|
Türbanlı geline taciz edildiği, dövüldüğü,
üzerine idrar yapıldığı yalan fakat Ali İsmail Korkmaz’ın
alçakça katledildiği gerçektir! MEHMET ALİ GÜLLER Din, iman, yalan, dolan, kin, intikam, işbirliği ve ihanet. Adalet ve Kalkınma Partisi ve Fitnebaz Cemaat'in özeti budur. Oraj POYRAZ
MEHMET
ALİ GÜLLER: Kabataş yalanı ve 8 gerçek
Başbakan
Erdoğan, Haziran Halk Hareketi sırasında bir yakınının
türbanlı gelininin Kabataş’ta 80-100 kişilik üstleri çıplak,
elleri eldivenli bir grup tarafından taciz edildiğini iddia
etmişti. Kuşkusuz
Erdoğan hiçbir inandırıcılığı olmayan bu iddiayı, "Dolmabahçe camisinde içki içtiler"
iddiasıyla birlikte gündemde tutarak, iki şeyi hedeflemişti: 1)
Erdoğan eylemcileri ahlaksız göstermek isteyerek, eylemleri
karalamaya çalışmıştı. 2)
Eylemcilerin türbana saldırdığını iddia ederek, kendisini
destekleyenleri eylemcilere karşı kışkırtmıştı. Fakat
aradan 8 ay geçti. Çünkü
öyle bir olay yoktu! Ve
8 ay sonra Kanal D tacizin olduğu iddia edilen anı ve türbanlı
gelinin görüntülerini yayınladı. Peki,
bu ne anlama geliyordu? 1)
Erdoğan bile bile yalan söylemişti. 2)
Bu yalan, Erdoğan’ın o dönemde açıkça halkı kin, nefret ve
düşmanlığa tahrik ettiğini belgelemektedir. Bu
nedenle muhalefet Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunmalı
ve savcılar harekete geçmelidir. 3)
Yalanı belgeli ortaya çıkan Erdoğan daha da saldırganlaştı. Gazetelerin
Kabataş yalanını belgeleyen manşetlerine, bulunduğu konumun
saygınlığıyla örtüşmeyen bir üslupla saldırdı; "Attığınız başlıkların altında
boğulacaksınız" dedi... "Alo
Fatih"
ses kayıtlarının gösterdiği gibi basına her türlü baskıyı
uygulayan, telefonla TV’deki altyazıyı bile kaldırttığı
görülen Erdoğan’ın "başlıklarınızın
altında boğulacaksanız" demesi, açık bir tehdittir,
suçtur ve basına düşmanlığının ifadesidir. 4)
Kabataş görüntüleri sonrası şu sözleri dile getiren Erdoğan,
hem geri adım atmayacağını hem de üslubunu bozarak daha
da saldırganlaşacağını ortaya koymuştur: "Görüntüleri bir kenara koyun, adli tıp
raporunu nerenize koyacaksınız?" Üsluptaki
seviyeyi bir kenara bırakıyor ve bir başbakanın görüntüyü hiçe
sayıp, adli tıpı esas almasındaki probleme dikkat çekiyoruz. 5)
Tüm bu gerçekler ortadayken türbanlı gelin Z.D’nin hâlâ
kameraların karşısına çıkıp "kimseye
ispat etmek zorunda değilim, darp edildim, ben büyük acı
yaşadım" demesi hem pişkinliktir, hem de hukuk
katliamıdır. 6)
Görüntülerin Erdoğan’ı zor durumda bırakması üzerine savcıya
söyletilen "görüntülerin devamı var,
polis inceliyor" sözleri ise çaresizliği
resmetmektedir. 7)
Diğer yandan saldırının aslında türbana olduğu iddiası da o
görüntülerle yalanlanmıştır. Bu,
yıllardır türbanı siyasete alet edenlerin, ne kadar ölçüsüzce
ileriye gidebileceğini göstermiştir. 8)
Türbanlı geline taciz edildiği,
dövüldüğü, üzerine idrar yapıldığı yalan fakat Ali
İsmail Korkmaz’ın alçakça katledildiği gerçektir! Dolmabahçe
Camisi’nde içki içildiği yalan fakat ayakkabı kutusunda 4,5
milyon dolar bulunduğu, gazete alımı için havuz kurulduğu,
villaya kıyak yapıldığı, Alo Fatih denilerek medyaya baskı
yapıldığı gerçektir MEHMET
ALİ GÜLLER a45UyF587661-201307301451-{{SN}} zaryop:jaro
-- Her seyin en iyisi, en yeni olanidir; ama dostlarin en iyisi, en eskileridir. Hz.Ali
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out. |
