*05 Şubat 2010*
*Sabahattin ÖNKİBAR* [email protected] 3 sene sustu, şimdi eşinin türbanını istismar ediyor! Neymiş efendim Emine Erdoğan türbanı ile GATA'ya alınmamışmış! Peki kapıdan mı çevrilmiş! Hayır, ziyaret edeceği hasta yakını, 'gelme, seni almayacaklar'demiş! Ne zaman olmuş bu hadise? 3 sene önce! 36 aydır hiç duyulmayan bu konuyu kim dillendirdi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan! O kim? Emine Erdoğan'ın eşi! Tam bu noktada soralım: Tayyip Bey bu olayı 1215 gündür niçin sakladı? Sakladı ise şimdi neden gündeme getirdi? Şimdi birileri ortaya çıksa ve Başbakan şekilde görüldüğü gibi zamanı gelince kullanmak üzere istismar stokları yapıyor dese, çok mu haksız olur? *Bir başkası çıksa ve insan eşini siyasi hesap için gündeme getirir mi diye sorsa ne cevap vermeliyiz? Diyeceksiniz ki Tayyip Bey'in yaptığı mağduriyet ilanı! Hayır öyle değil çünkü Erdoğan sıradan bir vatandaş değil, Anayasayı bile değiştirebilecek çoğunluğa erişmiş güçlü ve kudretli bir Başbakandır. *Üstelik tamı tamına 8 yıldır görevdedir. *Böyle bir konumda olan birinin bu yaptığına mağduriyet ilanı değil, istismarı denir! *Darbe istismarı ile generalleri içeri tıkabilen, isteseydi askeri kurumlara türbanla girebilme hadisesini açıklığa kavuşturabilirdi. Yapmadı zira yapsaydı bugünkü gibi istismar edebilecek argümanı olmazdı! *Bir başka şey GATA'ya başörtüsü ile girilemediği iddiası da doğru değildir İşte dün MHP eski Antalya Milletvekili Dr. Nesrin Ünal, Star'da Uğur Dündar'a canlı yayında GATA'ya türbanıyla kendisinin girdiğini beyan etmiştir. **Sadece o da değil, bugün gidin GATA'ya başörtüsü ile giren onlarca hanımefendiyi yine görürsünüz! En önemlisi Hayrünnisa Gül, eşi GATA'da tedavi görürken türbanını çıkarıp refakat etmedi ya! *Söz konusu olan küçük bir ayrıntıdır. O da başörtüsünün forma gibi bağlanmaması yani iğne ile iliştirilmemesi ve annelerimizin yaptığı gibi bağlanmasıdır. Ha bu doğru mudur? Bana göre değildir! Bu hadisede de görüldüğü gibi asker böyle anlamsızlıklar yaparak AKP'ye altın tepside yine istismar imkânları sunuyor. TSK madem bir şeyi ısrarla uyguluyor o zaman ortaya çıkmalı ve yaptığının haklılığını gerekçeleriyle ortaya koymalıdır! Bu yapılmazsa hadise yine askerden AKP'ye en az bir beş puan daha hediye edilmesi anlamına geliyor. Sakın mübalağa ettiğimi düşünmeyin; öyle olmasa Tayyip Erdoğan inişte olduğu bugünlerde bu konuyu kurtarıcı şeklinde gündeme taşımazdı! *GÜNDEM** **Meclis'te saldıran ve perde gerisi* *Dehşet içindeyim.. İslâm'da yalan büyük günah ama kendilerini güya İslâm'ın askerleri gibi görenlerin yaptığına bakın. Neymiş efendim önceki gün TBMM'de meydana gelen kavgayı başlatan MHP imiş... Yahu her şey aleni, görüntüler ortada, AKP sıralarından kopup gelen AKP'li vekiller MHP grubuna saldırıyor, bu fotoğraf net. AKP ile MHP arasında CHP grubu var ve AKP milletvekilleri onları aşarak MHP'lilerin oturduğu bölüme hücum ediyor.* Hal bu iken aman MHP'liler bize saldırdı, bunlar geçmişte de bunları bunları yapmıştı diyorlar. Dahası, bizim milletvekilimizin parmağı kırıldı diyecekler. Doğru kırıldı ama bu kırılma saldırı anında oldu. MHP de elbette kendini savunacak ve savundu... Benim o sahnede yadırgadığım şey Tayyip Erdoğan'ın saldırıyı onaylar tutumudur. Tersi olsaydı Erdoğan önünden geçen AKP'li mebuslara, durun der ve anında tamamını bir komutla geri çevirirdi.. Yapmadı bunu çünkü gündem bu kavga ile dolsun, kamuoyu enflasyondaki yüzde 2'lik aylık artışı duymasın ve TEKEL'in direnişi gündemden düşsün istedi. *KAYIP...** **Osmanımın CD'leri!* Osman'ımın kim olduğunu biliyorsunuz.. Ümraniye soruşturmasının gözdesi ve kimilerinin Osmanım diye çağırdıkları Osman Yıldırım... Peki daha açık anlatımla o kim mi? Adli sicil raporlarına göre cinayetten hükümlü... Başka?... Yaralamadan hükümlü... Başka?.. Hırsızlıktan hükümlü... Başka? Öz yeğenini para ile satmaktan hükümlü... Bir başka suçu Danıştay cinayetine katılmak.. O cinayetten de kesinleşmemiş olsa da müebbete mahkum.. Peki böyle biri nasıl mı Osman'ım olmuş? Gizli tanıklığı üstlenmesinden... İyi de bir katilin gizli tanıklığı olur mu, delil aranmaz mı? Elbette aranmış ve bu soru sorulduğunda, söylediklerini doğrulayacak CD'ler var demiş... Ama sadece denmiş.. Mahkeme bu belgeleri istemiş... Sonuç mu? CD'ler kayıpmış! *HEDEF...** **608 suç dosyalı Meclis!* TBMM'nin üye sayısı malum 550, oysa TBMM mensuplarının yani milletvekillerinin suç dosyası adedi ise 608, yani ilk bakışta neredeyse herkese bir suç dosyası düşüyor. Tabii gerçek öyle değil, bazı mebusların dosyası yok ama bazılarının birden çok suç dosyası var. Ama nereden bakarsanız bakın Meclisin pek çok ismi yargı kıskacında. Şimdi sorarım size böylesine yüzlerce suç dosyası olan bir Meclisin hele hele adaleti tesis eden hâkimleri atayacak olan HSYK gibi bir kurumu oluşturması doğru olur mu? Düşünebiliyor musunuz, 608 suç dosyası olanlar kendilerini yargılayacak olanları atayacak kurumu inşa edecekler! Aynı şekilde yine bu heyet Anayasa Mahkemesi gibi bir büyük kuruma yine üye seçecekler! Bunlar AKP'nin yeni projesi yani Anayasa değişikliği sürecindeki hedefi... Yahu bu olacak şey midir? Böyle bir Meclisin yapması gereken şey derhal seçim kararını almak olmalıdır. -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
