Türkiye'nin gündemi kaplayan konuların içeriği, ülkenin nereye getirildiğinin [ya da götürüldüğünün] en açık örneğidir... Türkiye, demokrasi adına, etnik farklılıkların hızla ayrıştırıldığı, özgürlük adına, bölücülük söylemlerinin yaygınlaştırılarak, meşrulaştırıldığı bir ortama itilmektedir. Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı sürdürülen psikolojik savaş unsurları gündemin ortasına taşınmakta, milli olan ne varsa aşağılanmakta; Avrupa Birliği ve ABD çıkarları neyi gerektiriyorsa övülmekte ve yüceltilmektedir. Sanki modernlik, yabanca çıkarlarının kuyruğuna iliştirilmiş bir yüce bir değerdir. Sanki ulusal çıkarları savunmak, gericiliktir, dinozorluktur... Yirmi yıldır Türk Ordusu'na mermi atan teröristleri alkışlamak bu ülkenin çıkarınadır... Teröristlerle savaşırken şehit düşen insanların arkasında durmak çağdaş olmamak ve siyasi rant peşinde koşmaktır... Laiklik karşıtı eylemlerin odağındaki bir siyasi partinin sürdüğü sistemli politikanın karşısında yer almak bazı "savcılarca" müstakil bir suç kanıtı... Ama, belirli odaklar tarafından yürütülen irticai eylemlerin içinde yer almak ya da bunları desteklemek ise, demokrat olmaktır... Değerlerin, kavramların, ideal ve ilkelerin bu kadar içi boşaltılabilir... Ve psikolojik savaş dedikleri yıkıcı ve çarpıtıcı propaganda ancak bu ölçüde etkili kılınabilir. Tüm doğrular terine çevrilmiş, bir milleti ayakta tutan tüm değerlerin üzerine bir çuval geçirilmiş, külah giydirilmiştir... Gerçekte istikrarlı bir biçimde izini sürdükleri 12 Mart ve 12 Eylül'e karşıymış gibi yapılarak, bu mevziden 27 Mayıs'a ve oradan da Anadolu İhtilali'ni zafere ulaştıran Mustafa Kemal Atatürk hareketine dil uzatılmak istenmektedir... Esas hedef bellidir; belirlidir!.. Temel hedef, tam bağımsızlık ilkesi üzerine inşa edilmiş bulunan laik Cumhuriyet'tir!.. Peki, niçin tam bağımsızlık ilkesine karşıdırlar?.. Çünkü, bağımsızlık ideali bu ülkeye göz diken emperyalist devletler açısından bir engeldir. Bomba niteliğinde bir risktir. Niçin laik Cumhuriyet'e karşıdırlar? Çünkü, emperyalizmin ülkemiz içindeki işbirlikçileri bu gerici ideolojiden beslenmektedir... Çünkü laik Cumhuriyet, halifeliği kaldırmış, gerici ideolojileri sindirmiş, emperyalizmin işbirlikçi ve gerici feodal üretim ilişkilerinin sembolü durumundaki padışahı bu ülkeden kovmuştur... İçinde yaşadığımız süreçte saflar daha açık mevzilenmekte, taşlar yerini gerçek nitelikleri ile yerini bulmakta ve ak koyun ile kara koyun açıklıkla belli olmaktadır... Kafasını medyanın yarattığı tozlu ve çamurlu ortamdan sıyırarak, etrafına bakabilen her yurttaş, [eğer emperyalizme ve onun ülkemiz içindeki işbirlikçileri ile her hangi bir çıkar bağı mevcut değilse,] bu gerçekleri apaçık görebilme imkanına sahiptir. Ama gün, sadece gerçekleri görüp, oturulan yerde oturulacak gün değildir. Gün, gerçeklerin izini sürerek ilerlemek, güçlenmek, örgütlenmek ve emperyalizme, gericiliğe ve çıkarcılığa karşı mevzilenme günüdür. Hukuk devletinden, gerçek demokrasiden, tam bağımsız Türkiye idealinden yana safını bulup, Cumhuriyet değerlerinin doğrultusunda mücadele etme günüdür... Gün, "yan gelip yatma" değil; çok çalışıp yol alma günüdür...
www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
