinde yaralanan ve artık ömür oyu yürüyemeyecek
albayın tekerlekli sandalyesiyle sanık sandalyesine
oturacağını kaç kişi biliyor?
Yurtdışında bulunan PKK itirafçısının, PKK’nın yayın organına
yaptığı açıklamalarla komutanlar yargı önüne çıkıyor…
İşte bu durum bir dönem mücadelenin ön
saflarında yer alanları alabildiğine üzüyor.
İşte Güneydoğu’da görev yapmış bir komutandan DSS & ÖZEL
BÜRO’ya gelen mektupta ilginç bilgiler yer alıyor.
Bu mektubu okuyoruz:
"GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİ MAHKUM EDİYORLAR"
Son aylarda asılsız iddialarla, sistemli
olarak terörle mücadelede görev almış güvenlik güçleri
personelinin üzerine gidilmekte, onların şahsında bir dönem
canı pahasına görev yapmış kişiler karalanmaktadır.
Bu karalama kampanyalarının asıl hedefi, "bakın
hepinizi yargılatırız" diyerek, terörle
mücadele de görev alacakları şimdiden korkutmak, sindirmeye
dönüktür..
Doğu ve güneydoğu bölgelerimizde yaşanan
günleri ne çabuk unuttuk.
Bırakın bir ilçeden diğerine gitmeyi, şehirlerarası bile
emniyetle gidilemiyordu.
Binlerce insanımız terör örgütü tarafından katledildi.
Bölge halkı, "vergi" adı altında terör
örgütünce haraca bağlanmıştı.
Maalesef bazı gazete ve köşe yazarlarımız o günleri unutup,
yargılanmamış güvenlik görevlilerini mahkum ediyor, "suçlu"
diye köşelerinden lanse ediyorlar.
Bu mu basın özgürlüğü, bu mu adalet?
Merak ediyorum, bunları yazanların çocukları veya yakın
akrabaları o dönemde nerelerde askerlik yaptılar?
Güneydoğu’ya göndermemek için hangi hatırlı dostlarının
nüfuzlarını kullandılar?
Acaba kendileri otobüslere yada özel otomobillerine binip
Diyarbakır, Van, Hakkari’ye gittiler mi o günlerde?
JANDARMA İSTİHBARAT BİRİMİ NASIL ÇALIŞIYOR
Ben emekli jandarma subayıyım.
ÖZEL BÜRO’da ve ÖZEL HARP DAİRESİNDE görev yaptım.
Görev süremin yarısı güneydoğu’da geçti.
Memleketimin hem doğusunda, hem batısında jandarma istihbarat
birimlerinde de çalıştım.
Size jandarma istihbarat birimleri hakkında bilgi vermek
istiyorum.
Terörün başladığı yıllarda il jandarma
komutanlıklarının da, jandarma bölge komutanlıklarında
istihbarat şubeleri vardı.
Bu şube personelleri kısıtlı imkanlarla resmi elbiselerle
görev yaparlar, karargah dışına pek çıkamazlardı.
Rahmetli Hulusi Sayın Paşa terör başladıktan sonar jandarmanın
istihbarat şubelerinin teröre karşı daha fazla etkili
olabilmesi için Emniyet genel Müdürlüğünde olduğu gibi merkeze
bağlı, işi sadece istihbarat olan birimler kurulmasına karar
verdi.
1987 yılında Diyarbakır Asayiş Kolordu
Komutanı olduktan sonra bu fikrini uygulamaya koydu.
Kuruluş safhasında bu timlerin hem istihbarat, hem de terörle
mücadele de görevlendirilmesi düşünüldüğünden "JİTEM"
denilmesi düşünüldü.
İstihbarat ve harekatın farklı ellerden yürütülmesi
prensibiyle bu timler sadece istihbarat ile
görevlendirildiğinden "Jandarma İstihbarat Tim’i"
adı verildi.
Jandarma Teşkilatında hiçbir dönemde "JİTEM"
adı ile görev yapan bir birim olmadı.
İstihbarat timleri, Emniyet istihbaratının
ve MİT’in de kullandığı eleman sistemiyle ve teknik takiple
bilgi topluyor, değerlendirip istihbarat haline getirip
İstihbarat Grup Komutanlığına ve harekat birliklerine
veriyordu.
"PKK İTİRAFÇILARINI NASIL KULLANILIYORDU?"
Bölgede ki Tugay ve Kolordu
Karargahlarında aylık yapılan istihbarat toplantılarına MİT ve
Emniyet istihbarat yetkilileriyle beraber "İstihbarat
Tim Komutanları" da katılıyordu.
Bu timler terörle mücadele sürecinde çok başarılı oldular.
Birlik komutanları bizim verdiğimiz duyumlara daha fazla değer
vermeğe başladılar.
Verdiğimiz istihbaratlarla birliklere nokta operasyon
yaptırıyor sıcak temas sağlatıyorduk.
Bizim Jandarma oluşumuz sebebiyle
kırsalda, haber elemanı temin etme konusunda MİT ve
Emniyet’ten daha avantajlıydık.
Köylerde ki Jandarma Karakol Komutanları ve ilçelerde ki İlçe
Jandarma Komutanları da bize haber elemanı temininde yardımcı
oluyorlardı.
İlçe jandarma ve Karakol binalarına, PKK sempatizanları
tarafından görülüp örgüte ihbar edilirim korkusuyla giremeyen
haber elemanları bizim binalarımıza rahatlıkla
gelebiliyorlardı.
Veya bizler sivil görev yaptığımızdan rahatlıkla onlarla il,
ilçe merkezlerinde gizli görüşmeler yapıp duyumları
alabiliyorduk.
Verdikleri haberlerin önemine göre para ödüyorduk.
Dünyadaki bütün istihbarat teşkilatları bu sistemle çalışır.
İstihbarat timlerinin bağlı olduğu bir "istihbarat
Gurup Komutanlığı" vardır.
İstihbarat gurup Komutanlığında Timlerden gelen duyumlar
toplanır, daha çok karargah hizmetleri ve analizler yapılır,
İstihbarat toplama timlerin işidir.
İtirafçılık yasasından yararlanıp işe yerleştirilen ve
devletten maaş alan "Memur itirafçılar" grup
komutanlığında tercümanlık ve çatışmalarda (örgütün
taktiklerini bildikleri için) ele geçirilen dokümanların
değerlendirilmesinde görevlidir.
"JİTEM ADINI KULLANMAYAN KALMADI"
Güneydoğu da şahsi menfaatlerine iş yapan
halktan çeteler, itirafçılar, korucular hep JİTEM adını
kullandılar.
Halka korku saldılar.
Bunlardan bir çoğu emniyet ve jandarma tarafından yakalandı ve
adli işlem yapıldı.
Bunun pek çok örneği bölgede mevcuttur.
Yarattıkları bu korkuyla bölgede faili
bulunamayan her olay, halk tarafından "JİTEM
yapmış" diye kulaktan kulağa yayıldığından ne
olduğu bilinemeyen bir öcü yaratıldı.
Bu öcünün Psikolojik etkisinden yararlanmak isteyen bazı
güvenlik mensupları da görev yaparken kendilerine bu adı
verdiler.
Kesin emir olduğu için sadece biz bu adı kullanmıyorduk.
Geçen Çarşamba günü DSS & ÖZEL BÜRO’da
ki yazınızda söz ettiğiniz Emekli Albay Abdülkerim Kırca’yı da
iyi tanırım.
Kendisi gerçek bir kahramandır.
PKK, Antalya’da eylemlere başlayınca, mücadele için oraya
tayin edildi..
Hem istihbaratçı, hem de eski bir harekatçı olduğundan Antalya
‘da başarılı oldu.
Kısa sürede PKK’lıların yerini tespit edip, yaptığı
operasyonla imha etti.
Kendisi ön safta operasyona katıldığı için yaralandı.
Şu anda ki durumunu biliyorsunuz.
Yıllardır halinden bir kere bile şikayet ederken görmedim, "Vatanım
için canım feda" dan başka.
BAKALIM SIRA KİME GELİYOR?
Geçtiğimiz aylarda Yavuz paşa, şimdi Kerim
Albay.
Bakalım sırada kimler var.
K.Irak’taki teröristlerini yurt içine doldurdular, Terörle
mücadele de ileride görev alacakları şimdiden sindirmek,
yıldırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Ama bilsinler ki Anadolu zengindir, yüzbinlerce Kerim Kırca’yı
yetiştiren bu topraklar, milyonlarcasını da yetiştirir…
Bu mektubu bugünkü yazınızı okuyunca
yazdım DSS ‘ci arkadaşlar.
Çok teşekkür ederim, tüm şehitler ve tüm gaziler adına…
Ziyaretinize gelip, sizinle tanışmak ve bizzat teşekkür ve
saygılarımı size sunmak istiyorum.
Evet, Güneydoğu’da görev yapan bir komutan
bunları yazıyor.
Anlatacakları bitmemiştir.
Ziyaretimize geldiğinde de kuşkusuz anlatacakları olacaktır.
Örneğin, PKK itirafçıları konusunda da sizlerle bazı
hadiseleri paylaşacağız !
http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=1389
a45UyF587661-201307301451-{{SN}}
^^^^^ - vvvvv